1980li yıllarda çocuk olan şanslı kesimin heyecanla izlediği bir dizi. Herkes severdi bunu. çocuklar için hazırlanmış gibiydi ama tüm aile izlerdi.
Uzaylı zekiye tipik bir mahalle kızıydı. Ancak şimdi detaylarını tam hatırlamadığım bir (patlama mı, ışın bombası mı, deney mi çıkaramıyorum) nedenle havada çakan şimşek onu garip bir bünye yapmıştı. İşin ilginç kısmı aslında ortada uzaylı filan olmamasıydı. Hatun sadece büyü yapma, zamanı eğip büküp dondurma gibi bir yetenek kazanmıştı.
Kocaman bir kadındı ama onu çocuk gibi gösteren bir kılık kıyafet anlayışı içindeydi. Saçlarını böyle yanlardan bağlayıp havaya doğru kıvırırdı. Saçma sapan bir de makyajı vardı. Yanlış değilsem kalemle yapılmış nokta nokta şeklinde çiller vardı suratında. Çok rezil espriler vardı bu filmde. Zekiye tane tane, yaya yaya konuşurdu. İnsanı gererdi. Aptal ötesi bir kızdı.
İki elinin işaret parmağını şakaklarına dayar mımm hımm gibi garip sesler çıkarıp zamanı donduruverirdi.
Bu kadar eleştriden sonra şunu da açıkça ifade etmem gerekirdi bayılırdım bu diziye. Anneme saçlarımı iki yandan uzanacak şekilde ördürtürdüm. Herkes sever oradaki esprileri tekrarlardı. Saçını o model yapan hemen her kız erkek çocuklar tarafından 'heeehee Uzaylı Zekiye'ye bak' diye bir yoklanırdı.
Trt'nin nasıl yayınlamayı kabul etmediğini hala anlamış değilim zira bizden küçük çocuklar korkarlardı Zekiye'nin değişimlerinden. Bir tür bilimkurgu komedi tarzı denemesi. Şimdilerde bunun mantığından yola çıkmış büyücü, peri dizileri var sanırım televizyonda.
yönetmen; yavuz figenli oksal pekmezlioğlu
senaryo ve başrol; seden kızıltunç
müzik; cahit berkay
yapım yılı; 1987
Dizide üstün asutay, münir özkul gibi tiyatrocular vardı. Kadro gayet oturaklıydı.
Maalesef hiç video bulamadım, ya da dizinin introsunu hatta doğru düzgün resim bile yok.
hadi buyrun bişey daha öğrendik, uzaylı zekiye, bu yaşıma geldim duymadım bunu yau, ellerinize sağlık sayın manson, sizi takip etmek bayaa keyifli olmaa başladı
valla yoğun iş tempomdan vakit ayıramadım heralde, o dönemlerde sık sık italya da olmam gerekiyordu iş icabı, sürekli yemeğe çıkıyorduk monica belluci, nikol kidman, klodya kardinale ile falan..
Kim unutabilir ki ''Zuzaylı Zekiye''yi, ben böyle derdim..
Annem, ''Kızım, kapıya bak'' dediğin de
Kapıya gözlerimi dikip ''bakıyoooorrrrum anneeeee'' diye öylece bakardım, açmak falan yok tabii..
O gün bugündür tik kaldı bende..
çok güzel..
esasında bu ara "penguen pertev"in videolarını arıyorum mansonilized.. fakat bulamıyorum.. Rüştü Asyalı'nın programı idi bilmem hatırlar mısınız..
aklınızda bulunsun.. bir şekilde denk gelirse paylaşalım..
Bir de "Pazar 85", "Pazar 86".. diye devam eden mecburiyet eğlence programları vardı. Ama en eğlenceli şeyde oydu Kara Şimşek'ten sonra. Bir de ona el atsan Manson. Hafızamı tazeliyorsun.
Bu arada ben kazara youtube'da zuzaylı zekiye bölümleri görmüştüm bir zaman ama şimdi arattım fakat bulamadım. Hiçte bize hoş geldiği kadar harika dizi değilmiş diye şaşırmıştım izleyince.
Ha bu arada Mavi Ay aklıma geldi bir de. Bruce abi ve iş ortağı ablamız sürekli kavga ederlerdi tek bir ağızdan konuşarak. Ne dedikleri anlaşılmazdı. Ardından da hemen bi kavga sonrası öpüşme patlatırlardı. Biz çocuklar da hemen elimizle gözümüzü kapatırdık. Bazen burdaki özellikle Clicia'nın atışmalarını bu mavi ay sahnelerine benzetiyorum. Kim ne diyor anlaşılmıyor aynı o dizi gibi. :) Ama o filmin de Türkçe dublaj videosunu bulamadım. Kendi dilleri de hiç hoş değilmiş, keşke orjinalinde de bizim Türklere mi seslendirselermiş ne?
uzaylı zekiye' ye annemle ben bayılırdık! özellikle zekiye' nin zihn-i sinir proceleri ile annesini sinir edişinde gülmekten kırılırdık, sağol manson:)
Türkler, orjinallerini değiştirmişlerdir, seslendirme yaparken mutlaka..
Maddie Maddie Maddie..
Ben de Topesto yu hatırladım, birden..
penguen pertevi ben hayal meyal hatırlıyorum onun da videosu yok ortalarda, doğru. birimizden biri bulursuk mutlaka koyalım buraya. rüştü asyalı hikayeler anlatırdı hayali arkadaşına. penguen pertevi merak ederdim hep. bir de oda gibi bir dekor vardı sanki sabit. tek hatırladığım bir vestiyer. gerçekten çok güzeldi.
bu arada halihazırda uyduda bir yerlerde mavi ay yayınlanıyor ve geçen gece eşimin izlediğini görüp keşke bu brus vilsin orjinalini de o türk arkadaş seslendiriyor olsaymış dedim. o adamın filmini mutlaka bir de türkçe dublajlı izlemek gerekiyor her durumda. bu arada o diziyi ilk düşündüğümde hemen aklınma topestonun sevdiceği o pasaklı hörbırt gelir.
Şöyle başlardı dizi. Ardından böyle devam ederlerdi. Seslendirme konusu gerçekten de dediğin gibi. Alışkanlık mı yaptı biz de bilmiyorum ama Alev Sezer'in sesi Bruce'un kendi sesinden daha çok yakışıyor adama. Gerçi Çocukluk idolüm ve yakışıklı herif imgem Irak savaşında yaptığı barbar laflar sonunda yerle bir olmuştu ama mazinin hatrına hepten silmedim keratayı..
Bir de, Ses klonlaması icat edildi, onların orjinal sesini, türkçe dinleyebileceksiniz artık..
Ben başka bir dizi hatırlıyorum zamanı durdurmayla ilgili, yabancı bir dizi. Sarışın bir kız vardı, iki elinin işaret parmaklarının uçlarını birleştirip zamanı durdururdu, sonra da avuçiçlerini birleştirip tekrar devam ettirirdi. Hatta babası uzaylıydı, üçgen şeklinde pembe birşey dururdu başucunda. Onunla babasıyla konuşurdu. Çok tuhaf geldi yazınca şimdi, rüyamda mı gördüm yoksa :)
birde Ganimet vardı hatırlarmısınız? Demet Akbağ'ı ilk o tiplemesiyle tanımıştım. Dedesinin başını bilmiş bilmiş okşar "en sevdiğim büyüğüm" diye lütfederek severdi. güzellerdi hepsi de ne olursa olsun. hiç bıkmadan usanmadan seyrederdik. sadıktık....
uzun bacaklı pipi. yazacaktım kimse hatırlamıyordur diye yazmadım. süperdi o süper süper. saçımın içine telefonun koblosunu sokmama neden olmuştu. çocuk aklımla oradaki gizemli adama aşık da olmuş olabilirim.
pipi langstrumpf'du orjinal adı. pipi longstocking is coming in your town diyordu şarkısında.
sayın manson gayet tabii dir ki hatırlanmayanı yazmanız daha makbule geçer kanısnı taşımaktayım hattı zatında
O sabrina değilmiydi yaw.
Şu parmaklarıyla zamanı durduran benim çocukluk fantazimdi. Her bi manyaklığımı o yöntemle halletmeyi hayal ederdim.
Yok Puella. Ben şu burnunu sallayan için sabrina mı dedim. Onun adını hatırlamıyorum, Eve olabilir ama çok taktir ettiğim bir kızdı kendileri.
- puella'nın dedigi Eve idi..
- uzaylı zekiye benim de favori dizilerimdendi.
- varsayalım ismail efsanedir.
- pipi'yi hayal meyal hatırlıyorum.
- alev sezer'i saygıyla anarım.
- monika belluçi ile yemek yeme fikri bile güzel;)
sabrina konusan kedisi ve 2 halası/teyzesi olan cadı idi. turk versiyonunu da yaptılar knald'de. cok boktan birseydi. turk olanı..;)
En iğrenç Türk versiyon dizi ise evli ve çocuklu idi. Anne rolünde Yıldız Kaplan oynamasına rağmen o sevimli Peggy'mi mumla aratmıştı.
arkadaşlar 'ATLI KARINCA' diye bir çoçuk dizisi var idi.hatırlayanınız var mı?ben hayatım boyunca kime sorduysam bir hatırlayan çıkmadı..
arrogante hombre, konuşan kedisi vardı deyince hatırladım :) hatta kedinin ne kötü bir kukla olduğunu da hatırladım :)
carrosel o dizinin orjinal adı. günaydın bayannnn gonzales derlerdi. hayme diyo tombalak bir tip vardı. maria diye ciks bir kız. en unutulmaz sahne;
çocuklardan birinin babası tamirciydi bayan gonzales onu görmeye gitmişti. adam elini uzatmadı elleri kirli diye bayan gonzales siz sınıfa gelip benim ellerim tebeşir tozlu diye elimi sıkmasaydınız alınırdım deyip allah ne verdiyse adamın yağlı eline girişmişti.
neler varmış da haberimiz yokmuş yaa, bi tutturmuşuz rafaella karra şov iki bacak görcez diye, neleri kaçırmışız,
sağdan iki zenci olan sirillo, onun yanındaki zengin kız maria, ikisinin arkasındaki hayme, sol baştan iki ufak esmer kız valeri, alt sıra sağ son danyel, bir de horge vardı zengin onu çıkaramadım.
bu zengin kızın şapkası ve eldiveni vardı..isimleri hiç hatırlamıyorum..ama bazı görüntüler aklımda.güzel diziydi.
arabası olan horge. gerçi sonra piyango çıkınca sirillonun babası ki kendisi marangozdu oğlunu cillop bir porşe alarak horgenin alnını karışlamıştı. (he he )
Şeker kız Candy vardıı ve onun sevgililerii ben de aşık olmuştum ona, kocaman kocaman gözleri vardı....
diziyi (atlı karınca) hatirliyorum, isimleri falan tamam ama bu kadar detay vallahi bravo manson.
bu arada 3 2 1 Contact vardı. acayip severdim ben. vardir kesin hatirlayan. hatta manson bir sürü sey söyleyecek hakkında degil mi manson:))
Uzaylı Zekiye'de birkaç bölüm Nuri Alço da oynamıştı sanırım... Uzaylı Zekiye'yi kötü yola düşürmeye çalışıyordu. öyle miydi yoksa yanlış mı hatırlıyorum? Bilmiyorum...
3 21 contact süperdi. iyi hatırlattınız. belgesel gibi. kurbağa vardı jenerikte. müziği çok eğlenceliydi.
vayy anasını, ufaklığından belliydi bu kızıb böyle birşey olacaği:)..mansonılızed, dizide ben de oynadım, hala hepsiyle görüşürüz desen inanacağım..maşallah efendim, bu ne hafıza!
Ya sen bi hazinesin Manson. 60 yaşına geldiğinde kimbilir ne hikayeler anlatırsın torunlarına. Ben anca senin dürtüklemelerin sayesinde hatırlayabiliyorum bunları.
Harikasın Linet. Çiçek Kız Lulu imiş benim 7 renkli çiçeği arayan kız :) Esteban da süperdi. Ben en çok onu severdim aralarında.
bir de yabancı dizilerin türk versiyonları deyince prison break - parmaklıklar altında demek istiyorum iğrenç bir şekilde.
köle isaura bizim aile hayatımızda çok vurucu bir etkiye sahipti.r diziyi izledikten sonra yemekten kalkınca kimse masaya el atmaz migueli çağırın derdik (miguelde kahya brunoya istinaden uydurduğumuz bir olaydı). Bir de kardeşim ağlayınca kalan kardeşler ona bakmak istemez bana ne ya ramona ( hayal ürünü çocuk bakıcımız)gelsin derdik. O kadar etkisinde kalmışız o zengin aile durumlarının.
bir de bu dizinin çok ünlü bir geyiği vardı ki ben doğru olduğunu yıllar sonra öğrendim. sofya dorotiden gençmiş o zamanlar. oh may gad.
La baktım baktım göremedim, gerçi kafam 10500, görememiş de olabilirim ama yine sitemimi ederim arkadaş bu şahıslar bu diziyi nası unutur diyee..
Ekleyeyim bari mansona ayıp olsun...
Bi manuella vardı bilmem hatırlar mısın sayın manson, lepiska saçlı masum yüzlü şeytan ikiz..


Hah bide alıntı yapayım tam olsun behh;
80li yıllarda çocuk olanların kabusudur. jose manuellayı s.kmenin derdindedir eduardo mercedesi'i... ama muhakkak bir julia ortaya çıkıp mutlak surette g.tlük yapar. o julia'yı varya karada yatırıp suda sopalamak lazımdır ama yansa da, pişse de, takla da atsa, ormanda toplu tecavüze uğrasa yine dirilir g.tlüğünü yapar. 16839303 bölüm dahi geçşe olaylar monotondur. saçma sapan repliklerle paso öpüşüp koklaşırlar. manuella çok pis gösterir ama asla vermez, kah yer siler kah köşkün hanımı olur ama jose onu bir türlü yatağa atmayı başaramaz. mercedes'e ise kah kamyon çarpar kaportası dağılır, kah suratına asit yer eti yanar ama asla güzelliğini kaybetmez. ama her daim aynı haltın geçtiği sahneleri analar bacılar oturur heyecanla izleyip bir yandan da dedikodu yapar. hatta bir ara o kadar azıtmışlardı ki bölümleri izleyip telefonla sorulara doğru cevap verenlere çamaşır, bulaşık makinası, buzdolabı falan veriyorlardı.
hasinta. mariananın ikiz kız kardeşini tedavi eden kadının adı. unutmadık da hangibirini yad edelim be büyücücağızım.
bence le hanımcımın mevzubahis konusu yaptığı bu kült dizi başlı başına bi blog olsun ki sayın mansona iyice bi ayıp olsun
şimdi utanarak söylüyorum biz bu manuelanın şarkısını flütle çalardık yav. kulağı iyi bir arkadaş çıkarmıştı notaları. ilkokulda vardı ya flüt olayı. hepimiz çalardık bunu. bir arada lambada dansı yaprdık hele onu hiç anlatmayayım. şooree fassifoy keyunciya samisefşoraa diyede söylerdik şarkıyı. yuhh demek istiyorum ilkokul yıllarındaki mansona.
hatırlarım, lambada dansına o yıllarda nüfus artışına katkı sağladığı yönünde mesnetsiz yakıştırmalar yapılırdı
hasinta ile gereken mesajı vermiş olmama rağmen ben yang end dı restlısın üzerine pembe dizi tanımam ulenn demek suretiyle kendimi ifade etmek isterim. ketrın çenslırın cadı tırnaklarıyla dalarım. üzerime gelmeyin.
manuela bacının bir dizisi daha vardı. kimsesiz maria. allahım ya o saçla bu kadar ün yap olacak iş değil.
dün bahsini ettik linetin yazısında. on numaradır. repliklerini ezbere söyleyebilirim. samim ve zekeriya ikilisi şahanedir burada.
"iiiee iiee baba" diye girerdi samim söze..ben de taklidini yapardım hala yaparım zaman zaman..
bu arada lambadanın sarkı sozleri hemen hemen benim soyledigim ile tutuyor manson.
şoraaan mesifoy tabi tabi kiss kiss..
Ben de ilkokul eğlencelerinde Dr. Alban, No Coke şarkısını çaldığımızı hatırlarım. Bir de Mori Kante, Yeke Yeke. Ama asıl şarkım Life is life birkaç sene daha önceydi sanırım.
Ben. ''Atlantis ten gelen adamı'' da hatırladım şimdi..Dallas tan sonra çok kötü gelmişti Babbi nin rolü..Kabullenememiştim.
Parmaklarının arasında perde vardı..:)
kavanozdaki adam vardı ahmet mekin. cliciax'in bende belirlediği sado mazo, fetiş vb bozuklukların oluşmasına neden olan travmatik dizidir bu da. çok fenaydı girişi. kanlı filan.
Biraz daha devam etsen erken bunamama sonuç almaya başlıycam Manson. Hafiften ışık görmeye başlıyorum geçmişten. Yoksa geçmiş hafızam için şu geçen kazara bulunan beyne elektrik verme ile hatırlama yöntemini bile deneyecektim. Kavanoz olayı flu bir ışık hüzmesi gibi belirdi hafızamda sanki.
Ayak fetişi olunca ne oluyor Manson?..
Yani, ayağa, ayak gibi davranan insandan ne gibi farkları var..Nasıl bir histir bu?