(15+)
Sarı saçlarının rüzgârda savrulmasıyla ilgim dağıldı. Plajdaydım güzel bir akşamüstüydü. Orada öylece durmuş tahtadan yapılmış iskelenin üzerinde manzarayı izliyordum. Kızıl gökyüzünün denizle birleştiği yerde batmakta olan güneşin küçük yarım dairesi son gücüyle parlıyor, Sarı, turuncu ve arkasından kırmızı tonlarıyla gözlerimi kamaştırmaya çalışıyordu. Sarışın kız bana doğru yöneldi ve bütün güzel görüntüleri es geçip dikkatimi ona yönelttim. Sırtı açık mor bir elbise vardı üzerinde. Bacakları çok düzgün, beli çok ince, kalçaları çok yuvarlaktı. Rüzgâr elbisesinin etek bölümünü savuruyor ve altından güzel koyu mavi kot pantolonu gözüküyordu. Botlarının yeşil bağcıkları ayağında çok şirin duruyorlardı. Saçlarının dalgalanmalarında ara sıra koyu pembe minik küpeleri kulağında küçük inciler gibi parıldıyorlardı. O muhteşem gülümsemesi yüzüne bir maske gibi yerleşmiş ve sanki hiçbir şey onu üzmeyecekmiş gibi bilge bir tavırla bana bakıyordu. Gözlerinin rengi güneşin ışığına göre değişiyor, bakışlarının anlamını süslüyordu. Bakışlarında heceler vardı, büyük sözlerin habercileri… Bakışları cümleler gizliyordu sessiz bağırışlarla. Kirpikleri vahşi bir hayvanın kıvraklığında, parlak ve çekiciydi. Dudakları dalından toplanmayı bekleyen olgun meyveler gibi kırmızı ve dolgundu. Elleri küçük ve narin, tırnakları beyaz ojelerle süslenmişti. O ince elleri birer sanat eseriydi. Siyah, deri çantasının içine soktu elini.
Yüzündeki ifadeler bana yaşadıklarını anlatıyordu küçük ipuçlarıyla. Sevdiklerini, kızdıklarını hissettiriyordu bana istemeden de olsa. Ve burnunun kenarındaki o tuhaf iz… Nedenini öğrenmeyi çok merak ettiğim o olay. Tokasındaki küçük tavşancığa karşı hissettiği küçük duygu? Saçlarının hangi şampuanla yıkandığını ve annesini ne kadar sevdiğini merak ediyordum. Onu özlemeye başlamıştım. Benim bir kız arkadaşa ihtiyacım olup olmadığı önemli değildi artık. Önemli olan oydu…
Adını merak ettim sonra. Ona koydukları ismi yoğun bir iştahla bilmek istedim. Ne diye çağırıyorlardı onu yanlarına, hangi ismi kullanıyorlardı ve neyi çağrıştırıyordu bu. Onunla ne kadar özdeşleşiyordu ismi. En çok neye gülmüş ve en çok neye kızmıştı. İlk hatırladığı şey neydi ve en büyük hayalini oluşturmuş muydu kafasında. Onu sadece tanımak istiyordum masumca…
Ne savaşmak ve öldürmek, ne yok etmek, ne saldırmak… Sadece aşk, sadece merak!
Çıplak düşündüm sonra onu. Hiç çekinmeden, tanımadığım bir insanı düşünürken. Bilmiyordu nasıl olsa. (Bilmeyecekti hiç kimse)
Göğüsleri geldi aklıma, istediğim kıvamda, elimin içine sığacak kadar, ne çok büyük ne çok küçük. Hayal ettim pembe uçlarını ve yuvarlak kalçalarını. Çok ciddi bakıyordum dışarıdan bakıldığında. Ciddi bir olayı ciddi bir şekilde düşünür gibiydi yüz ifadem. Hırsızdım ben, bir düşünce hırsızı, bir göz zinası suçlusu, bir tür sanal sapık, metafiziksel tecavüzcüydüm. Nefret ettim kendimden, başımı çevirdim yine, masumane, doğal ve batmakta olan kızıl güneşe…
“Tanrım” dedim “affet bütün günahlarımı. Yarattığın bu güzellik karşısında tutamadım kendimi.” Dinliyordu tanrım beni, buna emindim.
“Tanrım” dedim “unutalım şimdilik olanları. İşlediğim her suç, yarattığın kaderime bağlı olmalı.”
Seviyordu tanrım beni, buna emindim.
“Tanrım” dedim “bir yol göster. İçimden gelen her şey birer sevap olmalı.”
İzin almış bir ifadeyle döndürdüm yüzümü yarattığım meleğe.
Elini çantasından çıkardı, aradığı şeyi bulamamış gibi. Ön cebinden sigarasını çıkardı ve ağzına soktu bana gülümseyerek. Yeniden başını çantasına çevirdi ve bir şeyler aramaya koyuldu. Çakmaktı aradığı, bunu herkes bilirdi…
Çakmağımı hızlı bir şekilde çıkarıp güzel bayanın sigarasını yaktım. Gülümsedi ve göz kırptı. Tam istediğim gibi, düşmüş, çılgın, rahat, orospu, basit ve dürüst bir kadın.
Tam istediğim gibi bir kaltak,
Âşık olabileceğim bir kevaşe.
Beklediğim kadın,
Hasretini çektiğim özlem.
İstediğim her şey,
Bende olmayan.
Ahlaksız bir ahlak,
Dürüst bir yalan.
Sarıldım ona ve kulağına eğildim. Sessiz ve haince fısıldadım sözlerimi:
“Seni sabaha kadar becermek istiyorum.” Güldü. “Evet” dedim “sabaha kadar.”
Görüyordu tanrım beni, buna emindim.
Kevaşe...
Hep hoşuma gitmiştir bu kelime.
Çok yakın bir tanıdığım, uğruna bileklerini kestiği aşkını bu şekilde anardı sarhoşken, hem nefret, hem istek, arasına karışık aşk..
Güzel betimleme olmuş, özgüven den çok,, özüne güvenene özlem.. Birazda Kevaşe işte..
hem insani isteklerinden hem de kadinlardan o kadar korkuyor ki adam. kendi aciziyetini ortmek icin kadini asagiliyor. orospu sensin burada.
gereksiz detaysal betimlemelerle zorlayarak ıkına sıkına sözümona sanatsal bir çalışma yapılmaya çalışılmış...
yapmayın ya...
o kadar da değil.
ben ilk okurken keyifle okudum...hoş bir hikaye bekliyordum...
bence anlatım da güzel. akıcı.
ancak sonlara doğru bozuldum açıkçası bestloser.
"becermek" fiiline karşı çok tepkili olduğum için sanırım.
bir erkeğin güzel bir kadına bakarken genelde aklından bunların geçtiği bilinen bir gerçek ama sanırım "dan diye söylenince" asap bozuyor.
Sarışının erkekler tarafından benimsenen ayrı bir yönü olduğunu herkes kabul etmiş durumda artık.
Sarışınsan, çirkin de olsan en az 2 kere bakılır.
Sarışınsan, arkan dönük de olsa, mutlaka yüzü nasıldır diye ön cepheden bakılır.
Sarışınsan, daha çok dikkat çekersin.
Sarışınsan, çoğu cahil kesimce o..pusundur.
Uzun yıllar sarı saç kullanan biri olarak , zordur sarışın olmak...
yazar, esasında burada farkında olmadan sanrılarını ve esikliklerini betimliyor “Seni sabaha kadar becermek istiyorum.” cümlesinden bunu anlıyoruz. okuyucu üzerinde, kadına karşı olan yeteneksizliğini ve cinsel güçsüzlüğünü fantezileri ile buluşturup kadından daha güçlü ve yetenekliymiş imajını yerleştirmeye çalışıyor, lakin karşısındaki kadın bunun farkında ve gülüyor kendisine, yani gerçekleri bilen kadın aslında pek de önemsemiyor olayın kahramanını, adeta O'na sen hayal kurmaya devam et anlamındadır bu gülüşü...
Absence sen sev diye yazmadım zaten, kop senin eleştiri sandığın şeyin ben içine tükürürüm. Yazmayı bilmeyen sadece okusun. Okuduğundan anlamayan en azından sussun.
Clicia x bu yazdığım deneme bir hikayedir özgeçmiş değil. Kendini psiikolog falan mı sanıyorsun sen. Az biraz oku öğren. Beni kendinle muhatap ettirme.
Ahenkli sandığınız bütün cümleleri diziştirip yazı yazma telaşı içindesiniz. Güneşin gözlerinizi kamaştırma isteği,çocukça bir ben merkezcilikden kalan bir his olmalı.'bakın ay dede beni takip ediyor' der gibi.rüzgar elbisesini savrulunca mı gördünüz kot pantolonu,kısa mıydı yani pantolon?böle bir kadına bilge bir bakışı nasıl yakıştırdınız,sizden bilgece bir bakış istesem,tarif eder misiniz?ben daha önce hiç görmedim de,affediniz.vahşi bir hayvan kıvraklığında kirpik nasıl olur efendim,kıvraklıkla kıvrıklık birbirine karışmış sanırım.sampuana çok güldüm,nesini merak ettiniz bunun,panten yada hacışakir,sizde neyi değiştirir?kepekten başka.hemende özlemeye başlamışsınız,aceleye gelmiş biraz,başka his bilmez misiniz siz?.sonrasında onu masumca tanıma isteğiniz ne olduda onu becerme isteğine dönüştü bize hiç dememişsiniz.şampuanını öğrendiniz ve dayanamadınız sanırsam.dışardan çok ciddi baktığınızı yazının bir kenarına benimde bir cümlem olsun diye bir arkadaşınız eklemiş olmalı..tanrım benide affet ben sadece sevmedim deyip geçecektim,ama durmadım,durulamadım.sayenizde birine göz kırpmaktanda korkar hale geldim,herkes sizin anladığınızı anlayacaksa eğer.sıfat hanenize birkaç alengirli bir şey ekleyinde lezzet gelsin efendim,ne öyle düşmüş,kalkmış falan..ahlaksız ahlak demişsiniz birde utanmadan,siz sadece sikinizle mi başkaldırırsınız?
yazar, esasında burada farkında olmadan sanrılarını ve esikliklerini betimliyor “Seni sabaha kadar becermek istiyorum.” cümlesinden bunu anlıyoruz. okuyucu üzerinde, kadına karşı olan yeteneksizliğini ve cinsel güçsüzlüğünü fantezileri ile buluşturup kadından daha güçlü ve yetenekliymiş imajını yerleştirmeye çalışıyor, lakin karşısındaki kadın bunun farkında ve gülüyor kendisine, yani gerçekleri bilen kadın aslında pek de önemsemiyor olayın kahramanını, adeta O'na sen hayal kurmaya devam et anlamındadır bu gülüşü...@kopanisti, Çok sert bir eleştiri sizinkisi de. Nasıl bir erdem bekliyorsunuz yazardan, anlamadım doğrusu.
Ahenkli sandığınız bütün cümleleri diziştirip yazı yazma telaşı içindesiniz. Güneşin gözlerinizi kamaştırma isteği,çocukça bir ben merkezcilikden kalan bir his olmalı.'bakın ay dede beni takip ediyor' der gibi.rüzgar elbisesini savrulunca mı gördünüz kot pantolonu,kısa mıydı yani pantolon?böle bir kadına bilge bir bakışı nasıl yakıştırdınız,sizden bilgece bir bakış istesem,tarif eder misiniz?ben daha önce hiç görmedim de,affediniz.vahşi bir hayvan kıvraklığında kirpik nasıl olur efendim,kıvraklıkla kıvrıklık birbirine karışmış sanırım.sampuana çok güldüm,nesini merak ettiniz bunun,panten yada hacışakir,sizde neyi değiştirir?kepekten başka.hemende özlemeye başlamışsınız,aceleye gelmiş biraz,başka his bilmez misiniz siz?.sonrasında onu masumca tanıma isteğiniz ne olduda onu becerme isteğine dönüştü bize hiç dememişsiniz.şampuanını öğrendiniz ve dayanamadınız sanırsam.dışardan çok ciddi baktığınızı yazının bir kenarına benimde bir cümlem olsun diye bir arkadaşınız eklemiş olmalı..tanrım benide affet ben sadece sevmedim deyip geçecektim,ama durmadım,durulamadım.sayenizde birine göz kırpmaktanda korkar hale geldim,herkes sizin anladığınızı anlayacaksa eğer.sıfat hanenize birkaç alengirli bir şey ekleyinde lezzet gelsin efendim,ne öyle düşmüş,kalkmış falan..ahlaksız ahlak demişsiniz birde utanmadan,siz sadece sikinizle mi başkaldırırsınız?@absence of mind, Kusura bakmayın ama siz de çok yüzeysel düşünüyorsunuz. Sizin anlayacağınız tarzda konuşmak gerekirse: Ben yazıyı çok beğendim. Belki de yazarla (sizin deyiminizle) aynı ezikliklere sahip olduğum içindir.
yazar, okura nezaket sınırlarını aşarak
kop senin eleştiri sandığın şeyin ben içine tükürürüm.diyor, buradan da sinirlerine hakim olmadığı ve en ufak bir eleştiriye saldırganca tutum takınarak alt ben, üst ben savaşı verdiğini anlayabiliriz ki zaten libidosunun da esiri...
yuh yani elestirilmeyi istemiyorsan niye yazdin?
@bestloser elbetteki yazmaya devam,birileri beğensede beğenmesede..benim yazılarımı da beğenmeyecek ustalıkta bir yığın insan var burada.ama ben eleştirilmeye bayılıyorum.sevmedim dediğimde samimi bir merakla neden olduğunu sorsaydım böyle anlatmazdım bende..@koza68,siz ne diyorsunuz kız kurusu falan,aynı kız kusuru burda ne çok yazanı seviyor haberiniz var mı sizin?
bu hafif, öyle bir iptilâ ki...
sigaram yok, içkim yok ama tek kötü alışkanlığım
bu hafif denen post-modern kaynana zırıltısı...
dadandık ve kaldık.
yol yordam, edeb erkân hususunda "medenî milletler seviyesi"ne erişmek için epey patinaj çekeceğimiz ise
buradaki "yazar" ve "muhatap" ilişkisinde ayyuk ayyuk
sırıtıyor.
"bi sus be mefkud" veciz ifadesi neticesi hızlandırılmış bir "adab-ı muaşeret" kursundan sonra bu "yazar"ın herhangi bir yazısına bulaşmama kararımı bozan şu oldu:
"senin eleştiri sandığın şeyin ben içine tükürürüm".
üstüne ekilen tuz ve bibere gelelim şimdi de:
"yazmayı bilmeyen sadece okusun", "okuduğundan anlamayan en azından sussun".
yazıyı beğenenlere "saol" maol, "beğenmedim" diyene;
"sen beğen diye yazmadık" çıkışı... ayıp.
eleştiri yazana da, bir büyükşehir belediye başkanı
ağzı: "eleştirinin içine tükürürüm".
arkadaşımız yaşı itibariyle pek hırçın.
"yazar" olma aşkı derin.
yaşı gereği, kadınların memesiyle, kıçıyla ilgileniyor.
bunu çoğu zaman "brutal" bir üslupla ifade ediyor.
sivri çıkışlarında bir muziplik, sempati sezilmiyor (henüz).
kırıcı, asiliği sunî.
