Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Teğmen Dualla'dan Türk hayranlarına selam var.."

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

tuttum
32

Sorumluluğun bölünmesi

Metro, sinema gibi kalabalık bir ortamda olduğunuzu düşünün. Birden yardım isteyen birinin sesini duyuyorsunuz. Etrafınıza baktığınızda onu göremiyorsunuz ama yardım isteyen sesini hala duyuyorsunuz. Etrafınızdaki insanlar dan hiçbiri hareketlenmiyor. Bu durumda ne yaparsınız? Sesin geldiği yöne doğru gidip kaynağını bulmaya mı çalışırsınız yoksa "kimse müdahale etmediğine göre önemli bir şey değildir" diye mi düşünürsünüz.

Cevap vermek o kadar kolay değil değil mi? Bir de şunu dinleyin.

Kitty Genovese
Kitty Genovese

Kitty Genovese, 60'lı yıllarda New York'da yaşamış İtalyan asıllı bir Amerikalı. 14 Mart 1964 günü sabaha karşı 3'te arabasını parkedip evine doğru yürürken bir adam tarafından sırtından bıçaklanmış. Genovese'nin çığlıklarını duyan bir komşu pencereden kızı rahat bırak diye bağırınca adam koşarak uzaklaşmış. Bir süre sonra polis ve ambulans gelip Genovese'yi kurtarmış diyeceğimi düşünenler yanılıyor, çünkü kimse polisi aramamış. Durumu farkeden adam 10 dakika sonra geri dönüp Genovese'yi bulmuş ve tekrar tekrar bıçaklamış. Olayı gören 38 kişiden sadece biri polisi aramış. O da katil üçüncü defa dönüp işini bitirdikten sonra. Bütün bunlar yarım saat içinde olmuş ve bu süre boyunca Genovese sürekli bağırarak yardım istiyormuş. Görgü tanıkları ifadelerinde, başka birisi aramıştır diye polisi aramadıklarını ve olaya karışmak istemediklerini söylemişler.

Bu olayın ardından ABD'de yer yerinden oynamış. Medyada haftalarca bu olay tartışılmış. Sosyal psikologlar bu duruma Kitty Effect adını vermişler. Şimdi Bystander Effect olarak anılan durumun kaynağını araştırmak için yıllar içinde bir sürü deney yapılmış. Araştırmacılar temel olarak, deneklerin yalnızken, başka deneklerle birlikteyken ve denek gibi görünüp duruma tepki göstermeyen bir araştırmacı ile birlikteyken acil durumlara nasıl tepki verdiklerini bulmayı amaçlamışlar.

Deneylerden birinde denekler bir anketi doldurmak üzere bir odaya alınmış. Bir süre sonra odaya havalandırma kanalından duman verilmiş. Yalnız deneklerin %75'i sakin bir şekilde odayı terkedip durumu yetkililere bildirirken; sakin araştırmacı ile birlikte olan deneklerin sadece %10'u; dört denekten oluşan gruplardaki deneklerin %38'i tepki göstermiş. Deneyin ardından sorulduğunda, dumanın zararsız olduğunu veya deneyin bir parçası olduğunu düşündüklerini söylemişler. Hiç biri tepkisiszliklerini odadaki diğer insanların tepki göstermemesine bağlamamış.

Bir başka deneyde denekler bir perdeden geçirilerek bir bekleme odasına alınmışlar. Yine yalnız, başka deneklerle ve tepkisiz kalacak bir araştırmacı ile birlikte. Bu sefer bir grup denek de yanında önceden tanıdığı bir arkadaşıyla birlikte incelenmiş. Denekleri odaya alan araştırmacı aynı yoldan geri dönmüş. Araştırmacı perdeyi kapattıktan hemen sonra bant kaydından, sanki araştırmacı yere düşmüş gibi bir gürültü ve inleme sesleri verilmiş. Önceki deneyle paralel şekilde, yalnız deneklerin %70'i yardım etmek için harekete geçerken, pasif araştırmacı ile birlikte olanların sadece %7'si tepki vermiş. Sadece deneklerden oluşan grupların tepki verme oranı ise %40. İlginç bir şekilde, arkadaşıyla birlikte olanlar, yalnız olanlarla hemen hemen aynı tepkiyi vermişler. Gerekçeler de önceki deneyle aynı. Yardım etmeyenler, ciddi bir şey olmadığını düşündüklerini ve araştırmacıyı utandırmak istemediklerini söylemişler.

Deneylerin ardından sosyal psikologlar bu durumun kaynağına yönelik üç farklı teori ortaya koymuşlar.

