USA'DAN ÇATIRTI SESLERİ
Güzel bir atasözümüz vardır. "Eden bulur" yahut "Etme!Bulma" diye.
Kan, sömürü, gözyaşı, soykırım temelleri üzerine bina edilen "United States of America", united'lık vasfını yavaş yavaş kaybedecek gibi.
Hatırlarsak geçtiğimiz yıl, Vermont-Burlington'da, Middlebury Enstitüsü desteğinde ilk Kuzey Amerika Ayrılıkçı Kongresi toplanmıştı.
Bu kongreye ülkenin birçok eyaletinde faaliyet gösteren ayrılıkçı grupların geniş ölçüde katılımı ile gerçekleştiren kongre, dünyanın patronluğuna soyunmuş ve bu tavrıyla hak, hukuk, adalet kavramlarını ayakları altında ezmiş olan, United States!'in çatırtı seslerinin dünyada duyulmasına vesile olmuştu.
Geçtiğimiz nisan ayı içinde ülkenin önemli gazetelerinden birinde bu konuda yayınlanan bir yazı, bu tür hareketlerin
gayet ciddi bir nitelik taşıdığını da açık ve net bir şekilde ifade etmişti.


Eden bulur, etme bulma dünyası, ateşle oynayan elini yakar.
Ne diyelim! Haadi hayırlı traşlar america!
şimdi bu elemanlara acıdım... neden mi? 1990'lar da teksas'ın bağımsız olmasını isteyen bir grubun başına neler gelmiş neler... en nihayetinde asmayalımda besleyelimmi demişler, asmayı tercih etmişler ;)
Hasan Kürşad Devecioglu'nun mezun.com'daki köşesinden bir yazı
6 Soruda Yanlış Bilinenler
6. GÖRÜŞ: ABD özgür bir ülkedir. Herkes istediğini söyler. Devlet hiç bu işe karışmaz. Amerikan demokrasisinin en önemli özelliği de budur zaten. Sözgelimi şimdi çıkıp birisi“ New York Eyaleti ABD’den ayrılmalı ve bağımsız olmalıdır” diyebilir ve bu konuda örgütlenmeye öncülük edebilir. Amerikan Devleti bunu sadece seyreder.CEVAP: Yanlış bir görüş. ABD demokrasisinin en önemli özelliği bir kurallar bütünü olmasıdır. Yani birisinin haklarının başladığı yerde bir başkasının hakları biter. ABD’de, AB ve ABD dayatmalı Türkiye’deki çarpık demokrasi anlayışının tersine, Amerikan Devletine ve toplumuna karşı “düşünce özgürlüğü” bahanesiyle zararlı eylemlere izin verilmez. Son zamanlarda bildiğiniz gibi ABD, terörist olduğundan şüphe duyduğu kişilerin telefonlarını mahkeme kararı olmadan keyfi olarak dinleyebilmektedir. Nerede kaldı demokrasi? Ayrıca kimse çıkıp da yaşadığım eyalet birlikten ayrılsın diyerek örgütlenmeye gidemez. Önü er ya da geç bir bahane ile mutlaka kesilir. Hemen size örneğini de vereyim böylece anlatılan hadisenin gerçekte var olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz:
ABD tarihine baktığınızda mevcut elli eyalet içinde bağımsız olarak yaşamış tek eyaletin Texas eyaleti olduğunu görürsünüz. Yukarıda da bayrağı mevcut. 1836-1845 yılları arasında ABD ve Meksika ülkeleri arasında bağımsızlığını sürdüren Texas Cumhuriyeti (Republic of Texas) 1845 yılında ABD’ye katıldı. Tarihte Texas’ın dört değişik devlet başkanı oldu. Texas dışındaki hiçbir Amerikan eyaletinin bağımsızlık tecrübesi geçmişte olmadı. 1990 yılında Texas’lı Richard Lance McLaren önderliğinde Texas Cumhuriyeti (Republic of Texas group) isimli bir bölücü gurup kurularak Texas’ın bağımsızlığı için örgütlenmeye gidildi. Gurubun yaptığı bir araştırmaya göre 1861 yılında yani Amerikan iç savaşının (1861-1865) başladığı yıl yapılan bir oylamada Texas eyaleti ABD’den ayrılmayı çoğunluk oyu ile onaylamıştı. Buna göre Texas uluslararası yasalara göre bağımsız olmaya hak kazanmıştı. Grup bu araştırma sonuçlarına güvenerek mahkemelere başvurdu ve mücadelesine devam etti. Ancak herhangi bir sonuç alamadı. Grup daha sonra ABD’yi işgalci ilan etti ve hükümeti tanımadığını duyurdu. 1990 yılında yapılan bir anket Texas’lıların %70’inin ABD’den ayrılmayı desteklediğini gösteriyordu. Texas’lılar arasında hala Texas’lı olmanın gururu vardır. 1998 yılında adam kaçırmak suçundan gurup lideri McLaren 99 yıl, yardımcısı Otto 50 yıl hapse mahkum edildi. Böylece bağımsızlık hareketinin başı ezilmiş oldu. yedi grup daha sonra kendi içinde bölündü. Halen faaliyet gösteren Texas bağımsızlığından yana olan bu gruplar 1990’lı yıllardaki momentumu bir daha yakalayamadılar.
