Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "İçinizi Serinletecek Bir Çalışma (PENGUEN)"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

CELSE 7 8.7.1982

Plan:SİRİUS MİSYONU
medyom:Ergün ARIKDAL
hazır bulunanlar:MEHMET SANCAR, AHMET HIZVEREN

P:Evet.

MS:Bir evvelki celsemizde geçen bilgi tanecikleri ve bilgi tohumları deyimleriniz bizim için kapalıdır.Lütfen açarmısınız?

P:Bu gün medyom irtibat sağlamada zorluk çektiğini biliyoruz.belki sizlerde fark ediiiyorsunuz. Bu durum, zayıf bir avradan oluşuyor. Medyomun sağlıklı bir teması sürdürebilmesi, önce gelir. Bu bakımdan kuvvetli bir avraya ihtiyacı var. Kimi istiyorsa onlarla çalışsın. Bu gün biz size, bu şartlar altında hiç bir bilgi veremeyiz. Çok zayıf kontak teşkil ettirebildi. Muhakkak kuvvetli bir avraya ihtiyacı var. Bunu sağlamalıdır.

M.S:Bir şey sorabilirmiyim.?

P:Sorun?

M:S:Bu avra zayıflığı, içerdeki avranınmı, dışardaki avranınmı acaba?

P:Fark etmez.Her halde içeride kuvvetli olan tercih edilir.Bilgi tanelerinin gelecek çalışmada söz konusu edilmesini istiyoruz.

P:Peki efendim.

P:Burada size geniş bilgi vermeye çalışırım.Sadıklara ait bilginin hepsini neşretmeyiniz. Bir şeçme yapmanızda fayda vardır.

M:S:Şeçme yapmada kıstasımız ne olsun efendim?

P:Toplumumuzdaki insanların manevi bilgilerini, Bünyedeki kırık dökük yıpranmış yerleri tamir edecek bilgiler veriniz.Toplumun ihtiyaç seviyesini aşan bilgileri muhafaza ederseniz, daha faydalı olursunuz. Çünkü her iki yarısındaki bağı kuracak bilgileri yoktur. Bu bakımdan verdiğiniz bilgilerin çelişkili olduğunu ve yanlış olduğunu sanırlar. Sadece onların manevi bünyelerini, onların realitelerinin boşluklarını dolduracak bilgileri umumileştirin. Bir çokları için, daha sonra elde edilmesi gereken bilgiler var. Bunlar sizede zarar verir. Bunları süratle gözden geçirin.Yaptığınız mesai faydalıdır. Ama bizim tavsiyemiz anlattığımız gibidir.

Başka soru varmı?

M:S:sorularımızı bir dahaki buluşmamıza bırakalım.Bir dahaki çalışmalarımızı haftayamı bırakalım?

P:Evet.Tekrar görüşmek üzere
..
CELSE 8 15 . 7 .1982

PLAN:SİRİÜS MİSYONU

MEDYOM:ERGÜN ARIKDAL

HAZIR BULUNANLAR:MEHMET SANCAR,NECİP ÖZKARDEŞ,NEDRET ERER,AHMET HIZVEREN

P:Evet

M:S:Bir evvelki celsemizde geçen, bilgi tanecikleri ve bilgi tohumları deyimleriniz, bizler için çok kapalıdır. Lütfen açarmısınız ?

P:Sizin tanıdığınız evrende, fikir veya bilgi tanecikleri, bir partiikül olarak düşünülmemelidir. Yani bunlar,temelde fiziki bir yapıya sahip değillerdir.Tanecik bizim terimleriimizde, belli bir ışın sahasını, tesir sahasını ifade eden, kondanse enerjiler olarak ortaya çıkar. esasında varlıkların ve eşyanın temeli,bu bilgi taneciklerinin mevcudiyetine bağlıdır.

Bilgi taneciği, bir arpa tanesi gibi belli bir ortam ve belli şartlar bulduktan sonra yeşerecek değildir. Bunu şu bakımdan ifade ediyorumki, tanecik kavramı, sizler için yabancı bir kavram değildir. Atom teorilerinizde çok çeşitli tanecikler mevcuttur. Fakat gene biliyorsunuz ki bunların hiçbiri, bir arpa tanesi gibi değildir. Her biri yoğunlaşmış,çeşitli hızda,çeşitli mekanda mevcut olan enerjilerdir.

Bilginin de enerji olduğu, sadıklar tarafından çok evvelce sizlere intikal ettirilmişti. Bilgi tanaciği, pratik olarak sizlerin bilmeniz gereken tarzda, zihniniz arasında veya canlı varlıklar tablosu içerisinde, gerçek alış verişin nasıl olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır. Bir zihinden diğer bir zihine, bir beyinden diğer bir beyine hareket etmekte olan bilgi tanecikleri, pek çok özellik taşır. Bilgi taneciği tek bir kavram değildir. Çeşitli seviyelerin, çeşitli bilgi tanecikleri mevcuttur. Biz bunlardan önce, sizin yaşam merkeziniz ve yaşamınızı düzenleyici olarak ifade edeceğimiz beyin aracınızla alakalı bölümü ele alalım: beyninizin hücresel kapasitesi, ancak hücreler arasındaki irtibatın oranına bağlıdır. Bu kapasitenizin ancak %4 nisbetinde kullanılmış olduğu, ancak sizin kendi araştırmalarınızda sabittirki bu biraz eksik rakamdır. Esasında insan, beyin hücrelerinin birbiri ile olan irtibatının sonucunda ortaya çıkan bilgi taneciği sirkilasyonunun sağladığı kapasiteyi ancak% 5,5 veye 6 oranında kullanabilmektedir. Kendi gezegeninizde, sizler için şimdilik yeterli, görülüyorsa da ilerdeki çağların uzaysal teknolojisine uymayacak uymayacak kadar geridir. Bu bakımdan bir mutasyonun yavaş yavaş gerçekleştirilip, bu oranın dokuza, sonra onikiye kadar çıkarılması gerekir. Oniki sizler için ulaşabilecek en verimli ve istenilen ölçü kısmıdır.

% 5,5 veya 6 lık bir kapasitenin, bilgi taneciği sirkilasynu nasıl olmalıdır.? Bu konu, oldukça teknik bir konu. Bunun açıklamasını zamanla sırası geldikçe daha fazla yapma imkanı bulacağımızı tahmin ediyoruz.

İnsan zihninde bilgi taneciklerinin oluşması, derin şuuraltıızın elde etmiş olduğu enformasyonun, kozmik bilgilerle karşılaştırılmasından doğar. Bu doğuşun hazırlanması, üç yönlü tesirle oluşur.

Bir tanesi, sizin meksefeniz de (enerji dağıtım şebekesi, kondansatör) mevcut olan materyelle ilgilidir. Buna ait bilgiler yeterince verilmiştir.

İkincisi, bağlı olmuş olduğunuz tekamül grubunun meksefesi ile alakalıdır. Bu müşterek bir meksefeyi teşkil eder. Bu müşterek meskefenin, sizin özel meskefenizle olan ilgisi her zaman kuvvetli değildir. Dahil olmuş olduğunuz tekamül grubunun meksefesinden size aktarılan enerjinin veya sizin çekip alabileceğiniz enerjinin niteliğide söz konusudur.

Nihayet bunların hepsi, bağlı bulunduğuuz siklusun seviyesi ile ve o siklusun amacı ile ortak alakalıdır. Diyelim ki yaptığınız gözlem ve tecrübeler, sizde grup meksefesi ile olan irtibatı geliştirmiştir. Yani oradan size, bilgi tanecikleri akımı gelmiştir. Böyle bir akıma layık kılındınız.

Derin şuuraltınız, bu astral bedeniniz tarafından mukayese edilen bir şuur altıdır. İsterseniz buna esiri şuur altı da diyebilirsiniz.(derin şuur altına esiri şuuraltıda diyebilirsiniz. Böylece şasırtıcı bilgiler veren bazı sistemlerin icat etmiş olduğu şuuraltı anlayışından kendinizi tefrik etmiş olursunuz)

Şimdi esiri şuuraltınızda birikmiş olan bilgi taneciği, bir enerji partikilüdür.Bunun yapısını sizlere anlatamam. fakat bu müthiş bir bilgiyi ihtiva eden kayıtlarla dolu, bir nevi çok minik hafıza gibidir. çok minik bir hafıza topudur. bütün bitr tekamül grubunun sonucunu içeren bir bilgiyi ,faksimile tarzda aynen:fakat çok ,çok minik tarzda bünyesinde muhafaza eden bir hafıza topudur.Bu sizin esiri şuuraltınıza intikal ettiği zaman ,derhal muhafaza altına alınır.Çünkü bunların,beyin hücrekeri içersindeki mevcut olan bilgi kayıt sistemine girmesi çok zararlı sonuçlar verebilir.

Bu partiküller, esiri şuuraltınıza intikal ettikten sonra, muhafaza edilir, demiştim. Bundaki enerjiyi birdenbire kendi benlik şuuraltınıza dağıtmak, o sistemi yakmak gibidir. Her an sistemin genel yapısında bir takım çökmeler, zedelenmeler ve mahvolmalar oluşabilir..

Bilgi tanesi,esiri şuuraltınızda kamufle edilir. Bunu yapan sizin meksefenizdir.(enerji dağıtım ve düzenleme merkezi)

Meksefeniz, basit bir rezervuar değildir. Meksefeniz, sizin bütün ruhunuzu teşkil eder. Siz demek meksefeniz demektir.

Şimdi: Bu enerji partikülü, derin şuuraltınızda saklı tutulur. Bu enerji meksefeniz tarafından oluşacak talep ve istek karşılığında yavaş yavaş, bir kozmos olayı gibi, sizin meksefenize katılır.

Her bir bilgi taneciğinin hafızası, hafızasına aldığı bilgi, bir güneş sisteminin bütün enerjisine denk bir enerjidir. Siz bunun anlamını anlayamazsınız. Bunlar ileride, medyomunuzun kanalları daha çok açıldıkça verilecektir. bu bilgiyi intikal ettirecek bir kişi daha yok. Bu bakımdan beklemek zorundayız.

Meksefenize intikal eden bilgi taneciği, orada hemen çözümlenmez. Bu bilgi taneciği, benzerleri arasındaki yerini alıncaya kadar bir takım değişikliklere uğrar. Bu değişiklik, esasında bir tasnif mekanizmasıdır. Bu tasnif mekanizmasının amacı, normal beyin hücreleriiiiniiizin içinde kayıtlı olan bilgilere aktarılacak olan bilginin, bulunduğunuz tekamül sisteminin şartlarına uygun olarak yumuşatılması gerekiyor.

İşte toplum yaşayışının, ister iki, ister üç, ister onüç, ister elli, ister bin, ister milyon olsun: toplum yaşayışının en büyük özelliklerinden biri, yumuşatma işinin belirlenmesi ve tayin edilmesinde yardımcı olmasından ileri gelir.Sizlerin, maşeri olarak birarada olmanızın en büyük sebeblerinden biri, her birinizin meksefesinde intikal etmiş bilgilerin birbirine adepte edilebilmesi için karşılıklı bilgi alış verişinde bulunmanız gereğidir.

Hiç birşey yapmamış dahi olsanız, beyin kapasitenizle ilgili bilgilerinizin ışığında yapmış olduğunuz her türlü kötülük ve iyiliğin sonucu, sizin vicdanınızı ilgilendirir. Vicdanınız ise, sadeca ve sadece elde edeceğiniz bilginin niteliğini tayin edecektir. Bu bakımdan, sizin tekamül dediğiniz süreç, müştereken meydana getirmiş olduğunuz tekamül grubunuzun meksefesinde mevcut olan bilgi taneciklerinin, sahsi meksefenize intikalini sağlamak içindir.

