Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "link vermek ve imaj eklemek"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

"Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
Tarih'i tekerrür diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?"

Mehmet Akif Ersoy’ un bu kıtasıyla başlamak istedim. Yazının sonunda belki daha bir anlam ifade edebilir.

\

İsrail şuan ki topraklarını nasıl elde etti, İsrail nasıl kuruldu kaçımız biliyoruz?
Bu sorunun ardından tarihe dönelim.
1800lerin başında Avrupa ve Amerika basınında "vatansız halka, halksız vatan" kampanyası başlatıldı. Yahudileri vatansız ve Filistin’i halksız bir vatan olarak düşünüyorlardı. O sıralar Osmanlının elinde olan Filistin topraklarında Araplar yaşamaktaydı. Rusların, çarın öldürülmesinde Yahudileri suçlu bulmaları ile Filistin deki Yahudi nüfusu artmaya başladı. Osmanlı yasalarına göre her ne kadar Yahudilerin toprak satın alması yasaklansa da bu yasak Yahudilerin toprak satın alımlarını engelleyemedi. Nihayetinde Teodor Herzel II. Abdülhamit ile görüşerek Filistin’in kendilerine satılmasını talep etti. II. Abdülhamit’in cevabı su şekilde oldu:

Bu meselede ikinci bir adım atılmasın. Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birer birer Plevne'de şehit düşmüşlerdir. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanlarında kalmışlardır. Türk imparatorluğu bana ait değildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını vermem.
buraya kadar oalan olayları daha ayrıntılı bir şekilde surdan bakabilirsiniz

Fakat savaşlar sonrasında Osmanlı toprakları paylaşılmış ve Filistin, İngiltere’nin yönetimine geçmiştir. Bu aşamadan sonra Siyonistler tarafından toprak alımları daha da artmış sonunda Filistinlilerin gecikmiş başkaldırı, isyan ve pişmanlıklarına rağmen 1948 de İsrail kurulmuştur. Böylece bütün Yahudilerin günün birinde sion tepesi etrafında toplanılmasının ilk somut adımı atılmıştır.

\

Günümüze döndüğümüzde, Türkiye topraklarının yabancılara satılması bayağıdır gündemde.
Satılan yerlere istersek burdan da bakabiliriz.
köprülerde satılık
Hatta beyanatlarda “biz satmakla mükellefiz” diye de belirtilmiştir. Bir de İsrailli kadınların (yaklaşık 2000 kişi) Şanlıurfa’ya gelerek doğum yaptıkları duyulmuştu bir ara. Ve hatta Şanlıurfa topraklarında Yahudilerin satın aldıkları toprakların arttığı. Yalanlansa da inkar da edilse gerçek payı taşımadığını kim bilebilir.
Peki, neden Şanlıurfa?
Yahudilerin dini kitabı Tevrat ta, uğruna baş koydukları şöyle bir kavram var: Vaad edilmiş topraklar.
Tevrat’ın Tekvin kitabının 15. Bab’ında şöyle belirtilmektedir:
“O günde Rab, Abraham’la (Hz. İbrahim) ahdedip dedi: Mısır ırmağından (Nil Nehri) büyük ırmağa, Fırat Nehri’ne kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim.”
Ve yahudiler iman ettikleri bu vaad edilmiş topraklara ulaşmak için ellerinden geleni yaptılar,yapacaklardır.
GAP
GAP

Yani vaad edilmiş toprakların en önemli kısımları Türkiye toprakları içinde yer almaktadır.ve israil bizden GAP' ı istiyor.
İşte bu yüzden Şanlıurfa…
İsrail çok ince oynuyor. İlerde ellerinden alınması durumu söz konusu olmaması için bu doğum senaryosu çizilebilir. Ayriyeten su sıralar Yahudilerle Kürtlerin akraba oldukları, kendi antropolog ve araştırmacılarınca ileri sürülüyor. Şu an asıl akrabaları olan Filistinlileri acımadan bombalarken Kürtlerle akraba olduklarını ileri sürmeleri, tabi ki gelecekteki çıkarlar yüzünden. Buradan bu konuda Rahşan Ecevit'in yaptığı yorumuda görebiliriz..
Gözümüze sokulmasını bekliyoruz her şeyin, dönüp tarihe bakmadan.
Son olarak ileri görüşlü ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ ün 27 Temmuz 1937 tarihinde Hakimiyeti Milliye gazetesine verdiği demeciyle bitirmek istiyorum:

(Ortadoğu’da bütün bir bölgede çıbanbaşı olacak bir Yahudi Devletinin kurulma aşamasında olduğunu sezinledikten sonra) “Filistin’e el sürülemez. Türkler bölgedeki yabancı işgali kabul edemez. Hz. Muhammed"in ve kutsal değerlerin hürmetine İslam"ın mukaddes topraklarının Yahudilerin ve Hıristiyanların nüfuzuna girmesine engel olacağız. Ordumuzun buna gücü yeter. Birinci Dünya Savaşı"ndan sonra Arap kardeşlerimizden uzak kaldık ancak onların aralarındaki karışıklıkları kimse bizden iyi bilemez.”

Not:Keşif dışı yazacaktım ama konu hassas olunca keşifte yer almasını uygun gördüm,umarım hoş görürsünüz..


58 ahkam var

Ahkâmlar

Gerçekten güzel bir yazı olmuş....
Aslında bu bilinen fakat çoğu kimse tarafından pek dikkate alınmayan ve önemsenmeyen bir konu....
Osmanlı'nın ortadoğu üzerindeki etkisi kalkınca güç tamamen İngiliz ve Amerikan güçleri altında İsrailin eline geçti.
Filistin, Lübnan, Irak.... Suriye derken Türkiye...