"sert" edebiyat hevesinde ama bunu
yazıya dökecek birikimi (henüz) çok sığ (sularda).
kıyıda kumdan kaleler yapmakta olduğu kabul edecek
hazım potansiyeli (henüz) yok.
"yazar" kendisini okyanus diplerinde inci çıkarır tahayyül ediyor. nesnel bakış yok.
kıyıda kumlarla, kürek ve tırmıkla oynadığı dile getirilince de
bozuluyor; ben tüpsüz okyanus altında yirmi dakika durabiliyorum diye sağa sola çatıyor... çok feci.
"botlarının yeşil bağcıkları ayağında çok şirin duruyorlardı" yazan birinin değil okyanusta inci avcılığı yapması, plastik kovada suyla oynaması bile fazladır.
hadi, kovadaki suyla oynasın da, sağı solu, gelen geçeni
ıslatmasın bari, diyeceği geliyor insanın.
bunlara kızıp sunturlu küfürleri basacağı şüphe götürmez ama bu kadar lafı soluk da olsa bir "ışık" gördüğüm için yazdığımı bilmesi, egosunun emrine girmekten alıkoyacaktır belki onu.
uzun ve hızlandırılmış bir "abi" nasihatı çekmiştim kendisine...
kendisi, esere ve zâta söylenen cümleler arasında tefrik yeteneğini kullanarak yazdıklarımı tutmaktadır da...
eyvallah!
yazdıklarımı beğenip tutuyor olması, onu eleştirmememi
gerektirmez tabii.
üstelik bestloser'da "bir şeyler" de görmüşken...
lâkin, çok çalışması gerekmekte...
"teknik" ve içerik yönünden kumsalda oynaması bile
ileri bir aşama şu an için.
bunu hafif'in engin serbestiyetine veriyoruz.
eleştiriye hazım noktasında çok isyankâr.
yazara hakaret boyutu söz konusu olmadıktan sonra her eleştiri dikkate alınmalıdır.
tecrübenin asfaltına minik katkılardır samimi, dürüst her eleştiri.
azizim koza 68'in "toptancı" cümlesini de kendilerine yakıştırdığım söylenemez.
ne demek "kız kurularıyla abazalar"?
kaç kişiyi görüp "kız kurusu" olduğunu tespit etmiştir?
okuduklarımdan çıkardım, çok iddialıdır olası cevap olarak...
kezâ "abaza"lık mertebesi için "büttün"yazıları deşifre mi
etmiştir?
kendileriyle polemik değil niyetim.
tamam, birini yüreklendirelim.
bunu ifa ederken de, diğer üyeleri rencide hızarında heba etmeyelim, di mi ama?
samimi düşüncelerle yazılan bu yorumun aynı samimiyet içinde değerlendirileceğini umuyorum.
burada yazılar(ımız)la varız.
beğenmek ve sevmek arasındaki farkı bilelim.
yazılara hakaret, küfür edilmedikçe her kelimeyi olgunlukla
karşılayalım, alınacak bir fikir varsa alalım, yoksa sadece
küfürle olmaz bu "sanat" işi...
küfürünün altyapısı sağlam olunca da kabul görürsün ama
önce dil kullanımını rafineleştirmek gerek...
temennimdir: bumerang olmasın laflarım...
Kevaşeye aşık olunabilir, yazıda anlatılan buydu. "Saol" dediğim adam yazının içinden bunu alabilmiş bir insandır. Ben argo kullanarak okuyucuyu tahrih ederek veya teşhiri kullanarak yazılarımı ön plana çıkarma niyetinde değilim. İstersem bazı başarısız ve yazının ne olduğunu bilmeyen insanlar gibi arabeske kaçıp sayfalar dolusu boş şiirler yazabilirim. Benim anlatmak istediğim yazıların canlanması. Kötü eleştiri olarak hiç bir şey göremiyorum yazdıklarınızda.
Yazdıklarım genelde ahlaksız olacaktır. Site sahibi yazılara izin verdiği sürece yayınlanacak. Okuyan okur okumayan okumaz. BUndan sonra yorumlara katılmıyorum.
Daha önce verdiğim sert cevapların nedenleri var. Eğer bu basit sataşmalara sert cevaplar vermeseydim haklı olduğunuzu düşünüp üstüme gelmeye devam edecektiniz. Gerçeği görmeye ihtiyacınız var, ama artık umurumda değil.
bestloser;diğer lobu dene,bu kısmıyla olmuyor.anlamamakta ısrarcısın,yazılarını bu haliyle bukadar seversen,karınca adımı kadar ilerlemezsin..gerçeği görüp geliyim ben bir.sonra bir ara yorumlamaya devam ederim....okumayan okumaz demişsin,madem böle uzlaşıcaz,ben bestloser nikini gördüğüm her yazıdan son sürat kaçıyorum,sende bütün eleştirilerin önünü tıka,alkış seslerinde poponu kaşımaya devam et.
yazar kendini bişiy sanıyo, aklınca basit sataşmalara sert cevaplar vererek gerçeği göremeyenlere gerçeği gösteriyo duruşunda, bu duruşa ilaveten biraz da kompozisyon ve edebiyat derslerine gereken önemi verseydi ne iyi olurdu...
ben şahsen bunları diyen yazardan şahane yazılar beklerdim, en azından okuduktan sonra hiç yorum yapamamayı yazının altında ezilmeyi beklerdim, buna rağmen yazar egosuna söz geçiremiyor ne oldum delisi olmuş, artık kim onu böyle göklere çıkardıysa...
