Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Çarpıcı Star Wars çizimleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
3

Şimdi beni duyabiliyor musun?

Haddinden fazla gürültücü bir kilidin çıkardığı sesin ardandan evindeydi adam. Onu girişte bağdaş kurmuş yaşlı bir heykelin düşlerinin kokusu karşıladı her akşamki gibi. Çiçeklerini öldürüp kurutan; soluk renkli yastıklarla dolu yatağının üzerinde unutulmuş gibi atılmış; müzik aletine bakarken buldu kendini... D minör adagio presto... Parmakları istemsiz birer uzantıydı sanki isteksizce ama kesin vuruşlarla dolaşıyordu... Birkaç tekrardan sonra kendine geldi. Çoğu geceler uyuyakaldığı, sert zemininin yüzünde iz bıraktığı mutfak masasına geçti… Hani şu elmaları durmadan ikiye ayırıp yiyemediği masanın başına… Tam ortada dimdik duran muma dokundu parmağının ucuyla… Cebinden ateşini çıkarıp yaktı mumu… Yalnızca mum ışığı aydınlatıyor şimdi odasını…

Sessizlik... Biraz daha zorlasa kulaklarını sanki mumun çıkardığı sesleri anlayacakmış gibi bakıyor boş gözlerle. Kalkıyor oturduğu sandalyesinden... Duvarlarda resimler... Dokunuyor, hiç birisi nefes almıyor resimlerin... Gözlerini dikip uzun uzun bakıyor resimlere.

Ne kadar olmuştu. Kilitli miydi? Serbest miydi? Her şey yapmacık sıradan ve zavallıydı gözünde. Sadece bir düş olup çıkmıştı işte. Sonuçların kesin olmasından ötürü severdi matematiği. Kesinlik ve apaçıklılığı yüzünden...(Bir) etkisiz eleman olduğu kadar tekliktir, tekilliktir, yalnızlıktır... Yalnızlık; başkalarının hayatlarının etkisiz elemanı olmak mıdır? Bir ne kadar uğraşırsa uğraşsın sonucu değiştirebilir mi?. Derin bir nefes alıyor.

Ne kadar olmuştu. Evet... Sanki her şey unutulmuş bir rüya içinden sesleniyordu adama... Hani olur ya, rüyanın içinde o rüyayı daha önce gördüğünü anımsarsın, ama uyanınca hiçbir şey hatırlamazsın... Ah, o düş yorgunlukları yok mu? Onlar öldürüyor aslında. Yâda onlar her seferinde korkutuyor adamı. Ne zaman dört başı mahmur bir ise kalkışsa (AŞKa düşmek gibi) kuyruğunu kıstırıp sürünerek kaçıyor kendi içine... Özlemeyi deniyor, unutuyor... Çok unutkan, hatta yanılgılarından ders almayı bile unutmuş...
Pencereye yaklaşıyor adam. Hava kapalı. Her yer gri. Grinin tüm tonları alabildiğince uzanıyor gözlerinin önünde. Aralık camdan temiz hava yüzüne çarpıyor. Hep çiftler gözüne çarpıyor nedense. Yağmurdan hızlı adamlarla kaçan, önemli yetişecek yerleri olan. İçini çekiyor adam. Belli ki ürperdi. Kollarıyla kendini sarıyor. Gözlerini kapatıyor. Bir anlık. Yağan yağmurun sesini ürperen içinde hissetmek için.

Bir gök gürültüsü ile sarsılıyor aniden. İfadesiz bir suratla etrafına bakıyor. Duvardaki saat sessizliği bozuyor. Resimlere inat. Eve gireli beş saati geçmiş. Sabah olmak üzere. Dışarısı zifiri karanlık; oda gibi. Oda nemli, oda soğuk, oda sessiz, Adam yine yalnız...
Fısıltıyla karışık bir cümle dökülüyor kuru dudaklarından
Şimdi beni duyabiliyor musun?

5 ahkam var
Önceki yazı: KOCAMAN ADAM

Ahkâmlar

yalnızlığa acı bulaşmış...
insanın doğasına aykırı olmasına rağmen, inatla yalnızlığa sürüklenen zavallı bedenler oluyoruz yavaş yavaş.

Yanlızlık kaderinde vardır insanın.Bunu geçiştirmek ister; sever . Bir eş bulur kendine. Ama ruhun eşi olmaz (BİR)dir. Kendini oyalar kandırır; olmaz. Erken görürse ne ala. Ama geç görürse kurtulamaz kendini etkisinden . Hani derler ya her koyun kendi bacağından asılır. Öyledir her ruh kendi acısını çeker.

bence başkalarının seni duymasını istemiyorsun.

imzamı kaybettim, hükümsüzdür

burda duyabilen bi çok insan var...paylaşılabilir herşey...

Ne güzel beni duyabiliyor SUNUZ
Sonuçta herşey görmek, duymak isteyenlere.
Hiç kimse görmek istemeyenden daha KÖR, duymak istemeyenden daha SAĞIR olamaz.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu