"Hani capraz ipli donlar var ya ondan olsun. Acaba nasil baglamali donun ipini??? Hemen meclise basvuralim cozerler bak!"
Kazuya1907 (15 hours ago)
videonun amacını hala anlamamışsın sanırım, kimsenin donla gireceği falan yok işin aslında ama. senin gibi yobazlar bulunduğu sürece bu ülke ilerleyemeyecek. 6 yıllık akp iktidarında nereye gelmişiz bir baksana.
yüzlerce milyar dolar borca mı bakacaksın, 10 milyonu bulan işsizlik rakamına mı?
ülkenin her yanı satılıyor sen hala türban takalım diye ötüyorsun.
bir de kadınlara sorsana bu türbanı seve seve mi takıyorsunuz diye?
sen kopyalarsın hepsini nassı ossa, okuruz sonna. kaltaklar bayaa çok heralde o civarda, kaça ulaşmıştı en son?
sana hafifin ve hepimizin tüpçü vekaletini virdim silikon beyinlim, sen bak sonna anlatırsın. yağlarını aldırıp yollamayı unutma, sabun üretim bandı çalışıyo burda.
kıllı yorum kaydırıyo, alışkın böle üçkaatçılığa, biliyoz. sana ne oliye kıro, sendemi başladın üçkaada?
kaydıra kaydıra nireye kadar yane?
"kaydıra kaydıra nireye kadar yane?"
sssh Okuz Kagan ayip oluyor soyleme oyle ozel seylerini meydanda :-D
Bak Allah carpar sonra...
Lorinx (30 minutes ago)
illaki herkezin ciplakmi gezmesi gerekiyor?? bu dinsizlerin kimlikleri belli bir gurup ermeni bir gurup alevive layim diye gecinen dinsizler
salamsucuksosis (25 minutes ago)
lorinx dinsiz sensin kimliklerimiz de münasip bir yerine girsin tamam mı :)
narkiz (19 minutes ago) S
Hani capraz ipli donlar var ya ondan olsun. Acaba nasil baglamali donun ipini??? Hemen meclise basvuralim cozerler bak!
bir çarpan bir çarpana "gel beraber silikon beyinliye bi çarpalım, sever böle sadomazo zımbırtılarını kıllı" demiş.
sadece erkeklermi, kız cinsi yokmu bunların? acar erkeklerimiz 4göz 8kulak gelişmeleri taaaaakip etmekte.
olmuyo ama clicia, bizi de düşün, bizi de ana doğurdu, biz ne görcez yokmu şöle mini etekli stringli bişeler,
ya bi de isimleri sıralamışlar bi'şey varmış gibi :) koca uludağ üniversitesinden iki hoca var, onlar da ilahiyat hocası.. türkiye'deki öğretim elemanlarının yanında bu sayının bir anlamı olduğunu sanmıyorum, komik kaçıyor..
OğuzKağan, bu verdiğin linkte 10 dkk sonra sayfayı yenileye bastım 16 tane Üniversite hocası ismi daha eklendi. Bu ne kardeşim, koca koca proflar tehlikenin farkında değil mi acep? Bu nasıl bilimden nasip almamaktır. Üniversiteler yobaz dolmuş! (demecini en beğendiğim yobaz da Prof. Ali Nesin'di) Üniversiteler arası faşizm kurulu mudur nedir bunları toplasan sonra yetmişle çarpsan bu çoğalan listenin yarısı kadar adam etmez. Bilim yuvaları da yobaz dolmuş demek ki. Bakalım yarın girdiğimde kaçbin prof. görecem o listede.
Feminizm ve Türban
Yıllar onceydi.
İstediğim fakulteyi kazanmış, ülkücülerin elinde olan üniversitede ilk haftayı geçirmiştim. Bir sabah okulun giriş kapısına geldiğimde ülkücü öğrencilerin kapıyı tuttuğunu gördüm. Kızların başını kapatmadan içeri giremeyeceklerini söylüyorlardı. Biz şaşkın dışarda bekledik. Bir süre sonra haber geldi, bugün girebilecektik ama yarın mutlaka başörtü bağlayacaktık. İsyan ve korkunun karıştığı mırıldanmalar eşliğinde içeri girdik. Etrafımız birden başörtülü sevecen ablalarla, bizim cennete gitmemiz için bize başörtü hediye (!) etmeyi teklif eden güleryüzlü gençkızlarla çevrildi. Bire bir markajla bizi çarşıya götürmeyi istediğimiz renkte modelde başörtü almayı öneriyorlardı.
Birkaç kız öğrenci dışında diğerleri derslerinden geri kalmamak için başını örttü. Artık başı açıkların ahlaksız sayılması devri geçmiş, universite bahcesine bile alınmamasına karar verilmişti. Üstelik bu yapılanların resmi bir yanı olmadığı için şikayet edecek hiç bir merci de yoktu. Ben ertesi gün ailemin olduğu şehire döndüm.
Fakat benim şehrimdeki ülkücü bilinenler böyle bir şey yapılamayacağını söyleyerek okuluma geri dönmemde ısrar ettiler. Birkaç hafta sonrageri döndüm ve bu zorlamaya karşı çıkandiğer kızlarla biraraya gelip ogrenci derneği başkanı sıfatlı bir erkek öğrenciden randevu (!) alarak görüştük. .Elbette demogojik alışkanlık ve otomatikleşmiş savunma mekanizmasını kırmayı başaramadık. Ne kadar ondan daha derin dini bilgimiz ve sağlam mantığımız olsa da kabul etmiyor inatla "Kadınlar mucevherdir, kutuda saklanmalıdır" diyordu.
Birkaç ay sonra bazı nedenlerle lütfedip bu zorlamayı kaldırdılar.
Aradan yıllar gecti.
Benim uzaklarda olduğum sıralardı... Kardesimin kocası ilkokulu bitirmiş kızına "Ya başını örtüp imamhatibe gideceksin ya da seni okula gondermeyeceğim, okutmayacağım" dedi. Anne kız günlerce yalvardılar, ağladılar. Kız oldukça başarılıydı, belki fen lisesine gitmeliydi. O zamanlar yeni dini çevre edinen baba etrafına başörtülü kadın ve kızını gösterecekti. Kız mecburen kapandı ve okula gitti.
Adam annenin önce başını örtemek, sonra upuzun pardüse ve türban taktırmak, sonra da siyah çarşafa sokmak isteyince kadın boşandı.
Ancak kız altı sene sonra imam hatiplerin önünde başörtüsü eylemi yapanlardandı… Babası kızının başörtüsünden kariyer (!...) elde etmiş, gazetecilere poz veriyordu.
Ne zaman bir turbanlı görsem, aklıma bunlar geliyor ve inancı gereği örtündüklerini söylediklerinde acı acı gülümsüyorum.
Dünyada 150 yıl Osmanlı da 100 yıl önce başlayan kadın hareketi ve bunun önemini çok iyi bilen Atatürk ün yaptığı devrimler ile de Türk kadınlarının dünya kadınlarından çok daha önce haklarını elde etmiş olmasının getirdiği bir lütuftur onların şu anda sokakta eylem yapabiliyor olmaları.
Ve farketmiyorlar ki , eğer bizlerin başı açık olmasaydı onları kim üniversiteye gönderirdi cihad yapsınlar diye?
İnancına göre, çok çocuk doğurup evde oturmak, gelecek erkek nesillerini dinci yetiştirmek en öncelikli görevi sayarken , çalışmayacağı bir meslekte- tıp, mühendislik, mimarlık.vb.- bilgi sahibi olmakta diretmenin ne anlamı var?
Son olarak;
Turbanı savunanlara bence üç soru sormak lazım:
1- Bu başındakini çıkarma özgürlüğün var mı, ama gerçekten var mı? Mahalle baskısı, aile baskısı, şimdi de okul baskısı bu kadar üzerindeyken, tercih edip başını açabilme gücün var mı?
2- Kadın haklarını, kadın erkeğin hukuksal eşitliğini, kadının birey olma bilincini gerçekten biliyor musun? Yoksa bunlar sana söylenmesi zor tekerleme gibi mi geliyor?
3- İnancın gereği dediğin bu seyin inandığın kitapta olmadığını dinlemeye, tartışmaya hazır mısın?
Agent, yazma gücün kuvvetli imiş. Dramatik öğeleri çok kuvvetli kullanan bir kaleme de sahipsin. Ama yazdığın (ve diğer benzeri kişilerin uydurduğu) hikayeleri bir an için gerçek sayacak olsam dahi buna karşı şunu da çok iyi biliyorum. Benim üniversiteme 99 yılında kayıt yaptırdığımda, senin hikayesini uydurduğun kapıyı tutan kişilerin bizzat gerçekleri kapıyı tutmuş başörtülü öğrencileri almıyorlardı. Karşısında ise sağcı ve solcu delikanlı kızlar-oğlanlar hiç bir ideolojik kompleks gözetmeksizin bunu protesto ediyorlardı. Ben toy bir üniversiteli olduğum için bu ablalar ve abilerin protestolarına uzaktan bakıp yeni dünyayı keşfetmeye odaklanmıştım. O arada -okul arkadaşım olacakmış neredeyse kendileri- şimdiki first lady Hayrunnisa ablamda kalabalık kamera ordusu ile yanımızdan geçti. Ama milletvekili Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa Hanımda kapıdan geri çevrildi.
Sen bir vehim üzerinden tehdit paranoyası kuruyorsun. Ama o insanlar senin ihtimali olcağını vehmettiğin şeyi yıllardır yaşıyorlar. Ve demokrat olan her arkadaşımda sağdan-soldan farketmeksizin hep buna karşı koydu. Ama despotik Osmanlı askeri toplum anlayışını sadece seküler hale getirmiş despot zihniyetli kesim ise 100 yıldır bu kompleksi yenemedi. Yenemiyor.
Ali Nesin'den örnek verdim. Ben oldum olası bu adamı benimle inançları bağdaşmadığı halde severim. Neden sevdiğimi de bana tekrar ıspat etti. Nesin, az önce TV'de izlediğim demecinde diyor ki :
Bazılarımız bunun demokratik durum değilde Cumhuriyeti dinamitleyecek bir tehdit olduğunu söylüyor. Halbuki demokrasinin kendisinin tehditleri kabullenebilmek olduğunu bilmiyor bunlar. Demokrasi zaten kendi görüşün için tehdit olana tahammül edebilmektir. Aksi durumda totaliter rejim olur bu.
İşte bu ülkede, Ali Nesin'in (yada babasının) demokratik haklarına tahammül edemeyen radikal İslamcı zihniyetin yerini demokrasiyi içselleştirebilen, Nesin'lere tahammül edebilen muhafazakar kesim almazsa, karşısında da bu radikallerin ters uzantısı olan (antipode) laik softaların yerini Ali Nesin gibi kendi inançlarına güvenen, bilimi matematiği kendine sadece referans kabul eden seküler-laik kesim türemediği sürece biz adam olamayacağız. Ama içim çok rahat ki, -olması gerektiği kadar olgun bir toplum olamasak bile- bu iki radikal uçlar kelaynaklar kadar tükenmiş durumdalar. Bu ülkenin geleceği ilerisi için dahi olsa parlaktır.
Bir de Turk kadinin agzindan duyun.
Lisans okurken cok yuksek yabanci ogrenci ucreti kesiyorlardi. Ailemin gucu yetmediginden ikinci ve ucuncu yil okuyamamak uzereydim.
Okulun Islam Toplulugundan bir uyesi, bize gel dedi, hem bedava kalacak yer veririz hem de okulun ucretini oderiz, tabi kapanmak ve bes vakit namaz ve vaaz dinlemek sartiyla.
Bu kadar basitti denklem, no hijab = no dosh.
Tabi ben de paraya tapan fasist Islamci p*clere orta parmagimi gosterip hocalara cikip durumu anlattim. Biraz arastirinca ulkeye 18 yasindan once girdigim icin yerli ogrenci ucreti odeyebilecegimi soylediler ve parami da iade ettiler. O sayede ve ailemin dis-tirnak artirdigi parayla lisansimi bitirebildim.
Islamcilar cok iyi bilir zorda kalmislari kullanmayi.
"Enseyi karartmayın diyorsun", mamafi ben geleceği pekte hayırlı görmüyorum. Benim dönemimde bunlar yaşandı ama... 28 Şubattan sonra ünilerde türban yasaklandı. Ama o döneme kadar dinci ve ülkücülerin estirdiği terörden kimse bahsetmiyor nedense...
İslamcı grup para karşılığı başını ört demişmiş. Walla o kadar parası bol islamcı dernek varsa ben başımı örterim. Yok illa dişi başı örtük olacan derlerse de ameliyatla cinsiyet değiştiririm, orjinal mi değil mi diye de kontrol etmezler heralde. Nede olsa parasını uzun vadede çıkartıyormuşuz. Kredi kartına taksit yapan bir doktor buluruz artık.
Ben anlatıyorum güzelim. Kırmızı, mavi, mor çizgiyi çiziyorum diyorum. Ben ne dedim? Ali Nesinin başında bulunduğu Aziz Nesin vakfında okuyan 5 vakit namazında bir insan duydun mu? Aksi bir durum mu bekliyosun yani? Adam kendi doğrusu olmayan şeyleri mi tebliğ edecek "rahle-i tedris"inden geçen talebelerine. Bu da gayet doğal değil mi? Hristiyan anne baba çocuğuna İslam ahlakı mı öğretecek. İslami grup-vakıflar kendi bünyelerindeki insanlara sekülerleşmeyi mi aşılayacak? Elbette islami anlayışına uygun dünya görüşünü verecek. Bu doğal değil mi? Senin doğrularını anlatmasını mı bekliyorsun? Sen onun doğrularını anlatmaya mecbur hissetmeyi kabullenebilir misin ki bunu talep ediyorsun? Misyonerin en doğal hakkı kendi misyonunu anlatmasıdır. Hangi inanç ve düşüncenin misyonerleri ve neferleri olursa olsun.
Ama dersen ki "kapanırsan senden para almayacağız" diyen vakıf var, ben inan ki ameliyat olur başımı kapatır o uydurulan hikayeler gibi başörtüsü maaşı talep ederim. Sen onlar adına kaygılanma? O islami gruplar Anadolu sermayesi denen esnaf ve işadamları tarafından besleniyor ve uyanık anadolu halkını en iyi bu kesim tanır. Bu insanları gariban anglo-sakson misyoner grupları mı sanıyosun ki onları yolan beleş sirkeye dalmaya hazır, milliyetçi, teşne veletlere onlar gibi dolarlar dağıtıp "ne güzel yoluyoruz bu salakları" gibi teşekkür nidalarına maruz kalsınlar.
İsteyen Aziz Nesin vakfı gibi vakıflardan faydalanır isteyen islami gruplardan yada hristiyan cemaatlerden. İsteyen ise "birey"im diyerek cemaatsiz ve grupsuz freelance takılır. Herkesin tercihi kendini ilgilendirir. Ama kimse de gerçekte imanını parayla satmaz. Öyle olduğunu sanan ve bol parası olan salak varsa saçsın paralarını. Bana ne!
"kimse gercekte imanını parayla satmaz"
Islamcilarin para veya burs karsiliginda aldiklari sey ne? guya benim imanim. iman ticareti yapmani bekleyecek kadar alcalmis bir kurulusu mu savunuyorsun?
ne ameliyati olmamiz gerektigini anlayamadim. Yani okumam icin cins mi degisterecekmisim?
Diyorum sana, imanını satan karakter fukaraları rahmetli Rahip Santaro'yu öldüren insanlardır. Parayla anca karşılığında kurşun alabilirsin. Yada karaktersiz üçbeş para göz, hristiyan (gibi) yada müslüman (gibi) olur. Toplumun ayak takımı olan üçbeş zavallıyı örnek vererek toplum konusunda ölçüt sunamazsın. Ha dersen ki o "dinci gruplar içindeki herkes para ile o gruplara girmiştir" o zaman fazla söyleyecek bir şey yoktur. Demek ki ölen ölmüş. Neyin yasını tutuyosun. Zaten kömürle bile %47 oy alınmıyor muydu bu toplumda. Umudu hepten kes derim ben sana o zaman. Bırak Türkiye'nin topraklarını, serverlarını bile görmeye tenezzül etme.
Ameliyat konusunu da sana değil kendim için düşünmüştüm, erkek olarak başımı örttüğümde birşeyler vermezler diye ama vazgeçtim. Henüz cinsel tercihimle yüzleşmeye hazır değilim belki de :-)
Bu konuda noktayi Emine Senlikoglu koymustur, laiklerin fahise oldugunu ima etmistir. Bu ulkedeki en buyuk fikir fahiselerinden biridir laikler, Emine abla onlari tanimis ve carsafiyla asla onlara benzemeyecegini gostermistir. Laiklerin ve kemalistlerin saldirilarini okudukca insanin ismailaga cemaatine giresi geliyor... evet evet sarik takicam bende cubbeyi de giyecem, yazin bozcaadada boyle dolasmayi dusunuyorum. (not:kupemi cikarmayi dusunmuyorum)
Bak. Ne güzel. Ser-hus böyle oldukça siz de böyle olacaksınız. Diyorum ya. Herşey zıttı ile varolur.
Dinazor Muazzez İlmiye Çığ tesettür fahişe kıyafeti der. Çıkar diğer İslamcı dinazor Emine Şenlikoğlu da bunun ters söylemini söyler. Ortama sıçar-sıçar badanalarsınız. Arada boku yiyen de biz oluruz.
sanada meddah giysisi getireyim, kendini orta oyununda hissedersin boku yerken hazimsizlik cekmezsin.
Ser-hus sen tum hafif.org kadinlarina fikir fahisesi mi diyorsun? Oldu olacak "fikir" kelimesini de dusur de FAHISE de hepimize! Nasil olsa biz kadinlarin hic bir dedigini iplemiyorsun haddini bilmez oglan cocugu seni.
Muazzez İlmiye Çığ ve Sumer tarihi yalan mi soyluyor Anthro, yoksa politik meyilin yuzunden mi tarihi gercekleri hazmedemiyorsun?
hiç vaktim yok, ama canım çok çekti. o yüzden clicia sakın bulaşma! şöyle bir görsel ekleyeyim de tam olsun.

Benim bilimsel olanla arama ne politik ne dini önyargıların girmeyeceğine emin olmalısın Clicia. Yeter ki bilimsel olsun. Vaktiyle Sümeroloji bölümünden Sümer Kültür tarihi ve Orta Asur Çağı Kültür Tarihi dersleri almıştım. Hocam da bu kadının öğrencisi bir Prof'dü. Aynı şeyleri o da söylemişti ama doğrusu, doğruluğunu ne araştırdım ne de araştırma ihtiyacı hissederim. Çünkü Akad ve Sümer tarihinde aynı zamanda fahişelerin açıklığı ve dekolte görüntüleri nedeniyle onlardan kendilerini ayırmak için tepeden tırnağa bir örtü ile örtünmüş bugünkü çarşaf benzeri kıyafet giyen kadınların varlığını da biliyorum. Arkeolojik kanıtları ise büyük kısmı bugün British Museum'da bulunan Akad ve Asur salonlarındaki heykellerde mevcut. İsteyen gidip tarihi koklayabilir buralarda. Hani derler ya başörtüsü Arap adeti diye. İşte o heykeller bunu çürütüyor. Muazzez İlmiye Çığ'ın iddiasının aksi sebebiyle örtünen Eski Anadolu Medeniyeti uygulamaları da mevcut. Şimdi buna dayanarak benim de Ser-hus'un söylediği gibi söylememi mi bekliyorsun? Tenzih ederim, kimin niyeti, tercihi neyse beni ilgilendirmiyor. Yeter ki benim sınırlarıma tecavüz etmesin. Bilimsel olan bütünü görmezden gelen değildir. İşine geleni alıp ideolojik malzeme olarak kullanan değildir. Ben her iki bilimsel gerçeği de görebilme cesaretine sahibim. Ya onun gibiler.
Ulan nükleer savaş çıksa da şu dünyada ki insan varlığı tamamen yokolsa da dünya nefes alsa. İnsan bireyselliğinden dini tercihlere , güya özgürlüklere geldik... Yahu insan bireydir; düşünür, yer, içer, ..çar, sevişir. Ama bu türk milletinin kadınları bir tuhaf biz erkekler savunuyoruz başlarının açık kalmasını, hür olmalarını. Ya da aksi görüştekiler savunuyor, köle olmalarını, toplumdan elini eteğini çekmelerini... Ey kadın milleti nerdesiniz çıkın hakkınızı savunun.
Not: türban eylemcilerini örnek vermeyin bana, onların kendi istekleri ile böyle bir şey yaptıklarına aktivist olduklarına kimse inandıramaz beni, erkeklerinin (baba, eş, kardeş, şeyh vs...) yönlendirmesi buraya git, bağır demeleri hep...
Anlamadim Anthro. Nedenn Muazzez hocaya dinozor dedin, yasi 90'i bulmak otomatik olarak fosil sinifina mi sokuyor? Bak Jstor'dan bir kitap linki verdik yukardida, teori saglam.
Ayrica Mezopotamya'da simdi Araplar oturmuyor mu, Sumerlerin tum mirasi Araplara kalmadi mi? Bunun Sumer mi Arap mi degil, bugun bu uygulamanin fakli bir kapsamda kullaniyor olmasi asil tartisilacak nokta degil mi?
vs vs
İstediğim fakulteyi kazanmış, ülkücülerin elinde olan üniversitede ilk haftayı geçirmiştim. Bir sabah okulun giriş kapısına geldiğimde ülkücü öğrencilerin kapıyı tuttuğunu gördüm. Kızların başını kapatmadan içeri giremeyeceklerini söylüyorlardı. Biz şaşkın dışarda bekledik. Bir süre sonra haber geldi, bugün girebilecektik ama yarın mutlaka başörtü bağlayacaktık. İsyan ve korkunun karıştığı mırıldanmalar eşliğinde içeri girdik.
Bana da sakal yüzünden kızmışlardı.
"Tüm üniversitelerin yobazlaşma üzgürlüğü var" demek kalıyor.
-waldo, sen neden burada değilsin?
-henri, bugün gene miting var imiş, biraz bağırıp çığırıyım, sonna seni ziyarete gelirim. devir cebi doldurma devri, bi köşesindende biz hortumlayalım canımın içi, bi kere geldik dünyaya, bi dahamı geliciiz yaw!
@kopanisti, verdiğin linkle hislerime tercüman oldun, çok çok teşekkür ederim sana.
Ah Uğur'um nerdesin, nerelerdesin? Keşke hayatta olsan da 2. cumhuriyetçi geçinen, liboş geçinen, şeriatçı sözde aydınların ipliklerini pazara çıkarsan. 93000 de 1000 kişi, iyi oluyor kim nerede, hangi pozisyonda duruyor göreceğiz...
Hep ayni taktikler hep ayni soylemler, o kadar eskidiki dunyanin en eski mesleginden biri olan fahiselikten daha degersiz hale geldi ideolojiniz.
Mustafa Kemal`den aldiginiz osuruk gucuyle yel degirmenlerini devirirsiniz ancak... dur ben de bakayim o cakmak cakmak gozlere, off cok korktum nasil da tir tir titriyorum, bir de katilleri askerle baglantili cikan ugur mumcuyu izleyeyim, oh yea, yasasin cumhuriyet. kamon beybi clisi daha hizli oh yeaa..
su hafif org kadinlari her kimseler anitkabire kankalari toplanmis aglayip sizliyorlarmis, burda boyle kic yayip ulkenin elden gitmesini seyretmek olur mu ilk add otobusune atlayip salya sumuk olmaya gidin. Mustafa kemalede yazik, ikide bir sumukluler gelip agliyor, adamin mezarini turbeye ceviriyor, siyasi show arenasi haline geliyor . Aha yaziyorum buraya yuz sene sonra bu adamlarin torunlari caput baglamaya baslayacak anitkabire, kerbelada hz hasanin turbesine yapilan Mustafa kemal`in mezarina da yapilacak, selanikli seyh Mustafa Kemal`in turbesi olacak orasi. Nerde turbe orda sumuklu, hangi dinden hangi ideolojiden oldugunuz farketmez, hepiniz aynisiniz.
@ser-hus, ulan konuşturmayın beni siktiri boktan saidi kürdinin 80 yıllık ideolojisini rehber etmekten utanmayıp günümüz ideolojisi olarak sunanlar haklı anasını satayım, Atatürk'ün düşüncelerini savunanlar demode... Ulan terminolojiniz o değil mi nesi yeni, ne ekonomik geliştirmeler yapacaksınız, milli,yetçilik görüşünüz ne, halkçılık görüşünüz ne, ekonomik görüşünüz ne? ara risale lerde belkim bulursun.
Serhus denen edepsiz, bize utanmadan fahise diyebilecek kadar haddini bilmez oglan cocugu, fahiselikle bu kadar ilgili olduguna gore Taksim'de iyi is yapiyorsun galiba. Kolay gelsin, dikkat et HIV kapma meslegini yuruturken.
an itibarı ilen akademisyen sayısı 1250 olmuştur.
doğrudur, Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz. peki pozitivizm dinine mensup olanların memleketi arkaik pozitivst şeyhler, müritler devletine çevirmeye çalıştığı, bağarıp çığırıp baskın çıkıp diğer dinlerin müntesiplerini kışkışlamaları nasıl oluyorda normal karşılanıyor?
Bakin Ku Klux Klan'in Kese Kagidi subesi de gosteri yapiyormus, bu kadinlar sikmabas kafasina KESE KAGIDI gecirecek kadar ezik ve kisiliksiz, bir tek boyunlarinda tasmalari eksik!
ERKEKLERE KUL EDILMIS EZIK KADIN MODELI:


Kafasina cuval ve kesekagidi takmanin "ozgurluk" diye yutturulmus zavalli cahil kadinlar:

O kadar benliklerini yitirmisler ki, bugun kese kagidi yarin pece. Obur gun intihar komandosu.
Bana şu türban ın arkasına sığınıp siyaset yapanların ne ideolojisi olduğunu açıklayın, nedir yahu? sabatay dervish in politikalarına devam edip, dünyada ki para akımından yararlanmak mı ekonomi anlayışları. Bir tek şey belli soygun düzeni kurdular ve bu düzenin yıkılacağından korktukları için bir yerleri kaşıyorlar. amma velakin unutulmayacak bir ley var " kaşınanları çok güzel kaşırlar" . Kopanistinin ihanet adlı linkte ki videoyu izleyin rahmetli ne güzel anlatmış. Bu işi yapmayı da ordu değil; o salak sandığınız, bin bir türlü cia icadı psikolojik harp teknikleri ile kandırdığınız halk yapacak...
O değil de, az önce haberleri izleyince ve de Ser-hus'un Anıtkabir cemaatinin 100 yıl sonrası hakkında söylediklerini okuyunca Ser-hus sana yüzde yüz hak veriyorum. Gerçekten bir sosyolog için labaratuvar hükmünde görüntüler izledim. Gözlerime inanmakta güçlük çekiyorum ama sonuçta 100 değil 50 yıl sonra birileri için Anıtkabir çaput bağlama yeri, âmâ çocuğunun gözü açılsın diye duvarlarına yüzlerini sürdükleri mekan, evde kalmış kızların Anıtkabir trabzanlarından kayıp koca bulmayı umdukları yer olacak. İnanın zerre kadar karikatürize etmiyorum. Rahmetli Weber, bu görüntüleri görseydi din sosyolojisi konusunda kuramlarını çok daha isabetli yapardı. Genç gitti rahmetlik. Ama insanların Atatürk mozalesine elini sürüp yüzlerine vurmaları (magie), insanların hepsinin aynı cümleler ile aynı şeyleri söylemeleri (seküler dualar) ve marşlarla (seküler ilahiler) kitle psikolojkisini yığınlar ve düşünmeden yönlendirilen kalabalıklar haline getirecek davranış örüntülerinde olmaları beni "artık bu kadarına da inanmazdım" noktasına getirdi. Gerçektende burada ilahi kaynaklı olamayan ama din hükmünde benimsenen yeni bir din var.
İşte şimdi gerçekten tehlikenin farkına vardım. Çünkü, başörtüsü ile üniversiteye giremeyen insanlar beni en çok nüfusun % 50sini oluştran kadın nüfusunun % 70-80'inin ekonomiden ve üretimden uzak olması noktasında rahatsız ediyordu. Daha verimsiz ve yetersiz üreten bir toplum için bu kadar yoğun nüfusun üretim dışı bırakılmaya çalışılması hiçbir rasyonel gerekçe ile açıklanamaz. Türkiye'de kadının ısrarla başını açmadığı 80-100 yıllık tecrübe ile ortada iken onu toplumdan ve iş hayatından bu bahane ile uzaklaştırmaya çalışmak modernleşme ve kalkınma konusunda samimiyetsizliği de ortaya açıyor. Ama diğer taraftan bu hipnotize edilmiş neredeyse %20 lere varan kalabalıklar da en az bunlar kadar bilimsel, sanatsal ve sanayi üretiminden uzak kalan verimliği sıfıra indiren kitleler olmuş durumdalar. Bu kez de toplum bu üretmeyen kitleleri sırtında taşımak zorunda kalacak. Gerçekten toplumsal uzlaşmada birleşmek ve bu insanları akıl ve bilim dairesine davet etmek gerekiyor. Birbirimizi dışlayarak yine kaybedeceğiz yoksa. En azından 20 sene sonra bu kalabalıkların ekonomik verimsizlik yükünü çekmek zorunda kalmamız bile yeterince vahim bir sonuç olur.
@Anthro ufak bi bilgi kırıntısıda ben virmiş olayım.
biz susalım, chp liler konuşsun.
1936’da basılan “KAMALİZM: C.H.Partisi Programının İzahı” adlı kitabında Edirne Saylavı (milletvekili) Şeref Aykut bakınız Kemalizmi nasıl tarif ediyor: ‘Kamalizm, bir dindir ki onun en büyük ve ana sıfatlarından birisi de devrimci olmasıdır. (.....) Bu sebepledir ki onu (gençliği) Kamalizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve coşkun tapkanı yapmak, ona bu kudsal, ulusal ve kurtarıcı dini olanca derinliği ve inceliği ile oydamlamak ister... ta ki, Kamalizm dinine inanı artsın. İşte disiplin altında gençlik böyle olacaktır. Parti bunu amaçlamış, hazırlamıştır.’ (Adı geçen kitap, Muallim Ahmet Halil Kitap Evi, İstanbul).
“Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Türkçe SÖZLÜK’te din hanesinde “KEMALİZM TÜRKÜN DİNİDİR” cümlesi yer almaktadır. (Cumhuriyet Basımevi, İstanbul, 1944).
alttaki atilla yayla yazısının içindeydi, burayada koymuş oliyim. şol yürüyüşler biraz anlam kazansın.
Anthro muhafazakar aileler kizlarini universitelere gondermek istemiyorlar. onlarin ekonomiye katilmasini ailelerin istedigine GERCEKTEN inandiysan gulerim vallahi. Onlarin en buyuk amaci evidne oturup gelecegin Islamci erkek cocuklarini yetistirmek. Cunku universite demek, okumak demek kendini sorgulamaktan geciyor. Sorgulamak icin kendinden baslayip aileni , duzeni de sorgulayabilmelisin unibversitede. Universite hayati, zihninde kurdugun tum duvarlari yikmani saglayan bir hayat egzersizidir. Eger yikmiyorsa, o zman ya universiten yalandan universite dir ya da sen ilgisiz bir ogrencisidir. Neden begenmedikleri laikduzenin uzniversitesine girmeye calissin soyle bana? AYrica okuyan ve meslek sahibi olan, calisan bir kadina FAHISE diyecek kadar kapalilar. Neden bukadar ters dustukleri bir cizgiye saldiriyorlar aciklayabilir misin?
Ben hastaysam turbanli bir doktorun mudahelesini asla kabul etmem. Dini inanci yuzunden beni oldurmeye kalkar alim allah. Cins ayirimi yapiyorsa prensip olarak da istemem. O yuzden hic zahmet etmesinler tibba girmek icin.
Anthro muhafazakar aileler kizlarini universitelere gondermek istemiyorlar.
Evet muhafazakar aileler aslında bunu istemiyorlar. Aslında eşini başı açık seçen erkeklerin de büyük bir kısmı çalışmasını istemiyor bu toplumda. Ama bu yasa gerçektende Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısınında hiç beklenmedik bir köklü değişim yapacak yasa olacak. 2023lere geldiğimizde ne klasik dindar insanlar bugünkü gibi olamayacak, ne de seküler insanlar. Çünkü dediğin gibi üniversite sorgulamayı gerektiriyor. İşte klasik dindar ailelerin kızları da kendi bilimsel bakışlarını geliştirerek bu osmanlının son 200 yılından beri gelen modern kadın ve muhafazakar kadın prototiplerini alt-üst edecek. Ve de tahminimce bundan en fazla rahatsızlık duyanda değişimden yana olmayan tutucu, klişe, dindar olduğunu iddia eden erkekler olacaklar. Alışageldikleri kadını artık hiç bulamayacaklar. Kadın da dine karşı gelmediği halde erkeğe eskisi gibi itaat edemeyecek. Bunun doğruluğunu test etmek istiyorsan büyük alışveriş merkezlerinde görmeye başladığın, şık ve lüks giyimli, başörtülü ve mimarlık, tasarımcılık vs. gibi kendi meslekleri icra eden yeni Türbanlı kadınlarla tanış derim ben. İşte bu tarz kadınları dindar erkekler de taşımakta zorlanıyorlar ve bu durumdan en çok onlar rahatsız olacaklardır. Ama kadının toplumdaki rolü de çok değişecektir. Ve de hiç bir toplum mühendisinin gücü bu durumu istediği şekilde yönlendirmeye yetmeyecektir.
Türkiye'de erkek egemenlik problemi var ve bunu kesinlikle ne laikler ne de dindar insanlar yok etmek istemiyorlar. Laikler kadının adını kullanıyor ama hiçbir zaman kilit noktalara getirmiyor her zaman erkek hakimiyeti söz konusu oluyor ve kadını sadece etrafında görsel güzellik malzemesi olarak bulundurmayı tercih ediyor. Dindar insanlarda erkek egemen dürtülerini dinin arkasına gizleyerek kendine paravan yapıyor. Kadının bağımsız kararlarını dinle karşıt hale getirerek susturmayı tercih ediyor. Bu şekilde laik-dindar tüm erkekler toplumun %50 sini kafadan direkt susturmayı becerebiliyor ve geriye sadece salak erkek rakiplerini egemenlikleri altına alma sorunu ile boğuşuyorlar.
İşte ben buna kadınların toplumda bakış açılarını daha fazla hissettirmeleri noktasında bakıyorum. Öyle yada böyle kadın varlığı ve görüşleri karar almada daha fazla söz sahibi olacak. Bu bir kısmı açısından senin istediğin doğrultuda olmayabilir ama en azından şunu düşünmelisin ki karşıtın en azından kadın duyarlılığına sahip bir insan olacak. Ki bir erkek olarak buna ben de ihtiyaç duyuyorum. Erkek egemenlik kadın duyarlılığı ile birleşmediği taktirde toplum tek kanatla uçmaya çalışmış oluyor.
Dolayısıyla bu toplumsal durağanlığı muazzam değiştirecek bir olay olacak, belki dindarlık anlayışını alt-üst edecek, dindar erkeklerin protesto edeceği gelişmeler yaşayacağız. Bunu hiçbir kahin sosyal bilimci tahmin edemez. Ama yukarda da bahsettiğim gibi weber'in "rutinleşme" konusundaki görüşleri doğrultusunda baktığımda bir devrimsel sıçrayışa bile neden olacağını düşünüyorum. Çünkü kadının değişimi erkeğin değişimi gibi basit değildir. Kadın, yeni nesilleri değiştirecek potansiyale ve imkana sahiptir.
-------
ps: Bu da, Emre Abi'nin aynı konuda yazmış olduğu bir yazı imiş. Onu da sonradan eklemiş olayım.
Ama tuhafıma giden de buna en fazla düşmanlık besleyen de kadınların kendisi.
Hakkaten kadın, kadının düşmanıdır.
Behey kadınları meydana süren onları mazlum gösteren nedense onların köle gibi yaşamalarını arzu eden erkeksiler, ne yaman çelişki, ne yaman takıyye...
Okuyun ve ibret alın
Mim hakkım dolduğu için buraya ekliyorum.
’Şulebaş türban’ tasarımından kara çarşafa uzanan sıradışı bir hayat
Melik Aşık'ın bugün kü yazısından alıntıdır.
İkinci Cumhuriyetçi öğretim elemanlarının yayımladığı türbana ve hükümete destek bildirisini gazetelerde okuduk...
"Üniversitelerin düşünce, ifade, din ve inanç ile eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil, özgürlükçü bir tavır alması gereken kurumlar olduğunu düşünüyoruz" diyor bildiri...
Bildiriyi imzalayanlar arasında Aziz Nesin'in oğlu matematikçi Ali Nesin de var...
Aziz Nesin'in küçük oğlu Ahmet Nesin ağabeyinin bildiride imzasını görünce dayanamamış... Oturmuş ona bir mektup yazmış. Kopyasını bize de gönderdi.
Diyor ki özetle Ahmet:
"... kız öğrencilerin kılık kıyafetlerini yaşadığımız medeniyetin gerisine götürmek ülkenin modernleşmesi değil, daha da geri gitmesine neden olur... Medeni ülkelerde insanların nasıl giyindiği çok açık ortadadır.
...Düşünce özgürlüğü ileriye atılan adımlar için geçerlidir... Geçmişteki yanlışlıkları savunarak özgürlük isteyemezsin. Özgürlük, modernlik ve demokrasi üzerine kurulur ama demokrasi sandığın gibi o kadar herkesin her istediğini, her an yapabilmesi demek değildir. Düşünce özgürlüğünün hedefi demokrasi ve sosyalizmin gelmesi içindir, gericiliğin değil...
... Bana bütün imza atan arkadaşlarınla beraber bilim üretimi yapan bir İslami ülke ya da kişi gösterirseniz çok memnun olurum... Ama ben size eğer bir gün sormak aklınıza gelirse, onların bilimsel olan nelere karşı çıktıklarını gösteren bir çizelge sunabilirim. Fazla merak edeceğinizi sanmıyorum ya...
... Babamız Aziz Nesin'in en büyük eleştirmeni olarak "Korkudan Korkmak" ya da "Ah Biz Ödlek Aydınlar" kitaplarını birkaç kez daha oku... Babam haklıymış, onun en büyük eleştirmeniymişsin ama yüzüne söyleme cesareti gösterememişsin..."
Aziz Nesin hayatta olsa da manzarayı görseydi.. Ne derdi acaba?
an itibarı ilen akademisyen sayısı 1406 olmuştur.
yasaklara son, yaşasın özgürlük. hava kadar, su kadar özgürlüğe ihtiyacımız var.
Üniversitelerimizde çalışan öğretim üyelerinin (Prof, Doç, Yrd. Doç) sayısının 30 binlere ulaştığı hatırlanacak olursa, söz konusu bildiriden haz etmeyenlerin toplanan 1000 imzayı küçümsemeleri mümkündür. Fakat takdir edersiniz ki bu tür eylemler söz konusu olduğunda, ulaşılan sayı olağanüstüdür. Dolayısıyla eylemin büyüklüğü-önemi-mesajı asla küçümsenmemelidir; çünkü zaten, imza sayısının 5 bini, hele de 15 bini bulması yaşanan şeyin sırasıyla bir "68 Paris" ya da bir "Ekim devrimi" olduğu anlamına gelir ki, o takdirde -maazallah!- ortada ne YÖK kalır, ne de Rektörler Kurulu vs.. Kürşat Bumin
Mesele türban, cumhurbaşkanlığı tartışması falan değil. Mesele Türkiye'yi yöneten askeri ve bürokratik elitlerin (Beyaz Türkler) ve onların efsunladığı gri Türklerin güç kaybetmesidir. Olay tamamıyla bundan ibarettir.
1980'den sonra serbest teşebbüsün artmasıyla ve 90 dan sonra Anadolu halkının müthiş şahlanışıyla yeni bir zengin, muhafazakar orta sınıf ortaya çıkmıştır. Bu sınıf devletten bağımsız olarak para kazandığı için, devleti eleştirmeye ve kendisine verilmeyen hakları elde etmek için bastırıyor. Devlete bağlı olmadıkları için 50lerde ve 60larda Anadolu'dan göç edip "grileşen" Türkler gibi asimile edilememektedir. 50lerde göç eden devlette bir işe sahip olduğu için başını da açmıştır, dinini de bırakmıştır. Çünkü ekmek parası devleti elinde. İşbu yüzden de Beyaz Türklerin zombileri olmuşlardır. Bu orta sınıf, devlete bağımlı olduğu için hiçbir zaman gerçek bir orta sınıf olamamıştır.
Yeni çıkan orta sınıf ise tam da orta sınıfın yapması gereken, yenileşme ve özgürlükçü hareketi temsil etmektedir. Şu anda meydanlarda, ve periodik olarak Anıtkabirde gördüğünüz kalabalık ise Beyaz Türklerin gazıyla ve ürettiği korkularla hareket eden gri Türkler, yani "zombi"lerdir. Kendilerine göre mutlak doğru kabul ettikleri birkaç önderin dogmatik doktrinlerinin dışına çıkamayan programlanmış zombilerdir.
Ve asıl mesele Beyaz Türkler....
Onların gerçekte Türk olmadığı zaten kör olmayanların malumudur. 1850li yıllardan beri bu ülke üzerinde gerçek muktedir olan Beyaz Türklerin gerçekte kim olduğunu tarih kitapları elbette yazacaktır. Bunlar psikolojik harbin kralını sahneye koyarak yeni gelen orta sınıfı durdurmaya çalışacaktır. Bu gayet de doğaldır. Anadolu'nun öz kaynaklarını ve Anadolu'nun emeğini tek başına sömürüp, kırıntılarıyla gri Türkler oluştururken bir anda halkın büyük bir kısmı senin parmaklarının arasından kayıp gidiyor. Elbette zor bir süreç olacaktır. Ama bu süreç o veya bu şekilde tamamlanacaktır. Zaten farkettiyseniz, Beyaz ve Gri Türkler, Anadolulunun bir yerlere gelmesini, devlette önemli yerlere terfi etmesini hep fetih ve ele geçirme olarak görmektedir. Bu ne demektir, buralar bizim elimizdeydi, siyah Türklere biçilen rol de sadece paryalık ve amelelikti. Şimdi ise siyah Türkler belli yerlere geliyor, grileşmiyorlar, bizim dediklerimizi yapmıyorlar. Kaynaklar bizim cebimize akmıyor. Kavga bundan ibaret Ey halkım. Anadolum geliyor, korkmayın bundan bu kadar. Zaten Anadolu insanı hiçbir zaman Beyaz ve Gri Türkler kadar acımasız ve vahşi olamaz. Mayasında yok benim halkımın. Herşey hakkaniyet ölçüsünde paylaşılacak, ister isteyin, ister istemeyin.
Beyaz türkler ellerinde siyah türkleri oynatıyorlardı. Sonra burjuva olmaya niyetlenen radikal türkler ortaya çıktı, bu sefer siyah türkleri onlar sömürüyor. Yahu bu halkın rafhı için yapılan bir şey var mı? varsa yoksa millete gaz. Ne milletin maaşı artıyor, ne ücretsiz sağlık hakkını kazanabiliyor, ne yaşam standartları yükseliyor, ne yaşam süresi uzuyor, ne eğitim seviyesi yükseliyor. Ha bu siyah türklerin zaferi ha; gülerim sadece halkı sömüren sınıf değişiyor....
Bu arada nedense o beyaz türk denen şahıslar seçimden önce ve sonra birden AKP li kesildi, bu ne yaman çelişki...
Vatandasi beyaz, gri, siyah diye, kutsal-gunahkar diye, kadin erkek diye ayirmak kimin isine yariyor acaba?
Anthro kadinlar isteseler yapamayacaklari hic bir sey yok. Devrim de yapariz, yonetime de geliriz. Turk kadini egitimsiz oldugu icin birbirleriyle kenetlenip bir araya gelemiyorlar. Aslinda butun bu sacmaligi duzletmek hic de zor degil. Cunku nufus olarak erkeklerden fazlayiz. Ama CAHILIZ.
Turk kadinin ilgilendigi tek sey kendinin ve cocugunu ilgilendiren konula