bu istasyonlardan duyulan sesler genellikle mekanik olarak üretiliyor. mesajlarda dil yelpazesi oldukça geniş ve kullanılan sesler genellikle kadın sesleri olmakla beraber ara ara erkek ve çocuk sesleri de kullanılıyor.



şifrelenmiş mesajları, bilgisayar desteği olmaksızın çözme yöntemlerinden "if it had not been for 15 minutes (chapter 7)"'da bahsedilmiş.
spynumbers.com'da istasyonlar hakkında bir çok detay bulunuyor. mesela şu adresten, daha önceden yayın yapmış ve şu anda yayın yapma olasılığı olan frekansları görebilir, şu adreste ise yeni başlayan meraklılar için ipuçlarını okuyabilirsiniz.

rakam istasyonu yayınlarının kullanıldığı müzik, film ve televizyon yapıtlarından örnekleri wikipedia'dan inceleyebilir, mysteries of radio adlı websitesinden de rakam istasyonları hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
konuya dikkatimizi çeken damn interesting makalesine de buradan ulaşabilirsiniz.
Askerdeyken ordu telsiz çevirimlerine bulunduğum alayı temsilen ben katılırdım. Arada bir o sayaçlara ben de denk gelirdim (frekansı söylemek uygun olmaz). Neden bilmiyorum ama analog tekyanbandın gürültüsünden midir, sayacın robotik sesinden midir hele ki gece çevirimde denk geldi mi çok ürkütücü gelirdi bana.
Bir de big bang'ten sonra evrenin her yerine yayılan radyoaktiviteden kaynaklı kozmik fon gürültüsü vardır, Arno Penzias ve Robert Wilson olayı 1963'te keşfedip Nobel almışlardı. Onu da buradan dinleyebilirsiniz.
evde üretebilmenin yöntemi nedir :)
Bildiğimizin dışında ne çok şey dönüyor dünyada. Bunu hemen hemen her hafif.org makalesinde görüyorum :) Güzel yazı elinize saglık..
Bu arada big bang kozmik fon gürültüsünün keşfiyle ilgili Türkçe makale bilen varmı?
Hatırlarsanız, meşhur Lost rakamları 4, 8, 15, 16, 23, & 42 de adaya bir rakam istasyonu yayınından ulaşıyordu.
Çocukluğumun büyülü dünyasıydı radyo.
En çok kısa dalgada yayın yapan Türkçe
istasyonları aramakla vakit geçirirdim.
Bahsettiğin sesleri duymuşluğum çok olmuştur.
Özellikle bir bayan sesi oldukça sık duyuluyor.
"Taangoo indiiyaa çaarlii..."
Bunları da, tıkpı mors kodu veya konuşma
şeklindeki telsiz muharebelerinden zannediyordum.
Eski bir kısa dalga hastası olmama rağmen
şaşırdım doğrusu.
Bu arada, bilgisayar hastalığı yüzünden
kısa dalga bantlı Grundig radyomu çalıştırmayalı
oldukça uzun zaman oldu.
Biraz geçmişi hatırlamalı.
Bilgilendirici yazın için teşekkürler.
bende uzun uzun dinler bişilere benzetmeye çalışırdım sesleri.bi ara uzaylılardan mesaj aldığımı bıle düşünmüştüm.işte bizler böyle bır dönemın çocuklarıydık bunlarla uğraşır kafa yorardık. azda dalga geçilmedi bızım gıbı hayalperestlerle hani.herbirimizin bırer lakabı bıle olmuştur o zamanlar. nerde şimdi bunlarla kafa yoranlar.hey gıdı heyy...
çok etkileyici.
hele çocuklukta, biraz sanki bugünkü internet görevini gören sw ile uzakları dinlemeye çalışan ben ve benim gibiler için zaman tüneli görevi görüyor bu sesler.
fi tarihinde tuzla'da bi gece yarısı - ki geceleri daha iyi dinlenir sw, gece ilerdikçe sesler artar - radyoyu kurcalarken karşılaştığım bi çocuk sesi vardı. nece olduğunu bilmediğim bi takım heceleri tekrar ediyordu, yardım ister gibi bi şeydi. Saatlerce dinlemiş, feci etkilenmiştim. aynı yaşlardaydık sanki. sonra bulduğum frekansı not etmiştim de, farklı gecelerde defalarca aramıştım o kız çocuğunu, bi daha da bulamamıştım.
bu seslerin hepsi iç burkuyor. çok hüzünlüler nedense.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.