''Ben size kendi nefesimden üfledim'' diyor Tanrı din kitaplarında,
yani Tanrıyı içimizde barındırdığımızı anlayabilmemiz için ipucu
vermiş, ama biz genede Tanrıyı hep bizden ayrı tuttuk.
İnsanın içindeki bu tanrısal güç, bazı insanlarda, diğerlerine
nazaran daha ön plana çıkıyor, kendiliklerinden dürüst ve ahlaklı
oluyorlar. Bu insanlar (planları gereği) zamanı geldiğinde varoluşu
sorgulamaya başlıyorlar, biz bunlara ''aydınlanma yolcuları diyoruz''
Her insanın içinde aydınlanma potansiyeli fazlasıyla mevcuttur,
bilgiyi bilmenin farklı birşey, içselleştirebilmenin ise çok daha
farklı birşey olduğunu söylediğimiz gibi, bu potansiyelin herkeste
olması farklı, herkesin bu gücü ortaya çıkarabilme yetenekleride çok
farklıdır. Bu gücün içinde olduğunu bilenler aydınlanma yolunda
bilgi sahibidirler artık, ama bu bilgiyi içselleştirebilmekte
yatıyor asıl sorun. Tanrısal gücün içinde olduğunu bilmek, tanrı
gibi davranabilmek sorumluluğunuda getirir. Kali Yuga çağında,
bedenlerimiz ve beyinlerimiz negatif enerjilere açık olarak
doğuyoruz. Beyin bilgisayarımız sadece bu enerjilerle çalışabiliyor,
ve evrenden sürekli negatif tesirler alıyoruz. Bu bizi, agresif,
hoşgörüsüz, arsız, öfkeli, şiddete meyilli, hayvansal sekse meyilli,
ve tamamen asi varlıklara dönüştürüyor. Bu devirde egolarımızda
bizim kontrolumuzden çıkıp, bizi kontrol ediyorlar. Bu tanrısal
olmayan özelliklerimizin toplamına, yani içimizdeki Tanrısal olanın
karşıtına Şeytan denir. Her insan içinde potansiyel olarak, tanrıyı
ve şeytanı barındırır. Büyük inisiyeler ve peygamberlerde dahil,
aydınlanmanın belirli aşamalarında Şeytan size sürekli çelme takar.
Daha fazla ileriye gitmemeniz için elinden geleni yapar.
Peygamberlerin, ve bazı büyük inisiylerin bu savaşları sembolik
olarak din kitaplarında anlatılır. Şeytanı alt edebilip,
aydınlanmaya ulaşabilenler, gerçek büyük inisiyeler ve peygamberler
olmuştur, bizler bu varlıkların yanında henüz şeytanın oyuncağı
konumundayız.
Kali Yuga çağı, Kali Yuga türü entrikaların, ve inandırıcı
yalanlarla insanların kandırıldığı bir dönemdir. Bizim yaşadığımız
bu dönemde Kali Yuganın söylettiği en büyük yalan, ''Yeni enerji
geldi, eski enerjide kalanlar geçiş yapamaz'' yalanıdır. Enerji
pazar ipliğinden örülmüyor, eskisi yenisi olmuyor, enerjiyi
algılamamızda, bilincimizin yükseldiği oranda değişim olabilir
sadece. Bu yeni çağda, ruhsal varlıkların akın akın gelip, gerçek
anlamda bir yağlama yıkama edebiyatı oluşturmaları, ve bir çok
insanın onlara meyletmesi rastlantı değildir elbetteki. Bunların
armut piş, ağzıma düş türünden verdikleri bilgilerde, asla yeni ve
bizi kurtarıcı, aydınlığa çıkarıcı, şifa verici, insanın refahının
önünü açıcı bilgiler asla yoktur. Olmasınada imkan yoktur. Çünkü
hepsi spatyom varlıklarıdır, spatyomun dışına zihinsel olarak
açılabilmek, ve oradan akış alabilmek dünyada çok az insana nasip
olmuştur ki biz bunlara, isa, buda v.d diyoruz. Bunların olacağını
zaten İSA bize haber vermemişmiydi. Bir çokları benim adımla
gelecekler, ve sizi şaşırtıp kandıracaklar demedimi. Burda İsanın
bahsettiği benim adımla geleceklerden, ''Ben İsayım'' diye ortaya
çıkacaklar sakın anlaşılmasın. İsa'nın fikirleriyle geliyormuş gibi
yapacaklarını anlamalısınız.
Yakın zamanda ortaya çıkarılan REİKİ enerjisi, kısa sürede, Kali
Yuganın dejenerasyonuna uğramış, tamamen ticarete dökülmüş, ve
hiçbir yeterlilik aramadan, parasını ödeyen herkes bu enerjilere
inisiye edilmiştir. Bununlada kalmamış, bir yan enerji türü icad
edilmiş, ve bunlar tamamen ticaret amaçlı kullanılmış ve
kullanılmaktalar.
Birkaç yıldır bu tacirlerle bu gruplar vasıtasıyla yaptığım
tartışmalarda, savundukları tek cevap vardır, ''evrende karşılıksız
birşey yoktur, bu evrenin isteğidir'', bu doğrudur, evrende herşeyin
bir karşılığı vardır, peki bu enerjiyi kullanmanızda size yardımcı
olan varlıklar, bunun karşılığında sizden, ve enerji alışverişinde
bulunduğunuz kişilerden, ne karşılık almaktadırlar? Hiç iyi şeyler
değil bana göre.
İnsan içinde hem tanrısını, hem şeytanını barındırır demiştik,
şeytanın karşılığınıda söyledik. Kali Yuga şeytanın egemen olduğu
dönemdir. Aydınlanma yolcusu her adımında, her nefesinde şeytanını
karşısında bulur. Her doğru adımı terse çevrilir, her iyi niyeti,
kötüye döner, her dileği ters yansır. Kali Yuga dünyayı yönlendiren
sert bir rüzgardır, ve aydınlanma yocusu bu rüzgara karşı kürek
çekmek zorunda olandır. Dünyanın haline bakıp sinirlenmememiz,
insanlara başka insanlarca yapılan eziyetlere bakıp öfkelenmememiz,
dünyadaki bütün haksızlıklara isyan etmemeiz neredeyse imkansızdır.
Biz her öfkelendiğimizde, her kızdığımızda, her üzüldüğümüzde, her
nefretimizde şeytan kazanır. Bunların önüne geçebilmemiz, kızıl
denizi tekrar yarabilmemiz kadar olanaklıdır. Bunu başarabilecekler
yeni İsalarımız, yeni budalarımız olacaklar. Başaramıyan aydınlanma
yolcuları, yaşam içinde diğer insanlara oranla çok daha fazla
ezilecekler. Çünkü biz enerjilere açık olmayı kabul ettik, bu yıkım
döneminde yıkım enerjilerinden bire bir etkileniyoruz. Yaptığımız
her iyi şeyin ya karşılığını alamıyoruz, ya kötülüğe dönüşüyor.
Kendimiz için şifa yaratamıyoruz, bolluk bereket yaratamıyoruz, ki
bunları yaratabilme gücümüz olduğunu bilerek yaratamıyoruz.
Bazılarımız OLmadan olmuş gibi davranmayı tercih ediyor, olmayı
istediği gibi davranıyor, ama olmak çok uzun ve çok karışık bir
yoldur. Bu yüzden bu insanların yıkımlarıda daha büyük oluyor.
Ben biliyorumki bir çok ruhsal yol yolcusu, çok kez isyan etmiştir,
çok kez yoldan dönmeğe karar vermiştir, çok kez demekki herşey yalan
demiştir. Ama yolun özelliğidir, tek yönlüdür, girersin ve devam
edebildiğin kadar devam edersin, döndüm yoktur, yaşamının sonuna
kadar yolcusun artık.
Enerjilerle oynamayın başlıklı bir yazı yazmıştık, ordada
belirtmiştik, enerjinin ehil ellerde olmaması kadar tehlikeli birşey
yoktur. Eski inisiyeler onlarca yıllık özel eğitimlerle bu ehliyeti
alırlardı, şimdi Yeni enerjide herşey hemen mümkün yalanıyla,
insanlar kolaylıkla bu enerjilere uyumlanıyor, ve enerjilere açık
hale geliyorlar. Ve insanlar içlerindeki şeytanlarıyla beraber,
diğer insanlara enerji yolluyor, sizce kim besleniyor? Yeterli
ehliyetin olmadan enerji almak yada dağıtmak ruhsal yolcunun en
baştaki hatalarından biridir. Ve kali yuga varlıklarına (bilmeyerek)
birebir hizmettir. Çevremizde enerjilerimizle beslenmeye ihtiyaç
duyan çok varlık vardır, ve bizler bilmeden bu varlıkları sürekli
besleriz, sonra kendimizi hep yorgun hissederiz, çok çabuk başımız
ağırır, çabuk hastalanırız (ama çabukta iyileşebiliriz), düzensiz
uykular uyuruz, bazen hiç yatmamış gibi yorgun kalkarız, daha
doğrusu kalkamayız, hep yatmak isteriz. Bir anda parlar, bir anda
söneriz. Sürekli olumlu düşünmeye şartlanırız, bu sefer karşımıza
hep olumsuz olaylar ve konular çıkar. Yani ehliyetsiz enerjilerle
oynamak doğru değildir, ve bu ehliyet bir reiki mastera vereceğiniz
bilmem kaçlirayla aldığınız sertifika asla değildir. yorgan kaydırma
tekniğiyle hemen hemen hergün yenisi çıkan öğretiler, enerji
çeşitleri, şifa çeşitleride Kali Yuganın oyunudur. Biz safiyane bu
oyuna severek isteyerek geliriz. Çünkü şeytanımızın bir özelliğide
arsızlığıdır, ve doymazlığı.
Daha yazılabilecek çok şey var, ama bir yazıyı bu kadar uzatmak
doğru değil, özetlemek istediğim şeyin anlaşılabileceğini umuyorum.
Bundan sonraki bölümdede, çözüm olarak neler yapılabilirin düşünce
tezlerini sunacağım. Katkılarınızla bana yol göstermenizi
diliyorum...
Devam edecek
ahmet hulusi zaten yolu göstermiş :)
yeni bir şey yazmış olmuyorsun yani
bari kendin ne konuma geldin kendi yolculuğundan bahsetseydin önce bize yol göstereceğine
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.