1) Herkes bir başkasının yardım edeceğini düşünüyor.

2) İnsanlar duruma kendilerinden daha iyi müdahale edebilecek birilerinin öne çıkmasını bekliyorlar.

3) İnsanlar diğer insanların tepkilerini izleyerek ortada ciddi bir durum olup olmadığına karar vermeye çalışıyorlar. Herkesin aynı şeyi yapması da bystander effect'i doğuruyor.

Kitty Genovese olayının bir benzeri 4 Ağustos 2005'te İngiltere'de yaşanmış. İngiltere'nin meşhur iki katlı otobüslerinden birinin üst katında kız arkadaşıyla seyahat eden bir adam, kız arkadaşına sarkıntılık eden biri tarafından bıçaklanmış. Kız dakikalar boyunca yardım istediği halde kimse yukarı çıkıp ne olduğuna bakmamış. Bıçaklayan adam ilk durakta sakince otobüsten inmiş. Yaralanan adam kendi çabasıyla aşağı indiğinde bile, sadece bir kişi yarasına müdahale etmeye çalışmış. Bu adam da Kitty Genovese gibi hayatını kaybetmiş.

Konuyla ilgili daha bir çok deney ve olay var. Ben burada bir kaçını aktarmak istedim. Yorumunu siz yapın...


6 ahkam var

Ahkâmlar

sevabınız büyük yazılıyor. böyle önemli bir konuyu @hokkaz olmasa öğrenemezdim.

Şimdi bu bilgiyi edindikten sonra, Türkiye'de insanların bazı toplumsal olaylara aşırı tepki, bazılarına ise tepkisiz kalması acaba Kitty Effect e bağlanabilir mi?

Kity efect dedikleri olay Türk insanının tarihinde yoktu. Tabi ki bunları kaynaklardan öğreniyoruz aktarılanlardan, dahası en canlı biçimde eski toprak dediğimiz dedelerimizden ninelerimizden öğreniyoruz. Yardımlaşma Türk toplumunda hat safhada olan güçlü bir his ti. Ancak 19-20 ve 21. yy ın insanın kendisini bile kendisine yabancılaştıran egoist rüzgarı bizden de çokşeyleri alıp götürdü bence. Ani gelişen olaylara tepkisiz kalmak zamanla bizim de alışkanlığımız oldu. Aşırı tepki olayına gelince biz biraz da gazlı çalıştığımız için :D özellikle vatan millet sakarya mevzularında aşırı tepkimiz oluyor. Diyaloğa pek açık değiliz. Asya toplumlarının genel yapısı olan rakibini mücadele ile devirme dürtüsü var uzlaşma yok :D yani tabiki kimse kimseyi öldürmeye falan çalışmıyo da bu dürtünün bi yansıması olaraktan pire için yorgan yaktığımız oluyor.

_________________________ ***gerekli işler âmiri*** _________________________

Benzeri bir durumu elemanların davranışlarında gözlemliyorum: Eğer bir işi yapmak için iki kişi varsa, o iş asla yapılmıyor; herkes birbirine bırakıyor. Ama bir iş ve bir kişi varsa o iş yapılıyor. Hatta eleman çok yorgun bile olsa o iş yapılmadan paydos edilmiyor. Tıpkı yukarıda anlatılan deneylerdeki yalnız denekler gibi...

t e n e d i a n www.bozcaada.info

İstanbul gibi büyük şehirlerde,etik karmaşasının yaşandığı yerlerde,kişinin tam bir birey olarak sorumlulukları ve buna bağlı özgürlüklerini kavrayabilmesi oldukça zor gerçekleşiyor maalesef..Birey kendi bilincinde olmadıktan sonra da ondan toplumsal görevlerini yerine getirmesini beklemek, bir o kadar daha zor...Tabii işin içine; ülkenin şartlarını,güvensizliği ve paranoyayı da katarsak,gerçekten kötü bir senaryo oluşuyor..
Ama bizler,yine bu tür olaylardan en az pay almış insanlarızdır diye düşünüyor ve umuyorum...

Zamanla bu tarz şeyler başımıza geliyor. Yani bıçaklama, yaralama vb. gibi ciddi şeylerde olmasa işte karşıdan karşıya geçmek isteyen birisi olsun ayağı takılıp düşen birisi olsun yardım etmek istiyoruz fakat yakınındaki insanlar yardım eder diye düşünerek es geçiyoruz.

çoğu zaman düşüncelerimiz doğru yönde oluyor ama içlerinde keşke ben yardım etseydim diye düşünüp üzüldüklerimde olmadı değil!

Böylesine güzel bir yazı için teşekkürlerimi sunmak isterim...

yazi bence gayet ilginc bir noktayi aydinlatiyor. bende daha once okumamistim ama her zaman kafami kurcalayan durumlardan biriydi.
tabii bu daha cok haberlerde sikca gordugumuz, meydana gelen kazalara vatandaslarin yaptigi karga tulumba mudahaleleri gordukten sonra aklima geliyor. ilk bakista tamamen cagdisi bir goruntu olusturuyor olsada, @H E C T O R arkadasimizinda dedigi gibi biz Turklerde bu, gecmisimizden gelen yardimlasma hissiyatinin kalintilari sanirim. Ve yine dogru bir tespit yapmis; bu bir takim esintiler bizlerden cok seyler alip goturmus. bana gore bu "birbirine yabancilasma, egoizm" olgusu bati kulturunun en buyuk eksikliklerinden biridir.

bu yazi, daha dun gece basimdan gecen bir olayin uzerine tam anlamiyla "cuk" diye oturdu.

yer mons, belcika.. gece saat 02:30.. gece yemek sonrasi karargah'a donus yolundayiz. kent merkezine hemen giriste, bir otoyol koprusunun tam altinda ciddi bir kaza var. bir kum kamyonu kopru altinda kuraldisi bir sekilde u-donusu yaparken, ufak bir arac duramamis, altina girmis ve alev alev yaniyor. etraftaki trafik durmus, insanlarin bir kismi araclarindan cikmis kaza yapan araclardan 50 metre uzaklikta toplamis, aracin yanmasini izliyorlar. turkiye'deki olagan kaza mahali goruntusunden tek farki insanlarin biraz daha uzaktan seyretmeleri.

gorunuse gore kaza olali daha 10 dakika olmamis fakat kazaya neden olan kamyon soforu, aracin on tarafini treyler bolumunden ayirip kacacak vakiti bulmus. olaya bastan beri sahit olan insanlar ise hala oradalar ve gayet sakin olanlari izliyorlar. kamyonun altina girmis olan ve alev alev yanmakta olan aracin soforunun iceride kaldigi cok acik gorunuyor. ama o an farkediyoruz ki, elinde yangin tupu olupta aracin yakinina yaklasan iki kisiden biri benim, digeri arkadasim. tamamen gayri ihtiyari bir hareketle davranip, tupleri elimize alip kosmusuz. ama cok gec..

kendi aramizda, belcika gibi avrupa'nin gozde ulkelerinden birinde (kent merkezinde) nasil olurda itfaiye ve polis yarim saat boyunca olaya mudahale edemez diye tartisirken, olayin basindan beri orada olan insanlarin konusmalarina kulak veriyoruz:

kisi 1: tam onumdeki aracti, bu ben olabilirdim. yangin benzin deposundan basladi sanirim. bakin nasil yaniyor..

kisi 2: evet evet, benzin deposu. soforu gordunuz mu? sanirim cikamadi.

kisi 1: ben gordum, kapisi sikismis sanirim. cami kirmak aklina gelmedi bence..

kisi 3: ben gidecektim ama kiz kendisi cikar diye dusundum.

kisi 2: ama depo her an patlayabilirdi. sonra 10 dakikada alevler ön tarafida sardi. yapacak birsey yoktu.

konusmalar boyle surup gitti. biz dinledikce sadece birbirimize baktik. yorum bile yapamadik. bir sure sonra oradaki kalabalik, yolun diger tarafindaki kalabaligi gostererek "bak aslinda onlar daha yakindi, mudahale edebilirlerdi" gibi yorumlara basladilar. o sirada artik itfaiye gelmis, sogutma calismasina baslamisti.

kamyon soforu kacmis, kurtarilma ihtimali olan ve aracinda sikisan kiz hayatini cok feci bir sekilde kaybetmis, insanlar guvenli bir uzakliktan olayi bastan sona izlemisler, simdi ise cep telefonlarina kameralariyla cekebildikleri kadarini kaydetmeye calisiyorlardi.

bir turk olarak asiri tepki gosterme aliskanliklarimizi cogu zaman kabul ediyorum, ama kendi adima kitty effect'in hala bizim toplumumuzda cok yayilmadigina inaniyorum. umarimda hicbir zaman etkili olamaz.

yaziyi yazan arkadasima tesekkur ederim.

In heaven all the interesting people are missing - Nietzsche

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu