Ortaokula gidiyordum, büyümüştüm ve kıllarım çıkmaya başlamıştı. Durgun bir Pazartesi sabahı çalar saatin aceleci sesiyle uyandım ve altıma işemiş olduğumu fark ettim. Çalar saat dalga geçiyordu benimle “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Yatak sırılsıklamdı. Çarşaf ve yorganın bazı bölümleri ıslanmış, üzerinde büyük sarı lekeler oluşmuştu. İşemiştim! Korktum, utandım ve panik halinde ne yapacağımı düşündüm. Annem görmeden çarşafı değiştirmeye karar verdim. Peki ya yorgan? Aman allahım, yorgan, yastık, pijamalarım, donum ve bacaklarım sidik içindeydi. “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Odanın her yanını kaplamıştı çiş kokusu. Ümraniye’de bir cami tuvaletinin içinde uyanmış gibiydim. İğrençtim!
Yorganı hafifçe kaldırdım ve soğuk hava ıslak bacaklarıma temas etti. Yeniden kapattım yorganı ve “Ilık hali daha iyi” diye geçirdim aklımdan. “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Çok fazla vaktim kalmamıştı, çalar saate uzanıp kafasına bir tokat patlattım ve sustu. “dirilp!”
Nevresimi çıkartıp çamaşır makinesine götürmem gerekiyordu ve arkasından pijamalarımı. “Hayır” dedim, önce pijamalarımı çıkartayım ve temiz bir şeyler giyeyim. Ama yorganın içinden çıkmak istemiyordum bir türlü. Sanki uyuyup bir daha uyansam altıma işememiş olarak uyanacakmışım gibi hissettim. Kendimi kandırmamalıydım, işemiştim işte! Hemen bir şeyler düşünüp temizlenmeli sonrada okula gitmeliydim. Gücümü topladım, bütün soğuk hava dalgalarına rağmen kaldıracaktım yorganı, gerisi gelirdi. “1,2,3 ve şimdi!” kaldırdım ve koşa koşa dolabımın yanına gidip temiz don ve pantolonumu çıkardım. Annem seslendi içeriden “Deniz uyandın mı, okula geç kalıyorsun!” ayak sesleri duyuldu arkasından. “Eyvah” dedim. Annem geliyordu. El çabukluğuyla pijamamı çıkardığım gibi yatağın altına fırlattım. Gri kumaş pantolonumu sidikli donumun üzerine geçirdim ve “çat” diye açtı kapıyı annem.
-Gider misin anne giyiniyorum.
-Ne kokuyor burası böyle?
-Bir şey kokmuyor anne okula geç kalıyorum çık da giyineyim.
- Sidik kokuyor bu oda oğlum kedi mi işedi?
-Bilmiyorum anne sabah sabah ne bileyim? Her zaman benim odamda uyuyor kesin kedi işemiştir. Ben temizlerim okuldan dönünce.
-Bıktım sizin pisliğinizden be!
- Tamam anne çık giyiniyorum.
- Oğlum havalandırsana odanı...
-Anne çık!
İttim annemi ve çıktı, kapattım kapıyı, pantolonuma baktım aynada. Aybaşı olmuş kızlar gibi ıslak lekeler belirmişti pantolonumun ağında. Arkama baktım aynen öyleydi. Yedek pantolonu aradım ama sonra onu kirletmiş ve makineye atmış olduğumu hatırladım. Annemin odaya gidişini dinledim, çekmeceden temiz bir iç çamaşırı aldım ve hemen arkasından sessizce çıkıp regl olmuş pantolonumla banyoya gittim. Kedi banyodaydı ve olan bitenden haberi varmış gibi bakıyordu bana. Çamaşır makinesi çalıştırılmamıştı, dua ettim ve kapağı açtım. Kesif çorap kokuları yayıldı makinenin içinden. Elimi soktum kirli çorapların içine, burada bir yerde olmalıydı, ablamın sutyeni, tişörtüm, kazağım, kokuşmuş bir çorap teki, hayır bu da değil, gri olan bir şey yok mu burada? Kedi geldi bir tekme attım, gitti. İşte sonunda bulmuştum, paçasında kocaman bir çamur lekesi olan pantolon. “Çişten iyidir” Aldım ve giydim hemen. Ayak kokuyordu pantolonum. Çıkardığım sidikli pantolonu ve sırılsıklam ılık donumu da makinenin en derin köşesine sakladım ve kapağı kapattım. Odama döndüm, ağır çiş kokusunun içine… Çarşafı ve nevresimi değiştirdim annem uyumuştu, sesi gelmiyordu artık. Okula geç kalmıştım ama yine de büyük bir iş başarmıştım. Yatağı çarşafı çıkardıktan sonra komple ters çevirdim. Bir işeme hakkım daha vardı. Gömleğimi de giydikten sonra aynada tam bir beyefendi gibi görünüyordum. Aynaya baktım ve “Evet…” dedim kendime. “…aramızda kalsın bu olay, kimseye anlatmadığın sürece sorun olmaz.”
Akşam okuldan döndüm ve annem elinde çişli pijamayla karşıladı beni. Onu yatağın altında bulmuştu. Elinde pijama ve ayağının dibinde şaşkın kedi... İkisi de bana bakıyordu bir açıklama bekler gibi.
hahah çok iyi ya :) kesin kedi yapmıştır, yatağın altında pijamalara...
ben özlemedim ki seni
kedi özledi
çağır onu gelsin diye
bana kedi söyledi
böyle bir şarkı vardı, kediye atıyordu suçu :))
Çok eğlendim okurken, ellerine sağlık.
Evet Linet, Candan Ercetin in sarkisiydi..
Ben istemedim gitmeni
Kedi istedi
Sonra pismanim diye
Bana kendi soyledi.
Sen bilirsin bu kedi
Karsiliksiz sevdi seni...
Sen de itiraf et hadi
Suc biraz da senindi..
Ama nerde simdi bu kedi
Gelse de atsa su yaziya bir patiii..
çok güzel... çok şeker anlatmışsın... gıcıklık olacak ama çoraplar ayrı yıkanır. iç çamaşırları ayrı, pantolonlar ayrı.... lütfen dikkat... :)
bestloser günce mi tutuyorsunuz burada, bende nereye tıklasam sizi görür oldum. Neydi o ya maydonozlu bir deyim vardı, haydaa unuttum bak
best, çocum, sidiklim, bu ne bu
Aybaşı olmuş kızlar gibi ıslak lekeler belirmişti pantolonumun ağında. Arkama baktım aynen öyleydi.
neden aşalıyosun kızları, ayıp deil mi?
ulen senin dünyadan haberin yok
hangi kız aybaşı olunca ıslak lekeler beliriyo kıyafetinde, a sidikli! ped diye bişe var duymadın mı, tampon var duymadın mı, kızları aşalıyosun pis diye daha ne olsun
duydum gördüm evet biliyorum ama ben senden daha çok kız tanımışım demekki, bazen unutur kızlar veya erken gelir yada stresten patlayıverirler işte o zamanlarda sokak ortasına kaldılarsa yazık onlara. Hırka bağlarlar yanlarında varsa. Hava çok soğuk değilse ve bir kız hırkasının kollarıyla beline bağlamışsa o kız regl olmuş ve ped kullanmayı unutmuş olabilir. Bir de bi boka yaramayan pedler var yolda bırakıyolar kızları. Kız olmak ne zor ya iyiki kız değilim.
ayrıca "asıl senin dünyadan haberin yok" şimdi bir kız gelip söylediklerimi onaylarsa ne diyeceksin merak ediyorum.
ulen, hangi kız senin söylediğini onaylıcak, komik olma, kızlar pedlerini yanlarında taşır her zaman
best, bugüne denk yazdıkların arasında, 'en iyisi' diyebileceğim öykün budur...kadınları yazıya illaki sıkıştırıp uçarı edebiyat yapma hevesini de bir nebze dindirdin mi, yazı daha içten duracak..o yaşlarda bir çocuk altına işerse, kadınların regli hallerini anımsamaz..kedi çok şirin bir kapatma olmuş..yatağı çevirmen ve bir hakkın daha olduğunu düşünmenin de haylazca tatlı bir havası var..ama yazı içinde bir büyüyüp, bir çocuk oluyorsun gibi..çoçuk endişesiyle okurken, kadın benzetmesi aniden hikayeden atıyor insanı..
