şuaraya ölüm, harflere zulüm
hayatınızı sokuşturun haymatloss imparatoyluğuna
im, para ve toy aşkına
söylesene verde nerde anne; vird değil verde
kafiyenin bilekleri mi haymana odasında dezenfekte
micky mouse ellerimizde, verne de mi doğrandı jülyen nöbetleşe
yedi leşim var, üç kardeşim mahsus haneye tecavüzde
çatapatlı bir günahı çıkartıyorum opak gövdemden dem be dem
ipimi verin, pimi çekilmiş bir kalbin hatrına aybetmeyin
“nen var” diyemediğim hayattan ürkmüyorum
bedestende mor salkım bir beden bölüşülürken
şuraya bir yatak serin
şuaraya simsiyah bir kuğu verin ki
çin’deki beyazı tarif etsin
ilgilisine soruyorum: "etiketler"e "şiir, ölüm" falan yazmadım!
kim, niye ve hangi hakla "etiketler"ime karışır ki!
ne iş?! ne gereksiz bir iş!!!
"sistem"in yediği bir nane mi?!
ama bilinsin ki; bu başınabuyruk işten hiç hoşlanmadım.
kimi, ne kadar ilgilendirir ki?!
haa, bir de yazdığım şeyin başlığı "ŞUARAYA BİR YATAK SER" idi!
süperzeka "sistem" bunu da "düzeltmiş sanırım!
bu "sistem"e canım kurban!
yoksa yanılıyor muyum sayın "sistem"?
"ŞUARAYA" oyununu bilerek kurgulayan bendeniz
kendi sözcük oyunumu bozmam di mi?
neyse.
pek hoş bulmadık ama...
edit: başlığı "original" haline getireceğim.
edit'in edit'i; c. roditti: ülsere mahal yokmuş!
başlık düzeldi. tamam, tamam... geçti. mersi!
etiketler google açısından önemlidir. bu da kazanç paylaşımlı bir site olmamız bakımından hepimizi etkileyen bir durumdur. bir yazının aranması ve bulunmasını sağlayan anlamlı etiketler dışında kalanlar, boş ve değersiz etiket sayfaları yaratarak kazançları olumsuz yönde etkiler. eserinize müdahale etmek için değil, sitelerimiz genelinde sağlıklı bir sistemi yürütebilmenin bir parçası olarak etiketleri altındaki yazı ile birebir uyumlu hale getirmek çalışmamızın bir parçasıdır. bilginize.
Iste Han'ci ben hep böyleyim,
öteyi ne sen sor ne de ben söyleyim,
vakit oldu artik neyleyim,
suraya bir yatak ser yavas yavas...
Bu aklima geldi yazinin basligini okuyunca. Güzel bir siir eline saglik...
Hay Mat Loş, sizi gözüm bir yerden ısırıyor ahbap ama...?!?!?
dilinizde eski bir mairin (miirden sebep) tadı var. o oldugunuz hissine kapıldım yorum ve miiri okurken, belki yanıldım..
merak uyandırdı ise, mefkud ve naylon vicdan nicklerini aratmanızı oneririm.
sayın Anthro, öncelikle seçtiğim rumuzumla
dalga geçmenizi yakışıksız bulduğumu söyleyeyim.
matrak/alay/maytap... meşrebinize göre her ne
yapmaya çalıştıysanız...
ek olarak; bu ne samimiyet demek de icap ediyor.
"ahbap" mahbap...
neyse.
hafif ve benzer platformların sanal özgürlüğüne ve teklifsizliğinin laubaliliğe ardına dek açık oluşuna
bağışlıyorum bunu da...
şu yorum da onu hatırlattı bana..yoksa bana hersey onu mu hatırlatıyoooor.( ezgisi ile birlikte lutfen)
Tüm şiirleri okudum ve kafamdaki Mefkud yerleşkesi ile hiç örtüşmediğini söylemek istiyorum.
Hoşgeldin karşılamaları yapan arkadaşların MEfkud kişisi ile Hafif.org dışındaki münasebetlerini bilemiyorum, belki emin olarak konuşuyorlar lakin Mefkudun tarzının bu olmadığını düşünüyorum, o daha spesifik ve iz bırakan yazılar yazar.
3 ihtimal var;
1- Ya ben Mefkud ile birebir sohbetim olmasa dahi üslubundan tanıdığımı düşünürken aslında yanılmışım
2- Haymatlos Mefkud değil
3- Haymatlos Mefkud ama Mefkud eski Mefkud değil, tarzı akıl kesesine ekledikleriyle çoğalmış ama yazı içindeki ahenk kaybolmuş.
Haymatlos kişisine bağışlamak değil açıklamak düşer kanımca. Evet, o hayır o değil hengamesine sürüklemeye lüzum yok insanları...
yaw bırakın sipeşıl eycınt Landi bile çözemez bunu, zaten kendisi de işi gücü serdi, debra ile gününü gün ediyo
ama
yazılarına büyük harfle başlık atması,
bazı kelimeleri tırnak içinde kullanmak suretyle önemini vurgulaması,
düz yazısını bile şiirimsi bir tarzda dörtlükmüş gibi satır satır yazışı,
bol noktalama işareti,
kelimelere dans ettirişi;
mesela mutfakta kullanılan jülyen usulü doğramayı nasıl bir forma soktuğunu görünce çok daha net anlarsınız...
kısacası,
mefkud!
dipnot: bir de üstad ne demek, estağfurullah deerken ki klasik alçakgönüllülük!
Ben eski yazılar ile yenilerini karşılaştırdım, gözlemimi söyledim..Kısasınu uzununu bilmem..
bu yeni kişi mefkud mu değil mi bilmem. beni de ilgilendirmez. anthronun söylediği ahbap lafına istinaden hafifte yaygın olarak bazı nicklerce amerikan polisiye klişeleri kalıbına uygun olarak yazılıp laubalilik teşkil etmediğini düşünüyorum. nicki değiştirmesinden yahut o kalıbı kullanmasından yazar arkadaş rahatsız olmuş olabilir o kısmı da beni bağlamaz. ancak neden bilmem o yorumun teklifsizliği kadar karşıdan gelen yorumun fırçalar tarzı da hoş gelmedi bana.
Ahbap, benim gayem de yakışıksız bularak beyninizi kusmanızdı. Tahmin edeceğim tepkiyi vermeniz ve o cümlelerde kimliğinizi-kişiliğinizi ifşa etmeniz ahbap.
Büyük oranda da bunu gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Umarım meraklıların merakını giderdim. Tepkinle eskilerden neyin eskisi olduğuna herkes karar versin artık. (çok da önemli 'bişi'miş gibi) Demek ki artık laubaliliğe de son verebilirim. Ben zaten laubali olacağım adamı seçerek ayırırım. Ne işim olur ki her gördüğüm eksantrik frekansla laubalilik yapmakla.. Benim işim üzüm yemektir burda. Gördüm mü de hiç affetmem, bağışlamam...
Gerçi üstümdeki arkadaşlar (sayfa yapısı itibariynen) denilecek çoğu şeyi de demişler.
nokta...
Anthro'ya...
kendini sencileyin "bi'şi" zannedenlerden o kadar
çok ki ortalıkta.
kafanda tilki kuyruklarını "modere" edeceğine,
ucuz hafiyelik yaparken elindeki dondurmanı
yerlere akıtacağına; insanca, art niyetsiz, samimi birkaç kelime yazmayı denemeni "insaniyet" namına
dilerdim.
"yeni" birine ta en başından hafiyesi "modereyt"
mahmut pozisyonunla "cin"i poposundan
düşmüş elindeki oyun konsoluyla sağa sola
kesik atan afacanlara benzemişsin sayın Anthro...
ve pek komik bir durumda olduğunuzu
gevrek gevrek gülerek söylemeden edemeyeceğim.
tepkilerimi de "tahmin" etmişsiniz!
siz neymişsiniz!
siz bu hafif'in nesi oluyorsunuz sorması ayıp olmazsa?
neyse, demek her yerde sizin gibiler mevcutmuş.
"çeşit"e saygı duynayı ve tahammülü öğrettiler bana.
siz de bencileyin bir "çeşit"siniz.
ben size alışırım. siz de bana ve benim gibi eski
ya da yeni rumuzlara alışmayı deneyin.
rahatlarsınız. kasmayın o kadar beyninizi.
ayrıca, ben kimseyi azarlamadım. hafif çerçevesinde hiçbir bağlantım, maddi-manevi bağım olmayan biri terbiyesizlik ya-pa-maz!
yapmamalı da!
hiçbir yazı diyaloğum olmayan biri
"haymatloş" diye rumuzuma osuracak ve ben de
buna ses çıkarmayacağım öyle mi?
ne adına hanımlar, beyler?
"yeni" olduğum için mi?
tecrübeli abilere biat mı edeceğim önce?
ne iş!!!
rumuzumla dalga geçen amatör âmâtör hafiye
hak ettiği cevabın daha azını almıştır.
ben sanal kişilik hakkımı savundum.
ötesi laf ü güzaftır!
bu kadar!
:) pbk, sanırım kendisi in doğru bilgiyi verecektir,
büyücü; bu arada belki de onun olduğundan emin olanlar başka şekilerle bu bilgiye sahiptir kısmı beni bağlamıyor, ben burada hiç kimse ile hafif.org harici bir platformda görüşmedim,
burada bile fazla görüşmedim...
alınmadım, sadece genelleme gibi olmuş, şahsımı aradan çıkartayım dedim, zira mefkud olduğuna çok eminim.
"şuaraya bir yatak ser" dedik...
gelen yattı, giden yattı, bazısı batırdı :)
şuara da şu arada şuâya gitti gülüm saten helva :)
insanca, art niyetsiz, samimi, "insaniyet" namına
soruyor insanlar siz Mefkud musunuz diye. Hangi sebeple göz ardı ediyorsunuz?
"insan" kardeşlerim benim!
hepinizi seviyorum!
bunu niye yazdım bilmiyorum.
magazin güllerininki gibi değil:
ayy şekerim insanları çok seviyorum!
benimki başka bir "şey"!
bilemiyorum.
ama...
işte...
seviyorum.
içimden geldi.
bu kadar!
Neden bu ısrar anlamadım? Ne değişecek ki, kim olduğu bu kadar önemli mi? Hepimiz bir rumuz değil miyiz burda? Eğer söylemek istese idi, daha en başta söyler idi.. O yüzden merak etmeyin, tüketmeyin kendinizi..
sayın Linet... kızmayın. özrümü kabul edin.
siz kızmazdınız. tekrar pardon...
sizi de takdir ediyorum.
Gözlemimi dile getirdim, bundan da beni kimse alıkoyamaz herhalde, öyle değil mi?
Yanlış veya doğru..
Gerekli ya da gereksiz..
Beni bağlar.
Blog yazarı Mefkud ise Haymatlos olarak hoşgeldiniz diyorum, şömine başına dönüyorum..
suç benim;
satırları bana birisini hatırlatıyor, yok yok, tam olarak O,eminim gibi bir sevinç başlangıcı yarattığım için özür dilerim. (!)
(İyi şeyler okumaya hasret kalınca böyle oluyor demek ki)
sayın Lesorcier...
rumuzunuzun "sor ciğerim" yansıması
ne hoş!
bu havada şömine?
dikkat edin bünyenize...
rumuzların, öyle ya da böyle fikir cimnastiği
yapmasına niye karışılır ki?
neyse. bunlar benden taşar.
püsküütü küüt diye batırmayın ama e mi?
emmy'lik bir dizinin senaryosuna kaynaklık eden
emily dickinson'ın bileği çay fincanına küüt diye
dalarken incinmiş de...
"in" ile "cin" bu cümlenin de içinde :)
tövbe estağfurullah!
Hayymatloss DİYOR Kİ, (06 Mayıs 2008 15:57)
sayın Lesorcier...
rumuzunuzun "sor ciğerim" yansıması
ne hoş!
bu havada şömine?
dikkat edin bünyenize...
rumuzların, öyle ya da böyle fikir cimnastiği
yapmasına niye karışılır ki?
neyse. bunlar benden taşar.
Sürçtüm..
Sörsiyi tercih ederim, sor ciğerim aklıma İlyas Salmanı getirir.
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (06 Mayıs 2008 16:10)
Sen benimle konuşmuyorsun ama ben de Sörsi yi tercih ederim..
Samba
Bunu ormanda yıldırım kovalamaya giderken konuşalım PBK.
Tenha bir ortamda..
Geçen yemek yerken, kozalak düştüğünde de geldin aklıma, ''yanlışını telafi etmen'' gerekir, dedim kendime..Uygundur..
konuyla ne kadar ilgilidir orasını bilemem ama
eski bir rumuza bu denli bir vefa gösterisi beni
hayli duygulandırdı.
sayın Makaleci, yarına çıkarsak, sizedir yollayacağım
"şiirimsi"m...
sağ olun.
Eee, paraları sen alıyorsan ben yine "kokoz" olarak anılmaya devam edeceğim demektir. Bu işten hiçbişi anlamadım..
mansonilized DİYOR Kİ, (06 Mayıs 2008 16:13)sörsinin patent sahabısı olduğumdan ben de sörsiyi severim ayrıca ciğerden zerre haz etmem.
bay bond, örtülü ödeneğinin yarısını buna harcar desem sanırım kaç papel olduğu konısında bi fikriniz olur
O denli değerli ise "Clicia x - The New Era- Argoya Yeni bir Bakış" adlı kitabımın tanıtım toplantısında misafirlere bundan ikram edelim..
arkadaşlar konuya epey ecnebiyim.
aranızda gelişen bu muhabbetten bir şey
anlamaya çalıştıkça, o anladığımı sandığım da
uçuveriyor. ne oluyor? mevzu nedir?
Bu aramızda konuşma oyunu, o yüzden Anthro ya katı davrandınız demiştim..
Not: kendimi de dahil ettim hemen oyuna..:)
Bahsi geçen, hayalgücünden ibarettir. Bazılarımızın tolerans seviyesini ikiye katlıyor.
En bariz örneği ise yukarıda PBK ile aramda geçen diyalogdur.
Kendisi izlemeyi tercih etse de 12. kişiliği bazen bize katılmadan edemiyor işte..
bendeniz ("bendeniz" ile "bende"yi birbirine karıştırmıyorsunuz değil mi "oyun" esnasında?)
Anthro rumuzuna "katı" matı davranmadım.
"kayısı" kıvamında bir cevap yazdım.
adı geçen rumuz amatör hafiyecilik, kâhinlik oynarken, işi rumuz(um)la dalga geçmeye
vardırdığı içindir ki, alttan alta sezilen küçümseyici
tavrı da aynı cevabı almıştır.
büyütülecek bir şey yok bence.
oyununuz mübarek ola!
hatta hüsn-ü mübarek ola!
bu gece tek göz odama girince abdülbaki hoca'nın hüsn-ü aşk'ını okuyayım tekrar gözlerimi kör edercesine, gözüme "aşk"ı demlercesine...
Sizin önünüzde saygıyla eğilirim, Aşkınızı demleyiniz, bir kaç karafil de benden atınız içine..
Ama her cümlesinde beni benden alan şiirlerinizi okurken, oluşan o enfes enerjinizi, katılığınızla gölgelemeyiniz..Kendisi küçük sevimli bir çocuktur..Diyeceğim budur..Uzatmaya tabiiki gerek yoktur, gerekler bitti. Yemek yaparken içine kattım..
