
Anlatabilsem seni kendi hayatına salıverişimin asıl sebebini, bütün geleceğini mahvedecek sözlerim, biliyorum.
Susmasını öğretebilsem kendime, bu satırlar hiç olmayacaktı; üzülerek görüyorum.
Çok irdeledin, çok sıkıldın, çok sevdin, çok canın yandı. Oysa ki, karşında senin kadar seven biri olmadı. Yoktu hiç, o gözlerde sevginin anlamı...
Farzet, andı yaşanan, sadece 'tek bir an'dı.
''Balıklar çıkacak yoluna karşıcı
Sevineceksin ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda
Gideceksin'' Orhan Veli
Aklıma "var olmanın dayanılmaz hafifliği" kitabında tomas'ın tereza'yı anlatış şekli geldi.
siz hiç karlar üstünde gondolla gezdiniz mi?
biz değil gondolla karlar üstünde gezmek
öyle sevdik öyle sevdik ki
...
Bırak, usulca unutsun artik beni,
nasil olsa hic anlamadi sevgimi,
okumamis ki Kerem'in hikayesini,
hayali de gereksiz artık, aslı gibi...
Pilli pati
Seni okumaktan öyle keyif alıyorum ki.
Sanki oturup beraber yazıyoruz gibi hissediyorum, bu nasıl birşeydir..
evet birkaç soru birikmiş burada...
@pbk hanımcım şimdi siz yazı kahramanına mı yönetmiştiniz o soruyu?
pillipati, kısa yazıyor..herkesin kendince dolduracağı denli boşluklarla dolu yazılar, günlüğümü çaldığını düşündüğümü söylemiştim bir keresinde..işte yine oldu. demek size de oluyor..
bıcak gibi keskin sözler..beni birkaç parçaya ayırıyor..her tarafı için başka bir ben var ediyorum öykünün..bir dinleyen oluyorum bu sözleri, bir de söyleyen..ve her ikisi adına üzülüyorum sonra..
susmayı bilseydim, aslında hiç biri olmayacaktı, doyasıya yaşanan 'an' lardan öte..
ben şimdi gidip biraz susayım..sağ ol pati..içimde birşeyleri kımıldattığın için sağ ol.
şimdi 2.3 kişi Patiyle aynı yazdığını hissediyor..Demek ki duygular ve karakterler benzeşiyor..
Pati, seni ve kahramanlarını seviyorum diyecektim
efendim açıkçası @deja'nın başlattığı diğer soru dalgasına da, sayın @makaleci ve @abs takılmış.
yazıların bazıları feci sancılı çıkıyor, sebep ondandır. kimisi uzun kabuslu sayıklamalara dönüşüyor. yayımlandıklarında ancak huzuru yakalayabiliyorum (ya da yakaladığımı sanıyorum).
çocuk dunyaya getirmek gibi birşey, yazı yazmak senin için o zaman..
Ne güzel, bu kadar önem vermen..
@mak aslında bu yazı gecikmişliğiyle de kendi sancısını doğurdu bir bakıma.
"Son", "Bir Adam"ın devamı, tamamlayıcısı ya da (nasıl desem?) noktası niteliğindedir.
hmm, @mak, sözleri söyleyenim evet. fakat bu yazıda aynaya bakmıyordum, bu sefer kendime öğüt vermiyordum.
Anlatabilsem seni kendi hayatına salıverişimin asıl sebebini, bütün geleceğini mahvedecek sözlerim, biliyorum.
şimdi bu söze ne denir?
kuzenimle güzel güzel, sakin sakin içerken, bir anda "bu cümleye takılıp kalmamızın" sebebini hangi cümleye sığdırayım ben?
pilli pati, sen gönülden tebrik ediyorum; kelimelere bu kadar sağlam hükmedebildiğin için...
@mak, "Foto-Sen-Tez" aynaya bakarken yazılmıştı mesela. "Son" ise mesajını ulaştıracağı yere çoktan gitti zaten. hafızasıyla savaş halinde olan kişiye yayımlandığı gün ulaştı.
@pbk, gözyaşı da yazı sonundaki tek an fotoğrafında, (o parmağın) işaret ettiği yerdedir kanımca...
sağol @çilek'cim, seninle içmeyi de özledim aslında. falıma baktırdım geçen gün (: yakında bana üç yol görünüyormuş: biri Ankara imiş, öteki Trilye, bir diğeri de Roma... ne güzel bir haber değil mi?
süper habermiş pilli patim:)
bekliyorum sabırsızlıkla...ama "uçtu uçtuuuu" isterim, haberin olsun:)))
Kısa ve kusursuz. O yüzden bu dalda verebileceğim grammyciği vermek istiyorum! Albüm kapağı dalında da aday gösteriyorum? Sanırım, tekrar okuyacağım bu yazıyı. Daha iyi anlamak için değil, yeni yaşadıklarıma uyarlamak için.
bu yazı rss de çıkmamış.
şaşırdım kaçırdığıma.
çini kusmasından önceki yazıymış.
yazıyı sanırım 6 defa okudum.
yazar yaşdıklarını gayet açık şekilde dile getirmiş.
ki; bu benim okuyup bir önceki yazılarla da bağlantı kurarak vardığım sonuçtur.
tabi tamamen farklı bir duyguyla da yazılmış olabilir.
Elbette hepimiz bazen kendimiz için başkası için bazı fedakarlıklar yapabiliyoruz.
ve fakat lakin söz konusu durum duygusal bağlılık veya aşk ise durum daha da farklı bir boyuta geliyor.
kendimizden küçük birisi ileyken bu ilişkinin bize verdiği mutluluğu kelimelerle anlatmak mümkün olamıyorken, karşı taraf bir yandan seviyor bir yandan derin düşünceler ve sonu gelmez ızdıraplar içinde kalabiliyor.
aynı durum kendimizde büyük biri ile bir ilişkideyken de hemen hemen aynı.
kendimi yakarım sen git, dünyan kirlenmesin demek her ne kadar insanın içini acıtsa da bunu cümlelerden sonra karşı tarafın sessizce gidişi biraz dahada acıtıyor aslında.
çok güçlü bir dille sonu gelmeyecek bir tartışma konusunu çok ustaca ve zekice anlatmış.
bu konu hakkında aslında bu kadar kısa bir yorum eminim ki net şekilde anlaşılmadı ancak,
aşk zordur.
ve acının üstüne üstüne yürümektir aşk,
düşüp tökezleyeceğini bilmene inat.
eylul74 at gözlüğü ile bakanların yerine boncuk deliği ne kadar da büyüktür bir bilsen.
evet baya büyük olduğunu bende yeni anladım:))) o kadar büyük ki..bazı kişilerin gözüne gözüne battı:)..olsun ne yapalım...katlanıcaz çare yok
ileri çeksen birilerine geri itsen yine birilerine batacaksa bu iğne kalan sağlar bizimdir:))
Anlatabilsem seni kendi hayatına salıverişimin asıl sebebini, bütün geleceğini mahvedecek sözlerim, biliyorum.
Sorulara aşık bir hayatı soluyoruz, öyle takısız ve içten. Ve katışıksız olsun istiyoruz herşey. Cevaplarken, yaşarken kanatlanmak tek bir an için, sonsuzluğa bırakmak bir bitişi.. Kalabalıklar içinde bir "o" nu kaybetmekten değil, "o"nu kelimelerle tenhalaştırmaktan korkuyoruz..
doğru yazmadığın -da'lar kadar bu yazı düşsün başına e mi @thing! :) hormon brifi veriyordum diğer tarafta @dej.
bu yazıyı fazla okumak adama soluk aldırmaz bilmiş olasınız. uyarmadı demeyin. sonbahara da bunun üçüncü ayağı gelecek. he mi canım?
(üçleme takıntın batsın @pilli pati! üç ayaklarda oturamayasın!)
her mevsim bir yağış
Eyvah diyip çiftliğime kaçmak isterken,
ayaklarım rokalara sürüklüyor, naparsın..
sağ dirseğim ağrığın da, sol dirseğim üzülüp hareketsiz kalıyor.
sağ gözüm ağrıdığın da. sol gözüm isyan edip bulanık görüyor.
bedenim ağrıdığın da, ruhum başka beden arıyor.
ruhum ağrıdığın da, yanın da olmak istiyor.
-her dilde aşık olunulur- ilanını veren urfa'lı garson kardeşime antalya'da bol şans diliyorum.
kuduruk bir toplumuz.
kuduruk.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.