Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Pilli gelirlerini nasıl değerlendirelim ?"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

En büyük mutsuzluk sevilmemiş olmak değil, sevmemektir”.
Başlamam gerekiyordu, ilk adımı atmıştım çoktan. Kendimi seviyordum, ama bu değildi burada bahsedilen. Ya da anneannemin yatmadan önce kulağıma fısıldadığı masallarda olanlar.
İlk olarak onlarca post-it’e bunu yazmam gerekti. Yerleştirme planı ise şu şekilde idi: Odamın duvarlarına 7, mutfağa 6, bilgisayar monitörüne 2, banyoya 5, koridora 5, ve evin değişik yerlerine olmak üzere toplam 39.

herkül...evet, ben çizdim..
herkül...evet, ben çizdim..

Hayır, unutkan olduğumdan veya kafam almadığından değil, sadece biraz yoğunlaşma sorunum var. Bu sorunu bu hatırlatıcılarla ortadan kaldırabilirim. Ama sevmek için konsantrasyona mı ihtiyaç vardı..kendimle çelişiyorum sanırım.

İşe ilk olarak su kaplumbağam Herkül’ü sevmekle başladım. Artık, zıplamayı öğrenebilsin diye yemini telle yukarıya kaldırmıyordum. Öylecene bırakıyordum yemini yanına.
Şimdi, onu seven bir evcil hayvan bakıcısı olarak ilgileniyorum onunla. Suyunu her gün değiştiriyor, kabuğunu fırçalıyor ona olan ilgimi aksatmıyorum. Seviyordum artık onu. Güzel bir başlangıçtı en azından.

Sonraki gün kahvaltı yapmak için tavayı ararken, tam da küfür zerreleri saçılacakken ağzımdan, tencerelerin arasından kafama düşen kapağın üzerinde yazan “En büyük mutsuzluk sevilmemiş olmak değil, sevmemektir.” notunu korkuyla okudum. Tamam, bunu başlatmayı ben istedim. Onlarca post-iti ben ayarladım. Şimdi bu şekilde kafama vurarak yapılmaya çalışılan anlatım yanlış değil miydi. Kafamdaki acının da etkisiyle, sinirimi dizginleyerek hatta sonlara doğru neşelenerek tamamladım kahvaltımı.
Az önceki şarapnel parçası endamıyla fırlayan kapak, bana, durmamam gerektiğini hatırlatıyordu, bu sebepten bir sonraki adımım alt komşumdu. Ne nemrut, ne huysuz, ne sevimsiz bir teyzeydi. Bayramda elini öpmeye gittiğimde, geç kaldığımı söyleyerek suratıma kapıyı kapatan, yıkadıktan sonra kurusun diye yeni aldığım t-shirtümü asarken, yanlışlıkla balkonuna düşürüp, istemeye gittiğimde de vermeyip, onu yer bezi(evet gördüm!) yapan bir yaşlı teyzeydi. Nasıl sevebilirdim onu, benim için çok zordu. Ama başarmalıyım, seçilen oydu. Kurtuluş yok.
Gittim kapısını çaldım, bir istediği var mıydı marketten onu soracaktım. Bu en mantıklı olan yöntemdi. Güler yüzlüydüm. Kapının deliğinden baktığını fark ettim. Ama beklesem de kapıyı açmadı. Kapıyı tekrar elimle çalarak, ağzımı da kapının kenarına uzatarak “Asiye teyze markete gidiyorum bir şey lazım mı” diye seslendim. Az sonra geldi, kapının arkasında ki zinciri takıp kapıyı açtı. Kendimi o an pazarlamacı gibi hissettim. Açar açmaz “bir şey falan istemiyorum, niye uyutmuyorsun beni, gece de uyutmadın zaten, ne istiyorsun benden” dedi ve kıyamet şeklinde kapattı kapıyı. Hayır, yıldırmamalıydı bu beni, marketten sevdiği eriklerden, çileklerden ve meyveli yoğurtlardan aldım gelirken. “Asiye teyze kapıya seveceğinizi umduğum bir şey bırakıyorum” diyip kapıya erzak poşetini astım.
Çıktım evime. Bu şekilde 10 gün, değişik tatlar ve arada bir de bir dal çiçek sunumuyla geçti. Düşünmeden, neden bunları yaptığımı sorma sakın. Mutluydum en basitinden. Asiye teyzeyi artık tamamen sevdiğimi ve kendime yeni bir hedef belirlemeyi düşündüğüm bir gece kapım çaldı. Asiye teyzenin elinde orta boylu bir tencere vardı. Gülümseyerek(ufak bir kız çocuğunu andırıyordu), bir şey söylemeden tencereyi bana verip gitti. Mutfak masasında açtığım tencerenin içi tıka basa yaprak sarmasıyla doluydu. Afiyetle yedim. Onu cidden seviyordum artık.
Şimdi sırada, beni unutmaya yüz tutmuş kuzenim, dışarıda kalan ayakkabıma işeyen apartman kedisi vardı. Ve hocam, ve arkadaşlarım, ve amcam, ve kapıcım…
Gerçekleşen görevler eşliğinde etrafım sevdiğim insanlarla dolmaya başladı. Sevdikçe artan mutluluk trenini yakaladım sonunda. MUTLUYUM.

Mutluyum demeyi ben de istiyorum diyorsanız..

Bir ara, bunu siz de deneyin..ya da beklemeden, şimdi deneyin, alelacele.
Neyse, canınız cehenneme!..

*Kabul, kendimle çelişiyorum?


90 ahkam var
Önceki yazı: BİRA

Ahkâmlar

Seninde canın cehenneme :) oarada da görüşelim di mi?

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

shadowy (:, imzana da uymuş deli gibi..

Boş zaman makinası!

Hepsini okumadım ama girişinden berbat bir yazı olduğunu düşündürdü.

@DORUK YILDIZTEKIN, sonunu oku tam sana göre,

Boş zaman makinası!

Aynen senin girişin gibimi ?

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Bu ne saygısızlıktır yahu...

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

Önyargıyı yıkmak atomu parçalamaktan daha zordur- Einstein

Fark etmekle fark ettiğini göstermek arasında ince bir fark vardır.

Xerre, sonunu okudum. Tam bana göre değil. Shadowy, beni girerken henüz görmüş değilsin.

Bir işin başı hepsi hakkında rahatlıkla fikir verir LeSorcier.

Aggali+1

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

Seni de görelim doruklardan inde...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

bu sitede neden böyle şeyler yapılıyor? hepiniz kavga edecek yer arıyorsunuz.

cevap bana mı yazıldı, inan6666.

sorun beğenmemen değil, bunu sen de biliyorsun(ki beğenilme kaygısı duysam yazım farklı olurdu).
yakında diğer yorumlarda "hepsini okumaya üşendim","baştan analadım ben, iyi değilmiş" gibi boy gösterecek olma endişesi canımı sıktı..
neyse ..

Boş zaman makinası!

Çıktı bile..Bi vakitler benim yazımda peydahlanmıştı.
"Üşenmişti" bir arkadaş yazıyı okumaya ama üşendiğini yazmaya üşenmemişti..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

Shadowy demogoloji yapma. İnan6666 demogoloji yapma. Xerre "hepsini okumaya üşendim" , "baştan (burayı heyecandan olacak yanlış yazmışsın) anladım ben, iyi değilmiş" demeyeceğim. Şimdi sus.

Yazının başını okumadan karar veremeyen özürlüdür arkadaşlar. Herhalde siz 24 saatinizi hafifte geçiriyorsunuz.

İnan6666 demogoloji yapma. Yazının berbat olduğunu düşündürdü.

Sayın doruk yıldıztekin kavga edecek yer aradığınız belli.

bu yaptığınız çok terbiyesizce.
bu sitede en azından terbiye ve nezaket kurallarına uymak zorundayız.
yazıyı beğenmeyebilirsiniz, ancak böyle saygısızca davranmanıza gerek yok.

sevgilerle

INTERNET CAFEE girsin demekle girmiyor biliyorsun.

Evet ya söyle süper bizi yazda okuyalım arkadaş ya utansın herkes...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Suskunluk terbiyesizce olan nedir? Yazının başını okuyup berbat olduğunu düşündürmesi mi? Yoksa ona karşı verilen tepki mi? Akıllı ol. Öyle cevap ver.

Shadowy boş konuşma.

Bir dahaki yazımın başlığını "Amip Terör Örgütü" koyacam..

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

INTERNET CAFEE boş konuşma.

Doldur beni o zaman...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

yok yanlış yazmadım tam da uyuyor "analaman",

sen 20 ağustos titreşimimisin de gelir gelmez, beyin kıvrımlarını kasarak iki çift yaptığın yorum üzerine, sus kelimesi o bal dudakların dökülüyor.
akıtma o gülgonca misali ağzından, doruklarından akıttığın yorumlarını..
neyse, canın cehenneme, diyip yazıya döenlim..(ahhhh olamaz yine YILDIZKEKİNE vereceğim cevap yüzünden heyecanladım, yanlış yazdım..hay aksi şeytan)

Boş zaman makinası!

biz bu boş dolu meselesini kendi kendimize hal ettik. sen bi fikir koy ortaya. karnı açlar sebeplensin.

berbat kelimesi sizce saygısızca değil mi?
çok pis koktu buralar, polemik yapacak başka kişileri bulun.
böyle insanlara karşı sitedeki herkes tavır almalı.
bazen tepkisiz kalmak en büyük cevaptır.

Xerre, eline sağlık, ben yazını çok beğendim.
bu sitede her gün bir sürü güzel yazı okuyorum. herkese çok teşekkürler. inan6666, açıklamanızın için teşekkür ederim.

Dostlar burada yazılan bir yazının girişinden berbat olduğunu düşündürmesi kadar normal başka bir şey olamaz. Sinirlerinize hakim olunuz. Kavga, gürültü rica ederim çıkarmayınız. Yazının girişinden harika olduğunu düşündürdü desem acaba aynı tepkiyi verir miydiniz?

yaziya dönelim yazıya, sevgi üstüne bir yazı her zaman güzeldir, hele birileri sevgi içinde birşeyler yapmışsa (xerre Asiye Teyze Nasıl sevinmiştir kimbilir) daha da güzeldir

xerre sevgi pıtırcığı seni :))

Fark etmekle fark ettiğini göstermek arasında ince bir fark vardır.

Seni isteyen doldursun ben doldurmayacağım.

Xerre, tamam haklısın sen.

Suskunluk berbat kelimesi terbiyesizce değil.

@ moruk önce yazarın profiline gir neler yazmış bi oku sonrada öyle bir yorum yaptığın için özür dile kapansın....

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Anama sövmedin zaten sövmek de istemezsin INTERNET CAFEE.

İstersen seks olarak doğ istersen yerrak olarak istersen doğma sikimde değil.

Tamam yazının girişinden harika olduğunu düşündürdü. Aranıza girebilir miyim?

İnsanların fikirlerine saygı gösterin. Siz herhalde 24 saatinizi hafifte geçiriyorsunuz.

xerre den özür dile diğer arkadaşlarda anlayış gösterirler...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

okumadım, üşendim, başından anladım ebadını! diyen insana ne saygıssından bahsediyorsun.hazır fikirlerin mi var şablon misali de onları sunuyorsun..ki en başta ki yorumumda sorunun, beğenme fikrin olmadığıdır..

Boş zaman makinası!

@shadowy, misyonerliğin üzerinde yine
@int cafe, yazıyorsun yine küfürleri, sonra özür diliyorsun, ne anlamı kaldı?

Yok pozisyon bolluğuda yaşayacağız ama hala anlamasını bekliyoruz... resu

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

results boş ver kim saygısız baştan okuyan anlar.

