****
Telefonun titremesiyle adamın düşünceleri dağıldı..
'' Sana hep bensiz geliyorum, ama bu gidiş sensiz olmalı''
Gelmenin anlamı bu kadar anlamsız ise, gidişin anlamı olmaz ki..Artık sadece gitmeni istiyorum...Ama benle döneceksen, bendeki senden emin olma bu kadar..
Pelitaş bazı hallerin tekerrürü çıkmaza sürükler insanı işte, yine ve yeniden..
Pilli melek "sana bensiz geliyorum" demek kendini tamamen ona ait kılmanın ve arka plandaki hayatından sıyrılışının bir anlatımı diyebiliriz. Öyleyse anlamsızlık anlamını kaybediyor.
-Dönüşlerde bir "sen" bulmaksa istediğim, gidişlerimin mahrumiyetine seni sürüklememeliyim, yaşaman için..
-Bana sensiz kalabalıklar mı vaat ediyorsun, yetim şehirde?
Dejavuu88, ''sana bensiz geliyorum'' dediğinde, ruhsuz olarak geldiğini yani isteksiz olduğunu düşündürdün bana..
Demek tam tersiymiş..Yani benlik sen olmuş o zaman...
Bingo pilli bebek
Ne kadar kendinsen, onun için o kadar "sen" olursun, ama ne kadar "o" varsa benliğinde o kadar "ben"siz olursun.
başlığa istinaden, boşluğa doğru avazım cıktığı kadar ana avrat sövesim,bağırasım var. acep bişi değişir mi?
Deja, seni sevdigimi bildigin icin ha bire böyle seyler yaziyorsun. Askolsun, sanan sananmayan da hep seni elestiriyorum yerden yere vuruyorum sanacak...
Madem öyle, bak eski yazilarina; bakalim senin hakkinda neler yazmisim gör...
Gurban olim, bi da ben birine sinirlenince girme araya; istemeden seni de kiriyor, sonra da cok üzülüyorum...
Niko o yaptığım araya girmek değil arayı düzeltmek içindi. Ama birbirinizle gırgır geçtiğinizi anlayamayacak kadar saf olup bu gaflete düştüm o ayrı.. Seni daha iyi tanıdım, bundan sonra bir problem çıkacağını zannetmiyorum çünkü sende az çok beni anladın..Yani umarım..yani inşallah
Dili bozuk bağbozumu kelimelerim, yıllandıkça eskiyen ve eskizleşen…
Hani söz vermiştin bana? Büyümeyecektin. Kelimeler sende hiç ritimsiz tangoya dönüşmeyecekti? Şimdi bak ayaklarım kaygan kelimelerde dolaşıyor. Gece ve vuslat arası… Kurgusu hep eksik kalmıştı çocukluğumun; şimdi tamamlamakta neyin nesi idi?
Gölgelerimde güller açıyor, siyah güller…
Şehir karanlıklarıyla ilmik atarken yokluğuna, yalın ayak ıslatıyorum beynimi.
Birileri mezarımdan seni çalarken, yaşamaya başlıyorum… Sensizliği…
Bazen düşünüyorum. Tek parçalık puzzle’dım aslında, kim yapboz oynamak isterdi ki benle?
Herkes kendisiyle oynamaya o kadar çok alışmışken.
Düşsel edinimlerde parçalanırken kalbim. Eksik kalmış suskunluklarda arıyorum seni.
Acaba ne kadar susmalıyım ve hatta bunu bağırmalıyım. Duyman için değil sadece susman için. Ah serseri gölgem benim. Hangi yırtık ayakkabıda eskidin.
"Tüm oyunların, kurguların orta yerinde “hesapsızca duygulardan” bahsetmek ne kadar mantıklıydı ki.. Şimdi üşümesine sebep sandığı kalabalık düşünceler, ileride mutlak bir yalnızlığa dönüşecekti, mutluluğun uçuculuğunu seçmenin bedeli olarak..." Ruhumun derinliklerindeki tozlanmış düşünceleri tekrar açtın ortaya.O bedeli hepimiz vereceğiz...Bu yüzden yalnız olmayacağız. Yazın güzel dejavu, ancak az da olsa yazım yalnışları var.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.