Celse-2...
(13-10-1968)
Niçin hastalıklarınız o kadar çoktur. Çünkü vermiyorsunuz. Neyi mi?
Aldıklarınızı; almak zorunda olduklarınızı, vermek zorundasınız ki,
onlarla da başkaları geçinsin ve tekamülünü tamamlasın. Tamamlanan
varlık, vericiliğini devam ettirir. Vericilik onun tabiatı icabıdır.
Almadan verilemez. Vermek zorunda olan verecektir. Onu siz
durduramazsınız. O, verecektir. Vermek, onun yaşantısı ve kaderidir.
Vermeyen, vermekle mükellef olduğu halde vermiyen, ergeç yok olur;
başka verenlere iltihak eder ve onun bir parçası bir rükünü [uydusu
olur] olur, kendi benliğini yitirir, veren içinde erir. Vermek ve
almak, kaderin tabii icabatındandır. bu tabii icabı bozmayınız.
Bozarsanız, siz de bozulur ve hasta olursunuz.
Hastalık mikrop [Mikroplar bünyede ve çevrede daima vardır. Onlardan
hangisinin aktif hale geçmesine neden olursa, o hastalık belirir.]
işi sayılmaz. Hastalık mikrobu davet eden bir zeminle başlar.
Bizatihi bir mikrop, bu zemini bulmadıkça üreyemez. Üreyemedikçe de,
büyüyüp vücuda yayılamaz. Münferit, kendi başına yabancı bir varlık
olarak vücudun bir köşesinde sürünür gider ve yok olur; daha doğrusu,
sağlam hücreler tarafından massedilir, yenir ve faydalı gayelere
hizmet eden bir unsur olur. Hastalığın zemini hazır ise, istediğiniz
kadar ilaç ve tedavi görün, mikrop vücuda yayılacaktır ve ergeç
tesirini gösterecektir. Önce, zemini yok etmelisiniz. Mikropları
öldüren ilaçlar, zemine tesir edemez. Kainatta sonsuz mikrop
kaynakları vardır. Yine bir gün onların istilasına uğrarsınız. Onları
defetmek, zemini düzeltmekle, dimağı ve ruhu temizlemekle mümkündür.
Dimağ, Yaradan' dan aldığı güçle, sakat ve rahatsız zemini düzeltir,
takviye eder, ona kuvvet ve kudret aşılar. Bu kuvvet ve kudret,
kendine gelen mikropları absorbe eder, onu kendinden uzaklaştırır,
yeter derecede uzak mesafede tutar. Mikroplar içinde yaşayan
insanları bağışıklık kazanması dediğiniz durumun mekanizması budur.
Yoksa, hücrelerin mikroplara alışması bahis konusu olmaz. Mücadele
gücü, hücrede vardır. Hücre, iç yapısı itibarıyle müstakil bir
varlıktır. Ruhu, şahsiyti ve mistakil bir yaşantısı olan bir
varlıktır. Bu varlık yaşamalıdır, tabii ömürünü sürmelidir. Bu tabii
ömrü sürerken, onu koruyacak olan, idareci, yüksek seviyedeki
ruhunuzdur. Ruhunnuz, binlerce kainata hükmetmektedir. Hücreler,
birer canlı varlık olmaları hasbiyle, birer ruh sahibidirler. Onların
bu ruhu, idareci ruhun emri altındadır. Onlar, idareci ruhun
otoritesine mutlak surette itaatkardırlar. Onları isyana sevketmek,
hastalık yolunu açmak demektir. İsyan, ruha ve vücuda zararlı
unsurları musallat etmek demektir. İsyan, bu tasallutla başlar. Ruha
musallat olan şeytan ve onun yanıltıcı fikirleridir. Vücuda musallat
olanlar ise, yine şeytan işi olan içki, habaset ve keyif verici diye
isimlendirdiğiniz içkiler ve düzensiz gıda topluluklarıdır. Afyon,
esrar ve benzerleri vücudun düşmanlarıdırlar. Vücut vasıtasıyla ruha
hükmeden habis duygular ve kuvvetler toplamıdır. Sigara, tütün bir
hayır değildir, zararı mutlaktır.
Kanseri sadece sigarada aramayınız. Kanser, sevgisizliktir. Kanser,
intibak güçlüğünden, sevgi mahrumiyetinden doğar. Sevmeyen kimse
sorumludur. Kansere sebebiyet veren sevgisizliği doğuranlar
sorumludurlar. Öyle ki, onların düşmanca ve habisane düşünceleri,
karşı taraftaki insanın vücudunda, sevgisizlik, dolaysıyla da bir
kanser hastalığı zemini yaratır. Kanser dediğimiz sevgisizlik, ruhtan
vücuda yansıyan bir radyum ışını gibidir. Yakar, tahrip eder,
dejenere eder, isyana sevkeder; isyana sevkolunanlar da, başka
hücreleri isyana sevketmek için çılgınca bir ihtirasa kapılırlar. Ve
bu vetire, birbiri peşisıra sürekli ve süratli olarak devam eder
gider.
Kanser tedavisinde, önce ruhsal tedavi yapınız. Zemini yoketmek için
gayret gösteriniz ki, hastalığa tutulmuş ruh, kendine gelebilsin,
kendini küflerden kurtarabilsin, eylemsel hüviyetine kavuşabilsin.
Ellerinizi hasta uzvun üzerine koyunuz. Rab' den yardım dileyiniz. O,
size kudretini gönderecektir. Kudret, herşeyi temizler, kiri, pası
yok eder; külleri kaldırır, altındaki ateş pırıl pırıl yanmaya
başlar, kömürler de kor olur, o da ısıtır ve vücudu kudretiyle istila
eder. Siz, hastayı, kendi ruhu ile iyileştireceksiniz. Sizin
fonksiyonunuz budur. Hastayı seveceksiniz. Hastanın ruhundaki
kirleri, pasları temizleyeceksiniz.
İster hayvan, ister bitki, isterse insan olsun, hasta uzvun
iyileşmesi, evvelemirde, ruhun serbestleştirmek, onu yüklerden,
parazitlerden temizlemek gerekir. Dinamo bozuk iken ve yarı faaliyet
gösterirken, hatları düzeltmek, bobinleri yenilemek bir değişiklik
sağlar mı? Önce dinamoya, elektriği sağlayan beyne ve ardımdaki ana
kaynak olan ruha el atacaksınız. Ruhun terbiye edeceksiniz. Ruhu,
hastalık verici karanlıktan kurtaracaksınız. Ruhsal tedavi ile işe
başlayınız. Hastanızı, bütün ruhsal samimiyetinizle seviniz.
Ellerinizi, hasta uzvun üzerinde yarım saat kadar durdurunuz. Hak'
tan yardım dileyiniz. Hak size yolunuzu açacaktır. Hasta, ruhsal
tedavi yapılmayacak bir dış şuursuzluk halinde bulunuyorsa, elinizi
hastanın alnı üzerine koyunuz. Düşünceleriniz, eliniz yolyla beyine
ve bir yandan da onun ruhuna gönderiniz. Telepati yolunu deneyiniz.
Düşüncenizi, onun tuhuna intikal ettiriniz. Bu, başka bir vetiredir.
İlaç, bu tedavi yollarından sonra kullanılmalıdır.
Hücre, müstakil [yerel] bir ruh sahibi olduğuna göre, elinizi hasta
uzvun üzerine koyduğunuz zaman, hasta hüvrelerin ruhlarını düşününüz
ve onlara sevgi gönderiniz. Merhametli olunuz; merhametinizi,
elinizin temasıyla hücrenin yapısına ve ruhuna sevkediniz. Ta ki
uyuşuk ruhlar uyansın, düzeni bozulan yapı ve hücre içi çevresi eski
düzene doğru dönüş yapabilsin. Sadece ilaçla tedavi yapabileceği gibi
yanlış bir görüşe saplanmayın. Kanser, bütün hastalıklardan ayrı bir
hastalıktır. Daha doğrusu bir düzensizliktir. Bu düzensizliği, ruhsal
tesirlerle iyi bir yola koymadıkça, hücre içi yapıya yapılacak
şırınga tesirsiz kalacak ve istediğiniz sonucu vermeyecektir.
Hırslar arttıkça kanser artmıştır. Sevgisizlik, kanseri doğurgan
yegane faktördür. İlahi düzen budur. Sevmeyen sevilmez. Ruh, devamlı
sevgi gıdasına muhtaçtır. Sevgiden mahrum kalan ruh, dejenere olmaya
başlar.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.