Bas kaldiri, siddet, tutku, erotizm, uyum, sehvet... Sert ve net!
1800'lu yillarda, topraklarini buyuk umitlerle terk edip Buenos Aires'e yerlesen ve kendilerini "yabanci bir ulkedeki yabancilar" olarak nitelendiren milyonlarca gocmenin yarattigi bir tarz, tango. Muzigi, icinde bulunduklari duruma ofkelerini bir kat daha arttiran, dansi da keder dansi olan bir tarz. Peki, nasil bir sey bu Tango?
Adini, bir goruse gore latince dokunmak anlamina gelen "tangere" fiilinden, diger bir goruse gore ise Afrika tamtamlarinin cikardigi "tan-go" seslerinden alan Tango, Buenos Aires'in kenar mahalle ve genel evlerinde ortaya cikmistir. Gocun getirdigi olumsuz kosullar nedeniyle, insanlarin biraz da olsa dertlerini unutabilecekleri bir eglence arayisina girmeleri sonucu dogmustur.
Tango, erkegin, kadinin kontrolunu eline aldigi, kadininsa erkegine uyum saglamakla yukumlu oldugu, muzigi de kendine ozgu bir dans turudur. Yepyeni topraklara gelen kadin ve erkeklerin birbirleriyle iliskilerini, huzun, keder, guc, uyum, sureklilik ve yakin temasla anlatir. Erkekler, sert ve kesin hareketlerle ofkelerini ve guclerini gosterirken, kadinlar da kendilerini erkeklerinin kollarina birakarak ilgiye, sefkate ihtiyaclarini ve erkeklerine olan guvenlerini anlatirlar.
Tango'nun muzik kismi incelenirse, kullanilan ilk enstrumanlar gitar, flut ve kemandir. Daha sonra, derinden gelen gur bir sese sahip olan ve calmasi cok guc olan Bandoneon, Tango muziginin vazgecilmezi haline gelmistir. Solo seslendirilen bazi Tango bestelerinin disinda, Tango bestelerinin hepsi Bandoneon uzerine yazilmistir. Bir ayrilik acisini anlatmasina ragmen dugun marsi olarak kullanilan "La Cumparsita" (1), en bilindik Tango muzigidir. Baska bir meshur Tango parcasi da, 1905 yilinda Angelo Villoldo tarafindan bestelenen "El Choclo"dur. Bu parca butun zamanlarin en begenilen parcalarindan biridir ve 1950 yilinda cikarilan "Kiss of Fire" isimli düzenlemesi Amerikan pop muzik listelerine girmistir. Tango muzisyenleriye ilgili genis bilgiye buradan ulasabilirsiniz.
1917 yilinda, tum zamanlarin en iyi Tango yorumcusu olarak nitelendirilen Carlos Gardel'in argo ve erotizmden uzak sozlerle smokin giyerek Tango soylemesi, o ana kadar Arjantin'de "varos kulturu" olarak kabul edilen tangonun, sosyete tarafindan onemsenmesini saglamistir. Kadin ve erkek bedenlerinin keskin dokunuslarla anlik dusuncelerini anlatmasi temeline dayanan Tango, boylelikle muzigiyle birlesip, zamanla Italya, Kuba, Fransa, Ispanya ve Afrika stillerinin de karismasiyla gunumuzdeki en asil dans turu halini almistir.
Isin Turkiye kismina gelirsek, ilk Tango, 1926 yilinda Mustafa Kemal Ataturk'un verdigi bir davette, kendisinin de kiziyla iclerinde bulundugu uc cift tarafindan yapilmistir. O zamanlarda, zeminin kotulugu yuzunden yere dusmek pahasina da olsa yapilan Tango, artik Turkiye'de de profesyonel olarak uygulaniyor ve ogretiliyor. Bir cok profesyonel dans okulu, milongalar (2) duzenleyip, Tango'yu tanitmaya calisiyorlar. Ustelik bunlar sonucsuz da kalmiyor, Turkiye, bu yil 16-20 Temmuz tarihleri arasinda yapilacak olan uluslararasi bir Tango Festivaline hazirlaniyor. Konuyla ilgili bilgiyi burada bulabilirsiniz.
Ilgilenen herkes icin, Tango bir yasam bicimidir; iktidari, gucu ve bagliligi anlatan bir yasam bicimi. Seyredenin degil, yapanin dansidir Tango; calanin dinleyenden daha cok zevk aldigi bir muziktir. Sonsuz hakimiyettir, ve sonsuz teslimiyet. Yere saglam basmak, ama paylasimlarla ucmaktir goklere. Tango, bir ciftin yasamasidir.
Yasayin!
(1): Kucuk bir sokak toplulugu veya karnavalda bir gosteri anlamina gelir. (2): Tango yapilan ve kendine ait kurallari olan gece.
Tango'yu once Astor Piazzolla ve sonra iki filmle sevdim. Biri Carlos Saura'nin Tango'su digeri de Sally Potter'in Tango Lesson'i. Saura'nin filmi hala bile en cok sevdigim filmler listesinde ust siralardadir. Guzel bir yazi olmus +1 tabii :)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.