Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "45. Antalya “Altın Portakal Film Festivali”"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

tuttum
0

Tahrif hürriyeti

Hürriyet'in hokkabaz yazarı Serdar Turgut yine ucuz marifetlerinden birini sergilemiş. Hürriyet arşivinden bi takım fotograflar seçmiş; ünlü imzalar da bu karelere bakarak yine bi takım metinler yazmış. 'Fotografların Anlattıkları' diye bi kitap yapılmış, bi de sergi açılacakmış. İlk bakışta bi tür 'hoşluk' gibi geliyor. İkinci bakışta durumu anlıyosunuz. Gidip bi de kitaba baktım biraz önce. Yoklar listesi şöyle: 1. Fotografları çekenlerin isimleri 2. Fotografların çekildikleri zaman, mekan 3. Teknik detaylar 4. Fotografların gerçek hikayesi; hangi şartlar içinde çekildiği Bunların hepsi bilinmeyebilir. O zaman çalışır, öğrenirsin. Ama aralarında daha yakın dönemde çekilmiş; kim tarafından, nerede, nasıl çekildiği bilinen fotoğraflar da var. Üstelik bunların bir kısmı da Hürriyet adına değil, Doğan grubu içindeki diğer gazete ve dergi mensupları veya frilansırlar tarafından alınmış kareler. Ayrıca orjinali renkli olan bazı fotograflar da siyah-beyaz basılmış. Kepazelik bunlarla da kalmıyor. Bi gün Hürriyet İcra Kurulu Bşk. Yrd. Vuslat Doğan Sabancı parlak olduğuna inandığı bi fikirle geliyor. Diyo ki: 'Serdarım Turgutum haşarı aslanım, bizim arşivimizde kıyak fotolar var; sen bunları seçsen ayırsan; sonra bunları bizim yakınımızdaki adamlarımıza ve piyasanın isim yapmış şahsiyet ve yazarlarına ulaştırsan; onlar da bu fotolara bakıp şöyle çok uzun olmayan lejand gibi şeyler döktürseler, sonra bunu bi kitap-sergi falan yapsak, gazlasak. Hadi benim canım'. Serdar da 'Efenim, ne muazzam bi fikir, ne yaratıcı bi dehanız, ne güzel bi suratınız, ne Batılı bacaklarınız var' falan diyo. Ama içinden 'Ulan çattık yine bu karıya; ama patron, n’apıcaksın' diyip arşivdeki bir-iki çocuğa telefon açıyo ve 'oolum seçin ordan bişeyler, getirin' diye bi şeyler söylüyo. Sonra bu foto şuna gider, o fotoya şu matrak bişey yazar, berikini de ona paslayalım diye bunları klasifiye ediyo. Allah cezanızı versin. Hadi Vuslat patron. Bu işlerden anlamaz. Malikanesine gelen yerli- yabancı dostlarına ve bazı yalakalara gostermek için; 'bakın ne prestijli bi albüm' falan demek için; hazır yılbaşında da güzel hediye olur hesabı böyle bişiy düşünmüş. Aslında iyi ve hakkıyla yapılsa, hakikaten hoş olabilecek, referans olabilecek, kalıcı olabilecek bi şey. Ama ne olmuş. Bu müstesna, emek ürünü, güzelim fotolara bakan bi takım ünlü arkadaşlar, bu fotoların kendilerinde uyandırdığı bazı duygularını ve fiktif sayıklamalarını yazmışlar. Orhan Pamuk, Hilmi Yavuz, Haldun Dormen, Çetin Altan, Selim İleri, Ferhan Şensoy, Uğur Yücel... Liste uzayıp gidiyor. Aralarında gazeteciler var: Hasan Cemal, Fatih Altaylı, İsmet Berkan, Kanat Atkaya, vesaire. Bunlar bile bi an için; 'Ulan bu fotonun aslı astarı nedir, kim çekmiştir, olay nedir, ya şunu hatırladım bizim Ahmet çekmişti' falan gibi bi şey düşünmüyo. Hepsi kendilerini birer John Berger sayaraktan, fotolarla ilgili alakasız saçmalıklar yazıyo. Telif hakları yasası açıkça ihlal ediliyo (bu konuda dünyayı ayağa kaldıran Çetin Abi ve Pamuk sersemi bile bu durumun parçası oluyolar); emeğe saygısızlık ediliyo, gazeteciliğe saygısızlık ediliyo... Bunlar tabi kanıksanmış şeyler. Ama esas daha ağır bişey var. Tarihe saygısızlık ediliyo; daha doğrusu tarih distorsiyona uğratılıyo. Bunlar takvim fotosu diil ki; hepsi haber fotosu, hepsinin gerçek hikayeleri var. Biri kafaya taksa da diyorum, tercihan bi fotografçı falan; bu fotoları kimlerin, nerede, nasıl çektiklerini, hikayelerini araştırıp ortaya koysa ve bütün o ahkamları kesen zavallı arkadaşların bi tarafına girse diyorum.

8 ahkam var

Ahkâmlar

uğur yücellen çetin altan var orda. insan bir organizasyona katılmadan önce bir sorar di mi: "fatih altaylı var mı?" diye. neyse onları da rafa kaldıralım.

herkes işine geldiği gibi telif yasalarını uygulamaya çalışıyor. toplumumuzda yasaklar çiğnenmek içindir görüşü hakim daha ne diyebiliriz ki bu duruma?

bence Ahmet Altan'da bi kaç bişey karalamalıydı.

öyle megaloman insanlar haline geldi ki. böyle bir işi serdar turgut'un yapması bile yeterli bir referans gibi geliyor onlara. fotoğraflar, onları çekenler, o fotoğrafların hikayeleri filan birer nesne. ya da önemsiz bir ayrıntı. onlara göre önemli olan serdar turgut'un tenezzül edip böyle bir şey yapması. sadece bunun için bile tebriklerimizi sunmalıyız ona ve onlara. dünya çünkü onların etrafında dönüyor. bu üstün insanlar ne diyorsa odur. gerisi hikaye. yersen.

Medyanın, kendi dışındaki bir büyük vicdanın, bir büyük aklın o can sıkıcı ağırlığından kurtulduğu günle, medyanın kendisine çekidüzen vereceği (En azından, Fransa'daki, İngiltere'deki kadar; bu kadarı yeter bile) günün arasında bir yerde, araftayız.

Bu hal sürdükçe, Serdar Turgut'tur, Fatih Altaylı'dır şbklerin, "John Berger, Roland Barthes yapmış, ne var ben de yaparım" türü, hangi sıfat tamlamasıyla ifade etsem yetmeyecek zavallılıklarına daha çok tanık olacağız gibi geliyor bana.

Kim ... Yalova kaymakamını diyeceğim ama biliyorum ki, Yalova şehir kulübünde onları alkışlayan çok insan var. Ama bu durum, onların Yalova kaymakamı olduğu ve onları sadece Yalova şehir kulübünde alkışladıkları gerçeğini de değiştirmiyor.

boyle gitmez umarim. Aslinda Serdar Turgut genel olarak yaptigi alintilar vs. icin referans gosterirken oldukca titizdir, karsilastirma yapilirsa da basindaki en titiz kose yazarlarindadir. Bildigim kadariyla Agora'da yazanlara az bile olsa bir odeme yapilmasina dikkat ediyordu. Bu projede atlamis mi kivirtmis mi kestirmek zor ama yapilan uzucu.

Mesela E. Ozkok ikide bir Times'ta, New Yorker'da vs. cikan yazilari aynen (c)alip yazmaktan kesinlikle cekinmez sonra cikip ahlak mahlak der. Herife her yakaladigimda "kaynak gostersene" diye mail atiyordum artik gina geldi ve biraktim.

Turk dergiciliginde de yabanci dergilerden ceviri yapilmasi neredeyse bir norm halini almistir. Ne diyim alismis kudurmustan beterdir.

Belki de daha okul hayatinda odevleri caliskan arkadaslardan arak yapan bir kulturden gelmenin dogal uzantilari bunlar:) Tabii orada emek sahibinin rizasi oldugundan bir haksizlik soz konusu olmuyor ama bu gibi durumlarda yapilan aleni hirsizlik...

Bir de baska bir konu ama, korsan yayina nasil bakiyorsunuz acikcasi merak ediyorum. Ben sahsen eger yazar/muzisyen hayattaysa korsan yayin almiyorum ama eser sahibi olmusse aliyorum.

gelir dağılımı diye inleyen ama mr. gurme yazıları da yazan bu ülke bizim, yutdışında çocuk okutmayın diye inleyen ama karısını doğum için A.B.D'ye götüren bu zat, medyanın en şişko en kültürsüz, en ahkam kesen adamları arasında yer alır kendisi gibi boş insan olan solcu dönek Ertuğrul Özkök'ün haso adamıdır

Ne bekliyorduk ki ondan?

EskisilaH

emin olmamakla birlikte bildiğim kadarıyla;

yazılan tüm yazılar, çekilen tüm resimler yayınladığı andan itibaren yazan/çeken'e ait değil, yayımlayan kuruluşa ait. tıpkı şiir dergilerine şiir gönderdikten, yarışmalara resim vs gönderdikten sonra üzerinde hiçbir hak iddia edemediğiniz gibi bunlar üzerinde de hak iddia edilemiyor.

hiçbir yazınızın gerçek sahibi değilken, tüm sorumlusu olmanız da cabası.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu