Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Pilli gelirlerini nasıl değerlendirelim ?"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

-Büyüklere inkılap tarihi departmanından-

\

Adını hepimizin bildiği meşhur Bayer ilaç firması 1897 yılında bir ilaç keşfedip tescil ettiriyor. Müthiş ağrı kesici özelliği olan ilaç, bir yıllık fare testlerinin hemen ardından, kanser, tüberküloz ağrıları için zaman kaybetmeden piyasaya sürülüyor. Hikâyeye göre, Bayer’de çalışan bir mühendis, keşfettikleri ilacın insan bedenindeki etkilerini tam anlamak ve bir test sürüşü yapmak için, ilacı damarına enjekte ediyor, ilacın etkisindeyken de “Kendimi kahraman gibi hissediyorum” diyince, bunu duyan diğer ayık kafalı mühendisler ilacın adını “Hero’in” koyuyorlar…

\

İlaç niyetine yasal satılan uyuşturucular dünya farmakoloji tarihinin bir parçası. Meşhur doktorumuz Freud’un çocuk, genç, yaşlı demeden tüm hastalarına senelerce “kokain” yazdığı bilinen bir gerçek. Tıpkı, şimdi ilköğretim kantinlerinde de bulabileceğimiz ectasy isimli üzeri rölyefli hapların seneler önce Türkiye eczanelerinde “mucize zayıflama hapı” diye satılmaya başlaması gibi.

Tüm dünyada mucizevi olarak karşılanan eroin isimli ilaç, kısa sürede Amerika ve Avrupa’da bir bağımlılar ordusu yaratıyor. Ortalık eczaneleri, ilaç depolarını yağmalayan eroin bağımlılarından geçilmez hale geliyor. Batı dillerinde adı Heroin olan bu ilacın Osmanlı’ya Eroin olarak gelmesini H’leri yutan bir Trakyalı Türk tarafından getirtildiği iddiası üzerine yaslayabiliriz ama adı ve gelişinden ziyade Osmanlı’ya öyle bir geliyor ki eroin, gitmek bilmiyor…

Eroin saf morfinden yapılıyor, morfin ise afyondan. Ve o vakitler, dünyanın en kaliteli afyonu, Anadolu’da yetiştiriliyor. 62 vilayette düzenli afyon ekimi yapmakta olduğumuz yıllar. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesi…

Tam o tarihlerde yeni icat edilen eroinin de ağır sonuçları görünmeye başlayınca, tüm dünyada afyon ve afyondan üretilen maddelere karşı sert bir kampanya yürütülmeye başlıyor. Elbette, afyon üzerinden büyük rantlar sağlayan ülkeler, bu kampanyaları yalanlıyor, gereksiz buluyor. Örneğin İngiltere, Afyon üretiminin sınırlandırılmasını onaylarken ticaretinin sınırlandırılması konusunda büyük direnç gösteriyor.

Ancak, tüm dünyada büyük yankılar uyandıran doktor raporları ve özellikle eroin karşısında oluşturulan konsorsiyum çalışmalarıyla, 1912 yılında Lahey Afyon Sözleşmesi diye bilinen sözleşme imzalanıp, eroin üretimi tamamen yasa dışı ilan ediliyor. İngiltere afyon üretimine sınır getirilse de, satışına getirilmemesi için ne kadar dirense de kararı değiştiremiyor…

Osmanlı ise, Lahey’e delege bile göndermiyor. 1914’te yapılan ek protokole ise delege gönderse de imza koymuyor.

Sonrası Dünya Savaşı… Sonrası Kurtuluş Savaşı…

Gerçi, Sevr Anlaşması ile konu Osmanlı’yı da bağlar hale geliyor ama Anadolu’da hiçbir yasal düzenleme yapılmıyor ve Anadolu dünya afyon ticaretinin merkezi haline geliyor… Arjantin’inden, Japon’una, İtalyan’ına kadar tüm dünyadan uyuşturucu tüccarları İstanbul’u mesken ediniyorlar. İstanbul bir uyuşturucu cenneti haline geliyor. Afyon ticareti serbest, üstelik de en kalitelisi.

Milli mücadeleyi kazanıyoruz. İlk hükümetimiz kuruluyor ve yabancı sermaye hükümetimize , topraklarımızda “Eroin fabrikası” kurmayı teklif ediyor.

1926 yılında hükümetimizin aldığı bir kararla, Japon bir firma ile ortak, bugünkü Taksim Divan Oteli – Taşkışla mevkiinde Mecidiye Kışlası olarak bilinen yere tarihimizin ilk “Eroin Fabrikası” kuruluyor.

T.C. Uyuşturucu Maddeler İnhisarı tarafından toz ve ekstre halinde satışa sunulan Morfin şişeleri
-T.C. Uyuşturucu Maddeler İnhisarı tarafından toz ve ekstre halinde satışa sunulan Morfin şişeleri-

Tüm modern dünyada yasak ama bizde yasal olan eroinin getirdiği kazanç ve ekonomik hareketlilikle, taze cumhuriyetimiz bir uyuşturucu cenneti haline geliyor.

1929’da ikinci eroin fabrikamız, Eyüp’te Haliç kenarına kuruluyor. Adı; “Eczayı Tıbbiye ve Kimyeviye” – ETKİM.

Yine aynı yıl, üçüncü eroin fabrikamız Kuzguncuk’ta “Türk ecza-yı tıbbiye ve kimyeviye şirketi” – TETKAŞ – adı altında kuruluyor. Kurucuları arasında Kurtuluş savaşı kahramanı İsmail Hakkı’nın da bulunduğu şirketin yönetim kurulu başkanı zamanın TBMM başkan vekili ve Trabzon milletvekili Hasan Saka (1947’de Başbakan).

Bu yıllarda, Türkiye’nin 27 sanayi kuruluşu var ve bunlarının tamamının yıllık kârı 2 Milyon TL düzeyinde seyrederken, eroin fabrikalarımızın cirosu 15 Milyon TL. Aylık bir milyon bağımlının ihtiyacını karşılayacak kadar ve en kalitelisinden eroin imal ediliyor o sıralar genç cumhuriyetimizde.

Bu dönemde inanılmaz ucuz olan eroin toplumun her kesiminde kullanıcı bulmaya başlıyor, iç pazara satışı yasak olan ama denetlenmeyen madde, fabrika çalışanlarından başlayarak tüm ülkede bir bağımlılar ordusu yaratmaya başlıyor.

İçte durum böyleyken, dışarıdan tüm dünyadan gelen ambargo tehditleri, yasal zorlamalar, dayatmalara rağmen Türkiye üretime devam ediyor, 1930’a gelindiğinde dünya gazetelerinde Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü uyuşturucu satıcısı olarak resmediliyordu. Mustafa Kemal bu işe bir son vermek istese de Mecliste eroinden kasasını dolduran milletvekilleri nedeniyle fabrikaları kapattırıp, eroin üretimini yasadışı hale getiremiyordu.

Şubat 1930’da New York’ta yakalanan Alesia isimli bir gemide Türkiye’den yüklenmiş 500 bin dolarlık saf morfin ele geçiyor. Tam bu sıralarda da kurtuluş savaşımızın kahraman gemilerinden Pierre Loti, Lamartine, Bulgaria, Vesta gibi gemiler tüm dünyada uyuşurucu kaçakçısı gemiler olarak fişlenmiş bulunuyordu. Ekim 1930’da Londra’da düzenlenen konferansa Türkiye de heyet gönderdi, amaç uluslararası arenada eroin yüzünden darmadağın durumda olan imajı düzeltip, Milletler Cemiyeti’ne girebilmenin çarelerini aramaktı. Ancak konferansta, Türk heyetinin yaptığı hatalarla Dünya uyuşturucu kaçakçılığının merkezinin, Türkiye’nin yasal eroin ticareti olduğu belgelendi.

Artık tüm Dünya’da Türkiye adı eroinle birlikte anılmaktaydı. 1931 yılında Mustafa Kemal Cenevre’de Türkiye’nin uyuşturucu trafiğinin ana konu olduğu toplantıya bir heyet gönderdi. Heyetin başında eroin fabrikaları yönetim kurulu başkanı Hasan Saka vardı. Hasan Saka, eroin rantının tepesinde oturan isimlerdendi ve tamamen üretimi durdurmaya yanaşmıyordu. Bunun üzerine toplantıdan genç cumhuriyete ağır ambargolar uygulanması yönünde bir karar çıktı. Türkiye köşeye sıkışmıştı.

1933’e kadar göstermelik azaltmalar ve göstermelik eroin taciri tutuklamaları, sınır dışı etmeleriyle fabrikalar üretime devam etti.

1933 yılında bir gün Mustafa Kemal ani bir şekilde kabineyi toplayıp “Eroin Fabrikaları kapanmıştır” açıklamasını yapıyor, direnmelere rağmen karar Halk Fıkrası tarafından onaylanıyor. Mustafa Kemal’in gücüne karşı bile sıkı muhalefet gösteren eroin lobisi kararın yasalaşmasını bir yıl kadar daha erteletmeyi başarıyor. Ve Türkiye’nin yasal eroin fabrikaları bir takım meraklılar konuyu kurcalayana kadar tarihe gömülüyor…


Konuyla ilgili kitaplar:

Overdose Türkiye - F. Cengiz Erdinç

Taklamakan - Serap Bengü


68 ahkam var

Ahkâmlar

Soracak bir sual bırakmamışsınız
Tebrik ediyorum..

pek şahane olmuş elinize sağlık.

vay anasini sayin seyirciler... numb kardesime bir kova hazirla hafiz...o yillara kadar bildigimiz esrarda tutun niyetine kullanilan cigaraymis. Bugun hala koylerde gizli gizli tarla ortalarinda yetistirilir. Jandarma hep yakaliyor ama dag koyluleri daha bir rahat bu konuda...

konunun bu kadar derin olduğunu bilmiyordum, aklımda sadece amerika'yla afyon ekimi konusunda ecevit zamanında galiba, fena zıtlaştığımız, hatta ambargo yediğimiz kalmış bir zamanlar....

anam anam..

Hocam Muhteşem bir araştırma olmuş ellerine sağlık bu yazını okurken İngiltere ile Çin'in arasında geçen "Afyon Savaşları" adlı film geldi aklıma. Senin ele aldığın bu konu çok daha eskilere dayanıyor ve ingiltere altın yumurtlayan tavuğu kesiyor bir nevi. Harika bir filmdi izlemeyenlere tavsiye ederim.

Bu arada Yaşasın Jack & Silent Bob ;)

" Kimyasaldan uzak duracaksın " Ben bunu bilir bunu söylerim ;)

vauv. bu konunun zamanında bu kadar yasal ve rahat yapılabildiğini bilmiyordum. çok açıklayıcı bir yazı olmuş. tebrik ediyorum..

Eroin deyip geçiyorduk, ellerine sağlık numb.

"bu o, anormal olan !"

Heroin çok aydınlatıcı bilgiler vermişsiniz. Teşekkürler...

Carpe Diem

O zamanlar yasalmış, şimdi ki durumu kim denetleyebiliyor acaba..Kullanım yaşı 11..Bu yaştaki çocuk bunu nereden buluyor.. Yasal olsa da, olmasa da, tüm dünyada el altından satışı engellenemiyor, her ne kadar diğer ülkelerde hafifletilmiş cezalar konulsa da, kısmen serbest bırakılsa da, bu sorunun tam bir çözümü yok bence..Kim intihara engel olabiliyor ki..Aynı durum..
Her yol üreticiye çıkıyor, ve dünya döndükçe kazançlar katlanarak fazlalaşmaya devam ediyor..

Bilgilendirici bir yazı olmuş NuMB, ellerine sağlık..

Çok güzel bir yazı teşekkürler =)

çok güzel bir yazı teşekkürler

vay be..

müptezarlar nerede:)))))))))

surdan da okuyuverin!

hero innnn

bugün ne öğreneceğim acaba diyerek girdim siteye ve zonuç ortada:) teşekkürler...

eline sağlık gerçekten süper olmuş!

Soyuta karşı olan ilgimdir sanat, somuta karşı olan direncimdir hayat.

çok enteresan bir yazı, inanılmaz heyecanla okudum :)

Türkçe internetin büyümesi için sevdiğiniz sitelerde reklamları gözden geçirip ilginizi çekenlere mutlaka tıklayın. Çok şey farkedecek !

güzel tarihçe...

numb; çok teşekkürler!

show must go on

inan6666'e bazı konularda katılmamak elde değil, inan6666 seni sevmem sende biliyorsun bunu ama seninde dediğin gibi iyi yada kötü böyle bir yazının yayınlanıyor olması aslında eroin naletine bir nevi özendirmektir. Yasal olarak bu bir suç hatta geçenlerde polis istiklal caddesinde OT resmi olan t-shirt leri bile toplatmış çünkü özendirici etkisi olduğundan suç diye.

Açıkcası güzel bir araştırma ama topluma açık bir şekilde bu konunun yayınlanması yasal olarak suç teşkil etmektedir. Hafif editörlerine benden bir uyarı olsun umarım acil olarak başlarına iş açmadan bu yazıyı yayından kaldırırlar.

azizim toggo, ellerine sağlık, çok önemli konuya parmak basmışın, eroine nasıl özendim nasıl özendim annatamam, bu yazı yayınlandığı günden itibaren matiz vaziyette dolaşıyom, nassı çekiyom nassı çekiyom bi bilsen,

hafif editörlerine de feysbuk rakı sofrasından duble rakı ve lakerda yolladım afiyet osun yarasın
sana da beyaz leblebi,

Eyvallah, Haydari de Olsun, En güzeli bardaktan, damardan değil ;)

her ne kadar yazının, fikrin hürriyetine inansam da, hiç tanımadığın bir grup insanın annnesine böyle hakaret etmek bildiğim hiçbir insani ahlaka uymuyor İNAN!

sen seninle kal...

çok güzel olmuş arkadaşım kalemine sağlık.

@toggo, böyle tırsık mesajlara gerek yok.lüzumsuz, hemen damlar zaten böyle bir şahsı muhterem. burada bir yazıdan dolayı kalkıp da ona buna özenip vücudunun ve hayatının yönünü değiştirecek numunelerin varlığından şüpheliyim. olsa da interneti adam gibi kullanmasını öğrenecek artık! mal mal her okuduğuna zıplayan adam ya da hatunu internetteki bir yazıyı sansürlemek, filtrelemek, kesmek, yakmak , HİÇ Mİ HİÇ KURTARAMAZ.

o nedenle böyle yüksek ahlak ifadeli, iyi vatandaş ömer taklitli mesajları sallamayınız. please. ve haylat bişe.

@inan6666, lütfen sakin olalım, sakin. mesela...okuduğuna hmm deyip önce susmayı deneyebilirsin.

ve eğer yazı çalıntıysa lütfen uçuralım sevgili pilli.

inan'ı umursamadığım için sana cevap vereyim delizade.

yazı arak filan değil bir "derleme" ... maalesef konu hakkında birkaç kitap dışında internette de fazla kaynak yok. ben de bana çok ilginç gelen bu konuyu, elimden geldiğince derli toplu anlatmaya çalıştım. çok az kaynaktaki çok az bilgi de zaten kitaplarda geçen kadar olduğu için, eğer konu hakında bilinmeyen arşivleri tarama şansımız yoksa, bilebileceğimiz de, anlatabileceğimiz de bu kadar.

ilginç bir şey öğrendim ve anlattım, yorumlardan da görüldüğü gibi konu gerçekten duyanı şaşırtan bir konu. hepsi budur...

@NuMB, haklı olduğunu gördüm biraz bakınınca verilen sitelere. yazıyı okuduğumda ben de bir bilgi almanın hazzını duymuştum bu yazı sayesinde.

ancak tabii buradaki arkadaşlar bir eleştiri yapmışken "bu yazı copy paste"'dir şeklinde, bu pek de hoş bir etki yaratmıyor üzerimde. pillid e yeniyimdir, e burasıda tanınacak, bilinecek bir yer zamanla. çünkü bu yoruma inanmıştım, ne yapayım. çalışan insanlar olarak her söylenen siteye girip doğrulama şansımız da olamayabiliyor bilirsiniz. işin kötüsü yazını okuduktan sonra teşekkür mesajımı da silmiştim.

yapılan eleştirilere verdiğin cevap gayet yerinde ve doğrudur. lütfen arkadaşlar, bu tip mevzularda anlayışı elden bırakmayalım.


ve teşekkürler yazın için.

Eline sağlık. Bilmiyordum, vay be bunlarda varmış dedirten bir yazı oldu bana. Tabi ardından bir demlenmek, eroindir, morfindir, esrardır allah ne verdiyse vücuduma zerketmek ihtiyacı zuhur etti ki sorma. Keş olursam günahı senin boynuna... :))

çok güzel bir paylaşım çok teşekkürler hazırlayanlara

@delizade internetin özgür bilgi paylaşımı olması konusunda haklısın ancak uyuşturucu ile ilgili herşey özendirici olabilir, bu konuda yasada da yer almaktadır.

İşi biraz daha ileri götürürsek ve uyuşturucu satışı yapan bir web sitesini varsayarsak internetin özgürlük olması imajına göre onunda yasal olması gerekmektedir. Ayrıca bu bilgi çok güzel ve yerinde bir bilgi açıkcası türkiye için utanç denebilecek bir kanıttır aslında, fakat bu yazıyı okuyan 14 yaşlarında bir çocuk bir zamanlar yasalmış demekki kullanılabilir diye düşünebilir çünkü bu gibi özenti durumlarında en ufak bir iyimserlik bile onu kullanmaya itebilir.

İnternetin özgür ama temiz olması taraftarıyım.

Örn: www.wordpress.com 'un yasaklanması çok saçma... İşte budur olması gereken düşünce ve bilgi paylaşımındaki özgürlük...

desene yanlış zamanda doğmuşuz diye!!! ahh be o dönemde yaşamak gerekiyormuş!!

ne yaparsan yap sonuç aynı!!

uuuucar, göreceli bir düşünce dostum bu ;)

Bir zamanlar eroinin üretildiği doğru ama dünyada tüm ülkelerde üretiliyordu, yazı bana hikaye ve birilerini karalamak maksatlıı gibi geldi, ne demek Cumhuriyet kahramanı gemiler uyuşturucu kaçakcısı oldu, o dönemler dünya da, Türkiye denen ülkenin en itibarlı dönemleri, kralları şahları cumhurbaşkanları gelip gidiyor, bana birileri bu yazının kaynağını göstersin ispat etsin...

Bu yıllarda, Türkiye’nin 27 sanayi kuruluşu var ve bunlarının tamamının yıllık kârı 2 Milyon TL düzeyinde seyrederken, eroin fabrikalarımızın cirosu 15 Milyon TL. Aylık bir milyon bağımlının ihtiyacını karşılayacak kadar ve en kalitelisinden eroin imal ediliyor o sıralar genç cumhuriyetimizde.
bu ne demek Cumhuriyet eroin parası ile mi kuruldu ?
çte durum böyleyken, dışarıdan tüm dünyadan gelen ambargo tehditleri, yasal zorlamalar, dayatmalara rağmen Türkiye üretime devam ediyor, 1930’a gelindiğinde dünya gazetelerinde Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü uyuşturucu satıcısı olarak resmediliyordu. Mustafa Kemal bu işe bir son vermek istese de Mecliste eroinden kasasını dolduran milletvekilleri nedeniyle fabrikaları kapattırıp, eroin üretimini yasadışı hale getiremiyordu.

Mustafa Kemal aciz bir insan mıydı ?
Ekim 1930’da Londra’da düzenlenen konferansa Türkiye de heyet gönderdi, amaç uluslararası arenada eroin yüzünden darmadağın durumda olan imajı düzeltip, Milletler Cemiyeti’ne girebilmenin çarelerini aramaktı. Ancak konferansta, Türk heyetinin yaptığı hatalarla Dünya uyuşturucu kaçakçılığının merkezinin, Türkiye’nin yasal eroin ticareti olduğu belgelendi.

Yanlış hatırlıyorsam düzeltin Milletler Cemiyetine davet edilen biz miydik? bu yazıda resmen kapılarında yattığımız söyleniyor!!!

Biri bana ispatlamadıkça aklım kabul etmiyor gene boş bir saldırı olmasın da...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.
Kullanıcı bir ülke olan ve Bayer'in ürünlerini alan ABD herkesin eroinden bahsetmesi üzerine bu ilacı araştırmaya başladı ve aşırı dozda kullanıldığında ölüme yol açtığını ve bağımlılık yaptığını tespit etti. Geçen günler, kliniklerin eroin bağımlıları ile dolup taşmasına neden oldu ve bu yüzden ABD sağlık kuruluşlarının raporları neticesinde ilacın olumsuz etkilerinden dolayı yasaklayarak eczanelerden kaldırdı. Eroinin eczanelerde kaldırılmasına mütakip ilaç kara borsaya düştü ve fiyatı her zamankinin kat ve kat üstüne çıktı. 1931 yılına gelindiğinde ilaçın uyuşturucu etkisi göstermesi ve bağımlılık yaptığı gerekçesi yasaklandı. Bayer ve üretici diğer ilaç fabrikaları yasak nedeni ile mali güçlükler yaşadı.

Bakınız.

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.
21 Ağustos 1897 tarihinde, Almanya`da Bayer fabrikasında çalışan kimyager Felix HOFFMAN, ağrıları kesen bir ilaç üretmek için bir karışım geliştirmiştir. Firma bu maddenin üzerinde çalışarak denemeye karar vermiştir. İçinde ağırlıklı olarak morfin olan ilaç, ağrıları kısa sürede kesmekteydi. Uzun süren denemelerinin ardından Bayer, ilacı eroin adıyla piyasaya sürmeye karar vermiştir. Olumlu tepki alan ve 25 gr`lık paketler halinde satılan "Eroin" eczanelere geldiği gün tükeniyordu. Henüz kimse zarar görmemişti. Bilahare Bayer`in en iyi müşterisi Amerika ise, herkesin "Eroin"den bahsetmesi üzerine ilacı araştırmaya başladığında, aşırı dozda alındığında ölüme yol açtığını ve bağımlılık yaptığını saptamıştır. Klinikler, eroinmanlarla dolup taşmaya başladığında, ABD`de ilacın bağımlılık yaptığına dair bir rapor yayınlanmış ve devamında gerekli önlemler alınarak eczanelerden kaldırılmıştır. Bunun üzerine ilaç karaborsaya düşerek, fiyatı artmış ve 1931`de tamamen yasaklanmıştır.

Bu da Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

ve son olarak Japonlar 1900 lerin başında fabrikayı kuruyor ABD ce yasaklanmadan 30 yıl önce neden bu yazı Cumhuriyeti suçluyor neden ?
Ayrıca her gün gazetelerde bir iki ilacın öldürücü etkilerine dair yazılar çıkabiliyor peki biz hemen diğer ülkeler de yasaklanınca yasaklıyor muyuz? Kusura bakmayın arkadaşlar yazılanların bir kısmı olabilir ama ben bu yazıyı psikolojik harp örneklerinden biri olarak (Yazıda Cumhuriyete ve Atatürk'e saldırılar var ) görüyor ve mimliyorum...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

tek ahkamda yazabileceğini neden 28 dakikada 4 ahkamda yazdığını sorgulayalım önce.

yazıyı okuyorsun, hoşuna gitmeyen bir şeyler var yazıda, kızıyorsun. "cumhuriyeti suçluyor" bu herif, hemen cumhuriyeti aklamamız lazım diyorsun. ilk aklında kalanlarla ilgili, sorular soruyorsun. özellikle de "mustafa kemal aciz biri miydi?" gibi bir soru cümlesi de ekliyorsun ki, cumhuriyeti karalayan bu kendini bilmez herifin çıkış yolu kalmasın, mustafa kemal'e laf söylesin de görelim ruh hallerine bürünüyorsun.

sonra yetmiyor tabii... 3 dakika sonra başka bir şey, 7 dakika sonra başka bir şey, 20 dakika sonra başka bir şey...

bu senin bütünsellikten ve tam tabloyu görmekten aciz olduğunu gösteriyor, mustafa kemal'in aczini değil... öncelikle mustafa kemal ile ilgili fikrimi söyleyeyim de oralardan medet umma; dünyaya kendini anlatmak-tanıtmak konusunda beceriksizliği sabit günümüz cumhuriyetinin, mustafa kemal'i de dünyaya anlatamadığını düşünürüm ben, zira yüzyılın en önemli liderini çıkarmış bir toplum olarak, elimizdeki böyle değerli bir markayı gereksiz dezenformasyonlarla bilinçsizce harcadığımız kanaatindeyim. şu dört ahkamda senin yaptığın gibi. her türlü ilişkide olduğu gibi toplumsal ilişkilerde de asli önem samimiyettir. samimiyet sirayet eder, iletkendir. sen kendine ve toplumuna, tarihine karşı samimi olmazsan sirayet edemezsin, kendini anlatamazsın... mustafa kemal yüzyılın en önemli lideridir benim için ama insandır, hata da yapar, politik de davranır konumu gereği, bu mustafa kemal aciz demek değildir. mustafa kemal'in alkole bağlı sirozdan öldüğünü sen istediğin kadar tarihinden silmeye çalış, ders kitaplarından sil, ben "ulan bu kadar derde gir, koca memleketi kurtar, içmeyip de ne yapacaktı, şerefine atam" diye bakarım...

tarihi balçıkla sıvayamazsın, geçmişimizi dürüstçe bilmek, geleceğimizi garanti altına alacaktır.

3 Kasım tarihli milliyet gazetesinde Fikret Bila'nın eski kara kuvvetleri komutanı Or General Aytaç Yalman ile yaptığı şu röportajı okursan, hatalarımızı kabul etmenin bizi daha doğru bir yarına götürme ihtimali üzerinde de fikir yürütebilirsin.

bir de psikolojik harp filan demişsin... o senin dediğin psikolojik harp daire başkanlığı diye tesccili bir kurumumuzdur... işleri budur, senin gibi "mimlerler" hep!

....zira yüzyılın en önemli liderini çıkarmış bir toplum olarak, elimizdeki böyle değerli bir markayı gereksiz dezenformasyonlarla bilinçsizce harcadığımız kanaatindeyim.

peh peh! çay, oralet mi içecektik markayla? neresinden tutulsa elde kalır :)

@NuMB ister tek parça yazarım ister 4 parça onu ben yazıyorum sen değil! ikincisi sen sorularıma cevap vermedin daha bu bilgileri topladığın kaynaklar ne ben sana linkli kaynakları verdim.

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

@benbilmembeyimbilir senin elinde kalsın, bence atatürk türk tarihinin en önemli markasıdır... bu söylemin nesi yanlış?

şurada aftermath de aynı şeyi mi söylemiş ne?

@agenforistanbul;

yukarıda söyledim, internette çok kaynak yok zira tarihimizde çok da konuşulmaması gereken bir konu olduğu belli.. verdiğim kaynak kitapları bul, al ve oku. benden çok şey bekleme.

inan simdi delikanli gibi sole, hic kufre gerek yok, normal bir saldiris degil senin yaptigin, numba gicikligin nerden kaynaklaniyor, birak simdi yazi calinti malinti ayaklarini, mesele nedir onu ogrenelim. Olay, attigin mesajina cevap alamama mi?

HEHE, arkadaşlar @inan6666 Doğarken küfür etmiş " bu ...tan dünyaya neden geldim" diye, bu da onda ağız alışkanlığı halini almış. Cem ceminayın küfürbaz adlı telefon şakası geliyor aklıma inan6666 yı gördükçe :D:D:D

bağımlı dayanışması gibi bişey bu. uyuşturucu bağımlıları düzen bağımlıları ahlak bağımlıları. kurulu düzenlerinin dışında kurulan cümleleri anlamak istemiyorlar. cümleyi görmek yerine kelimelerle uğraşıyorlar. susabilmeyi becermek başka şey konuşmayı becerememek başka şey. sıcak çığırışların serin (onlara göre derin) havalarını ısıttığını bildiklerini, kimsenin bilmediğini zannediyorlar ama ekranın karşısında yusuf yusuf pörtlek gözlerle bakan suratlarını düşünmek bile bunları yazmaya değer.

Büyük resmi göremiyorum. Tarih bi şekliyle tekerrur mü ediyor?. Kurtlar vadisinin elinde mi patladı mal, iç piyasayada eritelim mi demek oluyor bunlar?

MMIstanbul Adobe UG Bu dünyada şuna oldum ki kâni, musiki tahsile mâni....

sanat, sanat içindir demek oluyor. fırsat bu frsat soyunmaya başla.

güzel bi araştırma.teşekkür ediyorum.

dina

bence günün sözü bu :D

"sanat, sanat içindir demek oluyor. fırsat bu frsat soyunmaya başla."
NICKoldNICK

inan ile numb arasında ki kişisel çatışma beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor ben sorduğum şu soruya niye hala cevap alamadım ?

Bir zamanlar eroinin üretildiği doğru ama dünyada tüm ülkelerde üretiliyordu, yazı bana hikaye ve birilerini karalamak maksatlıı gibi geldi, ne demek Cumhuriyet kahramanı gemiler uyuşturucu kaçakcısı oldu, o dönemler dünya da, Türkiye denen ülkenin en itibarlı dönemleri, kralları şahları cumhurbaşkanları gelip gidiyor, bana birileri bu yazının kaynağını göstersin ispat etsin...

Kaynak yok, ispat yok tarihleri çürüttüm ama bu karalama yazısı hala hafif te duruyor ve insanlar sanki doğruymuş gibi tutuyorlar. İspat istiyorum, belge istiyorum bana dandirik bir kitapta yazılmış hayali şeyleri sunmayın...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

eroine hayir!

gittigidiyorda var mıdır bundan acabola?

@agentforistanbul Bu konuda sana katılıyorum seninde dediğin gibi ortaya atılmış bir tez varsa kanıtlarınıda sunmak zorunda olmalı bu kişi.

Kaç gün geçti cevap bile yok, Hafif moderatörleri bu tür bir saçma veya yanlış bilgilerle dolu özellikle tarih gibi hassas olunması gereken konularda, ispatı yoksa veya ispatlanamıyorsa herhangi bir şey yapıyorlar mı?

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Herkes blogtan apayri seyler cikarmis, agent bu blogtan ulke bolunmez, Numb cumhuriyet dusmani falan degil, biz uluslararasi hangi istegimiz de kapilarda yatmadik? natoya girerken onlar icin kan bile verdik. Cumhuriyet hangi parayla kuruldu kardesim? (uyusturucu parasiyla kuruldu diyen yok, adam bole bir sey demek istemiyor) Kurtulus savasi anadolu koylusunden toplanan iki uc carikla mi oldu saniyorsun? herkesin lisede tarih kitabinda ogrendikleri harici bilgin varsa paylasirsan iyi olur.

@ser-hus beni tarih kitapları ilgilendirmiyor, tezin dayanağı tarihleri çürüttüm, ispat istiyorum bu yazı ile ilgili ispat...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Ya neyin ıspatını istiyorsun..Herkes burda oradan buradan aldığı yazıları yapıştır mıyor mu..Herkes araştırmacı tarihçi mi burda..Gidin kütüphaneye araştırın..

Ben araştırdım yok diyorum, ama bu yazı hala burada ve gerçek zannediliyor.

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

ve bu başlığa her baktığımda cinlerim tepeme çıkıyor...

-Büyüklere inkılap tarihi departmanından-
Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

tependeki cinlerden biraz müsade isteyip, bize şu yaptığın araştırmaları ve kesin kanıtları tam olarak aktarır mısın?

Açıklamaları mı hani niye ayrı ayrı yazdıklarımı oku, bi kere tarihleri bile tutturamıyorsun...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Hakkaten yazı yalan bilgi mi içeriyor? Bilgilere inanmıştık. @Agentforistanbul ~ @NuMB
Bi anlaşın nesi yalan nesi doğru, ona inanalım şimdi yanlış olmasın.

Yazı alıntı yada derleme.. İlgi çekici olduğu kesin.
Uyuşturucu maddelerin bir çoğu bildiğim kadarıyla zaten tıbbın hizmetinde hayatına başlamış. Diğer birçok ilaç gibi, asıl amacı olan özelliğinin yanında diğer özelliği farkedilmiş ve birçok kez yeni keşfedilen özellik daha geçerli olmuş. İlaç olarak uzun süre ülkeye kazanç sağlayan bir ürünü Türkiye üretmiş, İngiltere ticaretini yapmış vs.. Sonuçta henüz ilaç farzedilen mamülün (LSD de bir örnek) bir süre yasal kalması; zararı görüldükten sonra -getirisi düşünülerek- durdurulması pek kolay olmamış anlaşılan.
Yazının yalan mı,gerçek mi olduğunu ise yukarıdaki kaynakları okuyarak ve kaynaklardaki kaynakları okuyarak öğrenebiliriz sanırım :) Meraklısına :)
Yanılgı, suç ve suçlu aramakta sanırım. Çözüm üretilmedikçe arayışların bir anlamı yok. Tartışma ve araştırmalar suç-suçlu kavramlarına değil; çözüme odaklanmalı, bence.

hafif'in moderatörleri hakikaten işin cılkını çıkardı. alıntı ya da derleme her neyse böyle bir yazıyı buraya koydukları için söylemiyorum bunu; buna benzer birçok yazıyı reddettikleri, yani iki yüzlü, sahtekar ve torpilci oldukları için söylüyorum.

hafifuyku'ya...
eskiden gördüğüm hafif'i (5-6 yıl evvelki) hala buralarda zannederdim ama çoktan eski gitmiş yerine başka birşey gelmiş. şans eseri bir yazıya yapılan yorumları okudum. küfür diz boyu gidiyor. kim haklı kim haksız bilmem. ama durum kötü. ortada moderatör yokmuş gibi sanki. saçma sapan ve düzeysiz bir site olma yolunda çok yol kat edilmiş...

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri