Ellibirinci doğumgünümün sabahında, yarım asırdan uzun yaşantımın öğrettiği birkaç şeyi kağıda not etmenin ilginç olabileceğini düşündüm.
Çizgili bir doya kağıdınını sağ tarafına “ ... öğrendim. “ diye yirmi kere yazdıktan sonra, cümleleri tamamlamaya giriştim.
Bu işi o kadar eğlenceli buldum ki her Pazar sabahı listeye eklemeler yapmaya karar verdim. Kısa zamanda epey uzun bir liste oluştu. Bir öğle yemeğinde bir arkadaşıma bundan söz edince o da kendi listesini yapmak istediğini söyledi. Diğer arkadaşlar ve tanıdıklar da bu projeye katıldı.
Yaş grubunu genişletmek için yuvadaki miniklerden, orta iki, orta üç ve lise öğrencilerinden, genç evli çiftlerden ve emeklilerden yardımlarını istedim. Sonunda çeşitli yaşlardan ve yedi düvelden (!) yüzlerce kişi katılmış oldu.
H. JACKSON BROWN. JR.
Bende beğendiklerimden bir kaçını sizinle paylaşmak istedim.
ŞU HAYATTA NELER ÖĞRENDİK
Hayatın bir bisiklete benzediğini öğrendim. Yokuşlarda pedal çevirmedikçe pek fazla ilerlemiyor. (Yaş :79)
Babamın, benim söyleyemediğim birçok kelimeyi söyleyebildiğini öğrendim. (Yaş:8)
Arkamdaki polis arabasının beni daima tedirgin ettiğini öğrendim. (Yaş:25)
Yanlızca cazibeyle 15 dakika idare edebileceğini öğrendim. Ondan sonra bildiğin bişeyler vardır umarım. (Yaş.46)
Çocuksuz çiftlerin çocuğunu nasıl yetiştirmen gerektiğini daima çok daha iyi bildiklerini öğrendim. (Yaş.29)
Hemen hemen hiçbir kaliteli malın ucuz bir fiyata satılmadığını öğrendim. (Yaş:52)
Kişinin kendini başkalarının en iyi performansına göre değil, kendi yapabileceğinin en iyisiyle ölçmesi gerektiğini öğrendim. (Yaş:68)
Ne kadar yaratıcıysan o kadar daha fazla şeyin farkına varabildiğini öğrendim.
Hiçbir zaman lütfen ve teşekkür ederim demeye zaman ayıramayacak kadar meşgul olunmaması gerektiğini öğrendim. (Yaş:36)
Büyük riskler almadan kahraman olunamayacağını öğrendim. (Yaş:43)
İnsanalara iyi davranmanın hiçbir maliyeti olmadığını öğrendim. (Yaş:46)
Haklı olan insanlarla tartışmanın ne kadar zor olduğunu öğrendim. (Yaş:38)
Bir erkeğin, hayatında hiç olmazsa bir kez, kendini bir kadın için gülünç durumlara düşürdüğünü öğrendim. (Yaş:46)
Değerli olan hiçbir şeyin, hayatta mücadelesiz kazanılmadığını öğrendim. (Yaş:64)
ayrıntılı olarak buradan bakabilirsiniz
sabrın sonunun selamet olduğunu,
insana en fazla zarar veren şeyin yalan olduğunu,
ölmediğim ve gülümseyebildiğim sürece sorun olmadığını,
ve hayatım boyunca çok şanslı bir adam olduğumu ve olacağımı :)
öğrendim
interraile gidemeyeciğimi anladığım şu günlerde,dünyada yapayalnız olduğumu öğrendim:(
kızlarla iyi arkadaş oldugunda, hepsinin seni kardeşi gibi zararsız gördügünü ve bunun bir lanet gibi bütün kızlara yayıldıgını,..
arkadaşların için daima available oldugunda, giderek bunun onlar için önemsiz hale geldigini,..
kaçan kovalanır gibi bişiyin gerçekten var oldugunu, ama benim bunu asla başaramayacagımı,..
çokodamlalı bisküviyi süte batırıp yemenin, biskremi batırıp yemekten daha keyifli oldugunu,..
öğrendim,..
İnsanın gözünün sadece toprakla dolduğunu öğrendim...
Her insana insan gibi davranmamak gerektiğini öğrendim...
İyi ve kötünün değişken olduğunu öğrendim...
Babalığın gercekten zor olduğunu öğrendim...
İyilik yap at denize, balık bilmezse Hâlık bilir sözünün ne kadar doğru olduğunu öğrendim...
hayatta istediğin işi yapabilmek için gerekirse etrafındaki herkesle kavga etmen hatta bozuşman gerektiğini.
'seven hill' markasinin 'istanbul yedi tepe' den geldigini ogrendim...
'tatoo' kelimesinin yansima ile olusmus bir birlesik kelime oldugunu [tat: sivri cisimle vuruyoruz oo: aciyla bagiriyoruz]
yolun yarısının yarısında :
bir kapının kilitli olup olmadığını anlamanın en güzel yolunun onu itmek olduğunu öğrendim..
Istanbul büyüksehir belediyesine ait tesislerde kız arkadasının elini tuttugunda Aşırı yobaz bir dangalaktan laf ve hatta yumruk yiyebilecegini....
üc üniversite okumanın cok zararlı oldugunu , her yanlış yaptıgın veya bilemedigin şeyin ardından yuh 3 üniversite okudun bunu mu yaptın demelerine fırsat bırakmamak gerektigini...!
giderek büyümenin ne kaddar sinir bozucu olduğunu.
balık yemeye ihtiyacın arttığını.
5.5 yaşında okula gitcem ben diye kudurunca,beni ilkokula yazdırmışlardı,ama beni kandırmışlar.Meğersem beni okula 2. sınıfa kayıt etmişler. 1. sınıfı fasulyeden okumuşum.Hain aile.
yaşım 19 olana kadar,
zamanın çok hızlı geçtiğini,
öğrenmenin sınırı olmadığını,
ama benim bir sınırım olduğunu,
gelecekte ne işi yapacağıma karar verdiğimi,
böyle gidersem ölene kadar pink floyd dinleyeceğimi,
aklıma gelen fikirleri kağıda yazmanın iyi bir şey olduğunu,
hayatın beni yendiğini ve benim hayata karşı savaşacak gücümün olmadığını, öğrendim..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.