Bak bu yorumuna katılıyorum moruk

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Birilierini saygıyı davet ederken önce kendiniz saygılı olun.

Bak results bunu sevecekler. Xerre, gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. En güzel mutluluk sevilmemiş olmak değil sevmemektir gerçekten de.

Şimdi daha terbiyeli oldu.

Terbiye yazılan şeye güzel demektir onlar için. Gerisi terbiyesizliktir.

Doruk, kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorundadır. Sen sevmediğini belirtmişsin, eyvallah, saygızlık onların yaptığı dayatma, şimdi çıkıp biz sevsin demedik diye yırtacaklar kendilerini, ama aslında dayatmak istedikleri bu.

Hayırdır moruk bize yalayıcı demişsin ama tuzluğu kapmışsın hemen...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Results bir yazıya berbat demek terbiyesizliktir değildir.

Bak sana bir kaç terbiyesizlik örneği:

Ulan ne boktan bir yazı lan bu böyle.

Ulan hıyarto doğru düzgün yaz.

Lan olm ne diyon lan.

Öğren de öyle yaz.

Veya veya il yazdığım şeye verilen tepkiler.

Ama bunlar için terbiye arkadaşının, eşinin, ahbabının, akrabanın, komşunun, ebeveynin, kardeşin, küçüğün, büyüğün zartın zortun yazısını berbat bulsan da kalleşçe güzel demendir. Gerisi bunlar için terbiyesizliktir.

ben sana demedim zaten onları, üzerine alınması gereken kişiler kendilerini biliyor. alınmayınız doruk...

Kendini zorlaya zorlaya Shadowy'nin yazdığı ilk yorum gibi bir şey yazmandır veya İnan6666'nın yaptığı gibi beğenmeyip yazamayıp yazana da terbiyesiz deyip küfür etmektir. Bunlar için terbiye budur. Sikiyim sizin terbiye anlayışınızı. İşte şimdi terbiyesiz oldum.

Sefil film sunar...
3.cü sınıf bir aşk hikayesi...
Aşkım elime diken battı...
Gel erkeğim ben çıkartırım onu...
İyiki seni tanımışım dişli vajinam...
Hayvanım beni doruklara çıkart...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

bir de terbiyeye saygıya davet ediyorsun şadovi, yazık sana.

results hala aynı teldesin.

Sen dünkü bebeleri pek sevmezdin resu ne oldu...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

sevdiğimi nerden çıakrdın şadovi?

Le Fabuleux Destin d'Amelie Poulain
Le Fabuleux Destin d'Amelie Poulain

Adam daha dün siteye girmiş...
Bu gün millete beğenmedim diyebiliyor...
Onu destekliyor gibi görnüyorsun burdan bakınca...
Yarın senin de başına gelebilir bence rahatsız olmalısın...
Bu arada ben zorlaya zorlaya bir yorum yapabilmişim peh

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Sana kemik atmadım havlama diğer blogta nasibine düşeni söyledim. Göt olduğuda belli aranıyorsun devamlı kaşıntı halinde di mi ?

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Yorumunu neden sildin...
Bende göt var diyordun moruk ?

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Ulan ne erkekmişsin be... Pardon oğlan !!!

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Evet, "en büyük mutsuzluk sevilmemek olmamak değil, sevmemiş olmaktır." Ne güzel yazmışsın xerre.

Ne o berbat bir yazıyı okumaya mı başladın ?

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Bak bi de metafor yapıyor...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

Yazdığımı evet sana az geldiği için sildim.

Oğlum sende ki göt tüm hafife yeterdi be... Övünüyordun ya götünle ne oldu şimdi ? kim acııttı ?
Dur dayanamam sana bir ilaç öneriyim...

Seytanı ağlatmak lazım... Cehennemde serinlemek için...

yorumlarımı hangi göt şikayet edip sildirdi acaba? oysaki orda ibnetorun birine küfürü basmıştım.

Arkadaşlar örnek yazı olarak hafif'in serbest bölümünde arz-ı endam etmesi gereken bir yazı. Bakın terbiyeli oldu bu.

Şimdi aranıza girebilir miyim? Yazar ve kankalarının sevgisini kazanabildim mi?

yıllar önce idi. a. atalay, m. kaçan ve h. kaçan bilsak'ta sohbete gelmişleridi. döndü dolaştı m. kaçan'ın yeni çıkan "ağır roman"ına geldi lâf (filmi felan yok henüz). amanın değmeyin eleştiren katılımcıların gerdan kırıp memnuniyetsizlikli kusur bulma eğlencesine. önlerde bi masa var, paso lâf giydiriyor.
metin efendi de habire savunuyor. iş öyle bir hâl aldı ki; hasan cengaver, savunmaya destek amaçlı gerilip: "okuyanınız var mı yau bu kitabı?!" dedi. tıs yok.
o gün öğrenmiş bulundum, kitlesel ibneliğin ne olduunu.
hafif camiasında da süregider bu. eleman sana cevap yazar:
- baştan iki satırını okudum ve gerisini getirmedim ama, sen var ya .... bıdı bidi....
yahut:
- okunmaya değmezsin because, my dick is so big....
ipneleri de -uzaktan- seviyorum, yok bende öyle ayrımcılık.
iliştireyim dedim :)

neyse tekrar da fayda var beğenilmedi diye hiç bir yorumum yoktur kimseye ki bu sorgulama olur.. onu da ben yapmam..
nihayetinde ilk endişem, sonraki yazılarda da, hız kesmeden "okumaya üşendim" kıvamına gelmesiydi durumun..
nedense isteyen istediğini anladı..beğenilmeme kaygısının mevcut olmadığı anlaşılmadı..ki yazının sonun da gayet aşikardı..
@benbey özetini çıkarmışsın durumun,
@results ben isamıyım da benim misyonerliğim üstlenilsin..
neyse ..

Boş zaman makinası!

Benbey, sana ne oldu ki ben yazının berbatlığını girişinden anlarken sen adamın ibneliğini yazdığı bir yorumdan anlayabiliyorsun?

Xerre, senin yazını berbat olduğunu düşündürmesi sanki çok harika bir sözmüş gibi yazdığın ve kalınladığın giriş cümlesiydi. Sen de bir yazının berbatlığını girişinden anlar mısın anlamaz mısın? Ben yazsam:

Kelebekler uçar uçmaz, gökyüzü daha da mavileşir. Sen demez misin içinden lan ben bu yazının devamını daha da okumayayım. Olan bu kadar basittir.

İlk olarak onlarca post-it’e bunu yazmam gerekti. Yerleştirme planı ise şu şekilde idi: Odamın duvarlarına 7, mutfağa 6, bilgisayar monitörüne 2, banyoya 5, koridora 5, ve evin değişik yerlerine olmak üzere toplam 39.

bi tane benım için tuvalet aynasına yapıştır..

sen neyi sorguluyorsun hala DORUK insanı.. berbat olduğunu düşündüğün yazıyı okuma..okumadan da "üşendim" kıvamında yorum yapma..yapacaksan da okumamazlık yapma..bütün sorun bundan ibaretken sen hala ısrarla anlamama yolunu seç..
buraya yorum gireceğine kendi "bira" yazında ki sorulan sorulara cevap ver..

Boş zaman makinası!

@sahinden
olumlu,

Boş zaman makinası!

Xerre, yazın berbat evet. Onun arkasından senin ve kankalarının saçtığı salyalar da berbat.

ama neresi berbat be adam onu söyle? neresini beğenmedim? öğrensin senden. biraz yol göster. eğer, eğri bir yerini tutup düzeltmeye muktedir değilsen bu şunu işaret eder; yazı değil, sen berbatsın. hafif dediğin, senin benim katkın ile bir yöne gidiyor, gelişiyor. burada kimse, kimseyi tanımıyor, kim olduğunu bilmiyor. ancak yazdıkları, çizdikleri ile tanıyor, değerlendiriyor, takdir ediyor, yada senin başına geldiği gibi hor görüyor. eğer xerre'nin yazdığı yazıyı berbat buluyorsan, yapmam gereken, en kral yazı nasıl yazılır tüm hafife onu göstermektir. bunu yapabilmen içinde, burada ağzı bozukların eleştirilerine dahi dirayetli olman ve bertaraf edebilmen gerekir. hatta sana yol gösterdim. yazdığın BİRA yazısını ciddiye aldım, katkıda bulundum, sana sorular sordum. bırak başkasının yazısını, fikrin kuvvetli mi, onu ispat etmek yükümlülüğün var. yazı yazarken canını dişine takıp, kıçından ter, hatta kan akıtman lazım geldiğini unutma. ustamın dediği gibi seni seviyoruz. gerçekten seviyoruz.

Hatta terbiyesizce. Çünkü ben sana yazdığım ilk yorumda berbat değil, düşündürdü yazıyorum. Okumayı, yazmayı nasıl yapamıyor idiysen kotaramıyorsun Xerre nikli kullanıcı ve dolayısıyla iki ifade yani düşündürdü ve öyle niçin birbirinden farklıdır öğretmek durumunda kaldım ve evet iki ifade "X olduğunu düşündürdü" ve "X" farklıdır nedeni ilki bir şeyin bir kısmını duyularla kavrayıp kalanı hakkında akla göre bir karar verip söylemek iken diğeri yani "Bu şeyin şurası şöyle kalanı X'dir" yani "mutlaka X'tir" senin ve kankalarının saçtığı salyalara müstehaktır. Bu konuda çenenizi kapatın ve artık sinin. Zira ne kadar konuşursanız o kadar batmakta ve ne kadar hakkınızda iyi intiba varsa zedelemektesiniz.

Evet daha fazla meseleyi kurcalamayın. Bu bir tavsiyedir. Dinleyin ve sinin.

dinlemezsek ne oluyor?

Kendine benzeyen koyunu görüyor musun? İşte ondan bir farkın olmuyor.

@xerre yazınızdaki pozitif enerji yüzümde gülücükler oluşmasına neden oldu:)mutlu oldum akşam akşam..ayrıca yapılan yorumlara saygınızdan ve terbiyenizden ödün vermeden cevap verebilmeniz takdir edilesi bir durum..

sen herşeyi, herkesi sevmekten bahsetmişsin.. o kadar geniş kalpli olabilir miyiz? bense bir tanesini tercih ederim..
Goethe "Özgürlük bir tek şeye bağlanarak yaşanabilir" demiş. hayatımıza 100 kişinin sevgisini yayarsak hepsine bağımlı olmuyor muyuz? Bir tek kalbe bağlansak ve hep orda yaşasak, bölünmeden.. Daha bencilce belki, daha mazoşistçe ama bir okadar özgür değil mi bir tek kalbe bağımlı ve sorumlu (!) olmak?

@esrikgemi hayattaki amacımız değil midir mutlu olmak..mutlu olmanın yolu da sevmekten geçiyor hem fikiriz ki..ama tercihtir tek bir kisi ya da tam tersi.sonucu aynı ise hepsi yaşanılasıdır..

ve tüm bunların sonunda, mutlu etmek güzelken, mutlu edilmek daha bir güzeldir.ve nihayetinde insan her şeyi kendisi için yapmaz mı,yine bencilce.bir diğerini mutlu ederken de, bu mutluluktan zevk alırken de kazanan hep kendisidir. ama tabiki bu kazanç, kendini kandırmakla, asıl mutluluk arasında gider... ve gelir...
@guneyece
takdirinizi kazanmak asıl mutluluk belirtisi oldu bende..(çok mu pozitif oldum böyle de.neyse olsun.)

Boş zaman makinası!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri