

CERN'de bulunan geniş hadron çarpıştırıcısı isimli (long hadron collider-LHC), 27 km uzunlukta ki havasız ortam yaratan manyetik tüpte, protonlar 14 tera elektron volt'luk mertebelerde çarpıştırabilecek. Bu deneylerin amacı, olası neticeler ışığında Big Bang hakkında ispatlanmış veriler sağlamak.
Buraya kadar ki hikaye biraz klişe. Benim dikkatimi çeken ise deneyler sonrası oluşacak veri yığını. Tabi ki insan gözüyle ölçülemeyecek ve değerlendirilemeyecek bu olası sonuçlar bilgisayar desteğini şart kılıyor. Dünya üzerindeki bu en büyük bilimsel alet, hizmete girdiği zaman yılda yaklaşık 15 petabaytlık (insanlığın her yıl ürettiği bilginin yüzde onu civarında) veri üretecek. 2008 yılı mayıs ayında çalışması beklenen cihaz, her yıl bir ay süresince gece-gündüz kesintisiz olarak saniyede 1GB veriyi bilimadamlarına ulaştıracak. 500 fiber optrik hattın taşıdığı veriler 200 ana bilgisayarda işlenecek, Bu 200 bilgisayarın ayrı ayrı oluşturduğu verilerr bir başka alanda 50 bilgisayar tarafından birleştirilecek ve merkezden 10 mil uazaktaki depolama birimine kaydedilecek. Kaydedici disklerin saihp olması gereken ön bellek miktarı ve kapasite hayal edilebilir gibi değil. Bu döngünün yaklaşık 10 yıl süreceği bekleniyor.
Dan Brown'ın da Melekler ve Şeytanlar isimli kitabına konu olan CERN ve parçacık hızlandırıcısı kimilerine göre kıyamete sebep olabilecek tehlikeli bir çalışma, kimileri ise Tanrı'yı ispat etmeye çalıştıkları görüşünde. Gerçek olan ise insan aklının alamayacağı teknolojik gelişmelerin olduğu.
Parçacık çarpışmasından çıkan veriler nedir? Nasıl toplanıp sayılsallaştırılıyorlar? Buna aklım ermiyor bir türlü.
yıllık 6 milyon $ katılım bedelini yüksek gördüğümüz için katılmadığımız belirtilmişti.
CERN Nükleer Araştırmalar Merkezine Türkiye 8 adet gözlemci üyeden biri olarak 10 milyon $ ile katilimcidir.
maddenin temelini oluşturan parçacıkların, keşfedilen en sonuncusu olan quarklar hala tek başına elde edilemiyor. sadece ağsı bir yapıya sahip olduğu biliniyor.
ve şu an fizikçiler, quarkların keşfiyle birlikte, büyük patlamadan 10^-7 saniye sonra ne olduğunu biliyor. büyük patlamanın neden oluştuğu ve nasıl başladığı sorusu ise 10^-43 saniyede hangi parçacıkların bulunduğu keşfedildiğinde cevaplanabilecek..heyecan verici bir nebze.
bir de intenet sitelerinde "..where the web was born!" yazmaktadır, ne karizma ama.
hayret türkiyenin bnu proje içinde olduğunu duyunca şaşırdım:)hadi hayırlsı bekleyip görelim bakalm neler çıkçak...
maddenin temelini oluşturan parçacıkların, keşfedilen en sonuncusu olan quarklar hala tek başına elde edilemiyor. sadece ağsı bir yapıya sahip olduğu biliniyor
Yanlışın var. o bahsettiğin quark'lar değil onlar zaten gözlemleniyor. Gözlenmeseydi quantum mekaniği olmazdı. Yani fizik değil felsefe olurdu.
sen string teori ile karıştırdın. string'ler henüz gözlemlenemediği için bu tip parçacık çarpışmaları ile ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. En aşağıda adresini yazdığım linkteki video ları takip ederek söz konusu teoriler hakkında, yeterli ingilizceniz varsa bilgi sahibi olabilirsiniz. Yoksa buradan indireceğiniz altyazılar işinizi görebilir.
lutfen tanrilar,melekler, ispatlamak vs. gibi mesgalelere girmeden, CERN nasil bir yerdir, neler yapilir, asil kaynagindan ogrenmeye calisalim.
Multimedia kisminda cok veri var ama bu ABli fizikcilerin Ingilizcesini dinlemek buyuk bir iskence derseniz sizi suclayamam. Yine de lutfen su linklere goz atin;
CERN'den quarklar uzerine videolar (Detailed record butonuna basin, sonra da acilan sayfada "Versione inglese" butonuna, hotlink yapmamak icin link vermedim. Ses ve video kalitesi berbat btw)
CERN'den quarklar uzerine Webcast listesi
CERN'den QCD hesaplari yapan yeni bilgisayarlari anlatan makale
Turkiye zez'in dedigi gibi sadece gozlemci konumunda. Su sayfadan kimlerin katildigini gorebilirsiniz. Komsularimizdan Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan, Azerbeycan, Gurcustan ve Kibris'in katildigini bilmek, sizi nasil hissettiriyor?
siz aptalca bez parcalarini tartisirken dunya ne bilgilere ulasiyor.
@tachyon ben hiç birseyle karıştırmış değilim. attığın linkleri okuma zahmetine girseydin karıştırmadığımı sende anlardın. quark'a attığın linki aç bi oku istersen.
ama istersen ben özet geçeyim sana:
Quarkları parçacıklar içinde hapseden gücün ne olduğu konusunda detaylı bir bilgiye sahip değiliz, buna rtağmen görünen o ki tüm quarklar parçacıklar içinde çok büyük bir kuvvetle tutuluyor. Bu kuvvet "color" yani "quarkın rengi" olarak adlandırılıyor. Bu kuvvetin quarkları parçacık içinde hapsettiği ve ne zaman bir çarpışma olsa, quarklardan bir tanesi uzaklaşsa hemen geri yerine çektiği düşünülüyor. Daha doğrusu quarklar parçacıkların içinde sanki bir yayla bağlı gibi düşünülebilir. Sen yayı ne kadar çekersen çek sonuçta bıraktıktan sonra tekrar eski halini alıyor. Işte bu yüzden quarklar tek başına gözlemlenemiyor..
ayrıca
Gözlenmeseydi quantum mekaniği olmazdı
tanriya ulasmak icin gerekli maddeyi istismar etmek yeter.
gercege ulasmak ise CERNin soguk tunellerinden geciyor.
Hangisi daha kiymetli, kisinin takdirine kalmis.
xerre
Problem bir yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Ben zaten her hangi bir atom altı parçacığın bir şekilde(bu her türlü olur) gözlenmesine vurgu yapmadım. Sizin "tek başına elde edemiyoruz" sözü yanlış anlamadaki asıl faktör. Benim "onu herhangi bir şekilde gözlemleyemiyoruz" gibi algılamam hataya sebeb oldu. Aslında sen bunu, string teoriye atıfta bulunduğumda anlayabilirdin.
Alıntı yaptığın cümlelerin de cevabı yukarıda yatıyor zaten.
Yazdıklarının hepsine zaten katılıyorum burda benim bir hatam var senden özür diliyorum.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.