Bu sadece bir örnek. Eğer Amerikalılar’ın kızılderililere yaptıklarını tartışmaya başlarsanız ABD’nin asıl yüzünü daha iyi anlarsınız. Nereye gitti onca kızılderili? Her sene “insan hakları” raporları hazırlayan ABD’nin, kendi karnesine bakması gerekiyor.
Okadar cok komplo teorisi yaptiki lavuklar....derken ellerinde patladi.Birsürü usa li arkadasim artik usa liyiz derken cekiniyoruz diyorlar ve ülkenin %70 i kendi dis ve ic poltikalarinin kendi sonlarini hazirladigina inaniyor.Bölünecekler elbet...ne ekersen onu bicersin bu kuraldir.
rte cıkıp demeç vermeli....
"...Türk halkı olarak usa nın bölünmez bütünlüğünün geüvencesiyiz ve gerekirse vermount eyaletine mehmetçiği göndeririz" diye
soytarı rte
bölünebilir de, bölünse bile neticede sosyalist bir cumhuriyet çıkmayacak ortaya...dünyanın hayrı için değil kendi çıkarları için uğraşıyorlar. Merak etmeyin, orası bölünse de yine buralara saldıracak bir yapı meydana gelir orada...çünkü onlar rahat yaşamak için başkalarının üstüne basmaları gerektiğini biliyor. Bakın işte, kendi ülkelerini bile hiçe sayıp işgalci diyorlar. Bu abd bölünecek, orası bitti hikayeleri kimi uyutuyor acaba...adam bölünse bile işte okyanusun ortasında 2000 metre derinlikte, yeri de 1500 metre delerek petrol çıkartıp piyasaya satabiliyor....adamlar yetenekli-çalışkan arkadaş...işin bu yönünü kimse düşünmüyor....kuru ABD düşmanlığı sadece geceleri uyurken avutur sizleri...ABD bölünecekmiş te şöyle olacakmış...ne olacak bize pastamı verecek teksaslılar....ya siz çok haklıymışsınız abd kötüymüş biz anladık biz avrupadan, asyadan, ortadoğudan çekiliyoruz mu diyecekler...
Asıl bölünme eyaletler arasında değil, etnik yapıda gerçekleşmesi daha muhtemel Amerika'da. Latin halkları, beyazlar ve siyahlar olmak üzere ciddi kutuplaşmalar var. Amerika'da yakın bir gelecekte ikinci dilin resmen İspanyolca olma durumu var. Şuan resmi dil olmasa da ikinci dil olarak okutulmakta. Latin nüfusunun giderek artması, gelir düzeyinin eşit paylaşılmaması vs. zamanında siyahların ayaklanma ve örgüt kurma eylemlerinin benzerlerinin gerçekleşmesine neden olabilir. Tabi bu durumda Latinler daha etkin olacaktır çünkü siyahlardan çok daha fazla bir nüfusa sahipler.
Tüm bunların olması için de, Amerika'nın ekonomik olarak gerilemesi gerekiyor. Ekonomi tüm zayıflıkları pansuman edebilen bir gerçek. Nasıl biz Güneydoğu'ya refah götüremediysek ve bu yüzden bölücü hareket doğdu ise, aynı şeyin Amerika'nın başına gelmesi için ekonomik olarak zayıflaması gerekir. Zaten bunu bilen ABD'de, topraklarından boşuna binlerce kilometre öteye gidip işgalci durumuna gelmiyor. Ekonomisini ayakta tutmaya çalışıyor. Her dünya dengesinde olduğu gibi Amerika'nın sonunu kendisi değil, onun dışındaki güçlerin etkileri belirleyecek.
ABD bölünürse dünya tutar canlarım, hele birde o bölünen eyaletler çatışmaya başlarsa dengeler kayar çin coşar mevcut adaylar süper güç olma yarışına girer millet birbirini yer ABD bölüneceğine kafa tutucak birilerinin peydah olması dünya tarihi açısından daha hayırlıdır derim en azından dur diyecek birilerii olur bizim gibi arada kalan ülkeler en azından rahat eder
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.