Yanına al ıstırabını ödünç aldığımız nefesten
gecenin lacivert türbanına sızarken üryan ruhlar.
Nazenîn bir ruhun sessiz ezanına tırmanırken
pusu kurmanın erdemine iman ederdi bulutlar.
Bırak, sütü bozuk bir ebru olsun cinayet.
Ve halka karışan bir suç olsun süveydâ,
mahzun bir selânın ardına düşerken umutlar.
Gerçekten anlamadım ve de TDK logosuda latifeydi 66 neden parladınız böyle...
@annabella ile aynı fikirdeyim. bazı insanlar ısrarla arapça kelime kullanıyorlar. bu kelimeleri kullanmak sizi veya diğerlerini daha bilgili mi gösteriyor. geçenlerde hafifte bir yazı okmuştum. çift w üzerine. bir başkası da böyle yazılar yazmaya başlar. türkçeyi, dilimizi güzel kullanmak asıl amaç olmalı. diğer insanlar sizi okurken, sözlüğe ihtiyaç duymamalı. atatürk'ün dil üzerine çalışmalarını hepimiz biliyoruz. güzel türkçe arapça kelimeler, bol ağdalı bir dil değil. sade ve yalın olmak sizlere bir şey kaybettirmez derim.
yorum yazdıktan sonra yazıyı bulamıyorum. yetkililer ilgilenebilirlerse, benim pc'imle ilgili bir problem mi?
işte böyleee puhahaha, neyin ne olduğunu bilmeden konuşanların yazıları gözükmez buralarda maalesef, yada sizin pc göremez, türkçe olsaydı belki görürdü
sonrasında bilgisayar diye düzelttim. oradaki zekayı anlamamışsın. teknolojik bir tanımla nasıl aynı kefede değerlendiriyorsun?o zaman radyo'da (radio) demeyelim.
puhaha, ondan okuyamıyor demekki arapçaları, ama ingilizceleri görüyor heralde.
pc ha! aferim len sana ne güzel öğrenmişin yalın türkçe konuşmayı
"miir"in müellifi olan acizane kulunuz sıfatsız suratımla
mevzuuya dahil olma dürtüme mani olmadım.
halbuki, yazdın mı, çekilecen uzlete... neyse.
ama bu eli baltalı türkçe hafiyesi polislerin kısır, dar, sığ
ve de mutmain hallerini okuyunca tüm nöronlarımın formatı patrona halil mübarek!
hayatlarında iki şiiri doğru düzgün ezberine almamış
karton öztürkçe sözde özcumhuriyetçi kasapları güzelim dilimizin içine böyle böyle ediyorlar!
elif şafak da mı okumazsınız bre öözzztürkçeci taifesi?!
aynı cümlede yaşam da derim, hayat da, yaşantı da...
tesadüf de yazarım, rastlantı da, tevafuk da...
burada birilerine bir şeyler öğreten, ukala adam
oluyoruz sonra da...
at gözlüğü bile olmayan koyu taassub peçeleriyle
memleketin de içine ediliyor bu türden şaklabanlıklarla...
dili çoraklaştırın bakalım! şiir bile değil yazdığım.
utanırım şiir demeye... şiire hasta birinin sayıklamalarıdır,
o kadar!
ayrıca "genel"e yazmıyoruz. deryaya (hâşa, sadece metafor) çay kaşığıyla dalanlar çay bardaklarındaki suyla oyalanabilirler...
"puhahaaaa" ne kadar da özbeöz "yerli" bir
"onomatope" ama!
bilgi sahibi olun, fikir sahibi olduğunuzda bakarız...
eyvallah!
puhaaa falan işin şakası. sayın mefkud; kullandığınız kelimeleri karşılayan gayet sade türkçe anlamları var. neden bunları kullanmazsınız? elif şafak'ı okudum. kendisinin kafasının çok karışık olduğunu ve son dönemlerde ülkemizde baş österen entel tayfası ve hastalığına ykalandığını düşünürüm. onun arapça kelimeler kullanması, bunun doğru olduğunu bana ispatlamaz.
fikir sahibiyim sizin başkalarının fikirlerine tahammülünüz yok. ben güzel ve sade türkçe kulanmaktan yanayım. sadece bunu ilettim, katılıp katılmamak sizin bileceğiniz iş.
bende size aziz nesin ve uğur mumcu okumanızı öneririm.
amatörün amatörü de olsa bir "yazar"ın seçeceği
kelimelere müdahale edilemez!
her şeyden vazgeçtim, en azından anti-demokrat yapısını düşünün hadisenin...
bu tek yetkili mercii hezeyanları ve doğru yola çağırma
faaliyetlerini çok sevimsiz buluyorum.
unutmadan: "gayet" yazmışsınız da...
arapçadır! pek çok, nihayet mertebesinde, son vs. anlamlarına gelir!
dil ve sanat (hâşâ, sümme hâşâ!) yapıtları zaptedilmez!
gemlenmez! baskıya gelmez! gelmezler de zaten!
"miir"imde kullanacağım kelimeler ve çağrışım yarattıracak
manaları ifade eden kelimeleri seçmek için öztürkçe ıkınmak gibi bir cendereye girmek aslını inkardır! tarzıma karışılamaz!
daha çok yolun başındasınız arkadaşım... alınmayın, gücenmeyin.
zamanla anlarsınız umarım. aziz nesin'i ve kıymetli uğur mumcu'yu yalayıp yutmuş biri olmakla övünecek değilim ama alma da deriz, elma da, hatta apple da...
bilge karasu da okuruz baki de, yunus emre'ye de taparız turgut uyar'a da, ahmet hâşim'e yanarız
küçük iskender'le de vururuz bir puşt gölgenin terkisine...
dedim ya, zamanla anlayacaksınız.
"tahammül" yazmışsınız da... "haml"den neşettir...
arapçadır! yükü üstüne alma manasına...
dil sıkmaya, zorbalığa, tahammülsüzlüğe prim tanımaz!
adama feleğini şaşırtır işte böyle! anlayacaksınız...
devletle...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.