Kapıyı açar açmaz bir çift ağlamaktan kızarmış gözle karşılaştım. Aaa nooldu demeye kalmadan kollarıma atılıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Bi taraftan hüngürdüyor bi taraftan da ağzına geleni söylüyor.
Yok kızım erkek milleti değil mi, canları cehenneme. adam bi de ahlaktan mertlikten, dürüstlükten bahseder.e be terbiyesiz, e be şerefsizin hası, sende adamsın öyle mi !
Kızım anlatsana ne bu şiddet bu celal diyorum ııh nafile…
Kurulmuş makineli tüfek gibi saymaya devam ediyor, İnanamıyorum yaa, bana sevgilim, aşkım derken hayatına bir başkasını da dahil etmiş iyi mi? . Nasıl yapar ya nasıl. bende bunu bişey sandım, yurt dışında master yapıp bilmem kaç dili konuşmakla adam olunmuyomuş demek ki..Bir kadın biraz ilgi göstersin adamın gönlü anında o tarafa kayıyo, bir kaç ay önce de ufak çaplı bi kriz yaşadık geldi geçti. ama bu kadarını hiç ummuyordum doğrusu. Atı alan nice zaman önce üsküdarı geçmiş meğer, ben hala ayakta uyuyormuşum.Gel de ondan sonra bu erkek milletine güven!
O masmavi gözler kan çanağı, küçücük burun silinmekten patlıcana dönmüş. Yaralı kuş gibi, göğsü hızla inip kalkıyo. Anlaşıldı, benim canciğer kuzu sarmam aldatılmış, olayı duymanın ve diğer tarafın tercih noktası olmasının ( hoş olmasa ne olacak, alenen yapılan bir sadakatsizliği kabullenecek değil herhalde) şaşkınlığı ve sıkıntısı ile de kendini bana atmış, eh bize düşen de arkadaşımızı teskin etmek haliyle…
Otur bi ya diyorum, görende aldatan kocan sanacak. Kızım alt tarafı sevgilin, bu kadar paralanmaya değer mi? Bırak ne hali varsa görsün beyzade nin.
Öyle öfkeli öyle dolu ki, dinlemiyor bile,
Biliyorsun ben bu adamla bir yıldır beraberim diyor, bana ayrılalım dese, yürümüyor dese, şu şu şu durumlar canımı sıkıyo bitsin dese amenna. Zaten böyle bir teklifle geldiğinde benim tamam diyeceğimi, sülük gibi yapışmayacağımı bilir. Bu kahpeliği, bu riyayı, bu yalan dolanı anlamıyorum. Günler önce tek vücut olduğum , kollarında yattığım, sen istediğin sürece yanındayım diye kulağıma fısıldayan adamın, ahlak maskesi altında takındığı bu ahlaksızlık beni deli ediyor.
Elleri titreyerek bir sigara yakıyor.
Nasıl öğrendin diyorum, tesadüfen diyo allah büyük, ayağına dolandırdı işte.. .Ben öğrenmesem, ilk kez şüphelenip,yalanlarının üzerine gitmesem kimbilir daha ne kadar sürdürecekti bu adi oyununu !
aman be kızım daha 3 gün önce konuştuk, zaten ilişkiden memnun değildin, duygusal taciz yaşadığından, keyif ve haz benzeri olumlu hislerin tamamen onun duygu durumuna göre belirlendiğinden, gel-git lerinden, vs şikayetçi değilmiydin? Görüşme zamanınıza bile o karar verdiği için, sınırlı gün ve zamanı kapsadığı için "görüş günü" adını takmamışmıydın? Hatta çok uzun zamandır doyuma ulaşamadığını, geçer diye beklediğini ve sırf üzülmesin diye bunu ona belli etmediğini söyleyen de sendin.Hadi birini doyursa neyse, hem ruhun açtı hem de bedenin sen ne hayıflanıyosun ki hala, uğurlar ola yolu açık olsun. Bana kalırsa senin durumun şundan ibaret ; heyecan yüklü olumsuz duyguların arasında kısa süren ve yoğun olumlu duyguların yaşanması bir tür koşullanma yaratıyor belli ki ve ilişki körü körüne bağlılık boyutunda devam ediyor.Bırak allahaşkına ya,takılma şu ben merkezli ne istediğini bilmeyen adama. O senin vasıflarını görmezden gelmiş olabilir ama sen hem sevgili hem eş olarak bir erkeği mutlu edebilecek özelliklere sahipsin...
Cümleler amacına ulaşıyor. rahatladığını, gözlerini boşluktan yüzüme çevirip,dediklerimi başıyla onaylarcasına salladığını görerek seviniyorum.
Anlıyorum, onun zoru kesinlikle ilişkisinin bitmesi falan değil. Böyle şeylerin kendini üzmesine izin vermez. üzüntülerini, sıkıntılarını kısa vadeli yaşar, hayatın geneline yaymaz benim canparem. güçlüdür o, her şeyle başa çıkmasını bilir.Onu acıtan son noktanın konuş şekli, aldatılma psikolojisi, çok güvendiği o başkadır dediği insanın yaşattığı bu çirkinliğin başrol oyuncusu olmak!
Hadi bu gece bende kal diyorum, yarın o deniz kenarındaki cafede kendimize kahvaltı ziyafeti çekelim. Arkadan biraz alışveriş, istersen güzellik salonu ziyareti yaparız .Ziyaretin ardından da eğlenceli bir geceye ne dersin ?
Planım onu heyecanlandırıyor. Karşımdaki çocuk ruhlu kadın Tamam uleyn diye gülerek yastığını bana fırlatıyor, açılın İstanbul geceleri ben de geliyorum...
Kanepeye kedi gibi kıvrılmış, uyumak üzere… saçımı siyaha boyatmak istiyorum, ama simsiyaha diye mırıldanıyor..
sırf o seviyor diye, bizi dinlemeyerek saçını sarıya boyattığı günü anımsıyorum, içim sızlıyor. elbette tatlım diyorum istediğini yapabilirsin, canın ne isterse, kendini iyi hissedeceksen kırmızı bile olabilir...
Birkaç damla gözyaşının yastığa düştüğünü görüyorum ve dakikalar sonra düzenli nefes alıp verişinden, artık uykuya daldığını anlıyorum.
Farkındayım, şu an sıkıntılı, ve üzgün. Ama bir kaç güne kalmadan atlatacağına, geçeceğine, uzun sürmeyeceğine adım gibi eminim...
Balkona çıkıp binlerce yıldıza bakarak onun için güzel dileklerde bulunuyorum. ve biliyorum ki, güneş battığı gibi doğacaktır da !!!
Kelebek;
Günler önce tek vücut olduğum , kollarında yattığım, sen istediğin sürece yanındayım diyen bir adamın ahlak maskesi altında takındığı bu ahlaksızlık beni dellendiriyor..
diyen bir kadın,
yazının ilerleyen safhasında yazar tarafından
Hatta çok uzun zamandır doyuma ulaşamadığını, geçer diye beklediğini ve üzülmesin diye bunu ona söylemeyip bir oyuncu gibi davrandığını söyleyen de sendin.Hadi birini doyursa neyse, hem ruhun açtı hem de bedenin sen ne hayıflanıyosun ki hala.
şeklinde anlatılmış....
Af edersin ama,
böyle bir kadın; kendisine keyif vermeyen bir adamla bir kaç gün önce rol yapmak suretiyle ''tek vücut'' olabiliyor...!
Bu nasıl bir ilişki sürdürme yöntemidir?
Sonuç pek de sürpriz görünmüyor...
öncelikle yazıda bir sürü anlatım bozukluğu ve imla hatası görüp başlığı da değiştirerek tekrar yolladığım bilinsin istiyorum.
makaleci, burda yapılan rolün amacı tamamen karşı tarafa odaklı yukarda bahsi geçtiği gibi " sırf o üzülmesin" diye, yani
şimdikinin sonuda sürpriz olmayacak, biliyorum...
o sırf üzülmesin diye biriyle tek vücut olunmaz...!Görev işi mi bu? Aman Tanrım, inanamıyorum:)
ayrıca, şimdikinin sonunu nereden bileceksin? şimdiki, rol yapmayıp gerçekten aşktan geberiyorsa riya' sız güzel günler var demektir!
insanlar bazen kendi duygularını geri plana atıp, karşı tarafa haz vermeye odaklanır. bunun görevle falan alakası yoktur. Üzülmesin diye söylenmez çünkü bir erkek için bu ciddi bir olaydır, bildiği an bunu aklından çıkaramaz ve düzeltecem diye uğraşırken hem kendi heba olur hem karşısındakinin suçluluk duymasına sebep olur.
Arkadaşım bugün O nun güzel ve mutlu bir beraberliği olmasını canı gönülden istiyor makaleci, umarım öyle olur.Ancak onun yaşadığı 1 yılın muhasebesini de pek yabana atmamak gerek. zira aylarca oda aşkından gebermişti :))
Bir kadın bunlarla ortaya çıktığında çok küçülür, minnacıktır artık!
muhasebesi yapılacak 1 yılı değil 1 anı yok artık !
hadi!! haz dolu günlerin kucağına, selametle!
yazının muatabı akşam bana, istediğim konuda yazma özgürlüğüm olduğunu söylemişken sana ne oluyor anlamış değilim.komik olma rica ederim.
ha bu arada yazı sana çok koyduysa, arkadaşımın ex sevgilisi de arkadaşım hakkında olumsuz bir kaç cümle yazıp senin rahatlamanı sağlayabilir ki arkadaşım üzerinde bile durmaz bilirim.
yazının "muatabı" olmaz, muhatap-bı dır doğrusu.konunun derinliğine vakıf olamadım ama buradaki tartışmayı da ilginç buldum doğrusu. yazıda terkedilmişliğin isyanı var,hüzün var,istikbale dair temenniler var..ancak bunların yanında doyuma ulaşmak-ulaşamamak gibi cinsel dürtüler de var.kadın kahramanımızın libidoları hayli yüksek görünüyor,ruhen doyurulmadığı varsayımından hareketle cinsel olarakta "aç" bırakıldığından şikayet ediyor..bütün bunlar beylesine gözüpek denemelere girişmek için yeterli sebepler midir?acaba bu rolün içerisinde kadının kendi bedenini aşırı bir biçimde sunma ihtimali olamaz mı?kadın kendi bedenini bu denli bir sunuşa hazırlarken erkeğin edilgin bir nesne görme ihtiyacını neden gözardı eder.kadının kendini bir et yığını haline getirmeye razı oluşu,sex appear bağlamında kilitlenmesi sonunda kadını bir kurban haline getirmez mi? kadın kendini sunduğu bunu etkin bir rol haline getirdiği müddetçe,ister sevdalı ister histerik olsun terkedilmeye mahkumdur.kadın döl yatağında bulunan iblisle baş edemediği müddetçe belli bir zaman diliminin zevk aracı olmaktan öteye gidemez, belkide profesyonel bir oynaşma aracı olur kalır. yazı özensiz ve düzensiz olmakla birlikte bir hezeyanın dile getirilmesi açısından ilginç sayılabilir.
İroni denen bir şey vardır.İnsanlar yazdıklarının gerçekliği hakkında bilgi vermek zorunda değildir.bu bi kadının/erkeğin cinsel hayatı olur, duygu dünyasının karmaşası olur, inişleri çıkışları vs olur. bir deneme yazısında yorumların salyalar aka aka, hesap sorarak, gerçekle örtüştürme çabasını anlamak mümkün olmuyo...
Yazıyı ve yorumlarda cinsel açlıktan şikayetçi olunmaktan ziyade bunun "sevgi" adı altına dile getirilmeyişi, ört pas edilişi öne çıkmakta...
rica ederim bu kadar takılmayınız, siz daha ulvi meselelerin adamısınız...
salyalı yorumlara verilen cevap şuydu ama;
kelebeklerozgurdur DİYOR Kİ, (07 Ekim 2008 12:51)
insanlar bazen kendi duygularını geri plana atıp, karşı tarafa haz vermeye odaklanır. bunun görevle falan alakası yoktur. Üzülmesin diye söylenmez çünkü bir erkek için bu ciddi bir olaydır, bildiği an bunu aklından çıkaramaz ve düzeltecem diye uğraşırken hem kendi heba olur hem karşısındakinin suçluluk duymasına sebep olur.
....
görüldüğü gibi burada ; ''ah be güzelim bu bir deneme yazısı idi, neden bunu böyle düşündün ki, doyum derken sevgiden bahsediyorduk yahu'' deyiverilmemiş...
eee işte!...dilin kemiği yok...
neydi? ha hatırladım pardon!
-dün akşam ''bana istediğini yaz''
demişmiş:))
seni üzmek istemiyorum makaleci, şu an yaşadığın duygunun tadını doya doya çıkarmanı çok isterim.sana düşman falan da değilim.
ancak, kadınlar kışkırtıldıkları zaman tehlikeli olur unutma ki bende bir kadınım...
dün akşam konusunda nasıl ikna edildi isen öyle düşün. ve yeterki sen rahatla :)
kadınlık mertliktir kelebek! seni mert olmaya davet ediyorum...bir insanı sürekli olarak dün akşam onunla konuştum diyerek acıtmaya çalışmak mertlik değildir...!
yazar hanım yazdığınız yazı her ne ise sonuçta yazınızı kitlelere ulaştırma çabanız vardır.biz de öykünüzdeki kahramanların tahlillerini ortaya koyduk,ironi ya da tragedi değişen bişi olmaz.amacınız okunmasını sağlamak deyil midir? biz de okuduk ve olayın gerçekliğine takılmadan kahramanlarınız üzerinde değerlendirmeler yaptık.memnun olmanız gerekirken ciddiye almayınız ne demek ki? ola ki almadık o zaman neye yazdınız? unutmayın ki, birinin o'nun hakkında dediği ya da diyeceğinden bağımsız olarak kendi içinde değerli hiç bir yapıt yoktur.
kadınlık mertliktir kelebek! seni mert olmaya davet ediyorum...bir insanı sürekli olarak dün akşam onunla konuştum diyerek acıtmaya çalışmak mertlik değildir...!
Postahanen açık olsa idi tüm iyiniyetim ile sana yazdıklarımı yollamam mümkün olacaktı.ayrıca mertlikte üzerime insan tanımam ve kimseyi de kasıtlı olarak acıtmam..sen istersen yukardaki yorumlarını bi oku...
beni hala kışkırtıyosun makaleci durma zamanın geldi...
makaleci, yazıyı amacından saptırmaya gerek yok.yazarın deyil ama kahramanın içindeki kuklalar çekilmiş bir kere..zehirli bir duygu diğer duyguları da zehirler beyle zamanlarda doğaldır..zaman kederle kaplandığı vakit artık ne ne yaptığınız ne dediğiniz önemini kaybedebilir,hayattan huzurlu ve mutlu anlar dilenerek alınmıyor ne yazık ki,bir başkasının repliklerini tekrar ederek de bir yere varmanız mümkün deyildir sadece dolanıp durursunuz hatta öyle bir an gelir ki kendinize bile ulaşamazsınız..işte bu çok acı bir şeydir.
oooov noluyor burada. hemencecik okudum yazı ve yorumları çok acayip bişi leeyn. ben buraya bi dalarsam cok egleniriz coook..du bakalım.
postahanem çökmek üzere, lütfen kapatmak zorunda bırakmayın. blog ve yorumlarla tatmin olun yeteeerrrr !!!!
makaleci DİYOR Kİ, (07 Ekim 2008 14:55)
peki kelebek; amacına nail oldun, kutlarım seni...
derken sinirlerimin bozulduğunu sanmıştım ama Allah' a çok şükür durum öyle değil....
O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?
----------
bu benim imzam, bu imzaya iyi bakan görmesi gerekeni görür...gerisi hikaye!
benim imzamdan da herşey anlaşılıyor zaten. bu sene 1'nciyiz..
al hayrını gör yarinin makaleci, kime ne yaaa..
yalnız sen öle her bloğa balıklama dalma bak sonra kendi krizini kendin yaratıp çıkamıyorsun işin içinden.allahtan bazılarının krizden ustalıkla sıyrılma başarıları varda durumun düzeldi.hadi gazan mübarek olsun...
ooo geç kaldın manson oldu bitti bile..ama yakında 2. versiyonu olur meraklanma :))
dıp dıp dıpdıp...!
eye of the tigeeeeer...!
Bu blog dallasa taş çıkartır cinsten yeminle. Bir kaç kez okudum.
Okuduğumuzu anladık mı?
Kelebek ile Zi 1 yıldır beraberdir ve aynı sitenin üyeleridir.Sitede birde Mak vardır.Hatta bir ara Kelebek ile araları gayet samimi olmuştur.Zi Kelebek ile beraberken aynı zamanda Makın çekim gücüne kapılır ancak bunu Kelebeğe söylemez.Zİ ve Mak mercimeği fırına vermişken Kelebek allahında yardımı ile olayı öğrenerek büyük bir travma yaşar.Bu arada Makın kelebeği ne derece bildiği ise bilinmemektedir. Muhtemelen Zi Maka Kelebek ile hiçbir alakası olmadığını söylemiştir. Şayet söylese Mak Zi ile bile bile mercimek pişirmez herhalde. Herşey ayyuka çıkınca Kelebek iç sıkıntısı ile bir yazı döşenir.Yazıda Mak ve Kelebek birbirine girer.Çünkü biri hayattan elini eteğini çektiği mutsuz dönemde bulduğu bu adama sıkı sıkı sarılmak istemektedir. Diğeri ise 1 yıl saçını süpürge etmesine rağmen kıymeti bilinmeyerek Zi yi Maka kaptırmanın üzüntüsü içindedir. Bunlar birbirini yiyedursun Zi nin de paçası tutuşmuştur. Olanlardan sonra hem Makın elinden kayıp gitmemesi için dil dökecek, hemde kelebeği daha fazla kızdırıp Makın bilmediklerininde ortaya çıkmasına engel olması gerekecektir. Yorumlarda her iki tarafı da başarı ile idare ettiği zaten açıkça görülmektedir çünkü her başarılı erkeğin arkasında bir kadın yatarken Zi nin arkasında iki kadın yatmaktadır.
Mak bazı şeylerden şüphelense de Zi onu kapalı kapılar ardında ikna eder.Zi den aldığı bu güçle Mak her ne kadar kelebeğe kafa tutmaya çalışsada Makın aklında hala soru işaretleri mevcuttur sanki.
Bu arada işin içine bir de cinsel meseleler karışır.Artık Zi ye sinirinden mi yazdı gerçekmi yoksa söylendiği gibi ironi mi bilinmez Kelebek lafı gediğine oturtur. Bunu gören Zi erkekliğine laf edildiği için çok bozulur ve Kelebeğe üstü kapalı imalarda bulunur.Yeni sevgili Mak Zi nin yanında yer alarak Kelebeği başka kucaklara yollar hemde selametle! Benim görüşüme göre Zi şu blogta birilerinin memesindenden bacaklarından,göbeğinden bahsederek 2.kez dehlediğini açık seçik yazarken Kelebek memnuniyetsizliğini neden saklayacakmış ki. Zaten Zi nın ayağına dolanan olayla siniri tepesine çıkmış bir de aman efem sepet efem mi yapacak yani.
Vallahi burda en karlı Zi. Baksanıza Önce Zez-sonra Kelebek-şimdi ise Mak
Bu cacık daha çok su kaldırır arkadaşlar.
pes be kardeşim, üşenmedin bu kadar yorum mu yaptın?
Milletin kafası daha fazla karışmasın diye özet çıkardık kelebek.Yoksa kim kimlinle halvet kim aç kim tok bana neymiş çözün işte
mansonilized DİYOR Kİ, (07 Ekim 2008 17:04)
noluyo yav.
yaşasın tellioğulları
Vah anam..çok gariban kalmış bu soru yav arada..
abi bi(r)kaç gün buralara gelemiyoruz, şu olan bitene bak! ayrıca @kopanisti'yi kim yedi? neler oluyor yahu?
kopanisti gitmiş mi? offf zaten tadı kaçmıştı hafifin gelesim yok, yazasım yoktu artık, şimdi kopanisti de gitti tam oldu:(
Vallahi burda en karlı Zi. Baksanıza Önce Zez-sonra Kelebek-şimdi ise Mak.
domdom, bu meseleye beni neden karıştırıyorsun? sen de yeni mi çıktın?
Zİ ben sitenin 2 yıllık üyesiyimve son zamanlardaki çift rumuz modasına ayak uyduranlardanım
Sitede böyle renkli üyeler ve postahaneler olduğu müddetçe hemen herşeyden haberimiz oluyor evelallah bilgi sıkıntımız yok
Yazı 3.şahsa yönelik şekilde yazılmış olduğundan önce anlamadım.Yorumları okuyunca konunun Kelebek, Mak ve Sen olduğu gözüme gözüme girdi. Anlamayanlara yol yordam göstereyim dedim.
eneee, hafif pembe dizi part 25 başlamış. koş hanım koş. tühhh canlı yayını kaçırdık.
thing:))
hakkaten postanelerden acayip dedikodu dönüyor. yapmayın böyle şeyler yapacaksanız bana da yazın ara sıra dedikoduları:))
ben de hafifin çocuğuyum. kim nerede kiminle basılmış bilmek benim de hakkım..
zi selem asla koza olamaz. koza iki cümleyi biraraya getiremezdi. zi selem ise yeni olmasına rağmen atak, gözü pek. yani koza olmamasını umuyorum.
Kelebek sende bir daha böyle bloglar yazıp ortalığı karıştırma.Herkesin feleği şaştı bak kırk akıllı kuyudan ip çıkarmakla meşgul şu an.
postaneler cadı kazanı olmuş ama bana gelen giden bişi yok. kahretsin o kadar emek verdim ben bu siteye. yok mu bana bilgi? ulen hiçbişiden haberimiz olmadan gezinip duruyomuşuz etrafta, piiii..!
"nolüüyee yaaa"
Şaşıracak birşey kalmadı diyordum, herşeyi gördüm diyordum..
Yine de kimseyi yargılamıyorum, gönül bu diyorum ota da boka da...
Ama gönlüm elvermiyor, mak umarım ne yaptığını biliyorsundur...
yorumlar,yorumlar,yorumlar...
varsayımlar, acaba mı? lar, değmez'ler, bak gör'ler, vs.vs
eğer altındaki yorumlar akılları karıştırmasaydı, bu yazımın da diğerlerinden farkı kalmayacaktı elbette...
Yaşanmış ve yaşanlara yakışmayacak şekilde sona ermiş bir ilişkinin gözlemi idi yazılmış satırlar.
Yazının içinde de belirttiğim gibi "bitiş" değil "bitişin şekli" idi yakışmayan...
Ancak "etik" herkes için aynı olmuyor demek ki, yada bunu ağzına dolayanlar tam aksi hareketlerini gayet doğal bir şeymiş gibi görüyor gösterebiliyor..
Öyleleri için diyecek ve yazacak başka da bişi yok zaten...
Tutarlılığımla, iyiniyetimle, özümle sözümün bir olması ile, samimiyetim ile bir kez daha gurur duyuyorum ve bunların karşılığını da her zaman gördüğüm için yaradana şükrediyorum.
ohannes burger demek istiyorum..
kalkan toz inipte hava sakinleştiğinde herkesi Miami,FL de aldığım yeni malikàneme yüzmeye bekliyorum..um..um..
nazım'ın çok sevdiğim bir yazısıdır. ekleyivereyim de tam olsun.
hayatı ıskalama lüksün yok
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
NAZIM HİKMET
çok severim Nazım'ı
satırların güzelliği ile büyülenmiş gibiyim
teşekkürler nevdalist...
ne oluyor yavrum. herkes mi aşk acısı çekiyor?
sed'im hayatını ıskalama lüksün yok.
amanın dur yanlış anlamaya mahal vermeyelim, sitede tanıdığım 3 tane hanım hanımcık kız varda ona göre önerecem :)
böyle bi hizmetten mahrum kalmak istemem, cvmi yolluyorum, yalnız photosopta sivilceli gözlüklü halimi düzeltmem lazım, bu arada ben şişman değilim kemiklerim iri.
Hic ummadigim insanlardan nahos seyler duymak üzdü beni dogrusu. Keske ne bu yazi yazilsaydi, ne de böyle seyler konusulsaydi.:(((
cv yi inceledim, yok böle bişi süper.
ayrıca her satıcının bir alıcısı vardır, boşver photosopu falan ser-hus. Kızlarla bağlantı halindeyim kısmetinde hangisi varsa artık.
Keşkeler yok, tefekkürle karşılıyoruz ismail abiciğim..
Rüya kerhanesimi leyynn burasi???Redhaousdan girmis gibi oldum. YAZI baska ..assagidaki LAKIRTILAR baska!!
sarsak acemiler daha ZIBIK tutamiyorsunuz bide tuzlugu almis kosUyorsunuz umumi matine gibi olmus ...HANIM HANIMCIKCIKLARIN KAVAD KAVGASI.Devami ne zaman ???
bak burda da o kavganın tam tersi olmuştu, blog sahibi nur içinde yatsın!!!!!
Dünden beri sabrettim bu cirkinlige son verilmesini bekledim. Simdi görüyorum ki bu adiilik bu cirkinlik bu rezillik artik savunulur olmus, yaptiklari cok makul bir seymis gibi cikip bir de; O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ? gibi sacmaliklarina ne benim ne de kimsenin boyun eymemesi gerekir. Bu nasil bir utanmazlik ki" bu ve benzeri cümleler kuruluyor. Bir iliski icinde olan birine nasil olurda kumalik yapilir, ve bu yapilan mübah görülür. Hangi dine hangi meshebe uyar bu? Bu bir rezilliktir. Bu bir adiiliktir. Hayatim boyunca haksizliklara aymazliklara karsi ciktim. Bu gün de bu yine degismeyecek bunu yapan gözümün kökü de olsa yerden yere vurulacaktir. Kimse ama hic kimse yaptigi serefsizligi makul göstermesin. Koza sana ve Makaleci'ye koskocaman bir YUUUUUH dan baska bir sey diyemiyorum. Hic beklemezdim senden bunlari....
yaw şurda 2 dakka ketfayt seyretcez, onuda hemen durduruyosunuz. olmazki ama böle, bırakın tarafları, içlerindekini bi güzel döksünler, seyrütemaşa edelim, zevkükeyfine varalım.
araya girip tarafları itidale davet edenler içün çok güzel tebriknameler hazırladım, kurban bayramında bilahare takdim edeceğim:)
Evet türk kahvemi aldim,toplantidan ciktik süper bir is bagladik ,ofisteki arkadaslara hatta arkadaslar made in türkey dallasa dallasa aloooo
enginimolmbebisim sekreterini kucagina oturt ................................
kizimdemet,aylinyavrumm,sabahettin,muhittin,kemalettin gelin lan !!!gelin !!!kocasini bu ibne icin atan kadinla ex sevgilinin inin aski yaziyo canli kavga ..net ortaminin kisilik bozuklugu olan insanlarina aldanmanin anlatilmaz hafifligi ....
hadi baslayin toplandik .hafif tamam.
Vay anasını sayın seyirciler. Burada ne dolaplar dönedurmuş, biz görmeyeli. Hemen çekirdeğimi popcorn'umu alıp boş bulduğum bir koltuktan temaşaya başlıyorum.
Melek Sineması
14:30 seansı
Film adı:
Kart Aşıklar
Bayram öncesinden beri pilliye çok takılamadım. Yazıları elimden geldiğince incelemek istedim ama çok da fırsatım olmadı. Bazı yazılar dikkatimi çekti. Bu yazı da onlardan biridir. Şunu baştan belirteyim hiçbir kimseyi tanımam( yazar ve yorum yazanları) . Kimseyi suçlama niyetim de yok. Yazının özü ve yapılan yorumlar bana kadın avcılarını anımsattı. Yaptığım kısa bir araştırma sonunda edindiğim tespitleri yazmak istedim.
Kadın avcısı erkek sorunlara boğulmuş bir durumdadır. Çocukluğunda anne baskısı ile yetiştirilmiş kişilerdir. Kadınları iyi tanıyıp,Nasıl yaklaşacağı üzerine bilgi edinen, süslü,kendine bakan tiplerdir. Bu işe aşırı zaman ve enerji harcarlar. Kadınlar dayanamaz ona, ancak o kadına değer vermez. Cinselliği hafife alırlar. Sevmeyi bilmezler. Öç almaktan başka düşünceleri yoktur. Kadın düşmanıdırlar.bilinç altında nefret yüklüdür. Sanılanın aksine güçlü bir cinselliğe de sahip değillerdir. Gizli bir eşcinsel olurum korkusu taşırlar. Bunu ispat için bütün gücünü kullanır. Kadını bıraktıktan sonra büyük bir sevinç içindedirler. Verdiği acıdan zevk duyarlar. Daha çok evli kadınlara yönelirler. Kendileri evlenmekten korkarlar. Yürütemezler zaten, sevgileri yoktur. Bozduğu yuvadaki kadın ve koca için sevinç duyarlar. Bunlara kanan kadınlar ya acı çekmekten hoşlanan tipler ya dabu erkekleri yola getirebilirim düşüncesinde olanlardır. Başta da dediğim gibi sorunlu hasta ruhlu kişilerdir. Toplumda sayıları çok da azdırlar.
elbette şakadır manson, ciddiye alanın aklına şaşarım...
aslında öztürkçeci ingilazca rumuzlu ironinin zirvesine tırmanıp dibine serbest dalış yapan analizci doğru sölüyor. bi arkadaş ekolüne göre öle erkekler var, hatta birisini çok yakından tanıyorum. zati kendisi bana afrikadaki safariler gibi kadın avcılığı seferleri düzenleme fikrini vermişti vaktisaatinde, lakin bana uymayağı içün hayata geçmemişti.
bi arkadaş muntazam aralıklarla dünyanın değişik yerlerine farklı kadın eti tatmak üzere sefere çıkardı bi zamanlar. ailevi, pisipisikolocik durumunu bilemeyeceğim lakin adamı tanırım, hamili kart yakınımdır uzaklığında yaşar kendisi bana!
Oguz senin Rumuz kac defa degisti kardesim? Bu ne bicim isdir anlamadim. Ulan bunca kisiden sadece seni mi takip ediyor bunlar.:(
xNicox , kopya demek doğru değil. Ufak bir araştırma benimki. Bilimcilerin tesbpitlerini aktardım. kendi fikrim de değil. Araştırma sonuçları yazdıklarım.
Oguz Kagan V13 DİYOR Kİ, (22 Ekim 2008 10:21)
aslında öztürkçeci ingilazca rumuzlu ironinin zirvesine tırmanıp dibine serbest dalış yapan analizci doğru sölüyor.
senin tespitin de doğru ... (Her ortama ayak uyduran kardeşim)...:))
nico, moderasyonla sevgi ve nefrete dayalı ilişkimizin meyveleri o rumuzlar, hor görmeyelim garipleri reca ederim. hem kompile moderasyon olarak beni takip etmeleri güzel bişi değilmi? belki bi kaç şey öğrenirler, fan kulübümün bi şubesini pilli sisteminin içine açarız, hayranlarım sistemi 500e kilitleyene kadar reklam geliri manyaa yapar şirketi, sebeplenirler arada.
sende ne var ne yok nico, ekonomik kriz filan uğruyomu oralara? naziler filan, zordur gurbet elleri.
teacher07, tamamdir kardesim, seni ayakta alkisliyorum öyleyse...
Oguzum, inan bu duruma canim SIKILIYOR. Kac oldu bu yahu. Yeter artik kardesim. Yakin markajinizi bi baska yerlere kullanin...
Oguzcugum, Almanya ve diger gelismis ülkeler kan agliyor. Bankalara bütce ayirip vermeleri de bir cözüm getirmiyor. Nazileri siddiret onlarla basa cikariz evelallah:) Ama ne buranin ne de dedigim gibi gelismis ülkelerin hic tadi yok. Cin ve Arap Seyhlerine 10 trilyon dolari kaptiran ABD cökmenin esiginde. Orasi cökerse bilirsin Almanya gibi Devletler de ardarda cöker. Ellerinde iki secenek kaldi. Ya bu 10 Trilyonu tekrar almalari icin Bati'daki büyük sirketleri Cin'e ve Arap Devletlerine satmalilar, ya da para basmalilar. Ikinci secenek simdilik agir basiyor galiba. Ama onun sonu daha kötü olacak gibi. Birinci secenegi tercih etmeleri durumunda ne süper güclük kalacak, ne de ekonomik güc ellerinde. E, Allah'in sopasi yok deyimi bu gibi durumlar icin söylenmis olsa gerek...
eyvallah niko, bilgi için sağol, yazdıkların çok makbule geçti. haberler yağmur gibi yağıyorda oralarda ne olup bittiğini 1. ağızdan öğrenmek daha iyi oldu. zati gurbette yaşam zordur bide üstüne geçim sıkıntısı çıkmasın, aman diyem tedbirini al. bu adamlar marktan yuroya geçtikleri gibi tekrar marka geri dönmeye filan kalkarlar filan.
gerçi kime ne anlatıyon demezlermi adama, kaç senedir oralardasın, sen daha iyi bilirsin.
nazilerden yana problemde yoksa inşallah bu dönemide kazasız belasız geçirirsiniz.
Kardesim keske tekrar marka gecilse. Inan bu Euro tüm Almanlarin anasini aglatti. Eskiden 1 Mark olan bir sey simdi 1 Euro oldu. Ha sunu da hatirlatmakta yarar var sanirim; 1 Mark= 50 Cent'tir. Anlayacagin bir biz degil cümlealem perisan.:)))
Nico haklısın avrupa da euro su gibi gidiyor muş..Dün 500 euroyla çarşıya çıktım 10 euroyla eve döndüm..Ne yaptım bilmiyorum..
Yani şöyle hesap edecek olursak:
PBK çarşı pazar harcamasında bir günde 500 yöro harcıyorsa ayda 15000 yöro pazar harcaması yapıyorum demek istiyormuş.
Allah yöro ya kulum demiş demek ki, ki ekonomik kriz oralara uğramamış. Ben yöronun 500 papel olup olmadığını bile bilmiyordum. Gözümüz yok yanlış anlaşılmasın. Malın çenemi yordu sadece.
Eskiden 50 Marka dolan alisveris arabasi simdi 100 Euro'ya bile dolmuyor. Almanya'da zengin kesimle fakirler arasinda bayag bi ucurum var. Gecen yila göre 100% katlanmis bu acik. Almanya tüm Avrupa'nin yükünü kendi halkina yüklüyor. Enflasyon gitgide fazlalasiyor. Simdilerde Dünyanin en büyük bankalarindan olan Deutsche Bank hic bir bankaya bir gecelikte olsa para vermiyor. Hükümetin garanti vermesi bile bu durumu degistirmiyor. Güven ortami tamamen yikilmis durumda. Tüm Almanlar paralarini bankalardan yavas yavas cekip Altin gibi güvenli seylere yatirmaya basladilar. Hatta bazi ülkelerde halk stok yapiyor haberleri geliyor. Avrupa vatandaslari krizden savastan cok korkarlar. 2. Dünya savasini daha dün olmus gibi zihinlerinden silememisler...