@mefkud kardeşim,
arkadaş,yasaksız,korkusuz tehditsiz yazsın demek istemiştim. adamın genlerinde yalakalık yok daha ne???popüler edebiyat yapacakmış yapsın kardeşim.
anlatıcının yeri belli belirsiz karışıkmış,bulunduğu yere göre değerlendirilir olur biter.
bana kalırsa burda birilerine "popüler" edebiyata yapıldığı gibi üvey evlat muamelesi çekiliyo,yazar da bundan şikayetçi zaten.
benim değerlendirmeme gelince; eskiden olduğu gibi bu tür yazıların,kasaba memurlarının,kahve müdavimlerinin,ev kadınlarının ilgisini çeken yazılar olduğunu demeye getirmiştim. "kız kuruları-abazalar" dam muradımız buydu.
sonuçta, yazılar avam-pasendane olarak karşımıza çıkmadıkça bence sorun yok. elit edebiyatçılar bence kafayı bunlara takmadan "tahlile" dayansınlar.
yazı güzel kaleme alınmış, renkler ve zevkler deyip tutuyorsun hikayeyi fakat bu blog denen mecrada maalesef yazarı da yazısının hemen dibinde bulup beğenini eleştirini iletebiliyorsun ki kitapçıdan alınan eserlerini sevdiğin bir yazarı ev sessizliğinde huzur içinde okurken ulaşılamayacak bir imkan bu. sonra yorumlara bakıyorsun tabii yazı hakkında göremediğin detaylara nail olabiilmek adına,,, bakıyorsun ve bakmaz olaydımla kalıyorsun ortada. biri hikayedeki bir cümleyi tutup bambaşka alanlara çekmiş, oradan bir başkası, kırk yıl düşünsen de bulamayacağın bir eleştiri de bulunmuş ve hatta güzel diye niteleyip tuttuğun yazarı cebinde bi dolu çakıl taşı, yorumlara taş denk getirmeye çalışırken okuyor buluyorsun kendini. bu ahval üzerine tuttuğuma mı yanayım, tuttuğumu çekmediğime mi yanayım şaşırıp kalıyorsun. bana göre yazarın yorumlardaki tutumu ne kadar absürdse, o bir cümleden bütün kadınların aşağılanmışlığını çıkarmak da o derece absürdtür. müstakilen bir adama edep erkân öğretmenin, o adam açısından bir yaşı, şimdi oldukça geç olduğu aşikar bir zamanı vardır. bence bu tartışmalardan zevk almayan, yada benim gibi böylesi münakaşalara girmeye kendini ve sinirlerini yetersiz hissedenler için naçizane önerim bir sonraki yazısını okumamaktır. sanırım bu, bir yazara yapılacak en şahane menfi eleştiridir.
ben demiştim bu kova zevk alıyo diye, olaya bak!
şarküteriye dönmüş buralar. az bişe salam veriver koçum
souls on fire
koza 68 | 22 dakika öncesalamım tam size göre, bütün olsun de mi?
hayat suda başladı salus per aquam
kopanisti | 2 dakika önce
DeğiştirSpinner | Sil
bestloser;
yazım eleştiririlmiyor diye çığırıp duruyordunuz.
hakkaten çok uyduruk olmuş. kendinizi cinsel devrim'in azgın savunucusu sanıyorsunuz veyahut. hele ahlaksız sanat yaptığınızı sanmanız, ayrıyeten bir sorunsaldır.
seni becermek istiyorum cümleniz veya hamdi koç ve bukowskiden yaptığınız özenmeler, araklamalar beni ilgilendirmiyor. her sarışını orospu sanarak, fantezi aleminizi bunun üzerine kurarak başta zaten ne kadar sığ olduğunuzu gösterdiniz. farklı bir şey, estetik bir şey söyleyin. estetiği ahlak ve ahlaksızlık (ki, sanatı toplumsal ananeyle değerlendirdiğiniz için zaten çuvalladınız. ahlâk topluma aiittir, sanata değil) bağlamından çıkarın artık.
dip not: rezillikleri bu sitede tescillenmiş olanların dolduruşuna gelmeyin, sonra siz de rezil olursunuz. kendi yazınızdan tırsıp, kaçarak; özelden kelimeler sallayarak olmaz bu işler. velhasıl demem odur ki; siz benim tırnağımın gölgesine bile değemezsiniz. o derece sığsınız:))
yazık olmuş kelimelere... sayın yazar(!) yanlış birleştirmiş, sözde cümle kurmuş! eleştiri kabul etmeyen midesi tükürmüş utanmadan-haddini bilmeden!
anlayamadım… ana fikir nedir? Bize neyi anlatmaya çalışıyorsun? Ve bundan sonra -böyle yazmaya devam ederek- bize neyi anlatmaya çalışacaksın? Yazık değil mi kelimelere saçma hayallerle ve yine saçma denemelerle dolu beyninize? Hadi yazık değil diyelim sana; ama bize yazık değil mi yahu?
Senin deneme –hikaye dediğin sapık (sakın yine sanattan söz etme, haddini bil!) fantezilerini daha ne kadar yazacaksın? Hiç yakın bir arkadaşın, dostun yok mu? Onlara anlatmayı neden hiç denemedin? Ve Neden sanki hayatımızda hiç kitap, gazete, yazı, makale vs okumamış gibi davranıyorsun bize? Biz neden buradayız sanıyorsun, her yazana saldırmak için mi? Bu nasıl bir önyargıdır?
Bu soruların cevabını istiyorum, mümkünse bana seni anlayabilmem için yardım et…
Yazı hakkında söylemek istediklerim söylenmiş. Ekleyecek “ben de bu yazının içine tükürürüm” den başka bir cümlem yoktur!
Hangisini yalamak istersin acaba?
(çok sinirlendim, fakat yazmasam olmayacaktı. son cümlelerim için tüm hafif camiasından özür dilerim…)
len kova, sen istedin önce olum bütününü sana yolladım ben de, kaşınma artık gerisi yok bitti, yavaş yavaş sindire sindire keyfiyle ye dedik sana, sen tuttun hepsini yedin, ben napayım.
Sayın Nevdalist ben yazılarım eleştirilmiyor diye çığırıp durduğumu hatırlamıyorum, lütfen bir copy paste örneği ile gösteriniz.
Yorum yazmak istemememin nedeni bazı sığ(gerçek anlamında sığ) görüşleri ciddiye alıp insanların kalbini boşuna kırmak istemediğim içindir. Uyduruk kavramının sizin için nerede başladığı ve nerede bittiği bu yazdıklarınızdan sonra gerçekten zerre kadar önemli değil. Farklı görüşlerde olduğumuz belli...
Bukowskî'nin "seni becermek istiyorum" şeklinde bir cümlesine hiç bir kitabında rastlayamazsınız. O direkt olarak s*ker.
"Her sarışını orospu sanmak" ?
Bunu tamamen geçiyorum belli ki başlıktan etkilenmişsiziniz. Fantezi alemimin sarışın kadınların orospu olduğundan ibaret olduğunu düşünen bir zihne sahip olmanız beni şaşırtıyor. Bu kesinlikle sizin kendi sığlığınız. Estetiği hiç bir zaman ahlak veya ahlaksızlıkla ilişkilendirmediğimi adınız gibi bildiğinizi düşünüyordum.
Sanatı değil ahlakı toplumsal ananelerle değerlendirdim bunu da biliyorsunuz. Ahlak topluma aittir sanata değil, evet katılıyorum ve sanatın ahlaksız olması da buradan gelilyor.
Yazmadan önce düşünürseniz ve yazdıklarımı yorumlayabilecek bir organınızla okursanız sizin için daha iyi olur.
Bu çok fazla korkmuş olduğunuz rezil olma kavramından biraz olsun uzaklaşabilirsiniz. Saın Nevdalist, pek sayın
Nevdalist.
Sevgiler.
(En dip not: beni yorum yazmaya zorlamayınız. Hissettiğiniz gibi bu sizin zararınıza olacaktır.)
Sayın expresyon siz tükürülecek eleştirileri dilediğiniz gibi yalayıp yutabilirsiniz benim buna ihtiyacım yok. Yazdığınız yorumlarla (“orospu sensin” gibi) gerçekten yazıyı eleştirdiğinizi düşünüyorsanız evet ben o eleştiri gibi görünen sataşmaların içine balgamlı bir şekilde tükürürüm. “Haddini bil” cümlesini pek sevdiğiniz belli… Bir insanın haddi nedir? Bu sorunun cevabını edebiyatta veya felsefede aradığınız oldu mu? Sayın expresyon benim sizin hayal bile edemeyeceğiniz kadar geniş bir sosyal arkadaş çevrem var. Türk edebiyatında yeni denemeler yapmak için düşündüklerimi ve yazdıklarımı onlara mı anlatayım bumu demek istediğiniz? Belki de ne demek istediğinizi tam olarak bilmiyorsunuz. Lütfen gereken cevapları gereken kişilere verdiğimde üstünüze alınıp ortamı dengelemeye çalışmayınız.
Sayın expresyon umarım yazdıklarım beni tanıma çabanız için yeterince yardımcı olmuştur.
Sevgiler…
hey allahım beni varlığından süphe ettirecek kulllar niye yarattın.hala -sanat ahlaksız- diyor adam yahu.ben o kadar yazdım yazının bu yanlarını sevmedim,tırmalıyor beni,öle tatlı tatlı kaşımıyor,resmen kanatıyor diye ..demek siz bizi sığ bulduğunuz için cevap vermediniz?verecek olsanız ne derdiniz merak ediyorum..yenildiğimizi,bilmediğimizi kabul etmek zordur..bu sırrı saklama kendinden..
Türk edebiyatında yeni denemeler yapmak için düşündüklerimi ve yazdıklarımı onlara mı anlatayım bumu demek istediğiniz?
hayır! asla! bak biz iyi kötü eleştiriyoruz seni... onlar bırak okumayı, selamını bile almazlar sen böyle oldukça. kıymetimizi bil. "eleştirilerini al, otur aşşaaa"
Sen hayatında kötü eleştiri görmemişsin, bende seni tanımış oluyorum ne güzel.
yahu yazmayı bilmiyorsun bari doğru oku! bak ne demişim;
Bu soruların cevabını istiyorum, mümkünse bana seni anlayabilmem için yardım et…
evet genelde okuduğum tüm yazıları anlamaya çalışıyorum yazarı ile birlikte... ne yapayım ben böyleyim... doğal olarak buradaki herkes için geçerli bu değil mi? ama sen bunu kendi lehine çevirmek istiyorsan o başka. o şerefe erişemeyeceğini tekrar belirtmeme gerek yok sanırım... yoksa belirtmeli miyim? anlar mısın? yorumumdaki bir çok soruya hala cevap vermedin, tekrar sorayım en çok merak ettiklerimi:
bu yazdığın yazıdaki ana fikir nedir? Bize neyi anlatmaya çalışıyorsun?
İnan6666'nın yorumlarını oku expresyon, o çıkardığı anafikri anlaşılır bi dilde anlatıyor. Senin beğenebileceğin bir şekilde kötü ve iyi eleştiriler yapıyor. Yazar yazıdaki ana fikri söylerse ne anlamı kalır değil mi? Ayrıca yeterince merak ettiğini sanmıyorum. Size anlatmaya çalıştığım her şey yazdıklarımın arasında var. Görebilen görüyor ve bu zevki sizinle paylaşmıyor. Üzgünüm.
biz iyi bir dilde anlatıyoruz da ne oluyor be adam.bak mefkud ne güzel inceden inceden anlatmış meseleyi..ana fikri bulda söyle sen,ben ömür billa susucam...
ha tamam... senin bize anlatmak istediklerin var yani bu yazıda... tüh ben hiç anlayamadım, ve de tuhaftır hala anlayamıyorum. ama anlatmak istediğini anlayamasamda, yazının berbat olduğunu anlıyorum. bakış açısı diyelim sayın yazar(!)
benim 5 yaşındaki henüz okula gitmeyen yiğenim de yazar(!)
Kızıl gökyüzünün denizle birleştiği yerde batmakta olan güneşin küçük yarım dairesi son gücüyle parlıyor
sayın yazar, parlayak küçük yarım daireyse parlamayan büyük yarım daire mi oluyo? madem yarım daire neden biri küçük, yarım ekmek dersek, yani diğer yarımıyla aynı olur de mi?
kendi yazılarına olan yorumlardan dolayı hafifte bulunan bir çok yazıyı okumamışsın belliki... haklısın, biz sana hiç fırsat vermedik ki. bir ara soluklan da arşivi bir dolaş, bak bakalım kim-neyi-nasıl yazar?
@bestloser,şu sorulara cevap versene sen,küçük yarım daire,vahşi hayvan kıvraklığında kiprik...ve daha öncede sorduklarımın tümü nasıl oluyor.kaçma bu sorulardan,cevap ver,fikirden falan geçtim ama bunları cevaplaman sana da iyi gelecektir.
olum hayalle olmaz o iş, yarım daire dersen ikisi de eşit demektir küçük yarım daire diye bişey olmaz
Sarışın kız bana doğru yöneldi ve bütün güzel görüntüleri es geçip dikkatimi ona yönelttim. Sırtı açık mor bir elbise vardı üzerinde.
sarışın kız sana doğru yöneldiyse, mor elbisesinin sırtı açık olduğunu nasıl anladın, arkasında ayna mı vardı yoksa ne?
ama ben dedim değil mi?
bu embesiller şimdi bu hareket neyin nesidir diye sorarlar ve hatta gerçek sanırlar diye.
o yüzden inan, yorma kendini koca göbeği dışında bu hayatta kütlesel ağırlığı olmayanlar için.
ohh şıkır şıkır oldum!
ebem ısındı lan yorumları okumaktan...!
O Göztepe saldır,
tosun dün sosis yedi kuş gribi olacak,
yalancıktan üzmüşüz bişeycikler olmaz... cik!
Yazmak-çizmek-gelmek-gitmek-hayat
Yazarken gelen meni pek rahatsız eder edebi dillere alışık yosmayı, giderken bir elveda yahut gitmek sadece yeter mi hayata?
Rammenstein-Lost Highway
Yahut hafif versiyonu mu demeli idim?
Orada öylece durmuş tahtadan yapılmış iskelenin üzerinde manzarayı izliyordum.
iskelenin üzerinde manzara izliyorsan batmakta olan güneşin senin tabirinle küçük yarım dairesine de bakıyosan, demek ki sen denizden batan bir güneşe bakıyorsun, e peki o zaman sana doğru gelen sarışın kızı nasıl görüyorsun, heee!
denizden mi çıkıyo bu yaratık yoksa senin ensende gözün mü var, yada acaip bi durum var bu işte,
annadım şimdi sen rüya gördün aslında ve sabaha doğru hamamcı oldun di mi?
Bestloser'a dedim, mefkud'u bir dinle inan6666'nın yorumlarında kendine gel dedim, dinlemiş gibi de gözüküyordu ama ve lakin olmuyor!
Nevdalist senin ince uyarıların az biraz fazla kaçar görüşündeyim, ne diyeyim bilemedim yorumlar uçuyor...
göğüsleri geldi aklıma demişsin,daha önceden tanıdığın göğüsler miydi ki aklına gelsinler,elinizin içine sığacak kadar olduğunu bile bilmişsiniz,yoksa siz hayal ettim mi demek istediniz?...tüm bunlara cevap istiyorum,kopanisti-nin yazdıklarına da.
kendinizi neden sanal sapık sandınız?durumla ilgisi nedir?düşünce suçu nedir,bunu da birkez sizden dinlemek istiyorum.
Silmeyi durdurun!
Hafızamızı geri istemiyoruz ki!
Hafif ağırlaşıyor mu böyle!
Moderasyon, eğer küfre hayır diyor ise bu izole toplu yazı mekanına en büyük hakarettir görüşündeyim. Kimsenin ağzı süt kokmuyor ki burada, anlayamıyorum zaten dünyada kadın ve erkeğin cinsel uzuvları örtülü adem-havva michelangelo tasfirlerinden beri, daha neyini örtüyorsunuz ki! Masum değil mi, boş değil mi küfür içeriği içi boşaltılmış cinselliğe dayandığı sürece!
Asıl küfrü ben ediyorum yukarıda, anlayış eksiği var diyorum Bestlooser'a ve bu gerçek! Asıl can yakan gerçek değil mi? Neyi engelliyor bu tutum?
Yazıyı sadece hata bulabilmek amacıyla okuyan insanlarsınız ve hata diye bulduğunuz şeyler sadece hayal gücünüzün sığlığı. Bu hepsine ortak bir cevaptır. Anladın mı absence? Sanmıyorum:)
Wassago sen altı boş hakaret ve küfürleri yeterince özümseyene kadar anlamakta serbestsin. Benim bu konuda anlayış kıtlığım var. Herkes alacağını alıyor sen kafanı yorma.
Üzgünüm, best of loose for human! Anlayış hep bir yerlerde kalıyor geride, dans etme! Eğer yorumlar silinecek ise ve bunu birileri sana demiş ise, şimdi hepimiz hakarete uğradık!
Silmeyin!
Yorumların silinmesiyle zerre kadar ilgim yok. Açıkçası çoğunu okumaya değer bulmuyorum moderasyondan biri olsam hepsini silerdim:)
küfür ve argo serbest. öyle olmasa şunun gibi yazılar yayına alınmaz. lütfen aynı konular tekrar tekrar tartışılmasın. buradaki herkesin küfür ile şahsa hakareti ayırabilecek yeterlikte olduğunu hepimiz biliyoruz. uzatmayacağım, sorusu olan her zamanki gibi mail veya mesajla ulaşabilir. saygılar.
İnan6666cım ben şikayetimi özel mesajda suratına yapıştırıyorum bunu biliyosun. Benden bulma yani. Bana göre şikayet etmeye değer bir şey yazmadın şu ana kadar. Hatta hiç bir şey yazmadın diyebilirim. (Özele gel:)
mantar68 şikayet etmiştir gene, yedi yiyeceini bugün naklen, akşama banntan kimse seyretsin istemiyodur.
dağda mantar toplarken alışkanlık yapmış bazı şeyler
inan6666 shane'e hakaret etmese idin keşke... Bir pardon'u hak ediyor kanısındayım...
şöyle ki, moderasyonun sesi radyosu'nun en yürekli kişisi bu kalıba oturmaz görüşündeyim!
ben de basitçe sevap verdim efendim, lütfen linki açıp okuyun. kimin şikayet ettiğini söylemek zorunda değilim, ayrıca söylemem de doğru değil. yine linkte de yazdığı gibi kimsenin şikayet etmesine de gerek yok. hedef belirten hakaretlerin silinmesinde yanlış bir taraf yoktur. elimden geldiğince yorumları takip etmeye çalışıyorum. hakaret edilmesinin normal karşılandığı zihniyete bir anlam vermeye çalışmaktan artık vazgeçtim. dediğim gibi fazla uzatmayacağım. saygılar.
Özele gelmeyecek kadar korkaksın sen, küfürsüz konuşmayı beceremeyecek kadar pasifsin aynı zamanda. Ne olduğunu duymak rahatsız ediyor seni, başka bir şey değil:) İşin özeli geneli bundan ibaret. Git köprüden atla.
Vazgeçmek olmaz shane.
Şimdi bu olmadı... Anlamak için herşey!
Yazı yazmayı seven birinin şiirleri arebesk ya da başka bir şekilde isimlendirmesi manidardır.
Şakşakcılık yapmayanlar ahkam kesmesin. Ahkamlar bol göt kaldıran cinsden olsun. Yıkama - yalama bölümümüz hizmete henüz girmediğinden, şimdilik bu ahkamlarla idare edeceksiniz.
ben şikayet ettim lan ne bağırıyon
saolsun çocuklar her sözümü dinlerler.aramızda kırmızı tel var.
silin diyom sikiyler.
Shane, şimdi iki eğlenemeyecek mi insanlar bak ne ahkam kesiliyor!
"Özel" hayata taciz ve tecavüzden bahsediliyor, şimdi ipini serecek, eğlenecek adama dur ona buna değil dağa taşa edecek rahatlıyacaksın nasıl denir?
Şiirlerin hepsi arabesk ve boş olacak diye bir şey yok ki badoer.. Hepsi öyle değil zaten ayırdedebilene.