Bu, beden seviyesindeki boyutta nasılsa, beden üstü seviyesindeki boyuttada aynı şekilde çalışır.Bu kainatşumul bir yasanın emridir. Bu böyledir.

Hangi seviyede bulunursanız bulununuz, o seviyedeki gruplarınızın meksefesi (enerji dağıtım ve düzenleme merkezi) ve onda saklı tutulan bilgi taneciği, sizin sahsi meskefenize intikal ettirilecektir. Bu o kadar evrensel bir çalışma şeklidirki: mesela siriüs tamamıyle bir meksefedir. Ve bu , bir meksefe olarak, evvelce söylemiş olduğumuz bütün galaktik sistemlere bilgi taneciği aktarır. Glaksiler arasında ve planetler arasında ve güneşler arasında mevcut olan meksefelerde planetlere, onlar üzerindeki canlılara ve bağlı olmuş olduğu sistemlere aktarır. Hiçbir bilgi, mahsus yani sırf, saf olarak sizlere intikal etmez. Hiç bir varlığa saf bilgi intikal etmez. Ancak kendi meksefesindeki enerjisi ile orantılı olarak bilgi tanaciklerini hıfz eder. (koruma altına alır.).

İnsanda, yani yeryüzünde yaşamakta olan olan sekizinci tür varlığın beyin kapasitesi, onbirinci devrede, bu şekilde, yani sizin kendinizi gözlemlediğiniz şekilde ayarlanmıştır. Alacağınız bilginin belirli bir yoğunluğu vardır. Belirli bir sayısı vardır. Belirli bir yüksekliği vardır. yani, enerjinin tipi bellidir.

Aslında, bu bilgileri sizlere niçin veriyoruz? Bunu anlayamayacaksınız. Çünkü bu bilgileri kullanmayacaksınız; ama bilgileri yapabilirseniz. kendi eseri şuuraltınıza intikal ettirebilirseniz, daha ileride onikinci devrede enkarne olabileceğiniz taktirde kullanacaksınız.

Şimdi, bir bilgi taneciği, normal beyin hücrelerinin hafıza bölümleri içersinde olduğu gibi değil, yorumlanmış, şulandırılmış, inceltilmiş tarzda intikal eder. İntikal ettiği, çıkıp geldiği yer, esiri şuuraltınızdaki hafızanızdır. Bunlar bazen, uygun süreçler içersinde, diğer insanlar arasındada değiş tokuşa konu olabilir. Yani sizin bilgi taneciğiniz, bir diğerinin bilgi taneciğine yardım edebilir veya bunlar karşılıklı alış veriş içine girebilir.

Telepatik dalgalanmalar sürekli ve süratlidir. Sizin incelemiş olduğunuz telepatik dalga, sadece düşünce ve fikir intikalinden ibarettir. Bilgi taneciklerinin alışverişi ile alakası yoktur. Siz buna sadece telepati diyorsunuz; yanlış. Bilgi alışverişi, başka bir sistemdir. Düşünce ve imaj, fikir alışverişi başka bir sistemdir. Bu ikisini adamakıllı araştırmanız gerekmektedir.

Hakiki alış verişiniz, bilgi taneciklerinin intikali ile söz konusudurki, toplum yaşayışınızda bunlar çok seyrek olmaktadır. Sizler bir grup olarak birbirlerinizden bilgi taneciklerinizi alıp verebilecek bir kapasiteye ulaşabilirsiniz. Nasıl ki şimdi çırpınmakta olan medyomunuz, bizler tarafından kendisine intikal ettirilen bilgi taneciklerinin şiddeti altında çırpınmaktadır. o alabiliyor ama dayanamıyor. Bu bir örnektir, Kendisine bunu, büyük bir takviye ile vermeye çalışıyoruz. Giderek bu daha çok artacak ve çok daha hızlanacaktır.

Kendisine, ilerde yapacağı işler için çok yardımcı olmanız gerekir. Çok yardımcı olmanız, çok yardımcı bulmanız gerekir.

( Not: celse 19.20 de başladı ve 19.55 de kendiliğinden kesildi.)

CELSE 9 5. 8 .1982
.

PLAN:SİRİÜS MİSYONU
MEDYOM:ERGÜN ARIKDAL
HAZIR BULUNANLAR:MEHMET SANCAR,GÜVEM ERER,AHMET HIZVEREN.

P:Evet.
M.S:Bilgi tanecikleri ile bilgi tohumları aynı anlamdamı kullanılmıştır.?
P:Hemen,hemen aynı gibidir, fakat bir incelik vardır.Bilgi tohumu,bundan anlayacağınız anlam;geçici olmayan,yani sürekli ,kalıcı ve evrensel mahiyette her türlü şuur sahasına yol açabilecek nitelikte bir bilgi hamulesi ve bilgi yükünü ifade eder.

Bilgi tohumunun başlıca özelliği, şuur sahalarının kapasitesine uygun olarak yeşermekte olan bilgi tanacikleri ile beslemesidir. İsa nın sizlere ifade etmiş olduğumeseldeki tohum, bizim için budur.Bilgi taneciği ancak,sürekli ve evrensel değildir.Tanecik bilgi ihtiva eden bir enerji dalgası gibidir.Nasıl ışığın taneciği foton ise;müştereken bilgi de bir enerji dalgası,bir tanecik şeklinde hareket eder.

Bunlar menşeylerine göre, yani kendiiisini yaratanlara göre, değişik tanecikler şeklinde ifade edilebilir. Ömürlü olabildikleri gibi geçicide olabilirler. Sizler, örnek verirsek, belli bir tecrübeden, belli bir izlenimden sonra kendi şuur alanınızda, meydana getirdiğiniz faaliyet sonucunda, bir takım enerjetik yayınlar yaparsınız. Yaptığınız bu yayınlar, çeşitli muhtevaları barındırmakla beraber, bunlar içersinde bilgi tanecikleride vardır.

