sürt ellerini tenime
tenim mahşer tenine
kalbim uzakta
söz yanında solar
tanrısını kutsayan gece
gibi kadınlar sevdim
hurûfi benim, o rûmi'ye kanar
boyuna soyundum soyuna
soyuna soyuna çoğalttım
aşkın temini parmaklarında
eğil ak çime
eksik kalan harfler kiracı
senin morfin gözlerine
sen var mıydın yoksa
bursa işi çakıma bakarken
hani diyorum, hazır sevişmişken
bi' öldürsem seni rakımla
rakımı ırak haydarimle
bi'de ece abi'den mor külhani
hani yani
o/eksik ses kat'a söylenmemeli.
sırr-ı kadim elif/mimde gizli.
bana farketmez haydari/hurufi.
üzülme hayat verir def-i.
yek zikrederim sabah akşam
dü yarime söyle benden selam
se güvercine yükledim ahkam
cağar affet benim hatam/ağam
koparıp na bu ciğeri bıraksam avcuna,
affettirir mi aldığım nefese ihanetimi..?
ol ciğeri banıp da yesen kirli kanıma,
acep bu dindirir mi baki nedametimi..?
Şair burda sevdiceğini rakı ile nasıl öldürecektir, unutarak mı?
Unutturamaz seni hiçbir şey, unutulsam da ben
Her yerde sen, her şeyde sen, bilmem ki nasıl söylesem?
Bir sisli hazân kesilir rûhum eğer görmesem
Neş'em de sen, hüznüm de sen, bilmem ki nasıl söylesem?
"şair" mi?!
hâşâ! belki mair olabilir...
o da belki...
dış dünyanın hakikatinde "kendi" hakikatini
arayanlar, bulmak için çabalayanlar dize dize dizlerini
sürtecektir hayatın kaldırımlarına...
bence...
şimdi iyi okuyunuz!
ben lafın gelişi bir "yiğidim" ve yoğurdumu pudra şekeriyle
yemeyi tercih ediyorum!
bu cümlem sanadır et mi, balık mı olduğu belli olmayan
"hııımmm" üstadı bay sahinden!
alınız bu cümlemi...
ezberleyiniz. içselleştiriniz. hatta, işe yararsa "hım"layınız!!!
bakış açısı denen şey tam da burada!
önyargı ve önalgı (ne demekse!) tüm haşmetiyle ekranda...
kopanisti, "ne iyi ettin" derken; sahinden rumuzu
"yazılarını hortlatıyor, durdurun" diyor!
bunlardan sıkıldım işte!
tornadan çıkacağız di mi hepimiz?
tıpatıp pıt pıt!
yok sahinden, yok!
yoğurduma tükürmeye kalkma!
önündeki yemeğe bak lütfen!
rumuzunu hatırlayamadığım kıymetli bir arkadaş ise,
"yazılarının tozunu alıyor" yazmış.
eyvallah!
çok tuttum bu teşbihi ama tozunu değil darasını alıyorum,
ki darağınca fazla zorlanmasın!
vallahi hepinizi seviyorum!
kılçık atanları ise sevmiyorum ama "anlıyorum".
anlamak, sevmeye giden yolu inşa eder.
bu kadar!
notumdur: bu miiri yazmadan bir gece önce kolsuz bir hattat'ı hatmetmiştim.
ece ayhan pirimdir. prim yapmamıştır pop(üler) kültürde;
ancak beynimizde sıkı bir ihtilal yaptığı kesin!
ne yani sustu diyerekten, unutacak mıyız üstadı..canlan mefkud, canlan!.şu mısraların güzelliği, küçük bir çoçuğun çook yüksek bir kaydıraktan kayarken ki, hissiyatını yaratıyor bende..ilk mısradan son mısraya..durmaksızın..biranda!.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.