Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "hayatımızı değiştiren tasarımlar"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
6

Son Model Aşklar için…

Eskiden her şeyin bir değeri vardı ve bu değerleri ölçen alet ve aletler henüz icat edilmemişti. İşte aşk dediğimiz duygu da bu değerlerin en başındaydı o zamanlar. Ve o zamanlar ince hastalık derlerdi aşka. Çaresi bulunmayan bir hastalık olarak dolanırdı toplumda.

Kim âşık olsa herkes ona ölümcül hasta gözüyle bakardı, çünkü aşk kutsaldı sevilene değil sevene değer verirdi insanlar. Aşk ne paradan anlardı nede puldan. Âşık ya divane olur yollara düşerdi yâda kendini viraneye döndürüp sadece sevdiğini düşünüp içerdi. Ona günah yazılmazdı. O dünyanın cehennemin de yanacağı kadar yanardı, çünkü eskiden âşık olmanın da bir anlamı vardı. Aşk erdemlikti, aşk adamlıktı. Herkes âşık olamazdı. Yürek isterdi, cesaret isterdi.

Şimdiyse her şeyde olduğu gibi aşkta yozlaştı çoluk çocuğun oyuncağı oldu. Daha kendini ifade etmesini öğrenmeden insanlar aşkım demeye başladı. Gündelik zevk peşinde olanlar aşkında içine etti üç kuruşluk zevk uğruna. Aşk değerini yitirdi, parayla satıldı aşklar, cepteki tomarlara bakılarak ilah-i aşk ilan edildi. Karakaşlar karagözler öldü, sarışınlar esmerler kızıllar moda oldu. Güzellere layık görüldü aşk, sevenlere değil. Aşkın ne değeri kaldı ne de tadı.

Şimdi kim aşktan bahsetse ciğerime bir kurşun saplıyor ya kendime ihanet edip ona “kes len” diyemiyorum, ya da içimi yiyorum hiç bir şey belli etmiyorum. Ağlamaklı bir hele bulunup gülüyorum. Telefonla, çetle metle aşk mı olur ey ahali? Hadi oldun varsayalım aşığın hali böyle mi olur? Hadi sahte âşıklar kendinizi kandırıyorsunuz, yandık bittik eridik diye nara atıyorsunuz. Bütün bunlara lafım yok bu bir oyun zaten. Çok sevilen Türk filmlerin en mazlum sahnesini oynuyorsunuz bütün bunlara kendinizi inandırmışsınız. Tabii aşk sizin aşkınız ama lütfen benim gibi ortaçağ kafasıyla yaşayan insanları son model aşklara gebe kalmaya muhtaç etmeyin.

Çünkü biz ne çöl bulabiliriz kendimizi avutacak ne dağ bulabiliriz delip dağıtacak. Biz son model aşklardan uğruna ölünce anlarız ancak..

23 ahkam var

Ahkâmlar

çok güzel yazmışsın @plakton.
şunu çekinmeden söyleyebilirim ki ben hala o eski aşık türlerine ait biriyim.. bu çok tuhaf evet. kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz dimi? belki benimde yozlaşmam bozulmama gerekirdi ama yok olmuyor. ruhum aşka ait ve ben bu yüzden çok acı çekiyorum.
merak edıyorum bazen. acaba son model yani SON MODA aşklar benden daha mutlumudurlar diye...

Darjeeling,Hindistan'ın kuzeyinde Himalaya Dağları'nda yetişen bir çay türüdür.Dünyada en nadir bulunan çaylardan biridir.Benim KEDİM bu çayı çok sever.

ben de merak ediyorum darjcım, al benden de o kadar

evet plakton;
uğruna kat edilecek dağlar, başarılacak fiziki zorluklar yok ama;
hıtech bir dünyada aynı dünyayı paylaşabilmek bile yeteri kadar büyük başarı:)
eline sağlık

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Mutlu olduklarını zannetmiyorum darjeeling ve results. Mutlu olsalardı sürekli yeni bir ilişki aramazlardı.
Teknoloji ne kadar gelişirse bizlerde değişeceğiz kabul ediyorum ama kendi adıma söyleye bilirim ki kalbim hiçbir zaman hıtech olmayacak makaleci

katılıyorum plakton, herşey değişebilir ama bende de aşk kavramı değişemez

plakton ;
aynı şeyi düşünmüşüz:)
yaşadığımız çağ hıgh tech:(((
ben de böylesi koşullarda verilen mücadelenin daha zor olduğunu söyledim zaten:))

yani duygular ve dediğin gibi kalp öyle güçlüdür ki,
olmalıdır ki,
şu son moda acımasız çağın getirdiklerini bile yenmelidir demek istedim:)

tam da bugün;
bu konuya yakın bir gündem yazısı karalamıştım zaten..

results sana da katılıyorum tabii

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Şu aralar aklımı "Kalbim ne kadar güçlü ? Kalbim tek başına mı güçlü yoksa aynı çarpan başka bir kalple mi ?" gibi sorular meşgul etmekte.
Bu yaşamhıgh tech olmadan önce (o zamanlar ne şekilde adlandırılıyorsa artık) kalpler eminim ki şimdi zorlandıklarından daha çok zorlanıyorlardı.
Şimdi herşey daha kolay olduğu halde içinden çıkamıyoruz.

eskiden haberleşme çok güçtü, belki de aşkları o denli güçlü yapan şey oydu, yaşayamamak, şimdi öyle değil ki, dünyanın öbür ucunda da olsa görebiliyorsun, bilgisayar, telefon vs

evet daha kolay .... gibi:)

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Link... okumayan varsa tabii
ama ben
aşkı bekleme salonuna girince böyle düşünmeye başladım. :))
aşk
aşk
aşk
aşık olmak nasıl bir şey
?
bilmiyorum.
Yok yok
oLdum !
ben kimlere aşık olmadım ki
ama sonra yine
bilmiyorum
sen biliyormusun ?
hayır mı ?
öğreniyorum
teşekkürler..

aşk

Nerde o eski aşklar kalmış.Kerem ile Aslı,Ferhat ile Şirin,Leyla ile Mecnun nice aşklar yaşanmış.Yüz yıllardır unutulmamış.

Gerçekten de çok güzel anlatmışsın. Eskiden gözü kör ederdi aşk, hasta ederdi insanı. Acaba gelişen teknoloji bunun da mı çaresini buldu. Yoksa bu gelişen teknoloji insanları robotlaştırıp, duygularını taşlaştırdı mı?

Bu kısmı okuyucunun hayal gücüne bırakıyorum...

hımmm

birşey yaşarken gibisiz yaşanan aslında mutlak surette kocaman bir saçmalık olan adı batasıca şey... şu şey varya yahu arapçada şu şey kadar faideli başka hangi şey var ki.

Plakton güzel yazı.

Çünkü biz ne çöl bulabiliriz kendimizi avutacak ne dağ bulabiliriz delip dağıtacak. Biz son model aşklardan uğruna ölünce anlarız ancak..

umarım herkes ölmeden anlar değerini aşkın.

nankörler ömür boyu anlamayacaklar..

Darjeeling,Hindistan'ın kuzeyinde Himalaya Dağları'nda yetişen bir çay türüdür.Dünyada en nadir bulunan çaylardan biridir.Benim KEDİM bu çayı çok sever.

aşkı mı darjeeling ?

EVET..

Darjeeling,Hindistan'ın kuzeyinde Himalaya Dağları'nda yetişen bir çay türüdür.Dünyada en nadir bulunan çaylardan biridir.Benim KEDİM bu çayı çok sever.

herşey akıp gider darjeeling öyle değil mi ?
alemde devalılık yoktur bu yüzden sahib olduğun tek birşeyle hiç birşeyin açıklamasını yapamassın son noktaya sahib değilsin ki bir adım sonra daha beyaz birşeye rastlarsın bir adım sonra daha beyazına bla bla hele git biraz yığılsın adımların görürüm ben seni.

darjeeling sana katılıyorum nankör bence biraz ağır kaçıyor. Doyumsuz yada elindeki ile yetinmeyen demek daha gerçekçi geliyor bana.
zeyfe'nin de dediği gibi gittikçe dahası, dahası, dahası çıkacak. İnsanın nerede durması gerektiğini bilmesi gerekiyor.
Duramıyorsa kişi o zaman yaşadığı yada aradığı aşk olmuyor.
Ve bakperi eğer gerçek aşkı yakaladıysa insan ölümün bile bir anlamı kalmıyor o zaman....

necronamber:

aşkı bekleme salonu-1 yazımı anımsatmışsın çok sağol, yakında 2. bölüm geliyor:))

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

necronamber:

aşkı bekleme salonu-1 yazımı anımsatmışsın çok sağol, yakında 2. bölüm geliyor:))

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu