Bi de şu var, tr olaraktan.
Lazer ünitelerinde sorun var, yolcular 327.682. km'de mahsur kaldılar. Kurtarma ekibinin helikopterleri o yüksekliğe ulaşamıyorlar henüz, teknoloji buna hazır değil.
Asansör fantezilerini düşündümde bi an.
Bugünkü teknolojiyle imkansız görünüyor. İster karbon lifinden olsun, ister bilmem hangi kimyasal bileşim içersin, bu asansörü taşıyacak bir halat yapmak mümkün değil. Asansörün çıkacağı yükseklik 400km. desek ve sadece tek bir halatın bu asansörü taşıyabileceğini düşünsek bile, o halatın boyu 800km. eder ki, -yapıldığı malzemeye ve gerekli kesite bağlı olarak- kendi ağırlığı taşıyacağı yükün bir kaç misline çıkabilir. Bu durumda, halatsız bir asansör düşünmek gerekir. Halatsız asansörün hareketi için, dünyanın merkezkaç kuvvetinden yararlanmaktan, iniş sırasında yerçekim kuvvetinin oluşturacağı enerjinin bir şekilde biriktirilerek fırlatma için kullanılabileceğine dair bir sürü fikir jimnastiği var. Hatta raylarda manyetik itme gücünün kullanılabileceği de söyleniyor. Teknolojideki gelişime bağlı olarak bunların biri ya da başka bir şey kullanılabilir belki ileride. Ama 500km. yüksekliğinde bir ray ile bu rayı ve gönderilecek gücü taşıyacak bir konstrüksiyon yapmak imkansız (inşaat imkansızlıkları gözardı edilse bile). Bu kule karbon-çelik karışımından bile olsa (ki bu amaç için başka bir malzeme henüz yok) bu kuleye değil uzaya çıkacak yükü, kendi ağırlığını taşıtmak mümkün değil. Zaten yüksek bina meraklısı ülkelerin birbirlerini ancak "on santimler"le ölçülebilen uzunluklarla geçebilmelerinin nedeni de bu. Yani hoş bir ütopya şimdilik. Ama bizim göremeyeceğimiz ilerki zamanlardan birinde gerçekleşeceğinden ya da aynı amaca hizmet eden başka bir fikrin temelini oluşturacağından şüphem yok.
Jules Verne Aya gitmek ile ilgili düşüncelerini yazdığında herkes gülmüştü. Belki onun hayalindeki gibi gidilmedi ama oldu işte. Alüminyum'u düşünelim mesela. Bakarsınız onun gibi yeni bir madde bulunur süper hafif falan, ya da aklımıza getiremediğimiz başka bir teknikle olur belki. Bu yüzden ben imkansız diyemem :)
Malesef halihazirdaki malzemeler yerden goge kadar uzanacak lifler orme mukavemetine sahip degiller.
Arastirmalar ne gosterir onu hep birlikte gorecegiz.
verdiğin linkte biraz garip anlatmışlar olayı. 1-önce bi uzay mekiği 35000km kabloyla yukarı çıkacak sonra yörüngeye yerleşip kabloyu aşağı sarkıtacak (hangi aşağı) 2- asansör dediğinin iki ucu olur.. bu ikinci uç neresi. yani uzaya nereye çıkacağız. uzayda olmanın ne manası var. hadi gezegenlerden birine bağladın diyelim bu gezegenin bi yörüngesi var, sürekli hareket halinde. nasıl bağlayacaksın. 3-ben hala ışınlanma fikrini savunuyorum. asansör işlevsel değil bana göre (bu konuda çok düşünmedim haksızlık etmek istemem sevgili bilim adamlarına) 4- olacaksa da benim de bi katkım olsun isterim. indianropetrick öneriyorum onlara.
Takma adını nedense hep indianpoetrick gibi bişey okuyormuşum. Kısacası iyiki bu adresi verdin. Seni yeniden öğrenmiş oldum :)
1- Dünya yüzeyinde kurulacak bir deniz üssüne inecek. O yazıda belirtmişler bunu.
2- Bir gezegene değil tabiki. Uydu gibi, yörüngede sabit duran bir şey düşün. Onunla, denizdeki üs arasında olacak bu bağlantı. Yani anladığım kadarıyla, uçan balonu bağlarız ya, aynı onun gibi uzaydaki kabin kaçmasın diye yeryüzünden bağlamış gibi bi görüntü olucak. Merak ettiğim, rüzgardan, fırtınadan etkilenmez mi bu bağlantı?
3- Işınlanma olayına inanıyorsunuzda, yontma taş devri teknolojisi olan asansöre neden inanmıyorsunuz?
4-
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.