Daha kaba, daha net bir örnek vereyim:

Siz insanların, bütün hücrelerinin tek birleştikleri plan, kendi planıdır. kanınız, vucudunuzun her noktasında mevcuttur.Fakat kanınızıniçerisinde her yerde aynı değildir. Bir kan borusunun içerisinde, kanın taşımakta olduğu çeşitli maddeler vardır.İşte bunun gibi sizin enerjik yayınınızızn içersindede çok değişik tanecikler bulunur.ve bunlardan bir tanesi çok önemlisi bilgi tanecikleridir. Bunlar kozmik bir bedenin arasında, parçalar arasında bilgi alışverişinin sağlanması için vardır.

Bilgi taneciklerini, çoğu kez hepiniz alırsınız. Bütün insanlar devamlı olarak, kozmik tesirleri, kozmik ışınları nasıl alıyorsa bilgi taneciklerinide alırlar ve bunların anlama kabiliyeti olarak ortaya çıkması büyük bir hadisedir.

Çoğu, gayrişuur mehtabında, çok daha sonra ve çeşitli şekillerde tezahür etmek üzere saklı tutulabildiği gibi, bazı izler bırakarakta kaybolup gidebilirler.Ama bilgi tohumu,sizde devamlı bir gelişme ve büyüme içersindedir. Bilgi tohumunun gelişip büyümesi, sizin almış olduğunuz bilgi taneciklerinin sizde meydana getirmiş olduğu büyük ruhsal cehitle (enerjetik cehitle) meydana gelip ortaya çıkar. Bilgi tanecikleri ile bilgi tohumunun bu şekilde gayet sıkı bir organik bağları, ilişkileri vardır.

Bilgi tohumu, evrensel insanın, yani arşetipik olarak mevcut insanın (ona kozmik insanda denebilir, mükkemmel insanda denebilir, arşetip insanda denebilir.) mayasında olan bir tohumdur.

Şimdi, bozulmuş kitaplarınızda, kozmik insanın yaratılışıyla, sekizinci kuşaktan adem in meydana getirilişi, birbirine girdirilmiştir. Bütün bunları doğrusunu eğrisinden ayırmak için çok beklemeyeceksiniz. (Kozmik insan) bizzat (kendisi) tarafından bilgi tohumunun geliştirilip büyütülmesi maksadıyla meydana getirilmiştir.

Yani şunu demek istiyoruz:

Kozmik imsanın yaratılış sebebi, var oluşu ile beraber, bilgi tohumunun gelişip yayılması,her şeyi kaplaması içindir. Kozmik insanın görevi budur.Kozmik insan, fiilen ve objektif olarak mevcutmudur? Hayır. kozmik insan, fiilen ve objektif olarak mevcut olamaz. Fakat kozmik insanın, fiilen ve objektif mevcut olabilmesi için, bilgi tohumunun son kertesine kadar gelişmesi beklenmektedir.

Şimdi: Çeşitli planetlerde mevcut olan insanların asıl görevi, işte bu kozmik insanı, meydana getirmek için, kozmik insanın tam manasıyla ortaya çıkabilmesi için, gerekli olan bilgi tohumunun kendi dönemindeki izlerini geliştirmektir. Yani her canlının, bilhassa çevresi ile ilgiili ilişkisini, şuurlu bir seviyede, şuurun üçüncü derecesindeki ve belli bir seviyesinde tutan varlıklarki, bunlara zaki varlıklar diyorsunuz.(size göre bir deyimdir.). bu varlıkların gösterdikleri, her türlü tesire karşı gösterdikleri tavır ve tepki, devamlı volarak bilgi tohumunun genişlemesine, gerçekten kozmik insanın neşvünema bulmasına hizmet etmektedir.

Bu verdiğimiz bilgiyi, iyi anlamaya çalışınız.Sadece sizin değil, sizin bağlı olduğunuz sisteminde bütün canlıları, bu sistemin payına düşmüş olan çalışmayı, ameliyeyi göstermek için, yerine getirmek için çok büyük cehit ve çaba harcamaktadır.

Kozmik insanın gelişip büyümesi, bilgi tohumunun (ona has bilgi tohumunu) gelişip büyümesine bağlıdır.Bu bilgi tohumunun gelişip büyümesinde bütün canlıların rölü vardırr. Her yaşayan,bu gelişip büyümeye yardım etmekte ona kendi enerjisi ile, kendi iradesi ile, kendi zekası ile, kendi bilgi tanecikleri ile hizmet etmektedir.

Sadıklar, bu konuda sizlere değişik bir açıdan, oldukça geniş bilgiler vermişlerdi. Onlarıda hatırlayarak, bu verdiklerimizle benzetmenizi diliyoruz.

Bilgi tanecikleri, sizler için çok daha pratik, çok daha fazla ameli değeri olan şeylerdir.Bilgi tanecikleri, sürekli olarak teşekkül edebilir. Sizin hayat içindeki tatbikatınız, yani yaşamınız, hem kendinizden dışarıya, hemde dışarıdan içeriye, devamlı bir bilgi taneciği trafiği gerektirir.

İdrakleriniz, anlayışlarınız, kavrama gücünüz, bellemeniz, tahayyül etmeniz, eşyaya ve kendinize muktedir olabilmeniz için, bilgi taneciklerinin sizde yoğunlaşmazı mecburidir.Bunun içinde, yaptığınız her işte ve harekette, her tetkikinizde, her gözleminizde, kısaca her nefes alışınızda, "ben varım, ben benim", "ben şimdi buradayım" dediğiniz anda ve devamlı olarak bir bakıma kendinizi yokladığınız veya hatırladığınız süre içersinde bilgi taneciklerinin sizin şuur alanınıza sürekli olarak geldiğini ve geçici olmayarak orada bir müddet ikamet ettiğini , kaldığını, kendine benzerlerle eşleştiğini ve hatta bu eşleşmenin giderek artarak, başka bilgi taneciklerinide kendine çektiğini bilmelisiniz.

Bilgi taneciğinin, bizim bu anlattıklarımızla tam bir topoğrafyasını veye psikolojisini veye fizyolojisini anlamanız imkansızdır. Bunları zaman zaman çeşitli şekillerde takviye etmek süreti ile siz bir sentezle elde edeceksiniz.

