Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "HOBİ MALZEMELERİ"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

kabus karabasan düş işkence acı rüya zonklayan kafam nightmare

Yatağa sığınmam lazım. Tüm vücudumu yorganın altına alıyorum. Kafam dâhil. Zaten yastık kullanmam ben. Ama bunu kimseler bilmez. Ne diyorum ben? Bağırmak istiyorum. Şu anda var mıyım yok muyum kontrol etmek için bağıracağım. Ah evet. Varım.

Eğer varsam o zaman neyim? Neyim ben? Rüya ile gerçeğin farkındalığı yok bende biliyor musun? İğrenç bir durum. Var olduğumu biliyorum ama ne olduğumu tanımlayamıyorum. Ellerimi kafamda gezdiriyorum. Saçlarımın arasında parmaklarım geziniyor. Yatağımda bir sürü diken var sanki. Çocukluğumdaki bir yere gidiyorum. Çamurdan çömlekler yaptığım yere. Sonra güneşin altında kuruturdum onları. Karıncaları seyrederdim durmadan. Hayali arkadaşlarım, tanklarım, uçaklarım vardı. Çatışmalarda öldürülürdüm defalarca.

Ellerim büyüyor. Ellerim tüm bedenimden büyük. Ellerimi taşıyamıyorum. Ellerim çok ağır anne! Dudaklarım neden çatladı? Yorganlar altında cılız zavallı bedenim. Korkular yumağında ezilen ruhum. Ateşler içindeyim.

Deli olup kurtulmam lazım. Ama yapamıyorum. Deli olmayı bile beceremiyorum. Bu yarı delilikten hiç kimse memnun değil. Ben de dâhilim buna. Tüm ümitlerimi kaybedersem özgür olacağımı hatta mutlu olacağımı söyleyenler var.

Neyim ben? Sorular, sorular, sorular…

Gülünç mü bu? Yooo! İstediğim gibi gülemiyorum işte. Sıyırmam lazım evet sıyırmam lazım. Toplum, kendi sıradan mantığını taşımayanları tımarhanede boğazlatıyor işte. Ne derseniz deyin! İçimdeki bu feci duyarlılık sürekli kemiriyor beynimi. Ban ağlamak istiyorum; akıl hastalarıyla, melankoliklerle, çaresizlerle, kimsesizlerle, gariplerle, yalnızlarla, bunaklarla, sayıklayanlarla, sanrılarıyla yaşayanlarla.

Ben aslında bir şey arıyorum. Sabah uyanır uyanmaz yüzüme yerleşen tedirginlik bu yüzden. Delicesine arıyorum. Krizlere giriyorum. Saatlerce soğuk fayansların üstünde iki büklüm uzanıp bekliyorum. Neyi aradığımı bulamıyorum. Dayanılmaz gerçekleri söylediğim arkadaşlarımı kaybediyorum birer birer. Çıldırmak isteyişim belki de bu yüzden.

Takma kafana diyor herkes, takma! Hangi gerçeğe takılmadan ulaşılır? Hangi gerçeğe? Uğultulu sonsuzluk… Garip direnişim… Küller… Rüyalarımın kahramanı kurbağa ölüleri. Ezik, bağırsakları dışarı fırlamış kurbağa ölüleri. Beni hiçbir zaman anlayamayacak olan küçük kız. Ter kokum. Hiç uğruna darağacında sallanan bedenler. Rüyalarım bunlar. Kâbuslarım da…


9 ahkam var

Ahkâmlar

Anlayışın zayıf mı?

Cidden soruyorum, demek istediğim sana göre... Sanki kavrayışının sınırlarında ciddi bir tatminsizlikten sözediyorsun, çıldırmaktan çok!

Rahat bırak (demesi kolay-yapması daha kolay bir oluş rahatlık). Hüznünü çıkarma benliğini giy hassasiyetin bu benlik parçalanması acıların sorunların sorumluluğunu üzerinde hissetme algısı (belki biliçli/bilinçsiz).

Ne diye yazıyorum sonuç olarak neden yazıyorum bilmiyorum demek geçiyor içimden, bu soruya aldığım yanıt sessizlik böyle olunca insan bilmem deyip iç geçirir genelde...

Lakin sende biliyorsun düşünmek demek açılmak demektir/anlam kayması demektir ve bunları tanıyorum bir tür geçmişin ve belki devamlılığın anlamı üzerine yazıyorum. Sanırım en çok bir fikrim olduğunu düşünüyorum ben karşılaştığımda üç beş bu analizi yaptım belki yardımı dokunur tüm bunlara anlamı "Bu" veriyor çünkü...

Şimdiden, sağlıklı olanın düşlerin değil eylemlerin olması dileklerim ve temennilerimle deyip siktirip gidiyorum! (düşlerin uçmasında bir mahzur yok fikrinin anlaşılması ekstra bir rahatlık bünyeye katacaktır, bilinç altımız almayınca üstten sadece ittirmiş oluyoruz bir anlamda, şimdi harbiden gittim)

uyuşturucu ve sigara gibi hayat'da adamı öldürür:)yani tadını çıkarın!:)
Karıncaları seyrederdim durmadan

Çattııkaş ile ortak bir yönümüz olması ne hoş!!!
Geçmiş ile şimdi arasında bir yerlerde ortak bir yön...

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

Yeniden doğmayı düşünsene, ormanı tümden değil, sadece bir ağacı düşünmeye..

Evi yeniden, yapılandırmaya, eski tüm eşyaları atıp boş odaları dolaşıp, tek tek sevdiğin eşyaları uygun yerlere sadece kendine göre yerleştirmeye...Doğsana..

Adım adım, karıncalar gibi, hareket etsene, onların kendilerini izlemeye hiç vakitleri olmadı ki..

bilindik hüsran sizinkisi, sancılarınızı sayıklamaya devam edin, zaman geçer..

kaybetme korkusuyla sarıldıkça, görünen o ki, sarıldığımız o şey kaybetmek istemediğimiz o şey olmaktan çıkıyor..

bütün kelimeleri çıkart zihninden..tanımlamalar ve sınırlandırmalara gerek yok, uyanıyoruz ya artık, aslında bize de gerek yok..
kelimeleri sustur, deli diye birşey yok, tüm diğerlerini sokacak büyüklükte tımarhane yapamadıkları için içerde olan onlar..
karıncaları izlemeye devam et.
karıncaların mı yoksa türbülansa tutulmuş bu insanlığın mı gerçek bilgi hakimi olduğunu düşün?
karıncalar hiç yollarını şaşırmıyorlar..
(ben de çok izledim, ordan biliyorum).
boşver diyeceğim ya, yine de boşver dememeliyim sana.

iyidir iyidir. vardır bir keramet

uzun bir yolculuk düşüncelerdeki düşün aralığında. gidiyorsun gidiyorsun bitmiyor. her şey karman çorman ve algılamaktan ileri derecede noksan haller. kimse anlamıyor bütün bu anlamsızlıkların nedenini. yalandan bir masumiyeti taktımıydı her kes meleğin barkodunu çıkardım sanıyor. saçma bir durum ama bu oluyor.

tarifesi son bulmuş tarih muallakları gibi, hep saçmalayan düşlerin bazen gerçek çıkma olasılığı ürkütücü bir nihayet. başını sokup kendini boğduğun hayallerin aydınlığı bile boğucu oluyor kimi zaman. hiç bir şey seni anlamasın ve sevmesin istiyorsun öyle anlarda. bunun hafifliğini yaşayıp kimsesizlikte, kimseleri özlemek istiyorsun belkide. yalnızlığı istiyorsun kendine en ait olanından. bir müddet dinlenmek için.

gece nasıl yavaşça kararırsa gündüze, yıldızlar nasıl parlarsa aydınlığa narince, öyle bir yalnızlık. bütün yükünü bir yerden kaldırıp diğer bir köşeye atabilmek için. kendine kalmak istiyorsun uzun bir süre. uzatabildiğin kadar uzun bir zaman aralığında. kafanı o saçma seslerden uzak tutmak için.

eğer böyle bir zamanda yoksa gideceğin bir mekan, uykuya kaçıyorsun en kısasından. uykularında kendini boğuyor ve sesleri susturuyorsun. hiçi uykularında yakalıyorsun aylarca. yolda yürürken zihnini saçma sözlerden boşaltmak için plakalardaki rakamları topluyorsun yanyanalığında. önünden her gün geçtiğin duvarın çatlaklarının ne çoğalıp çoğalmadığını, oturduğun otobüs koltuğunu eskiten kaçıncı kişi olduğunu.

yarı delilik ve bilinçli delirme hali. hangisi insan bünyesini sarsarak zarar veriyor kıyaslamak lazım. bilinçli delilikte kişi zorlada olsa kendini tersine çevirip aklını fırıldak misali eksenin tersine dolandırıyorda dolandırıyor. yarı delilik zorunda kalmışlığın mecbur yaşamı. belkide öylesineliğin hissedilen o hazin hali. zorluyor insanı ama yıprattığını farkettirmiyor. içten kanıyor ruh dışarıya izini saklıyor. biraz daha sürüklerse belki bulacak aydınlığı ama yorgun bir türlü ayaklanamıyor.

geçenlerde bir farkındalığın, zıvanasından solukladığı bir çocuğu görür gibi oldum ama yok hiç halim arzuhal etmiyor söylediğimi. sayılan o fayanslar, akılda tutulan rakamlar, uykudaki düş, aynaya baktığında görmeye çalıştığın arka oda. fazla zor bir çekiştirme hali. dönüşümler dönüşüyor kendine.

içsel döngünü iyi bir dille anlatmışsın chattagush kalemine sağlık.

@wassago2000,
kendini labirentin içinde çıkış yolu aramak için çırpınan bir fare gibi hisseden birinden sağlıklı eylemler beklemek kolay olmasa gerek. kıt çözümlerin altında ezilen fareye göre anlayış kıtlığı da bir o kadar olağandır.

@LeSorcier,
güzel... görmek isteyene çok şey verir karıncalar...

@pillibebekkuyuda,
yeniden doğduğumda unuttuğum acılarım da benimle birlikte ya yeniden doğarsa? ürkütücü...

@absence of sense,
"boş ver" zihnimden çıkartmam gereken ifadelerden biri de bu mu?

@sahinden,
iyi kötü güzel çirkin

@zorkedi,
benimkisi de mecburi bir yarı delilik hali olsa gerek,
haklı olabilirsin.

@chattagush, mutlaka tedavisi vardır:(

@akoni,

Toplum, kendi sıradan mantığını taşımayanları tımarhanede boğazlatıyor işte. Ne derseniz deyin!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu