
Yorgundum hem de çok yordun,
Hayattan ve yaşamaktan yorgundum,
Özlemekten, hasretten yoruldum.
Uyumak zor gelirdi hep ama ne zaman uykumun geldiğini
Hissedersem hemen yastığıma koşarım, bekletmem…
Zor bulunur uyku bana, uyudum sonunda, rüyamda
Çocuklarımı gördüm, öptüm doya doya
Hasret gidermek midir bu?
Hasret bu kadar kolay giderilir mi hiç!
Rüyamda bile olsa görmek çok güzeldi.
Ah’ım la incitmek istemem kimseyi,
Bıçak Kemiğime dayanana kadar çekerim bu hasreti,
Sebepsiz yaprak düşmez yere,
Ben de sebepsiz düşmedim bunu iyi bilirim.
Düşmeseydim, eremezdim kemâline
Terk etmeye çalıştım dünyayı ama hasretlere yenildim,
Her defasında, elim kolum bağlandı.
Âsâra dalar gözlerim, kumrular yol gözlemeyin.
Baharlar uzaktır, karlar düşer nasibimize…
Sakın şikâyet etme lâl olsun dilin,
Şikâyet ettiğin, şikâyetini kabul eden tek merciin
Benim zor büyüttüklerim, canımdan can verdiklerim;
Emanet olduğum yere sizi de emanet ettim her gece..
hayırlı kavuşmalar dilerim, derinliği boğar derece de duygu yüklenmiş.
içimde hissettim, canım acıdı...
Benim zor büyüttüklerim, canımdan can verdiklerim;
Emanet olduğum yere sizi de emanet ettim her gece...
Ben de sebepsiz düşmedim bunu iyi bilirim.
düşmek değil bu, sadece sınavın.
düşmek kendini bilmemektir, kimseyi düşürmesin inşallah.
ama hayatın gercegi bu, hayat insanı olgunlastırmal icin boyle yapıyor,
acıya ne kadar katlanırsan o kadar olgunlasırsın,
katlanamazsan asagıya inersen:)
acılarla olgunlaştığımız doğru buna bende inanıyorum.
hayatımız ne kadar zor geçiyorsa o kadar güçlü olmak için uğraşıyoruz.
böyle sözleri yaşamak için neler yaşar ki insan:(
bence yaşla ilgili değil de yaşanmışlıklarla ilgili bir durum olsa gerek.
başka türlü 50 yaşında insanlar var ama herkes böyle yazamaz.
yaşının 60 olduğunu sanmıyorum ama yaşadıklarının o kadar olabileceği konusunda kararsızlıklarım var.
kimi çocuklara büyümüşte küçülmüş derler ya onun gibi oldu bu da:)
latife yaptığını anladım zaten, iletişim ağlarında gürültü yok :)
Baharlar uzaktır, karlar düşer nasibimize…
umutsuzluğa yer vermeyin dimdik yola devam, hasretler bile gün gelir tükenir.
ya o gelir tükenir ya da biz ona gideriz tükenir.
sonuçta tükenecek yani başka çaresi yok, metanet şart.
zor bile olsa...
Her gördüğümde de acımaya devam ediyor.
Farzetmek o kadar kolay mı?
Karnın çok açtır ve bir Sofya oturursun hep sevdiğin yiyecekler vardır ve karnını tıka basa doyurursun belki bir daha bunları bulamam diye…
Okudum, öyle dolu ki severek doydum, sindirmeye çalışırken boğazım düğümlendi.
Her satırını su niyetine içtim.
“Özlemekten, hasretten yoruldum.”
İlk darbeyi aldığım anları anımsadım. Nasıl bir yorgunluktur bu çekmeyen bilmez, yakınında görmeyen anlayamaz. Sıradan bir satır gibi gelir bilmeden okuyana. Yaşadım, yaşayanın yanındaydım, elimden gelen bir şey yoktu, çaresiz kaldım ve çok yoruldum. Her hasretle geçen gün bıçak biraz daha derine batıyordu. Çekip çıkarsam hepten kanayacak, çıkarmasam çok acıtıyor…
“Ah’ım la incitmek istemem kimseyi”
İncitebileceğini biliyorsun ama bunu yapmayarak sen inciniyorsun. Yerde kalmaz “ah” bunu sen de biliyorsun…
“Ben de sebepsiz düşmedim bunu iyi bilirim.”
Sadece susuyorum…
“Terk etmeye çalıştım dünyayı ama hasretlere yenildim,”
İyi ki yenildin, dünya seni terk etmeden sen dünyayı terk etmeyi düşünmemelisin. Bazen hayat çekilmez olur. Alıp başını gitmek, her şeyden uzaklaşmak ister. Geçer bu anlar da mutlulukların geçtiği gibi. Bu da geçecek…
“Âsâra dalar gözlerim, kumrular yol gözlemeyin.”
Sen de beni bekle sakın unutma…
Baharın gelecek kumruları da üzme.
Tek beklentileri “bahar” onu da ellerinden alırsan ne yaparlar?
“Benim zor büyüttüklerim, canımdan can verdiklerim;”
Analar çeker yükü, kimsenin bilesi yok…
“Emanet olduğum yere sizi de emanet ettim her gece..”
Emanetlerin en güvenli yerde, üzülme artık. Beni de üzme Can.
hepimiz bırakıp gideceğiz bir gün sevdiklerimizi
önemlı olan onlara verdığımız izler.
Hasret bitiyor bugün Ebrum, emanet ettiğin emanetine hiç ihanet eder mi?..hiç etmedi ve hiç eymeyecek.
PORTACEE ne dediyse hepsine katılıyorum.
hasret zordur hele ki çok sevdiklerinin hasreti başka yorar insanı.
mecburi hasretler ise insanın içini yakar da bir damla su bulamaz ki yüreğini ferahlatsın.
sonra da oturur böyle hasret kokan yazılara vurur kendini.
yüreğine sağlık, bitecektir hasret ta ki yenisi başlayana kadar:(
Çeşmisiyah teşekkür ederim kendime de pay çıkararak.
en güzeli hasretlerin bittiği andır.
insanın ayakları yerden kesilir.
Zeynep başka yerlere yazdığın ahkamları da gördüm, duygusal bir dönemdesin anladığım kadarı ile ama bir daha olmasın:)
sarılmanın anlamını bir annenin çocuğuna sarılışında izleyeceksin.
ağlamazsan gözyaşı damarların tıkanmış demektir ya da yüreğin taşlaşmış.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.