Bu günden itibaren, belirli bir süre içinde, sizlerle irtibatımız olmayacak. Medyomunuza vereceğimiz bir ikazla tekrar celselere devam edeceğiz. Celseleri, sizlerin, verdeiğimiz bu bilgileri ne dereceye kadar bilip bilmediğinizi kontrol ettikten sonra sürdüreceğiz.Verilmiş olan kısımlardan anlaşılanların, özet halinde, açık ve seçik olarak tesbitini istiyoruz. Bunlar, tamamen sizin samimi anlayışlarınızı yansıtmalıdır.

Şunu, hiç unutmayınızki, sizlere verilmiş olan ve verilecek olan bilgileri anlayabilecek ve sorular sorarak cevap verebilecek seviyede olan arkadaşlarınızla hususi çalışmalar yapmayacağız. Fakat onlara, hususı olarak bir gözetim uygulayacağız.

Canlını görevi, kozmik gelişmesini, büyümesini, uygulamasını isteyen bilgi tohumunun her türlü hizmetini yapmaktır. İnsanın gelişmesi tekamülü buna bağlıdır. Sizlerin tekamül anlayışınızda oldukça çarpıktır. Elinizde güvenebildiğiniz veye güvenmeniz gereken bilgi yoktur. Şimdiye kadar sizlere çeşitli kanallardan verilmiş olan bilgiler, sadece bilgi tohumunun gelişmesine, yayılmasına hizmet etmekte olan insanın ve hizmet edecek olan imsanın ketmetme, engelleme, bastırma, susturma, mani olma iç güdüsünün ortadan kaldırılması içindir. Bütün dinlerinizin sebebi budur.

Dinlerinizin ve yollarınızın size öğretmek istediği, bilgi tohumunun gelişmesinde, büyümesinde ve yayılmasında engel olmamanızı sağlamak içindir. Ve her yolun, kendi devrine göre çeşitli ifadeleri vardır. Sizin yolunuzunda ifadesi nefssaniyeti terbiye etmek, şuur seviyesini genişletmek, vicdanı, aklı ve sevgiyi bir arada bulundurarak fiiliyatta bulunmaktadır. Bunların tatbikatı, sizlerin, bilgi taneciklerini, seviyeli ibir şekilde elde etmeniz için yardımcıdır.

Bilgi taneciklerinizin ancak dönem dönem seviyeli oluşları ile siz bir irtifa kazanırsınız. Yani sizin deyiminizle tekamül edersiniz. Yaptığınız her tatbikatın sizleri kemalata götürdüğü şüphelidir.Fakat tatbikatlarınızın, sizleri celb etmiş olduğu bilgi taneciklerinin kesifleşmesi ihtiva ettiği enerjinin yoğunlaşması belki yükselmenize yardımcı olmaktadır. Bu söylediklerimizi lütfen iyi anlayınız. O zaman, daha çok olgun, daha çok dikkatli ve daha şuurlu olacaksınız. Yaptığınız her hareketin söylediğiniz her sözün yayınladığınız her düşüncenin her davranışınızın en büyük hedefi bilgi tohumunun genişlemesine, gelişmesine bağlı olduğunu unutmayınız.

O gerçek oğuldur. Kozmik insan gerçek oğuldur. ondaki ilgi tohumu kutsal ruhunuzdur. O bilgi tohumu, aynı zamanda sizin kendi egonuz aklınızdır. Ve elbetteki yaşamakta olanların ilahlaşmak için mesağları vardır.Bunlara bu müsade verilmiştir. O, ancak bilgi tohumunun gerçek avrasına girmiş olanlar için söz konusudur. Muhammedin, buda nın, konfiçyüsun, isanın, oğul olduğunu, ilah olduğunu söylüyoruz. Yukarda vermiş olduğumuz bilgilerin ışığında anlayınız.

Öyle bir devrin sonunda ve öyle bir devrin başındasınızki, bir çoklarınız, gerçekten yaşayan ilahlarıda görecektir.Fuzuli yere biriktirmiş olduğunuz düşük enerjili bilgi taneciklerinizi sevk ediniz bırakınız gitsinler. Bunu yapmanız, şuurunuzun uyanmasına daha çok yardım edecektir. Şuurunuzun uyanması demek yani kıyam etmesi demek, mevcut bilgilerinizin, yani bilgi taneciklerinizin ne olduğunu anlamak demektir.

İnsanlar mevcut bilgilerini anlayamıyorlar. Bellediklerini bildiklerinide anlamıyorlar. Katı ve manasız kurallar içersinde, Bir bakıma çok aptalca inançların pençesinde kıvranarak, genede bezı cehit hamleleri göstermekten geri kalmıyorlar.

Korkunu , her türlü korkunun, çok düşük enerjitik bilgi taneciklerini cezbettiğini sakın unutmayınız. Ve bu devrenin en büyük hastalığı korkudur. ve kuranın her ayetinin başında tekrar edilen taşlanası şeytan korkunun ifadesidir. Allahaısmarladık.


17 ahkam var

Ahkâmlar

Sayın Atilla Geniş.
bu celselerin devamını nasıl okuyabiliriz. Bu konuda bilgilendirebilir misiniz?

Bu celselerin devamı yok maalesef. Medyumların yeterli olmadığını söyleyen misyon aktarımı sonlandırmış maalesef.

http://groups.yahoo.com/group/turkiyedegecis

ilginç bir konu işaretledim sakin kafayla okuyacağım.
siz bu bilgileri nereden buldunuz?

Sen Vurdun da Ben Ölmedim mi?

Meksefe: dinleri bilimlerle birleştirmeye çalışınca ortaya çıkan madde.

hayatı HAFİF'e alın...

Kotu deterjan istismar etmis new age tarikatcilari yine hortladi...

akillanmadiniz mi len siz!Turkiye sizi istemiyor aptal misyoner musvetteleri!

Plan:SİRİUS MİSYONU
medyom:Ergün ARIKDAL
hazır bulunanlar:MEHMET SANCAR, AHMET HIZVEREN

Bu olayda bir alet zerzevat mevcut mudur? Yoksa Medyum'a vahiy yolu ile gelen bir sey midir? Bu yüksek "SİRİÜS" bunca seylerden haber verirken, haber verdigi kisilerle tartisir mi? Ya da bunca bilgiye sahip ise karsindakinin anlayip anlayamayacagini nasil bilmez? Hülasa, ilgimi cekti celselerin hepsini okudum. Okuduguma ve anladigima göre bu olayin tasavvufla uzaktan yakinda hic, ama hic alakasi yoktur. Bir yazinizda tasavvufa ilgi duydugunuzu belirtmisiniz. Bunu onun icin yaziyorum. Böylesi Medyum'lar dünyanin her kösesinde mevcuttur. Bunun bir düzmece oldugu kanaatini tasiyorum. Bir yorumunuzda bu kisilerin inancli oldugundan bahsediyorsunuz. Fakat, anlatilan
"SİRİUS MİSYONU CELSELERİ" diye takdim edilen bu yazitlarin ne dinle, ne imanla, ne Allah'la uzaktan yakindan hic, ama hic bir kökeni alakasi yoktur. Bu yol ne Hz. Piri Mevlana'nin, ne de hayranlikla bahsettiginiz Hz. Yunus Emre'nin yoludur. Tarih boyunca sahte Peygamberler, böylesi yalanci Medyum'lar olmustur. Ama Rahman ve Rahim olan Yüce yaratan, hic bir zaman kendi isigini söndürmemis eksiltmemistir. Kuran 1400 küsür yil önce gelmesine ramen, asla ve katta eskimemis, daha nice yüzyillara hitap etmekte ve edecektir. Gayem sizi üzmek kirmak degildir. Lütfen yanlis anlasilmasin...

Işığa doğru şiir kitabınızın ismi, benim yaşıtımsınız, tasavvuf ve REİKİ eğitimi almışsınız, ama hepsinden önce din eğitimi almışsınız. O yüzden Mevlana ve benim hayranlıkla bahsettiğim Yunusu siz, sizin anladığınız gibi dini anlıyor sanıyorsunuz. Ben kuranı inkar etmemekle birlikte, asla sizin anladığınız gibi anlamıyorum, yunusu mevlanayı asla sizin anladığınız gibi anlamıyorum, sanırım Mevlana ve Yunus, dincilerin tekelinden kurtarılmadıkçada asla gerçek anlamlarında anlaşılamıyacaklarar. Siz IŞIK tan ne anlıyorsunuz? Mesela Yunusun IŞKIN ALDI BENDEN BENİ'sini AŞKIN ALDI BENDEN BENİ diye okuyanlardanmısınız? Beğenmediğiniz yeni çağcılar kendilerine IŞIK İŞÇİLERİ diyor, acaba sizin ışıkla, bunların ışığı aynı ışıkmı? Ve son soru, acaba şartlandırılmış beyinler, özgür düşünceyi ne kadar anlayıp özimseyebilir? Sadece öğrenmek istiyorum.
Svgim CAN laradır.
Not: Ben bütün yazılarımı böyle bitiririm, sence ne demek isterim CAN dostum?

http://groups.yahoo.com/group/turkiyedegecis

Isik tekdir sevgili kardesim. Yunus'da Mevlana'da diger erenler de bu teki anlatmislar, bize bu yolu isaret etmisler, bu yolda olunca feraha aydinliga güzele sevgiye muhabbete ulasacagimizi tembihlemislerdir. Dinci degilim fakat dindarim dinime uyarim. Tüm erenlerin uydugu gibi. Buna sizin hayran oldugunuz Hz. Mevlana ve Hz. Yunus'da dahildir. Allah askina siz Hz. piri (Hz Mevlana) ne kadar taniyorsunuz? Hz. Mevlana ve diger mutasavviflar Kuran ve sünnet üzere idiler. Su sözleri söyleyen Pir kimdir taniyor musunuz?

"Cânım bedenimde oldukça Kur'ân'ın kuluyum;
Seçilmiş Muhammed'in yolunun toprağıyım.
Kim, sözlerimden, bundan başka bir söz naklederse,
O nakledenden de bîzârım ben, o sözden de bîzârım."

Peki ya bu dizeleri söyleyen kimdir...

Arayu arayu bulsam izini
izinin tozuna sürsem yüzümü

Hak nasip eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni

Bir mubarek sefer olsa da gitsem
Ka'be yollarında kumlara batsam

Hup cemalin bir gez düşte seyretsem
Ya Muhammed canım arzular seni

Zerrece kalmadı kalbimde hile
Sıtk ile girmişim ben hak yola

Ebubekir, Ömer, Osman da bile
Ya Muhammed canım arzular seni

Tasavvuf ayri seydir, diger mistik ilimler ayri seylerdir. Belki birbirine benzerler ama ayni degillerdir. Tasavvuf kuran ve sünnete göre uygulanir. Tasavvuf kalbidir. Yoga reiki samanizm gibi mistik ilimler ise zihnidir. Tasavvufta 4 kapi 40 makam vardir. Yükselme kalple gönülle olur. Diger mistik ilimlerde böyle degildir. Meditasyonlarla zihni olarak isiga yüksele bilirsin. Tasavvufun ayrilma noktasi iste burdadir. Tasasufun da kalp temizligi önemlidir. Diger ilimlerde bu o kadar da önemli degildir. Cünkü zihnendir. Tüm negatif duygu ve düsünceleri kalbinden atmadikca. Masivayi terketmedikce kalbi olarak yükselmek mümkün olmaz. Yanlis anlama kimseyi kötülüyor degilim. Yalniz islam Mutassiflarini bir baska göstermen, onlari baska kiliflara yerlestirmen, sanki onlari da Kuran'i inkar etmisler gibi sunman akil kari degildir.

Muhabbet ve sevgi ile

xnicox buradaki yazınız ile bu sözleriniz çelişmiyor mu?

Celisen bir pragraf gösterir misiniz?

Bende dinci değil dindarım, tanrıya inanırım. Mevlanayı yunusu severim, kuranı muhammedi severim, ama benim okuduğum kuranla, bugün din diye bize sunulan kuran bir değil, yada bana göre bir değil, ben kendi kuranımı, kendi Muhammedimi severim, yunus gibi. Ben ayrıca Budayı, İsayı çok severim. Tasvvuf sen bildiğin için seni ışığa götürür doğrudur, ama tek ışığa götüren yol değildir, bunu söylemek ne büyük haksızlık olurdu. Taylandda, hindistanda, ingilterede, yada amerikada doğan birine çok haksızlık olurdu, onların tasavvufa ulaşabilem olanağını sen hesap edip bize söyle.
Kalp temizliği YOL da olan herkes için ilk şarttır, bunun tasavvufu, yada budizmi yok, önce kalbini temizleyemiyen zaten YOL da değildir, kendi hayali yolundadır, kendisi yolda olduğunu sanmaktadır. Bu yüzden YOL sadece tasavvufa değil, YOL da yürümeye niyet etmiş her CAN a açıktır. Tasavvuf senin yolun olabilir, ben tek yolla yetinmiyorum, bütün kadim öğretiler, ve ezoterik bilgileri içselleştirip yolumu aydınlatıyorum. Hiçbir dinin prangasını vuramam beynime, ben Tanrıyla BİR im, yani ben dinler üstüyüm. Çünkü EN EL HAK

http://groups.yahoo.com/group/turkiyedegecis

Sevgili kardesim, su söylediklerinizin bir kismina katilmamak mümkün degil tabii. Evet dogrudur, benim yolum tasavvuf yoludur. Ancak diger mistik ilimleri de benimser uygularim. Sunu asla inkar edemem, ben eger tasavvufu simdi daha iyi algiliyor taniyorsam; bunu, ve hatta yasamimda gelisen bir cok pozitif olaylari reiki'ye borcluyum. Ben bunlarin kötü oldugunu hasa ima bile edemem. Hepsi Allah'tandir. Benim söyledigim, ya da söylemek istedigim; tasavvuf'un kalbi, diger mistizm ilimlerinin ise zihni oldugudur. Mesela bir mutasavvif, veya halk dilinde Eren ledün ilmini layiki ile yapmis bir Kamil insan, bizim bilmedigimiz görmedigimiz astral gercegi (Astral ebene) kalbi ile yasar görürken, diger mistik ilim yolculari bunu zihni ile algilarlar. Biri kalbine indirmis naksetmis digeri zihnine bend etmis kalbine inmemistir. Kamil insan bir damla da ummani görür ve yasarken diger mistizm yolculari bunu yasayamazlar. Zihni olan seyler bir gidip bir gelir. Kalbi olan daimdir kalbe nakseder ve kalir. Yanlis anlama; diger mistik ilimleri kötülüyor karaliyor degilim. Öyle olsa ben Reiki egitimini hic almazdim zaten. Sadece arada ki farki anlatmaya calisiyorum. Kuran'in günümüzde anlasilmadigi bir takim cevreler tarafindan yanlis aksettirilip, sadece kilik kiyafet sakal biyik, ölülerin ardindan okunmasi hastalara sifa icin okunmasi gibi algiladiklarini ve böyle uygulamalar icinde olduklarini malesef biliyorum. Yalniz sunu da söylemeliyim ki dünyanin her yerinde gercek mutasavviflar vardir. Ama her mürit bu güzelligi tadacak diye ne bir kural ne de bir kaide vardir. Allah lafzini kalbe indirmek ancak O'ndan gayrisini ordan yok etmekle olur. (masiva'yi terketmek) Bu ise cileler üstü cile demektir. Zaten bunu basara bilen Kamil insan pek azdir. Onlarda önceden secilmis insanlardir. Her mistik yolun sevgiye acilan kapisi vardir. Ve bu yolda olanlarin kafasindan bazi negatif duygulari (kin, nefret, haset, fesat gibi) yok etmesi kalbi degil zihnidir. Iste aradaki farkta budur. Mesela; adam reiki hocasi olmus astral yolculuk yaptigini anlatiyor, ama her nedense ögrencilerini para ile yetistiriyor. Bu yolun gercek yolculari, masivayi terketmis olmali, kimseden para pul almadigi alamayacagi gibi, kendisi vermeye calismalidir. Astral yolculuk Allah tarafindan insana verilmis bir hediyedir. Ruh'un bedeni terkeyleyip yüksek enerjiye kavusmasi sadece zihnen olur. Simdilik bu kadar. Daima isik seninle olsun kardesim.

CANımcım, bir kaç söz daha söyleyeceğim, ve daha söylemiyeceğim. Bunlar bu konuda son sözlerim, çünkü bu konuyu sadece kendi aramızda konuşmuyoruz, buraya yazmakla bir çok insanında bunları oluduğunu göz önüne almak zorundayız. Bu konulara hazır olmayan insanların sorumluluklarını almamak adına en yalın dille yazmaya çalışıyorum.
Gene aynı şeyi demişsin, inatla son cevabımı veriyorum: Tasavvuf doğru bir öğretidir, tamam amenna ama dünyadaki tek doğru öğreti asla değildir. Bak bunu iyi dinle iyi anla, bir daha söyelemiyeceğim. Öncelikle şunu iyi bil, Tasavvuf üstadlarına saygım ve sevgfim sonsuz, bunu tartışmam. Şimdi söyleyeceğime gelelim:
Kardeşim CAN ım, yukarıdada bahsettiğin üzere, bu kadar çok çile öekip doğruya ulaşmaya inana gerek yok, bu sadece bu çleri çekmeden doğruyu anlayamıyacak toplumlara doğruyu anlatabilmenin yoludur. Arap toplumu bu kadar çileyi çeksede doğru yola ulaşamıyacağı için tasavvuf daha çok bizle ilgilidir, mevlana aslen türk olmasada onu genede en yakın anlayabilenler bizleriz, araplara kalsa hiç anlamazlar. Bizede Tasavvuf denilen YOL'la asıl YOL un öğretilmesinin sebebi, aslında bizim YOL u algılayabilecek kapasitede olmamıza rağmen, din hükümlerinin tamamen bizim şartlanmamızı sağladığından bu YOL u görememizden kaynaklanıyor. Bize sadece döve döve yada söve söve yada çile çeke çeke birşeyler gösterilebilirdi, buda hepimize değil, sadece bazılarımıza, bu yüzden tasavvuf bize uygundu, bizi çilelere sevk ederek olmamızı sağldı.
Ama çile şart değil. Çilenin şart olmadığını anlayabilmen için sadece bütün çengellerden kurtarılmış özgür bir beyne sahip olman gerekir.
O zaman Mevlananın yada Yunusun ne demek istediğini çile çekmeden öğrenebilirsin. O zaman İsanın bir peygamberden çok bir öğretmen olduğu nun farkına varabilirsin, ve yine o zaman, Quatama Budanın, yada diğer bütün budaların ne dediğiniözgür iradenle çok net çilesiz! anlayabilirsin.
Sonuç olarak Tasavvuf üstadlarını çok seviyorum, çünkü onlar size ancak bu yolla gerçekleri anlatabilirlerdi ve öyle yaptılar, Muhammedi çok seviyorum, görebilen gözlere, anlatyabilen beyinlere bişr hazine getirdi, İsayı çok seviyorum, binlerce yıl ders verseler öğretemiyecekleri evrensel bilgileri bir kaç sözüyle bile öğretebilkdi, ve Budayı, ve bütün Budaları çok seviyorum, madde dışındaki asıl formumuzu gerçek BİZ i bize engüzel şekilde anlattı. Senin yolun ancak senin bilincin seviyesinde olabilir, benim yolum benim bilincim seviyesinde, ahmetinki, onun , mehmetinki onun bilinç seviyesinde. O doğru bu yanluşolayoı değil demem, herkesin ne anlatırsan anlat, anlayabileceği kendi bilinç seviyesi oranında olduğu gerçeğidirki, bunuda Mevlana CAN söylemiştir. İçten yargısız, sorgusuz, seni olduğun gibi kabul eden sevgimle. TANRI nın ışığı (yada rahmeti) hepimizin üzerine olsun.

http://groups.yahoo.com/group/turkiyedegecis

Amin.

"seçimini zekice yapmak yarılamaktır zafere giden yolu; diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir. bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin,öte yanda mecbur değilsin. ben bir şekilde ikisini de yapmayı becerdim. bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir."

Cok sevgili arkadasim, korkarim ki" siz mistizmi hic arastirmadan dalmissiniz bu yola. Size söylenenler malesef gercek disidir. Tasavvuf da cile oldugu gibi her mistik yolun da kendine göre cilesi zahmeti vardir. Cilesiz zahmetsiz hic bir yola erisilmez erisilemez. Anlamakla olmak arasinda daglar kadar fark vardir. Nasil ki sancisiz dogum olmaz, cilesiz de bu yolda olunmaz. Ve bu güzel yolda o tada o zevke varilmaz yasanamaz. Bu konuyu ben de fazla uzatmak alenen tartisip akillari karistirmak istemem. Yazdiklarimi lütfen iyi okuyunuz ve anlamaya calisiniz. Sevgi muhabbetlerimle

Tartışmıycam diyorum kaşıyorsun zorla, ben mistizmi bilmiyorum ama sen bilkiyorsun? Allah Allah, Allah Allah. Yıllardır üzerinde çalıştıklarım neydiki????
Kitabını 3 ytl de olsa 1 ytl de olsa almam, benim kitabım beynimde, başklarının beynime saLDIRMASINA İZİN VERMEM.
Tanrı nedir? Tanrı varmıdır? Varsa nerdedir?
Bi cevap ver, ben sana soona bişeyler anlatıcam. Hee bide Tanrının adı nedir?????

http://groups.yahoo.com/group/turkiyedegecis
Tartışmıycam diyorum kaşıyorsun zorla

Ben kimseyi kasimam kasinan sizsiniz kardesim.

ben mistizmi bilmiyorum ama sen bilkiyorsun?

Söylemlerinden bu cikiyor ortaya.

Allah Allah, Allah Allah. Yıllardır üzerinde çalıştıklarım neydiki????

Kizmaniza gerek yok 1. basamagina bile varamamisiniz.

Kitabını 3 ytl de olsa 1 ytl de olsa almam, benim kitabım beynimde

Ne alaka anlayamadim. Kitabimi alin diye bir sey mi yazdim?

başklarının beynime saLDIRMASINA İZİN VERMEM

Bence de isabetli olur.

Tanrı nedir? Tanrı varmıdır? Varsa nerdedir?

Su sordugunuz soru bile sizi anlatiyor. Dedim ya ilk basamagi henüz gecememissiniz kardesim.

Bi cevap ver, ben sana soona bişeyler anlatıcam. Hee bide Tanrının adı nedir?????

Bana bir sey anlatmaniza gerek yok aynaya bakin yeter.

Sonuc: Cilesiz hic bir yol yoktur. Yollar cesitli de olsa hepsi ayni yerde bulusur. Küfür yolu da buna dahildir. Sevgiyi taniyan, sevgi ile hemdem olan insan belden asagi vurmaz. Gercek yolcu yol arkadaslarini sever. Büyüklerin yolunda onlarin izinde kendi kazmasini kendi küregini alip yolunu kendisi kazar kendisi acar. Ben sen biz kavrami bu yolda yoktur sadece bir ve tek vardir. Yol dikenlerle doludur. Bir bir ayiklamak gerekir. Buna da biz cile adini veririz. Hic bir yol temizlenmeden asilmaz. Görünüste var olsakta gercekte ne biz variz ne de su dünya gözü ile gördügümüz seyler. Gercekte var olan tekdir "O'DUR".

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu