Dün sabah gazeteleri karıştırırken gözüme bir haber ilişti, haberde Saadet partisinin çıkarttığı 2002 yılı takviminden bahsediliyordu.haberi okuduğumda şaşırdığımı söyleyemeyeceğim çünkü Saadet’e bu yakışırdı. Dün sabah gazeteleri karıştırırken gözüme bir haber ilişti, haberde Saadet partisinin çıkarttığı 2002 yılı takviminden bahsediliyordu.haberi okuduğumda şaşırdığımı söyleyemeyeceğim çünkü Saadet’e bu yakışırdı. Bilindiği gibi devamı olduğu Refah ve Fazilet partileri de bu yüzden kapatılmıştı. Sanırım Saadet partisi de ileride aynı durumla karşılaşırsa bu takvim önemli bir kanıt olabilir.
Biraz takvimde yer alan yazılardan bahsetmek istiyorum. Takvimde bana ilginç gelen yazılardan biri kadınları üçe ayırıyor: 1. Dindar, edepli, doğurgan kadınlar 2. Sadece doğurgan kadınlar 3. Kocasının boynuna tasma olan kadınlar. Bir diğer yazıda yemeği masada yemenin yanlış olduğu yer sofrasında yemek gerektiği söyleniyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, benim dikkatimi çekenler bunlardı.
Türkiye cumhuriyetinde faaliyet gösteren bir siyasal partinin 2002 yılına girmekte olduğumuz şu günlerde böyle bir takvim çıkartması çok acı. Dünya Taliban rejimini yıkmaya çalışırken Türkiye de bu rejimi getirmek isteyenlerin olduğunu fark ediyoruz. Aslında hepimizin eleştirdiği (demokrat insanlar olarak eleştirdiği) Refah ve Fazilet partisinin kapatılmasının ne denli doğru olduğunu Saadet partisinin icraatlarını gördükten sonra bir kez daha anlıyoruz.
Böyle bir partinin Türkiye de faaliyet göstermesi demokrasi ve siyaset için üzüntü vericidir.en kısa zaman da halkın bu partiye gereken cevabı vererek bu partinin önünün kesileceğini umuyorum.
Herkese Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmak istiyorum; “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” bunu hiç kimse değiştiremez, gücü yetmez.
Yerde yemekmi yenirmiş? hemen kapatmalı o partiyi...Hapsetmeli hepsini...Yarın bi gün yerde yedirirler adama... yıkarlar düzeni.Kapatalım saadeti yoksa egemenlik kayıtsız şartsız saadetin eline geçer...Alimallah hep yerde yemek zorunda kalırız.Nasıl bakarız gelişmiş dünya devletlerinin yüzüne.Nası isteriz IMF den yardım.Vermez adamlar."Ayakta yiyin kardeşim" gidin Mcdonald's a...
Yerde yemek yemek çok işlevsel bir şey aslında düşünürsek. Uzun boylu bir insanın kollarıda uzun ve sofraya yetişebiliyor, kısa boylu olansa sofraya yakın, kimse zorluk çekmiyor. Türklerin kemik yapıları yerde oturmaya uygundur, finlandiyalıların değildir mesela. Cembay arkadaşım, gerek yok herşeyi gözaltında tutmaya, rahat olunuz. Bu takvimi kullanmak isteyen kullanacaktır işte. Reha Muhtar'ın rüşvetçileri canlı yayında teşhir etmesi ile bürokrasi pırıl pırıl mı oldu. Bu takvimleri yakmakla da bir şey olmaz, konu ile ilgilenen bir adam olarak bari siz böyle yüzeysel düşünmeyiniz.
Bir siyasal partinin kendi yayınladığı bir takvimde bu görüşlere yer vermesi ilerideki amaçlarınında bu yönde olduğunu ortaya koymaktadır lütfen olaya bu açıdan bakın.
"Böyle bir partinin Türkiye de faaliyet göstermesi demokrasi ve siyaset için üzüntü vericidir.en kısa zaman da halkın bu partiye gereken cevabı vererek bu partinin önünün kesileceğini umuyorum." bu sözler sizin ne ölçüde demokrasi yanlısı olduğunuzu açıkça ortaya çıkarmakta...sadece benim gibi düşünsünler,herkes aynı kalıptan çıkmış gibi aynı yolda yürüsünler.hep böylesiniz,asla değişmeye inancınız yok!benim gözümde gerici dediğiniz adamlardan bin kat daha gericisiniz. şunu da belirteyim;nedense her yazınızda bir de şu açıdan bakın deyip duruyorsunuz...anlamıyor musunuz,işte bir tek sizin gibiler böyle algılıyor.ne kadar yazık! demokratik dediğin ortamlarda insanlar fikirlerini beyan edebilmelidir;ne kadar bize çok ters olsalar bile...insanlar tahammüllü olabilmeli,kendinden olmayana saygı gösterebilmeli.
"ilerideki amaçlarınında bu yönde olduğunu ortaya koymaktadır". bu söz de oldukça ilginç.lütfen kendinize ileriyi gören insan süsünü vermeyi bırakın ve artık bazı kaşarların ağzına sakız olmuş laflardan medet ummayın.istediğiniz etkiyi bırakamıyorlar...
Al ishte parti kapatarak demokrasi savunan, milletin oyunu gormezden gelip egemenlik milletindir diyen, biz itraz edince de icinden "yuh, sizi gidi vatan hainleri" diyen, aklinca Ataturkcu, kanimca totaliterist, Big Brotherci zihniyet...
cembayın yazısından alıntı:"Böyle bir partinin Türkiye de faaliyet göstermesi demokrasi ve siyaset için üzüntü vericidir" demokrasi zaten her görüşten kişi ve partilerin görüşlerini özgürce açıkladıkları ortam değil mi, yoksa ben mi yanlış biliyorum. demokrasilerin en temel unsuru olan siyasi partilerin bir kısmının varlığı(belki de bizim görüşümüzde olmayanları)nasıl olurda demokrasi ve siyaset adına üzüntü verici olur...beğenmediğimiz partiler olmayacaksa demokrasi niçin var. tek partiye dönelim o zaman olsun bitsin,herkesi tornada tornalayalım..
Tabiiki demokrasilerde her tür görüş temsil edilmeli, fakat o görüş demokrasinin araçlarını kullanarak demokrasiyi yok etmeye çalışacak eylemlere girişirse önü kesimelidir.Saadet'te bunu yapmak istemekte hareketleriyle bunu göstermektedir. yani demokraside yargı yoluyla kendisini savunmalıdır.
bakın ne demiş yazıda? "Türkiye cumhuriyetinde faaliyet gösteren bir siyasal partinin 2002 yılına girmekte olduğumuz şu günlerde böyle bir takvim çıkartması çok acı." cumhuriyet,.. türkiye cumhuriyeti,.. bakın, bu ülkenin varlıgını devam ettirmesi için sırtını dayadıgı ilkeler var, ve bu adamların, siz ne derseniz deyin, bunları salladıkları yok,.. neden demokrasi diye yırtınmayı, herkese söz hakkı verilmesi savununuzu sırf "inat" olsun diye sürdürmeye çalışıyorsunuz? konuyu çarpıtmaya meyilli burada herkes,. cembay'ın yanlış birşey söyledigini düşünmüyorum,.. demokrasi demokrasi diye yırtınırken, aslında "kadınlar üçe ayrılır, edepli, dogurgan ve asalak" diyebilecek kadar kafasız ve dargörüşlü insanları savundugunuzun farkında degil misiniz? lütfen, mantıklı olun biraz, hepimiz bu adamların ne oldugunu biliyoruz,.. herkese söz hakkı demokrasinin şartıdır vs.. demeden önce tekrar bir düşünün, sagduyunuzu kullanın, demokrasi dedigimiz şeyin aslında kendi kıçlarını kurtarmaya çalışmak dışında bu adamların hiç aklına gelmedigini hatırlayın,.. bu adamların türkiye cumhuriyetine yakışıp yakışmadıklarını sorun kendinize,..
"Bilindiği gibi devamı olduğu Refah ve Fazilet partileri de bu yüzden kapatılmıştı. Sanırım Saadet partisi de ileride aynı durumla karşılaşırsa bu takvim önemli bir kanıt olabilir." peki uakyol kardes sen yazinin burasini okumadin mi? bu kisim sana ne ifade ediyor? radikal islam yazisini okudun mu? Gel hep beraber bir inceleyelim; bir takvimin, bir partinin kapatilmasina gerekce, kanit olusturabilecegini dusunen bir zihniyet var. Bu zihniyetten korkarim ben. Ahmak demissin, degilim. Ortada bir ahmaklik varsa goster, analizini yapalim...
"kadınlar üçe ayrılır, edepli, dogurgan ve asalak" bu minvalde düşünen insanlarla muhattap oluyoruz burada,.. hakkaten saadet partisinin adı geçen diger partilerin fikren devamı oldugunu, her tür irticai faaliyete meyilli olduklarını, bu takvim olayının da bunun bir parçası olarak rahatlıkla görülebilecegini farkedemiyor musun yarma? hakkaten sen saf mısın? ben başka yazmıycam, sıkıldım,..
quote (vic vega): -------------------------------- .....bakın, bu ülkenin varlıgını devam ettirmesi için sırtını dayadıgı ilkeler var.....ve bu adamların, siz ne derseniz deyin, bunları salladıkları yok..... -------------------------------- bu ilkeler okadar zayif ki yerde yemek yeyip duvara bu takvimi astigimizda bu ilkeleri kayip edecegiz ha? Birde, neden yukarida kadinlarla ilgili soylenenleri su sekilde algilamiyoruz? Ya da birileri cikip soyle deseydi ne olacakti: -Kadinlarin kimi digerlerine gore daha dindardirlar ve bazilarinin diger kadinlara oranla daha cok cocugu olur, -bazi kadilar dindar degillerdir ama cok cocuk sahibi olabilirler, -ve bazi kadinlar okadar huysuzdurlar ki kocalarini cok rahatsiz edebilirler.. isterseninz bu listeyi genisletebilirsiniz, universite mezunu kadinlar, cahil kadinlar, sevimli kadinlar, sexi kadinlar vs... ne var bunda ? ve eminim kadinlar hakkinda boyle bir soz soylenmesininde bir amaci vardir, durduk yerde kimse boyle liste yapmaz.ve adamlar iktidara gelirsek biz kadinlari bu sekilde siniflara ayiracagiz demiyorlar ki.. velevki desinler, turkiyenin laik duzeni bu kadar mi zayifda adamlar hemen herseyi degistirebilecekler, nedendir bu paranoya, tahammulsuzluk? Ama cembay su son iki yazinda insanlari oyle siniflara ayiriyorsun ki eline firsat gecse senin gibi dusunmeyenlere yasam hakki bile tanimayacaksin.. Ya sev ya terket diyenler geldi birden aklima....kil oldum gene...
Uakyol kardes, kesinlikle haklisin, ahmaklik yapmisim. Ama soruma cevap verseydin bari... Vic vega, tabii ki bunlarin seriatci olduklarinin farkindayim, ama benim soyledigim su; dusunce ozgurlugu boyle takvimler yapmaktir, baskalarinin hosuna gitmeyecek seyleri de yapabilmektir, ozgurluk kendi inandigin, savundugun seyi rahatca soyleyebilmektir. Yasak, herzaman kotudur, bugun bu takvimi bazi sebeplerden yasaklamak isteyen zihniyetin yarin baska bir dusunce ve fikre catmayacagini kim garanti edebilir. Kaldi ki yasakla, kapatmayla bu islerin olmadigini hepimiz Refah ve Fazilet ornekleriyle pekala gorduk, adamlari taraftarlarinin gozunde yuceltmekten baska bir is yapmadik. CemBay kardesin bu gorusleri bu yuceltmeyi bir ileri safhaya tasimak icin bir vesile, bir gazdir... Unutmayalim ki bati medeniyetlerinde her dusunce ve fikre halk katinda kendini deneme sansi veriliyor, cunku orada halk egitimli, iradesi tencere veya vaazla yonlendirilmiyor . Ancak cembay kardesim, boyle bir ozgurluk ortami saglamaya yonelik fikirler gelistirecegine, dusunce ve fikir polisligi yapiyor. Ki bu beni rahatsiz ediyor...
ben yazıyı tekrar tekrar okudum. anladıgım adamlar kendilerine gore bir kadın sınıflaması yapmıs
eeeeee olayın ozu bu ne var bunda biraz igrenc olcak ama erkekler arasında kadınlar ikiye ayrılır ,bacaklarından diye igrenc bir espiri var. ne yani bu espiri yapayanı da kodesemi kapayacaklar.
arkadaslar demokrasi soylevlerini agızlarına sakız yapıp altına ataturku malzeme yapan ve kendi dusuncesinde olmayanlara yasama hakkı bile tanımak istemeyen insanlardan bıktım usandim. boyle insanlar demokratik degil totaliterligi savunduklarının farkında degiller. yarma inanmıyorum boylece seninle bir konuda anlasmıs olduk.
Dünyanın keşfedilmiş, uygulanmış tüm sistemlerinde (feudal, tımar, kapitalist, liberal, komünist, krallık, beylik, diktatörlük, vs)yönetenler yönetilenlerden daha fazla servete ve imkana sahip olmuşlardır. İktidara sahip olma hırsı da bu sebeptendir. Dünyada gerçekten ülkesi için çalışmak isteyen ve kendisi için birşey istemeyen çok az örnek vardır (Mesela Gandi). Ve o yüzden yönetim sistemlerine alternatif olara dinler ortaya çıkmıştır. Dinin temel amaçlarından biri nefsine hakim olmayı öğretmektir. Daha fazla istememek, verilenle mutlu olmak gibi kavramları aşılamaya çalışır. İster X partisi olsun, ister Y partisi, bu partileri oluşturan ve yönetimde söz sahibi olmak isteyen kişiler acaba samimiler mi? Çok ufak örnek: Istanbul Üniversitesi Ingilizce iktisat bölümü iktisat klübü yönetim grubu seçimlerinde arakaşların vaadi: 15 bilgisayar getirtecez! Peki kardeşim sen bunu yapabiliyorsan eğer, neden yönetim kurulundayken yapmak istiyorsun? Neyi bekliyorsun? Yapabiliyorsan yap, kimse seni durdurmaz.
Evet, bu ülkeyi daha ileri götürmek için, ülkesi adına hareket eden ve kişisel çıkarlarını geri planda tutacak insanlara ihtiyacımız var. Ve bir gün bu inşallah bu kişiler ortaya çıkacaklar. Belki de bu yüzden batmıyoruz. Bu ülkesini seven ve kendi çıkarlarını geri planda tutanlar sayesinde hala ayaktayız. Kim bilir?
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.