
MERHABA,
Biraz sanattan (sinemadan-şiirden) vazgeçelim, siyasete, düşün adamlarına, yazılarından dolayı, görüşlerinden dolayı, Türkiye'mizin geleceğini karartmak isteyenlere karşı çıktığı için öldürülen, Büyük YAZAR, DÜŞÜNÜR, ATATÜRK'ÇÜ görüş adamı UĞUR MUMCU'yu tanıyalım.
Kaçımız nasıl tanıyor Mumcu'yu, Onun gazetecilik ilkelerinin ne olduğunu kim biliyor? Yazdıkları kimi, kimleri korkuttu? Hangi siyasilerimiz neden korktu?
Evet Gençler, eli kalem tutan, (pardon eli klavyeyde yazabilen) gençler; var mısınız bir sınava? düşüncelerinizi, görüşlerinizi burada bildirin. Sayınız Yirmiyi Geçerse (20) burada Uğur Mumcu'yu ve yazılarını sizlere sunup Onun büyük sarsılmaz kişiliğini gözler önüne sereceğim. Büyük sanatçı Fikret Kızılok'un Mumcu kasetinden söz edeceğim .
Haydi bakalım 20 sayısına ulaşabilecek misiniz? Gün Bugün, Yarın çok geç, Haydi Gençler MUMCU'nun izinden yürüyelim...
Sinemasever
Bu düzeltmeyi yapmayı severim. (1942 - ...) Öldürülüş yıldönümüne 14 gün varken bu yazı güzel olmuş.
um:ag
Selda Bağcan ne de güzel söyler, tüylerim hep diken diken olur...
Uğurlar Olsun
Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında
Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana
Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça
Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana
Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun
Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme
Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime
Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime
İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime
Bembeyaz Doğruları Yaşadım Ölümüne
Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun
Keşke ölmemiş olsaydı , ama ölüm tarihi hatalı yazılmış
(24 ocak 1993)
papa mafya ağca, sakıncalı piyade, rabıta
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eline
değmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile
almamıştık daha. Bir gece sabaha karşı, pranga
vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam
sehpalarına. Herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz
titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı
gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
Asıldık ey halkım, unutma bizi...
Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında
vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu
düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da
susmuşlardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün
bile, karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri
önünde, öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına,
demokrasi adına, Batı uygarlığı adına, bizleri, bir
şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...
Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma
bizi...
Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey
halkım, unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep
birlikteyiz ey halkım, unutma bizi, unutma bizi,
unutma bizi...
sevgili kopanisti
ölüm tarihinin yalnışlığının farkındayım. Düzeltme yaptım ancak editör hala yayınlamadı.
Uğur Mumcunun yukarıda yazdığı sözleri Fikret Kızılok besteledi ve seslendirdi. Hep "Özgürlükİçin" Hep ismiyle ve bu cd ile birlikte "Vurulduk ey Halkım" kitapçığında Nuri Kurtcebe'nin çizgileri yer almıştı. Bu kitabı telif haklarına saygısızlık da olsa aynen sizlere sunacağım çok yakında.
Yeni Uğur Mumcu sayfalarında görüşmek üzere. Negüzel sizler gibi bu konulara duyarlı arkadaşlarımızda varmış. (Gençler lafını kaldırdım, kırılanlar, tenkid edenşler var)
Sevgiler
sinemasever
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.