Doğru sölüyosun şimdiki aklımla eski günleri yazınca ortaya böle tuhaflıklar çıkıyo:)
normal günlük okumak istiyosan www.yonja.com'a gir kop orada akraaaaaanların var:P
Kop benim bütün yazılarımın bütün cümlelerini ezberlemiş durumdasın sırf bana sataşmak için sokak edebiyatına ilgin artıyor haberin yok ghıgıhgıhıgh
bu çocukta bir şeytan tüyü var, kabul et @kop! yazıyla o kesif kokuları okuyanın imgeleminde canlandırabiliyorsa daha çok yazısı okunacak demektir. kedilerin yazılarında dolaşmasına da hayret ediyorum. hem onlara tekme atıyor hem de kediler onun etrafındalar!
son tespit: @pillibebekkuyuda da kedi lafı duydu mu etraftan nasıl kaçacağını bilemezken; tutmuş kedili şarkının sözlerini çatır çatır dökmüş ortaya! ben bu işi anlamadım. oysa ki, "tayyörümle kedi yakalayamam ben" benzeri bir manaya getirerek kuyuya inmekten imtina etmişti ajan olduğu bir zamanlar!
Pilli Pati, bana pas atmış, gülmekten ''kayvenk'' oldum doğrusu..
Kedıden korkardım bır zamanlar bu doğru ama şimdi sevıyorum ..Sadece yaşadığım evde istemem, hayvan kültürüyle büyümedim..Bunun da kayıp olduğuna inanıyorum..
kadınların dünyaya çocuk getirebilme özellikleri heralde tüm bu pisliği çekmeye değer:))) HEr zaman temiz olmak zorundasın bir sürü eziyet bir sürür zahmet, ama ödülü büyük... Yarı ölümsüzlük.
ben şimdi bir kediyle yaşıyorum daha öncesinde köpeğim vardı ve "kediler nankör" diye düşünyordum ama şimdi fikirlerim biraz değişti, hayvanların insanlardan daha içten olduklarını düşünüyorum ve onları çok seviyorum. Doğaları neyi gerktiriyorsa onu yapıyorlar:)
Önden sitenin içine eden moderasyon ve dandik tasarımlarına çiçek abbas modelini uygun gördükleri karanlık hafif'e selam edeyim, yuh olsun...
Şimdi bestloser tombik sanatım ahlaksız yaşamanın dahi süreç içinde rutine saplanıp kişinin ahlaklı olması gibidir diyip siteye pek uğramamın temel nedeninin göz sağlığım olarak yorumlayacağım.
Sana uyuz olduğum doğru çünkü abidiklik ve gubidiklik yapmışlığın çok...
Neyse geçelim bir kalem/kelam.
Şöyle ki bende hatırlıyorum altımın ıslandığı günleri... Birincisi genelde rüya'da tuvalete gidilir, eğer deneyim sahibi biri ise rüya olmadığını bu sefer gerçekten klozete işediğini ta ki tatlı bir sıcaklık hissedene kadar!
Uyandığında üşeme olacaktır, allahın emri...
Ancak kılların çıktığı yaşlarda altına çok "pıt" felan alırsan işersin. Yahut yaşadığın dönemsel psikoz bağlarını gevşetmiş olabilir. Bağlar öğrenilmiş/şartlı refleks gibi kurallara ilişkin bağlarda olabilir. Kuvvetle muhtemel inancını yitiriyor olduğun belki biraz büyüdüğün yeni bir dünya modeli gibi algılanabilir. Unutmayınız ki tuvalet bir öğrenimdir! Yıkmışsın perdeyi eylemin rengi sarı! Çiçek abbasın sarı ile ilişkisini bilemeyeceğim... Ne ise umarım psikoz ise bile o günlerin sende bıraktığı bir küskünlük yoktur bünyende insanlara güvensiz olmana kadar gidebilir. Ahlak biraz da değişimin önünde durmaktır ki etik ile en büyük farkı dogmaların kitlesel oluşudur (kuurumsallaştırdılar da din-yönetim ekseni ve bunun gibi, neyse).
Ne demek istiyorum bestloser?
Şu, velkale hasana ve de üç kase bal!
Cırcır böceğinin konuşanı sanatın soysuzu moderndir!
Ne imiş modern dediğin hikaye imiş, görmediğin de bal gibi yeni olabilir imiş. Şimdi bükük nizam yaz, ahikayeyi istediğin perspektife uzat ancak anlam ve ihtiyaç ağlak/şefkat ister mod'a girer ise bu ruh durumunu ele verir. Yazarlar neden nick kullanmış dersin bestloser? İçeriğin zenginliğinden asla dünya için değil! Geçmişte komedyayı dramatize edebilmişler belki, bak Brecht tiyatrosundan feyz al! Bana da untouchable zen'den bir koşu turp alır isen tamamdır. Aklıma sıkacağım!
Geçmiş olsun, göz sağlığı önemli.
geçelim kalem/kelam şöyle ki sende htırlarsın altına ıslattığın günleri, bunların sebeplerini bulmak güzel bir şeydir. Psikologlar bununla gurur duyarlar, onların işidir bu, geçmişte olan ahlak dışı çok şey hastanın hasta olmaının sebebidir ve bu geçmişte olan ahlakdışı şeyin sebebi ahlak kurallarının kendisidir. Fakat kişi buna alıştırılır ve iyileştirilir. wassago sanırım sen iyi bir ortamın içinde olduğun için iyileşmen kolay oldu. Benim sadece hafızam biraz kuvvetli. İyileştirilmiş, evcilleştirilmiş aklınla bana yardımcı olmaya çalıştığın için teşekkür ederim ama buna gerek yok.
Ne demek istiyorum wassago? ağlak ve şefkat ister gibi bir halim varmı hala sınırlı imgesel dünyanda?
"Evcilleştirilmiş", "Sınırlı imgesel dünyanda"...
Şefkat
Sadece bir kelime sende bir savunma doğuruyor ise benim sana göre iyi bir ortamda yaşadığımı (çocukluğumu) )düşünmene sebep oluyor ise sağolasın!
Seninle şunu paylaşayım Bestloser,
"Bunun ve dahil insan psikolojisinin "Cinsellik" ile ilintili kısımları ne yazık ki paylaşıma çok uzun yıllardır nerede ise 2.Dünya Savaşın'dan beri sunulmaz."
Bu cümlemi başka bir yazıda kurmuş idim, mevzu daha derin "Farklı bilinç halleri" denen muamma'dan bahsediyorum. Esaslı bir yardım istiyorsan biraz konunun üzerine deneysel ve yenilikçi yaklaşmak zorundasın herzaman. Lsd'den beri durum budur ki unutma penisilin aynı mantar türünden elde edilir! !922 tarihinde ilaç olarak kullanılıp 20 yıl sonra lsd yerine poenisilini denemeye karar verirler vıdı vıdı. Rocfeller foundation bağlantısı da cabası.
Kaynak colors magazine.
Ne diye bana evcilikten bahsediyorsun, ben mimarım üstelik "Ev" kavramının insanın güvensizliği ve korkularının suya çıkmış, vücut bulmuş halleri olduğunu düşünüyorum!
Dahası şefkat böyle talep edilir bestloser sen istesende istemesende bu bilinç altının seni mahkum ettiği durum! Nedenlerini geri dönüşlerde pekala agörebilirsin, bir günlük tutuyor isen oralara bakmanı eski yazılarını kolaçan etmeni tavsiye ederim!
Sakın zihninin gündemine güvenme, hafızana asla, because of "Gündem" sürekli etki ve değişim altında hafızanı çağırır. Hani şişede durduğu gibi durmaz cinsi bizim için bilgi ve anıdır dostum, herkez farklı farklı hatırlar ve zamanla da değişir. Kötü anıları bir şekişlde egale etmek durumundasın, Mefkud'a keyif-iz yazımda anlatmaya az çabalamış idim. Taabi bunlar benim anarşist yaklaşımlarım katılırsın/katılmayabilirsin!
Anlamak için susmak gereken anlar hayatında daha bol olsun evcilleşmek adına değil eyleme dönüşmek adına (durmak ve gitmek gibi)...
Zamanında çok sustum dostum, çok anladım ve irdeledim. Tavsiyelerin sıcak ve içten gözüküyor ama gerek yok. Mimarlık yaptığın için herşeye daha insan yapımı bakıyor olabilir misin? Studio 3d max ile tasarım yapmak bir zevk benim için. Sadece zevk olarak kalacak. Yaratma zevki.. Belki başka dünyaların insanlarıyız bu yüzden iletişimimiz zor oluyor.
Anlatmak istediğim şey yazdıklarımın içinden kişilik tahlili yapamayacağındır. Kişilik tahlili yapıldıktan sonra yazılan özetlerle karşı karşıyasın. Bütün bunlar sadece oyun, oynansın diye oradalar.
Lsd'yi sen bana sor.
Dediğim gibi ayrı dünyalardayız,
iletişim bu yüzden zor.
Bir gün bütün insanlar hayatlarını kendini tanımaya adadıklarında belki ne demek istediğimi anlarsın. O zaman beni tanıyor olabilirsin ve kişiliğim hakkında ahkam kesmen çok yerinde olur. Şimdilik biraz uzağız ve bu ikimizin de suçu değil.
Ulan,
Tavsiyelerim ne içten ne sıcak...
Lsd'yi soracağım, ateşli bir hastalık geçirmekten yahut havaleden hakeza enterasan bir rüyadan farkı nedir?
Kabus ve haz'ı yaşamak, uyanamamak mı?
Bir gün insanlar şunu yapacak bunu diyecek geç bir kalem...
Dünyalar ayrı olsun iletişim istenen bir şey ise zor veya kolay addedilir! Neye ve kime göre olduğuda önemli!
Ulan hasta etme beni hangi insanla iletişime geçilmiş bugüne kadar?
Bir bebek doğduktan sonra iletişime o mu geçiyor biz mi? Bunu da sen kendine sor bakalım, iletişime bakışın değişsin biraz!
ulan hasta etme beni wassago, bir bebeğin annesiyle iletişimi aynı dünyalarda olan şeylerdir. Lsdyi sorma dene. Sora sora ezberleye ezberleye bu güne kadar geldiniz. Kendinize ait bir düşünceniz olsun. Senin eğitim diye güvendiğin şey kural ezberletmekten başka bir şey değil, sen kredi kartının limitinden ibaret değilsin veya arabanın markasından. Sen kim olduğunu anladıktan sonra benimle iletişime geçebilirsin. Senin gibi insanlar ekşi sözlüğün gerzek entellerinden öğrenirler hayatı, loser'ın anlamı "ezik" olarak geçer Türkçe'ye böylece. Ön yargılara sarılıp koala gibi yaşıyorsun hayatını benimkine karışma, çok bilmişliğin alemi yok. Artık bende içten ve sıcak yazmıyorum tıpkı istediğin gibi.
Bak Bestloser,
Ben neyi isteyip istemediğimi değil senin sıcak içten benzetmene giydirdim bu bir...
Neyi yaşayıp hangi triplere girdiğimi yazacak değilim bu iki...
Ön yargı zihnin gündem sorunudur bu üç...
Tıpkı şu yorumun gibi yargının nasılda içrek değişim dönüşümlere gebe olduğunu hazin gözlerle irdeleyebilirsin. Ne imiş ön yargı! Ulan ekşi ile hiçbir alakam yok nereden çıkarıyorsun böyle saplama saptamaları!
Şimdi yukarıda sana neler dediğimden bahsetmeyeceğim, sinirlisin anlıyorum işte şefkat budur. Sinir nereden gelir sanıyorsun...
Bebek konuşur dostum bizlerle biz agu deriz bugu deriz, hangi aynı dünya ulan!
İnsan yaşlanınca bu yüzden bebeğe dönüşür kapiş!
Yüzüne vurana kızmayacaksın bestloser. Burada ne dostluk ne düşmanlık var anla bunu. Yazına yorum yapıyorum hangi güzel kafa diyorum bana "Akıllı düşmanım olsun diyorsun" şimdi n'olur karışma dünyama. Camdan dünyanı mı yıktım? Her yer ağlak olmuş ise benim kabahatim ne? Bak bu soru samimi!
Çelişkiler herşeyi birbirine düşüren, insanın kendinden dahi uzaklaşmasının sebebi... Ön yargı değil. Nerede nasıl çeliştiğine sen bakacaksın bir zahmet onuda yüzüne vuramayacağım ağlayacaksın hakikaten.
Asla amacım kırmak perdeyi sarartmak değil amacım gayem kendime birşeyler yontturmak çıkarımlarda bulunmak "Kendime". Bu Koala gibi bir yaşam addediyor ise gözünde ne ala, sanatta tombik sonuçta (bak ahlak yorumun yerinde fakat eksik).
Allah da seni güldürsün:)
Keşif başka nasıl olur Bestloser? Neyi bekliyorsun boş bakarken (kırmasın sözlerim seni, sen diyorsun böyle iyiyim/karışma, boş kalırsın demeye getiriyorum)?
Hala!
Ben mi bilgiç'im, şöyle dursun bilmeye değil düşünmeye değer veriyorum, gül gül nereye kadar best-choser!
Bak şu "Mea Maxima Culpa" adlı yazımı okumanı, sana yaptığım yorumların içeriğine dair çıkarım yapabilmen için öneriyorum. Naçizane bir tavsiye geniş yazamıyorum yorumları bir alt başlık açmak istedim sadece (eğer ki okudu isen lütfen bir daha bak), ben bilmeçim olsa olsa!
Sanat ta, ''Koala'' gibi tombik mi..Bu yorumu çok sevdim ben..
Birinizde ''teknik zeka'' birinizde ''sosyal zeka'' var..Ne kadar tartışsanız da boş, hiçbirzaman aynı karara varamazsınız..Düşünce şekilleriniz bu doğrultuda ilerleyecek, ve birbirinizin fikirlerini asla kabullenmeyeceksiniz.. Şimdi bunu bilerek tartışın bakalım..
Ulan pilli bebek kuyuda insanı bende hangisi var?
Sizi severim, adam arak yazı yazmış "Sahne sahne ergenlik" diye bu hangi zekaya giriyor?
Lütfen çıldırtmayın beni...
wassago ben hiç bir zaman arak yazı yazmam hangi zekaya sahipsen onu kullan ve bunu öğren.
Wassago2ooo, ''Ulen pillibebekkuyuda insanı'' bu cümleden sonra ben seni sevebilecek miyim bilmiyorum..=)
Sen tekniksin, Best sosyal..
Biz de çeşitli şirketler var, bu iki gurubun insanları gırtlak gırtlağa gelip, birbirlerini aşağılarlar, kaç kez dosyalar uçtu başımdan.. Sonuç ; iş yavaşlaması, ego tatmini vb..hiçbir zaman uzlaşma olmadı, olamadı..Yani bu tabloya çok alışıgım..Hem teknik hem sosyal zeka birarada olsun, güzel ürünler çıksın, biz de harmanlayalım..
Ama şunu bilmen gerekir ki, Best, üretiyor ve yazıyor..Oda arkadaşı 1 den başlayıp uzanan seriye her ne kadar tahammül edemesem de hakkını vermek gerekir, onu genel düşün, arak yaptığını da sanmıyorum..Lütfen birbirinizin şevkini kırıp, hızını kesmeyin..
Best, lütfen sen de ''oku, öğren'' şeklinde noktalama yapıp, kışkırtma kişileri..
@pillibebekkuyuda, ben tartışmalarda bazen kendime hakim olamıyorum, wassago gibi biri benimle uğraşınca cevap yazmadan önce biraz daha düşüneceğim bundan sonra...
Bravo best, şunu bil ki hayatta sakın sinirli hareket etme, kimseye bilmişlik taslamak istemiyorum..Ama bir abla tecrübesinden yararlanabileceğini düşünüyorum..Sinirden ellerim titrerdi de kimse görmesin diye sokuverirdim cebime..
Bazı merdivenlerden haklı haklı eline bavulun verilmiş inersin, haklı haklı ölürsün ve unutulursun bile..Neden ben, neden ben diye sorarsın kendine..Önce mantık, sonra sen..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.