Kendisi istediği gibi cevap verir yeri gelince ancak söylemeden geçemeyeceğim Hayymatloss;
Kelimelerin başkalaşım geçirmesini sağlıyoruz sadece. Altında üstünde önünde gerisinde içinde dışında herhangi bir niyet yok, aksine, okunduğu gibi yazıldığını düşünün. Amerikan Film Endüstrisinin ne kadar pisliğe bulaşmış, klişe cümlesi var ise o kadar malzeme var demektir. bu yüzdendir ki Anthroya kayısı kıvamlı cevabınız için katı deyolla..Bende öyle diyorum.
-Bilemiyorum, bu pek yerinde olmadı sanırım.
-Senaryo bu, ona sen karar veremezsin.
-Ama makyajım da fazlaca gibi..Yan..i..
-Kes..American Film Academy'de okumuş koskoca adamı mı sorguluyorsun çömez halinle, şapşal!
-Lanet olası böcekler..Sizin çanınıza ot tıka..
-Ne mırıldanıyorsun?
-Hiç..Hiç..
"kayısı" kıvamında kalmasına yetti bu samimi,
tatlı cümleleriniz kalbimin sayın Pillibebekkuyuda...
albümin.
amin.
kalbinize iyi bakın!
PBK yorumu ile Anthro'nun hata yaptığını kabullenmiş gibi gözükmekte. "Andersonlardan" "Endırsın", Virus Protection Vakfından" "Vayrıs Protekşın Vakfı" ve ne yazık ki en önemlisi Jon Lok bu işe hiç sevinmeyecek..
Kop bebeğim,
Santorini Tavern açıksa bu gece gidelim. Balık yiyelim, yosun kokusunu içimize çekelim.
Hoşgeldiniz tekrar, ben de yola koyulayım yine, çekirgeler, ateş böcekleri, mevsim laleleri bekler..
Kalbime bakarım..Teşekkürler..
Kusura bakma AHBAB, sen bu sinavi gecemedin.
Kim olursan ol! Istersen Cumhurbaskani, istersen Reisicumhur. Kimseyi azarlama yetkisine sahip degilsin. Mefkud cok sevilen bir yazardir. Hafif ahalisi O'nu cok sever. Bununla gurur duyman gerekirken sen Anthro gibi efendi bir yazari azarladin. Hem de sana hic bir sey dememisken. AHBAB kelimesinin nesini begenmedin de havani attin anlamis degilim dogrusu. Hafif böyledir iste. Önce ölcer, bicer, tartar. Olmayinca da disari atar. Belki yazilarin cok iyi olabilir, belki cok bilgili de olabilirsin ama, inan bana hafif icin cok hafif kalirsin. Mefkud'u ben de cok severim. Mefkud asla senin gibi simarik degildi. Mefkud adam gibi adamdi. Arkadaslarima sasiriyor, ve hayret ediyorum. Mefkud gelseydi mutlaka adam gibi kendini aciklardi. O'nun kimseden cekinecegi ne bir ayibi, ne de gizlisi vardi. Hemen Antro'dan özür dilemelisin...
Anthro'nun hatası yok bu konuda. Haymatloss gelir gelmez karşılaştığı bu üsluba alışık olmadığı içün (ki kişisel olmadığı aşikar) rumuzu ile dalga geçildi sandı. Oysa olay sadece kelimenin okunduğu gibi yazılmasından ileri geliyor. Yani "Raci, sen bi gelsene dışarı"nın, "Racoş dışarı gel adamım" versiyonu değil bu.
Niko, seni menejerliğinden istifa etmekle tehdit ediyorum adamım.
Hasdir ordan
Bağa mı didin?
Zira dediysen derhal Reiki Vakfına bağışladığım yeşillikleri geri çekiyorum...
Askolsun, minicerim kardesim, sana dirmiyim öle bisey ben. Su kopan yalakasi araya girdiydi ona dedim...
Niko, seni menejerliğinden istifa etmekle tehdit ediyorum adamım.
Niye ki ne?
"Hay Mat Loş, seni gözüm bir yerden ısırıyor ahbap ama...?!?!?"
bunu yazan rumuz sahibini savunanlar var
madem ki...
şu sorulara cevap vermeleri icap eder!
1- siteye yeni üye olan birine normal görgü, nezaket kuralları dairesinde "hoş geldin/iz" denmesi "delikanlı" duruşa ters midir?
2- siteye yeni üye olmuş birinin rumuzunu eğip bükerek ve hatta üçe bölerek "yumuşak" bir
ifadeyle seslendirmek sitenin zımnî kurallarından mıdır?
3- siteye yeni üye olan birinin üslubunu, seçtiği kelimeleri bu sitede daha önce var olmuş birine benzetmek kadar tabii bir hadise olamaz.
ne var ki, bu benzerliği dile getirirken bu kadar fütursuz, bu kadar laubali ve bu kadar teklifsiz
olma hakkını kim, ne reden almaktadır?
kısacası, rumuzumla kafa bulduğunu ve
amatörün de amatörü sözde hafiyeliğini (?!)göğsünü gererek icra eden bu zatın benimle yazılı hiçbir hukuku olmadan "hay mat loş" ve "ahbap" ve "gözüm seni bir yerden ısırıyor"
gibi son derece laubali, asgari seviye, terbiye yoksunu üslubu gereken "kayısı" kıvamında cevabı fazlasıyla hak etmiştir.
kimse bana bunun aksini söyleyemez.
her şeyin bir yolu yordamı vardır hanımlar, beyler ve dahi aramızda varsa "gay"ler...(üçüncü "cins"sellere "nötr"üm. kendi hayatlarıdır, beni bağlamaz ve de kafiyeye boyun eğdim işte!)
umarım bu yol yordam ve tepeden inmeci, teklifsiz
üslup tavırsızlığı layıkı veçhile ("ablam" kurban olsun sizlere!) anlaşılmış olsun...
önce üslup...
önce bir yazışırız, bakarız, kim et, kim balık,
kim tahıl...
sonra girersin allah allah diye...
ne o öyle, dakka bir, avut bir!
üslup acemisi ve avukat heveslisi kıymetli arkadaşlara ilanen tebliğ olunur..
daha ilk günden yordunuz beni :)
ben gelemem böyle gıllıgışlı gılgamışlı kamışlı işlere
dostlaaaaarrr!
Nedenlerini sayarım ama "publishing" camiasındaki itibarın sarsılır, hele kitap tanıtım arifesindeyken..
İçinde bulunduğum mali durum, arkamdan "koookooozzz kokoooozz" diye bağırmaları açıklayıcı olur umarım..
Heimatlos bir Almanca kelimedir aslinda. Manasi da "MEMLEKETSIZ"DIR. Yazilisi da senin kisi gibi degil Heimatlos diye yazilir. Kaldi ki hepimiz birer rumuzluyuz. Gerci ben kendimi coktan ifsa ettim. Benim rumzumla kim dalga gecerse gecsin ne olur ki? Ya da gercek ismimle gecsin ne yazar. Hatta gercek ismimle de dalga gecildi bile. Kardesim kimsenin kimseyi savundugu falan yok. Bence bi özür tüm kötülükleri ortadan kaldirir. Bazen özür dilemekte bir erdemdir...
LeSorcier DİYOR Kİ, (06 Mayıs 2008 18:44)
Nedenlerini sayarım ama "publishing" camiasındaki itibarın sarsılır, hele kitap tanıtım arifesindeyken..
İçinde bulunduğum mali durum, arkamdan "koookooozzz kokoooozz" diye bağırmaları açıklayıcı olur umarım..
Vay kardesim benim, meramin anlasilmistir. Hemen icabina bakiyor, ve kontona su kazandigim 600,000 sterlini yolluyorum...
*Soruların cevapları yorumlarda mevcuttur. *Bilinir ki Hafif Mahallesi bi tuhaftır. *Yorumunuz "sen mefkudsun" diyenlerin zihinlerine şüphe tohumları düşürecek cinsten. Gerçi şimdi niko memleketsiz dedi, Mefkud ise bulunamayan demek idi..Bilmiiimm..Yine de kendinizden 3.şahıs olarak bahsetmeyi adet edinmediyseniz tabii.. *Hopppp-dadanak üstüme almak istediğim-bilinçli bir tercihtir, sorumlu yoktur- avuklat namzeti saydığım şu bünyenin gözünüzdeki kıymetine binaen çoh reca ederim bu bahsi kapatalım.
Xnicox beyefendi, inanınız ki, yazacaklarım sizin
iyiliğinizedir, yararınızadır.
zerre bir hinlik, "piçlik" yoktur. hafif mahallesi mukimleri bu dili daha çok seviyor sanırım.
az bitirim üstü az cin gibi, fıldır kare gözler, mürekkep yalamış malın gözü, felek master'lı...
bakınız lütfen... rumuzumun anlamını da, nasıl yazıldığını da gayet iyi biliyorum.
"hayy" "canlı" demektir. "mat" "mat etmek"ten...
bir de "parlak olmayan"...
"loss" (kayıp) ise pek tutulan diziye ("lost") gönderme amacıyla kullanılmıştır.
"heimatlos" almancadır ve yersiz, yurtsuz, vatanı olmayanları dile getirir.
bunu da hepimizin bir toprağa, bir uyruğa sahip olsak da, "haymatlos" olduğumuzu imlemek
için seçtim.
tamam?...
"senin kisi" yazılmaz. "seninkisi"
ya da "seninki"...
"dilemekte" yazılmaz. "dilemek de" olması gerekirdi.
kendine "şair" sıfatını layık gören biri bunlara
her ortamda dikkat etmeli bence.
doğrudur, özür dilemek de bir erdemdir.
ancak, bu özürü ben değil, daha üye oluşumun ilk dakikalarında rumuzumla aklınca dalga geçtiğini sanan laubali üslup sahibi zat özür dileyecekse dilemelidir.
esasen ben, o rumuz sahibinden özür mözür beklemiyorum.
cümlenize istinaden cevap babında yazdım sadece.
ben, özür dileyecek bir tavır içinde olmadım.
rumuzumla kafa bulan, yazılı hiçbir hukukumuz olmayan birinin teklifsizliği, sulu, senli benli tavrına
cevap verdim yalnızca.
budur.
Evet dogrudur "Hayy" devamli olan, anlamina da gelir ve Allah'in (cc) isimlerinden de bir tanesidir. Vay ben bu imla hatamin.. Ne diym sindi buna. Kardesim, kendime Sair falan demiyorum. Ne Sair'im ne de Ozan. Kendimce bir seyler yazmaya calisiyorum sadece. Daha dogrusu; yeni yeni surda bir kac aydir siir yazmaya basladim zaten. 30 yildir Almanya'da ikamet ediyorum. Egitimimi Almanca olarak yaptim. Bu kadar Türkce yazabilmeme sükrediyorum ben. Kendimi büyük görmem. Kendini büyük görenden de hic hezetmem dogrusu. Madem özür dilemeyi düsünmüyorsun. Sen bilirsin demekten gayri elimizden, dilimizden bir sey gelmez kardesim...
Not: Editörler sagolsunlar, kitabin imla hatalarini düzeltiyorlar. Yoksa ben kim? Kitap yazmak, kitap cikarmak kim?
Acil çıkmam gerekti diye "nokta" koyup ayrılmıştım ama konu hiç gereksizce bir hayli uzamış. Şimdi baştan sona okudum tüm yazılanları. Belki agresifleşmeyi gerektirecek bir şeyler yazmış olabilirim diye.. Ama daha dakika bir gol bir, Shane'e yaptığın diyalog (!), tarzını ve tavrını biraz daha net algılamama neden oldu.
Bu yazından önceki birkaç yazıda da farkettim ki, birileri yazılarını bazı eski nicklerin tarzına benzetmişler ve ben de durumu netleştirmek için olayı 'dürtüklemek' istedim. Üstelik 'ahbap' gibi 'hakaretâmiz' laflar da ederekten. Nickname'in üzerinde ise deformasyon yaptım. Tanımadığım birine "sor ciğerim" der gibilerinden bir türetme yoluna gittim. Neyse ki bu sayede kim olmuş olabileceğin yada 'kim olduğun' konusunda fikir edinmiş olduk.
E.. buna gerek var mıydı?
Görüyorum buna hiç değecek biri yok karşımızda.
Rencide edici bir tavırda bulunmuş muyum?
Öyle bir tavır da yok, nickname'in üzerinde hakaret anlamında bir deformasyon yapmamışım, sadece 'ahbap dürtüklemesi' gereği bir tür 'laubali'lik var. Anlaşılan çok 'efendi' bir insansın ve bu tarz laubaliliklere gelemiyorsun. 'Düzgün' üslubun gereği de lakırtılarından haberdar olamadığım bir esnada, bu iki kelime üzerine boyuna çemkirip saygısız ve arsızca, ve de sürekli dozajını artıran küstah tavırları sürdürmüşsün.
Bunca gerilime, patırtıya mahal var mıydı?
Elbette yoktu, ama o ilk mesajdaki üslup devam etmiş anlaşılan. Tahminimce burayı eskilerden tanıyan birisin (bazı kişilerin bazı ayrıntılarına vakıf olmandan anlıyorum), ama tahmin edilen kişilerden biri de değilsin. Fakat bunca lakırtıya, patırtıya hiç gerek yoktu ama. Neyse...
Fakat şu ana kadar okuduklarımda şöyle hoş bir durum var ki, ben burda olmasam bile dostlarım benim diyeceklerimi benim yerime söylemişler. Özellikle Pi'BeK, Sorsi, Nico, dışardayken kendisine attığım mesajı iplemeyen Marilyn Manson, bana perde pilavı yapmaya söz vermiş olan Makaleci, tekne yarışında yanına yerleştirdiğim Paris Hilton'u "hızlı gidebilmemiz için yelkenler fora olmalı bebeğim" diye kandıran Nicolaus Kop'ernik, şu an bu satırları yazarken arkaplanda kulağıma fısıldayan, Fransızların dahi çocuğu Yann Tiersen ve başımıza Clicia x adlı bir felaketi bırakan Richard Dawkins'a şükranlarımı sunarım..
Ve de umarım karşılaştığımız insanlar hep ikinci tekil şahıs çekim ekleri ile ikincil ilişkiler kurmamızı gerektirmeyecek kişilikte olurlar.
-----
Editin Santoronisi: Şu ana kadar kişisel polemikle alakalı pek bir gerilim olayına girmedim burada. Gelir gelmez benim de ilkim sen olma.. Cevap verirken beni buna zorlayacak üslup kullanmamaya da dikkat et! 'Üslup' derken kendini ifade ediş tarzını, fütursuz ve küstahlıkta direten, tepinen üslupla gerçekleştirmemeni salık veririm. Şu ana kadar sabırlı olmaya direttim..
Ve de yeni girdiğin bir ortamda, insanlarla dengeli bir diyalog kurana kadar temkinli davranmayı ve kural sistem bilmeden yaptığın hatanı düzelten moderasyona bile saygısızlık etmemen gerektiği edebini bil. Umarım edepsizlikte diretip, aynı pespayelikte ve arsızlıkta cevap verip beni de üslup değiştirtme mecburiyetinde bırakmazsın. Değmediği halde, karakter kontrolü özürlü bir kişilik için ben de aynı 'kişiliğe' bürünmüş olmam.
Sanırım hakettiğinden fazla kale aldık seni..