Bazen kokunu duyuyor kulaklarım, saçlarının kızıllığı gölgeme yansıyor. O anda bir ateş sıçrıyor, gözlerimden diğer insanlara. Herkes sana dönüşüyor, bense karanlığa…
Bazen ellerini düşlüyorum. Ruhumu kendi ruhuna katma eğilimini… Güçsüzlüğünü mazeret olarak değil de! Bana cesaret olarak sunuşunu. Ah şarlot ah gölgeleme onda kalan aklımı, bırak güneş sızsın kavursun ^ben^liği.
Kelebek ömründe tüketilen aşklara inat… Kargalaştırdığım sevdam* kendini, hiçbir seste ve renkte ifade edemese de, sonsuz özgürlüğüyle selamlıyor seni.
Gücün varsa gözyaşlarınla güneşi söndür!!! Kalbinin aleviyle okyanusları kurut.
Ölümü sustur, şeytana cenneti ver… Gücün varsa konuş, konuş, konuş!!!
İçimde saklanma artık…
Kuytularında kayboldum masalların, yarı yolda Nadja peşinde koşan aşkım, kendini tazeledi…
Aklım ayakkabındaki tozlar gibi, kirli ve aşağılık belki de. Her adımda toprağa karıştım, özüme döndüm. Kendimi ifade edemedim kendi dilimle, ellerim konuştu gözlerim sustu…
Yarasalara dönüştüm sana bakarken, karanlıkta gördüm, hayatı tersten yaşadım…
Kendimi kaybettim seni kazanmak için, seni bulduğumda kendimi bulamadım…
Kalmadı isyanım, kalmadı gökyüzüm ben de kalmadım sensizlikte…
Kocamış çocukluğum var ruhumda, ağlayan, zırlayan.
Hep anlaşılmazlığı seçtim kendime, kimse anlamasın istiyorum beni…
Kimse sevmesin, kimse üzülmesin. Ben hiç kimse oluyum sadece…
Duygularımı şeytana bağışlamak istiyorum, içimdeki cehennemi cennete çevirsin ya da kendiside bana dönüşüp sıcaktan üşüsün. Isınmak için ağlasın dudaklarında yalnızlığın tadını alsın…
Kah ağlar kah gülerim, kendime halime ben de şaşarım…
Şaşkınlığımı saklamaz düşlerimin üzerine pelerin yaparım.
Kendimden saklanır, sen olurum, yok olurum hiçlikte hepliği ararım…
Kelimelerim devrikleşir, iç bükey açısızlığım açlık olur. Egomu yerim ben zırvalıklarımı üzerine ekliyerek. Kendimi bazen kelimelere dökerim, kendimden vazgeçerim…
Birisi dilini ödünç verir bana birisi olur yazarım.
Paslı tirbişonumla kalbimi açarım, eskimiş ve kirlenmiş kanımı şarap yapar içerim.
Ruhumu kırbaçlasa da bana bahşedilen özgür iradesiz aklım…
Şiir tadında yazmışsın.Hangi aşk şarabını içip kimin diliyle yazdın bilmiyorum ama çok samimi,çok içten olmuş yazın.Eline sağlık gerçekten!
enginlere sığmam taşarım diye devam ediyor yazı galiba. öyle ivmelenmiş ama tam bitmemiş gibi..
Kendimi kaybettim seni kazanmak için, seni bulduğumda kendimi bulamadım…
Olay budur..Gerisi boş, gerisi masal..
Evet işte olay bu gerçekten,haklısın valla sedaflora,offff sinirlendim nedense battı heralde bu yazıdan bi yerler bana.Ben çıkayım biraz hava alayım.
Güzel yazı...
şu
Duygularımı şeytana bağışlamak istiyorum
Yaşıyorum bazen devilor
Yaşamıyorum kim diyebilir ki..
Herşeyin maalesef birkaç tekerrür hakkı yokmu hayatlarımızda..
Eskiyen prezarvatif düşüncelerle kolsuz çekilen boşalma eğilimi cümleleri tahrik etsede... Aynayı aynaya tutarak görünmeyen ereksiyonda şeytan hangimiz. Dilinle attığın yumruklar kaçtane cengaveri yıktı hesabını tutmadın mı ?
Kendini kendinle dövmekten sıkılıp şeytan arabasını sürerken yolculuğuna beni davet etmen bir onurdur üstad...
seni düşündüm yine gece, hiç uyumadım zebehe kadder. ağır geldi yüreğeme. kaldıramadım. onu degil yahu, ağarlığını gidişinin acısının, gelmişinin dııızzzt bu burada degildi pardon..sonra gün ağardı, kargalar ortak oldu acıma, şaka len şaka karga anlar mı hiç derdinden insanın. gagladı gitti işte olağandı, normaldi hersey tekdüze. sanki evet evet sanki bir uçurumdan aşşşaağa düşüyordum ve tutunacak dal yoktu etrafta. ulen dallama o zaman gel bunu tut dedi usta. tutmadım sevdicegim, acıdı kanadı yine yüreğem ama tutmadım, indim aşağa bodoslama.
deep not: yazarın yazısına saygısızlık etmek istemem. sadece biraz neşe katayım ortama diye şeyettim. ama derseniz, oldu mu şimdi burada bu diye siler giderim. bakmam bile arkama bakmam sevdicegim. ayrıca buradan orçun kunek'e selamlarımı iletiyorum.
ne mutlu bana. seviyorum insanların yüzlerine göççük de olsa bir tebessüm kondurmayı..
İyi de beceriyorsun tebrikler:)
Eğer altına o deep not yazısını yazmasaydın ne ettin sen bu yazının üstüne derdim
Tükürürüm her akşam kendimi kadehlerde. İçkilerim sarhoş olur ben ayılırım.
İnsanlığımla insanlar arasında, gider gelmezim…
Tutuşur kalbim olmasa da! Masadan Şömineye düşme ruhum ile…
Bir ben var benden içerü…
İçim boşmuş. Boşluklarım çoktan dolmuş.
Düşüncelerim başkalarının düşüncesizliği olurmuş.
Bazen insanlar benden korkarmış bide…
Ahh gençliğim kokuşmuş çoraplarım nerede.
Sadece gülüyorum…
İnsanları tatmin etmek değil bu sadece insan olmak………………….
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.