Uzlaşma nedir, ne değildir, kimler neden uzlaşır, kimler neden uzlaşmaz, kişi asi mi olmalıdır, uzlaşmacı mı, her şeye evet demek mi gerekir yoksa akıl zekâ ve sezgi kullanarak sorgulamak mı, nasıl bi yolun üzerindeyiz, neye göre yaşıyoruz, bizi kimler nasıl ne ne hale getirmek istiyor, ne tür bi filmin figüranlarıyız, neden yaparlar bunu, neden buna karşı koyamaz insanlar, neden asi olamazlar.
Naasrettin Hoca'yı sevmeyenimiz var mı, e severiz de neden onun gibi uzlaşmacı olmayan asi biri olmayız, kimden neden korkarız. Neden tepki göstermeyiz, neden negatif olmayız,
bana bakmayın kendi kendime bunları düşünür dururum,
Nasrettin Hoca ya babası ne zaman sağa doğru git dese o sola giderdi, kısa süre sonra babası bunun farkına vardı ve bi yöntem buldu. Onun sağa gitmesini istediği zaman sola git derdi ve Hoca sağa giderdi.
Al sana yöntem hem babası istediğini yaptırır hem de O itaat etmemiş olur, uzlaşmacı olmaz fakat o, tamamıyla emir verildiğinin, kontrol edildiğinin, hükmedildiğinin, aslında babasının ondan yapmasını istediği şeyi yaptığının da farkına varamaz
bu ilk denemelerde, babası ondan daha akıllı olduğunu zanneder.
ancak kısa sürede olayı farketmeye başlar, durup düşünür, sorun nedir diye önceden babam bana sağa gitmemi isteyip de sola gittiğimde çok kızardı. ben her zamanki kadar itaat etmemeye devam ediyorum ama o artık hiç şikâyet etmiyor neden acaba diye kafa yorar ve babasının uyguladığı stratejiyi fark eder.
günlerden birgün yaşlı babası ve Nasreddin eşekleriyle nehri geçmek durumunda kalırlar ve eşeğin üzerinde büyük bir çuval şeker vardır, çuval sağ tarafa doğru kaymak üzeredir ve kayıp nehrin içine düşme tehlikesi oluşacaktır. babası arkadasındadır ve bilir ki eğer çuvalı sola doğru ittir derse, öyle acayip bir oğlum var ki onu hemen sağa doğru ittirecektir ve çuval nehre düşecektir yine ve tüm şeker yok olacaktır diye düşünür. Bu yüzden de, Nasreddin evlâdım çuvalı sağa doğru ittir diye bağırır, eski deneyimlerine dayanarak onun çuvalı sola ittireceğini ve şekeri kurtaracağını umut eder. halbuki çok yanılır bu sefer Nasreddin de durumu anlamıştır artık tamam baba der ve çuvalı sağa ittirir ve çuval aynen nehre düşer. babası, noldu artık itaatsizlik yapmıyor musun evlât lâfımı dinliyorsun artık bakıyorum der. Nasrettin de artık her seferinde itaatkâr olup olmayacağıma ben karar vereceğim baba sabit bir felsefem yoktur bundan böyle, duruma göre hareket edeceğim çünkü sen beni kandırıyordun sen beni kullanıyordun. Ben senin oğlunum ve buna rağmen sen beni kandırıyordun. Benim itaat etmemem gereken şekilde bana emir veriyordun. Bugünden itibaren dikkatli ol, itaat edebilirim yada itaat etmeyebilirim. Bugünden itibaren artık senin ellerinde tahmin edilebilir, kontrol edilebilir olmayacağım ona göre babaysan babalığını bil benimle oynama der...
uzlaş-ma diyorum, kimseyle uzlaşmak zorunda değilsin, herkes kendi olmalı, başkasını kendimiz yaparsak o zaman ayvayı yeriz,
herkes kendi olsun, senle aynı fikirde olup olmamaya ben karar vereyim sen beni etkilemeye çabalama,
sen öğrenen ol, öğretilen olma,
okuyan ol, okutulan olma,
dinleyen ol, dinletilen olma
direnen ol, diretilen olma
alttan alan ol ama alttan aldırılan olma
adalet bana kalırsa bu...
kop sen hayata bu kadar felsefi yaklaşmazdın... ya da ne bileyim biz eçaktırmazdın... xnicox le kaşık mı değiştirdiniz nettiniz? okudu mu üfledimi netti sana...
Hayır demesini bilmeyen mutlaka bir uzmana görünmeliymiş. Uzlaşma fedakarlıksa ben yokum...Çünkü kaybeden taraf oluyorsun o zaman.
herşeyin fazlası zarar...akoni anneye katılıyorum.
"fedakarlık" denilen şey bir süre sonra "zorunlu iyiliğe" dönüyor çünkü. insanlar her zaman daha fazlasını bekliyor. bir süre sonra o kadar sıradanlaşıyor ki fedakarlık adı altında yapılanlar, karşı taraf bunun "zaten yapılması gereken"den öte birşey olmadığını düşünmeye başlıyor.
Çilek kızım aynen öyle, fedakarlığa kendini bi kaptırdın mı artık devamı hep isteniyor. Onun için fedakar olmamak lazım. Bahar geliyor, yine ayarlıyalım toplanalım ne dersin..
@çilek kızım inanamıyorum sanırım iyi şeylere imza attın, tahmin edebiliyorum. Beni heyecanlandırdın şu an içim kıpır kıpır, çok mutluyum . Bu akşam kısmet olursa yine İstanbul'a gidiyorum. İnşallah görüşme şansımız olur. Güzel haberlerini bizlerle paylaş:))
allooo kime deiyom ben? nonuyo burda çabık söleyin, çilek kız, akoni anne, deja ne dolaplar dönüyoo???
şu anda akışına bıraktım zaten, bakalım, zaman ne gösterecek, neyse ben pbk'nın sambasını seyredeyim
çileke yazıma geldiği ve yorum yaptığı için dünyanın bütün plajlarındaki kum taneleri kadar teşekkür ederim,
aaa dejavu da buradaymış... dej?.. çilek?.. akoni?.. linet?.. nassınız kızlar? bahar geldi koyun kuzu koklaştı, yavaş yavaş kıpırtılar başladı he?.. İstanbul planları falan... bu arada çilengin dilinin ucundakini alalım... bekliyoruz... evet çilengciiimmm...
@kopanisti öyle kuru kuru teşekkür olmaz. Bak çilek'in süpriz güzel haberleri olacak ve kutlayacağız. Geçen sefer gelmeyen herkese duyurulur . Hazırlanın @çilek süpriz yapacak
@çilek kızım, bunların gazına gelip sakın burda açıklama. İsteyen merak eden gelir. Böyle bir gece kaçmaz. Hafifin en kalabalık gecesi olmalı...
Ben iyi değilim, çok işim var ve konsantre olamıyorummm... Uykum var, kilo vermem lazım ama çenem durmuyor sürekli birşeyler yiyorum, sonra ucuzluk var manyak gibi kendimi zor tutuyorum, eee oğlan ders çalışmıyor, dövesim var çok fena, akşam dışarı çıkacaktık, planlar bozuldu.. offf offf çilekin güzel haberini alalım da biraz neşelenelim bari...
@linet aynı sorun ben de de var. kilolarla başım dert te varsa bir çözüm lütfen bana da ilet. Aslın da benim bir yere çıkmamam lazım Antalya'da bir yıl da 8 kilo aldım . vermek için cebelleşiyorum ama yok gitmiyor
Formülü veriyorum
Günde bir saat yürüyüş..
Klasik kahvaltı
Sebze yemeği yoğurt ile, öğlen
et ve salata..Akşam
Ara öğünlerde elma ve 2 kepekli bisküvi..
pilli bebekciğim tüm gün bu dediklerini uyguladıktan sonra, akşamları senin yanında fıstıklı çikolatalar, tazecik kabak çekirdekleri sonracığıma profiteroller yense önce yok ben yemiyeceğim diyorum sonra, ayyy azıcık ucundan alimm diyorum sonra kaseyi önüme alıveriyorum:)))
Birde ne yapıyorum biliyormusun, ara öğünlerde yemek için fındık, ceviz, kayısı alıyorum. Hani metabolizma çalışsın diye, çekmeceme koyuyorum.. Aaaa bir günde bitiyor:)) Abartmakta üstüme yok anlayacağım:))
@pbk ben her gün zaten 1 saatten fazla yürüyorum. Yemek desen zaten dikkat ediyorum. Ama ne yaptıysam olmuyor...
@ kop sen de pek biliyosun bu diyet işlerini hayırdır :))
yaza doğru toplanalım da hepimiz sandalet neyin ya da stiletto'larımızı falan giyinip gelelim. o zaman @kop da gelir.
Bu yazı Kop cuğumun nasılsa istediğimi yazabilirim..
Akoni, yukarıda yazdıklarımı yap, 2 hafta sonra görüşelim..
ayaklar ıslak olcek pbk... şte kop o zaman hızlı gonzalesi yarı yolda bırakır diyeyim sane...
Bu konuyu saplantı haline getirmek çok saçma, ayak ayaktır yürüme dans etme hoplama zıplama gibi görevleri yerine getirir..Farklı anlamlar yüklemeye gerek yok..
Lorienn, ıslak ayak kayar tatlım..
Kop, bütün psikolojik saplantılar, cisimlere verilen farklı kişisel anlam yüklemeleriyle başlar, bıcak kesmeye yarar, yanyana gelince görevi kesmektir bitti..
Akoni, et yerine protein değeri yüksek yiyecekler olabilir..Kuru fasulye, yumurta..
saplantılarımı insanları hor görmeyin benim, anlayışla karşılayın beni, şefkat gösterin bana,
fasülye ve bezelye kesinlikle yeme akoni, yumurta da yeme, hele yoğurt ağzına sürme...
herkesin metabolizması farklıdır, sana uyan diyet bana uymayabilir, proflar bunu keşfedemedi henüz, diyetisyenler çok uzun testlerden sonra çözebiliyolar metabolizmayı, o bile çoğu zaman tutmuyo, tutturulanlar nadir, ancak, ciddi iş bu, her profun harcı deil, bu işin esası az yemektir, bol harekettir, ne istersen ye ama az ye, alışın verişinden az olmalı,
misâl arabanda 10 litre benzin var, ve sen 200 km gideceksin 20 lt daha almıcen, 10 lt alcen ki hem aldığın 10 bitsin hem de depodaki 10,
yani az ye ki biriken yağları yaksın vücut, katalavis?
Ben zayıflamak için doktora gitmedim, sağlıklı beslenmek için gittim, arada fark var..:)
Sağlıklı beslenen kişi kilo almaz zaten..
demekki önceden sağlıksız besleniyodun ve kilo aldın, sağlıklı beslenip kilo almasadın neden doktora gidecektin ki zaten,
sağlıklı beslenme formüllerinin özünde sana miktar olarak az yedirme alışkanlığının kazandırılması yatar, az yersen tükettiğin kadar alırsan kilo almazsın, bu kadar, basta! bunun için proflara para dökmeye gerek yoktur, endaksi!
acaba ben pasta falan yemiyom onun için kilo almış olabilirmiyim. ufff uffff takıntı değil ya gerçekten kilolar beni üzüyor. Şimdi yaz geliyor deniz mevsimi ben göbekli
olabilir akoni, pasta dondurma börek çörek yemiyosan kesin ondan kilo alıyosundur, bunları ye gör bak 2 haftada 10 kilo verirsin,
Ben kalkayım uçağım kaçacak. Ben hala burda çene yapıyom sizden doyum olmaz . Görüşmek üzere hoşçakalınız.
halen kullandığınız ilaçlar varsa, onların yan etkilerini de bir doktora danışmak lazım! mesela tiroid hormonu tedavisinde böyle kilo artışları olabiliyor.
@pillipati doktora gittim tahlillerde sorun yok, hatta kolesterol süper sanırım yürümemin faydaları. ilaç kullanmıyorum sadece haftada 2 gün calsiyum alımaya çalışıyorum, çünkü şişkinlik yaptığı için bazen ara veriyorum. Bir de burda (İstanbul'da ) doktora gitmeyi düşünüyorum.
kop, akoni, lorien, pillipati, linet, dejavu...
özledim sizleri. bu arada, gerçekten güzel haberlerimiz var. mızmızlık etmeyin gelin işte fasıl gecesine:))
arkası yarın..................
çilek!! inşallah tahmin ettiğim haberlerdir:))) biz de seni çok özledik!
tahmin ettiğin haberler nelerdir mak ???
cia nın sitesi gibi oldu bu blog, herkes haberleri biliyo, tahmin ediyo kimse bişey demio, hadi hayırlısı....
yok be kop, o kadar bilgiye sahip değilim, ama içgüdüsel olarak ve çileğimin pozitifliğinden hareketle bazı tahminlerde bulundum içimden, o kadar:)
umarım hayırlısı olur hakkında çileğimin, ama herşeyden önce sağlıklı olsun!
aa! üstüme iyilik sağlık, nereden bileyim kop!!! valla bu tamamen patenti sana ait bir tahmin oldu:)
sağlık dilemek, her türlü iyi dileğin önünde ilk olarak söze başlama şeklidir, yani en azından ben öyle düşünürüm:)
alemsin diyorum ya:)
herşeyden önce sağlıklı olsun, gelecek bebek için söylenen bi iyi niyettir, akla ilk bebek gelir.
- öğlen ne yapacaksın?
- köfte yapacağım
- aman herşeyden önce sağlıklı olsun da
denmez heralde...
vah vah...
sadece bebek için mi söylenir ? köfte mi?? iyimisin bu gün kop:))
-yeni bir işe başlayacağım;
- hayırlısı olsun, hakkında hayırsızsa olmayıversin öyle iş, kızım önce sağlık!
&
- yeni bir eve taşınacağız...
- a öyle mi? güney cephesi mi? amaan hemen sorduğum soruya bak, sağlık olsun, hayırlar olsun da güney cephesi olmayıversin...
&
- öss' ye gireceğim, hayatım buna bağlı...
- oğlum ne biçim konuşuyorsun, önce sağlık olsun, sen yeter ki tek parça kal bu hayatta ayağın tutsun, gözün görsün, kulağın duysun, kimselere muhtaç olma da, ne sınavlar kazanırsın, bu sınavda başarılı olamasan da...
gibi...
ama herşeyden önce sağlıklı olsun!
mak, böyle bir iyi dilek temennisi bebek için söylenir,
herşeyden önce sağlıklı olsun diyorsun,
sağlık olsun yada canın sağ olsun yada önce sağlık dememişin,
gibi...
herşeyden önce sağlık olsun...aynen öyle!
yani; cümlenin 2. kısmı maddi-manevi dilek cümlesi içerecek, ev-araba-iş-eş ve benzeri gibi, bu cümlenin ilk kısmında da açılış için önce sağlık olsun tabii de, umarım şu da olur diye devam edersin...
dedim ya, ben öyle yaparım en azından...
belli, kop...çık biraz temiz hava falan al, mümkünse öğle yemeğini dışarıda ye..önce sağlık, unutma:))
tuzağa düşürmeye çalışmak öyle mi:)ama zaten senin cümle şekline göre cevap verdim...ama sen, sadece bebek için söylenir diye tutturduğun olayı bir çok duruma uyarlayabilirsin, bunun da örneklerini verdim sanıyorum, ve cidden bu gün pazartesi sendromu yaşıyor olabilirsin kop...
mak kıvırma diye buna derim ben...
ben pazartesiden korkacak adam mıyım?
her günüm cumartesi benim...
kıvırma mı ? açıklamalarım nereye gitti? kıvıran kişi lafları yuvarlar...hani? nerede yaptım kop pardon?
cumartesi gibi değilsin bugün!
hayır yok:) aslında olmasını beklediğim bir pazartesi idi, ama olmadı o korkunç sendrom Allah' tan...
ama bana kıvırma dedin, nerede kıvırdığımı bir anlasaydım hayırlısıyla...
neyse, ithamına rağmen, bana aslında böyle söylemiş olduğundan üzüntü duyduğunu varsayarak konuyu ben de kapatayım bari, sonuçta seninle tartışmalarımızda bu noktaya geldiğimizde hep aynı şey oluyor...
kırıcı kelimeler devreye girebiliyor:) boşver yani...
belki de kıvıran bendim mak, geri alıyorum kelimeyi, seni kelimeler ile kırcaama kendi kafamda odun kırarım...
ithamlar ve hakaretler olmadan, pardon...evet sonuca baktığında uzlaştık(!)
tabi tabi, içinden geleni öylece söylemek lâzım, öylece, akla geldiğince, düşünmeden...!
mak, kandırmak daha mı iyi ?
düşünceyi söylemeyi mi tercih etmeliyiz, yoksa kandırmaca mı yapmalıyız hoşa gitsin diye
kop? canısı? hala uzlaşmaya mı çalışıyolar? cık cık cık... üzme çocukları!.. kes at bitir uzlaşma!
Bu yaziyi coktandir takip ediyor, sadece izliyorum. Simdi bir iki kelimecikte ben yazayim dedim. Yasadigimiz dünyada hayvanlar bile uzlasip, bir yol buluyorsa eger, tabii ki insanlar dünden uzlasabilmeli, anlasabilmelidir. Uzlasma anlasma demek degildir. Nasil ki savaslarda baris olmadan ateskes oluyorsa, bu da onun gibi bi seydir...
Uzlasmak kardes olma anlami tasimaz, sadece bir veya birden fazla konular da mütabakat saglamaya uzlasma adi verilir...
Hayir uzlasmiyorum diyeni kimse zorlayamaz. Uzlasma; fikirlerini söylemeyeceksin anlamina asla gelmez. Hem uzlasir, hem de fikirlerini düsündüklerini pekala söyleyebilir tartisabilirsin. Mesela; devletler arasi uzlasmalar olur. Bu demek degildir ki o devletin her yaptigi bizim icin mübah; Hayir asla, yanlisini görünce yine tepesine cökersin. Uzlasma Allah kanunu degildir. Her zaman bozulabilir, degistirilebilir. Kisaca yapilan bir mütabakata uzlasma denir...
Saygilar.