Kitap okumak için yalnız kalmak gerektiğinde bu anların olamaması, hayatın hızlı temposu ve işlerin yetişmesi gibi sorunlarla boğuşmak zorunda kalırız.
Bazen kalabalık bir ortamda elinde kitabı dış dünya ile bağlantısını kesmiş ve kitabına kendini gömmüş insanları görünce gıpta ile izliyorum.
Ben çok istesem bile gürültülü ortamlarda kitap okuyamam, okumaya çalışsam bile okuduğumu anlamadığımdan sayfa aralığımın yerini değiştirmem o bölümü sonra yeniden okurum.
Okuduğum kitapların üzerine asla kalem sürmem ancak kitap bittiğinde bir kağıda kitabın bende bıraktığı etkileri yazarım ve kitabın baş sayfasının arasına koyarım, kirletmeye kıyamam.
İnsanların farklı yapısından dolayı kendimi bu konuda şanssız görürüm çünkü sessizliğim az kalabalığım çoktur.
Olumsuz nedenler çok olsa bile ben okumalıyım…
kitabı okumak bir yana dokunmak koklamak sayfaları çevirdiğine çıkan hışırtıyı duymak bile zevktir.
yatağa giderken okumayacaksam bile kitabımı da alırım. çantamdan eksik etmem. iki arada bir derede okumanın zevki bir başkadır. yanımda olması bile bana güven verir.
hayattaki en büyük zevkim.
ayrıca yazmadan edemeyeceğim korsan almalıyım.
Kitabın bıraktığı tkiyi yazmak ve kitap arasına koymak iyi bir fikir. Tuttum bunu. Bende mutlaka tarih atarım.
okumak en büyük keyiftir, kitabın kokusu bile mest eder, kirlenmelerini bende istemem.
teşekkür ederim.
ben önemli gördüğüm yerleri çizerim...sonra tekrar açtığımda önce onları okurum...kitaplarım hep çiziktir...eğer çizmezsem o kitabı benimseyemem...biri kitaplarımdan birini isterse acayip gıcık olurum...kitaplarım dışında herşeyi paylaşırım ..hediye ederim..ama onları vermek istemem..kıskanırım...çok isteyen olursa yenisini alıp veririm:)))
okumak için yanlız kalmama gerek yok. otobüste ayakta bile okurum. kitapları asla çizmem. zedelenmesine, kenarının kırılmasına bile tahammülüm yoktur.
çizmeden okuduğumu çabuk unutuyorum...araştırdım...bunun görsel zekayla alakası varmış...görmediğim şeyleri uzun süre saklayamıyorum
cüzdanımı hatta anahtarlarımı bile evde unutabilirim ama o gün okuyacağım kitabımı hiç unuttuğum olmadı.
kalabalık ortamın durumuna göre değişir, sohbet kalabalığında bende okuyamam ancak benimle ilgisi olmayan kalabalık içinde çok rahat okurum.
zaten arkadaşlarının yanında sohbete katılmasan bile kitabı elıp eline karşılarına oturmak abes oluyor ama yapanlar da yok değil.
okuduğum kitabı paylaşmayı severim ama geri gelmesini de beklerim zaman zaman dönüp tekrar okumak istediklerim olabiliyor.
yolculukta harika kitap okunur...fakat başınızı öne eğmeyin..acayip mide bulantısı yapıyor..sonrası işgenceye dönüyor..
mide bulantısı yaptığını çok iyi bilmeme rağmen yine de okuyorum sonrası malum:(
okumasan da hem o geçen süreye üzülüyorum hem de yolculuk bitmek bilmiyor.
kitabımı kirletmem, her ortamda okuyabilirim ama kimseye elletmem.
sanki gidip yenisini alamıyormuşum gibi kitabımı isteyenlere sinir olurum oysa istiyor madem ver zaten geri verecektir.
bu arada birisinden kitap mı aldınız?
en geç bir hafta içinde geri iade ediniz yolunuzun gözlendiğini unutmayınız.
sayfa aralığı olarak kullandığım bir şey var hediye gelmişti sadece onu kullanırım.
ince ipten örülmüş, mekik diyorlar:))
uzay mekiği değil tabii ki. örgüsünün tekniği mekik.
mekik denen bir plastik var onunla örülmüş.
nasıl örülmüş hayretler içindeyim ama onu çok seviyorum ve benim için manevi değeri var.
Kitap dediğinin anası ağlatılır. Karalanır,üzeri çizilir, not alınır. Olurda birgün tekrar okursan önceki okuduğunda neler yaşadığını hissettiğini falan hatırlarsın. Başkasına da verilir. Paylaşım kutsaldır. Başkası da eğer yer kalmışsa karalasın istediği gibi. Okunması yeterli. Okunamıyorsa da ne yazdığını hatırlamaya çalışırsın o hale getirene küfredip rahatlarsın. Küfrettiğini not edersin söz konusu mekana. Bir daha okuduğunda kendine gülersin. Ne o öbür türlü sadece elimizin teri bulaşır.
paylaşım konusunda sıkıntım yoktur isteyene yeni kitap alır veririm de ama kendi kitaplarımı hani derler ya çocuğum gibi seviyorum öyle bir bağ var sanırım aramızda:))
ben okuduğum kitaplarıma ait bir ajanda tutuyorum kitabın adı, yazarı ve sayfa numarasını başa yazarım sonra okumaya başladığım tarih ve bitirdiğim tarih olur.
en altta da kitaptan damlayanlar, nasibime düşenler yer alır.
Bu kadar düzen sağlığa zararlı bence. En azından benimkine :)
Avalianch DİYOR Kİ, (12 Ağustos 2008 04:11)
Kitap dediğinin anası ağlatılır. Karalanır,üzeri çizilir, not alınır. Olurda birgün tekrar okursan önceki okuduğunda neler yaşadığını hissettiğini falan hatırlarsın. Başkasına da verilir. Paylaşım kutsaldır. Başkası da eğer yer kalmışsa karalasın istediği gibi. Okunması yeterli. Okunamıyorsa da ne yazdığını hatırlamaya çalışırsın o hale getirene küfredip rahatlarsın. Küfrettiğini not edersin söz konusu mekana. Bir daha okuduğunda kendine gülersin. Ne o öbür türlü sadece elimizin teri bulaşır
komiksin kardeşim..hiperaktif çocukları hatırladım birden:)
ama güzel teknikler olduğu ortaya çıkmış.
mekik işi de ilginç.
bir ara bende de vardı mekik tekniği ile yapılmış sayfa belirgeci, modaydı sanırım ama şimdilerde hiç rastlamadım.
olumsuz nedenlerin sebep olduğu zamanın öğütülmesine ben de çok üzülürüm.
okumak başka bir keyif, okumadığım gün eksikliğini mutlaka hissedip rahatsız oluyorum.
Çeşmisiyah güzel bir resim, paylaşımın için teşekkür ederim.
kanatlanan hayaller dilerim.
madem ayıraçlar ilginizi çekti buyrun.
Sımonlıve seninle böyle az denk geldik ama,insan ederim falan der, ben seni kibar biliyorum yanıldığımı da düşünmüyorum
Canım ciğerim, ben diyorum hadımım sen diyorsun kaç çocuğun var:)
nerede satıldığını bile bilmiyorum ama kitap aralığı değil de başka hediyelerim olsun.
senin gönlünden ne geçiyorsa gönderirim ben kardeşim yeter ki ne istediğini söyle.
rica ederim, kibarlık olsun diye yapmadım.
ne istiyorsa gönlün elinde bil.
kitapçılar da ve el ürünü satan mağazalarda bulunur.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.