Hafifte gorulen en mesnetsiz paranoya olarak tarihe gecer bu yazi.

uyuyun siz :)

Bir insan ugrasmis yazmis sadece hade len demekle karsi cikmak dogru degil. Eger karsi bir tez varsa, arastirma vs.. neden paranoyakcaymis bunlar okumak isterim hem bu sitenin ve tartismanin kalitesini arttırır. Zira yazida soylenen hersey icin bir kaynak var. Kaldı ki yine hafif orgda bundan yillar once bu yazinin daha ayrintilisi vardi aradim bulamadim aradan 4 5 yil gecti degisen bir sey yok .

İstanbulda önümüzdeki yıl dünya su konseyi mi öyle birşey toplanacak, eğer sağlam duramazsak türkiyeden doğan nehirler de kontrolümüzden çıkacak, bilginiz olsun, paranoyakça bir düşünce ama bekleyin görün,
israil dünyanın en büyük tohum üreticisi ve bu üretiminin tamamını gap ta yani bizim topraklarımızda yapıyor, paranoya diyenler oralara bir gitsin gezsin neler yapılıyor görsün,

Akılsız adam taş gibidir, suya düşünce batar;
Saf adam şeker gibidir, suya düşünce erir;
Akıllı adam yağ gibidir, suya düşünce yüzer.

İsmet Özel'in kitaplarından birinde okumuştum zamanında.
Biz Türkiye Cumhuriyet vatandaşları da maalesef şeker gibi! adamlar olduk yıllarca televizyon, sinema, dergi, gazete vesair araçlarla bu ülkeye uygulanan dezenformasyon sebebiyle.
Yahudiyi yahudiden daha fazla düşünmek,
yahudiye yahudiden daha fazla acımak,
akıl işi mi?

Ezoterik öğreti veya Kabala öğretisi veya muharref tevrat sapkınlıkları şeklinde bi aratırsanız google'da nelerle karşılaşacaksınız bi bakın.

Daha evvel de yazmıştım. Yahudi, bir dolar için bütün evreni ateşe atmaktan çekinmeyecek tıynette bir ırktır.
Kaldıki xerre arkadaşımızın yazdıkları hakikatten başka birşey değil.
Hakikatin sadece çok cüzi parçalarından kırıntılar.
Yahudi genosis yalanını bugün azıcık namusa sahip tüm aydınlar itiraf ediyor. Yahudi soykırımını yapan şahsın Hitler olduğunu biliyoruz ancak Hitler'in kim olduğunu biliyor muyuz? Yahut Hitler'in fikir babalarının, en yakınındaki şahısların, emrindeki önemli kişilerin tümünün Yahudi Kabalası'nın öğretisinden milim şaşmadan yaşayan insanlar olduğunu bilmeyenler azıcık dolaşarak internette, rahatlıkla zengin kaynaklara ulaşabilirler.

Falanca şehirden örnek vereyim sizlere. Bu şehirde, bu rezil hükümetin yabancıların mülk edinme yasasını çıkarmasının ardından satılan arazilerin niteliği ve niceliğini öğrendiğim zaman tüylerim diken diken olmuştu. Bir vesile ile kimlerin aldıklarını öğrenince daha da ürkmüş ve Allah sonumuzu hayreyleye demiştim.
Tamı tamına 600 parça arazi TC vatandaşı olmayan şahısların elinde. Ve bu şahısların hiçbiri de bu mülkiyeti edinebilecek zenginliğe geçmişinde sahip değil.
Bunun ne anlama geldiğini herhalde anlamışsınızdır.
Bundan 8 yıl kadar önce dağda çobanlık yapan falanca şahsın kerpiç evi ile üzerindeki giysisinden başka bir varlığı yok iken, bir günde onlarca trilyona sahip olmasının açıklamasını kim yapabilir?

Yazık memlekete, yazık bu vatana, üç kuruş için geçmişine, soyuna sopuna, geleceğine ihanet eden insan kılıklı hainlere de yazık. Çünkü bunun hesabı verilmez.

Ayrıca buradan

buradan

okuyunuz.

www.yazibilim.com |tahliller.blogcu | gidenler.blogspot

Turkiye'yi bolunmus gosteren haritalar, yabanciya toprak satisi, misyonerler tehlikesi falan daha once tartisilmistir bu site de.
Ve yine daha once bu tur haberlerin bir cogunun irkci ve fasizan kaynakli oldugu verilen baglantilar ile, fasizmin taniminda yer alan maddelere uygunlugu ile belirtildi. (ayrica yukari da verilen baglantilar da bu tur haberlerin kaynaginin neresi olabilecegini dogruluyor zaten)
Bu tur haberlerin genellikle 'ortak dusman yaratma' amacli oldugu, kisilere gaz verildigi soylendi.
Bu gazlar neticesi ile 'malatya'da insanlarin kitir kitir kesildigi' ve bu kasaplik gorevini yerine getirenlerin 'tanri turku korusun' seklinde slogan atarak bu tur haberleri cikaranlardan etkilendigi falan cokca soylendi burada.
Hirant Dink'in de boyle bir gaza kurban edildigi acik secik belirtildi.

Simdi bu haberden sonra birileri gidip sanli urfa'da uc bes yahudiyi bogazlar ise sorumlusunun bu gazi verenler olabilecegi tahmin etmemek biraz saflik olacaktir.

Yazi olarak ise guzel. Arastirma yapilmis, emek sarfedilmis, guzel yazilmis. Ben tebrik ediyorum ve kesinlikle 'he len' demiyorum.
Ama icerik olarak elestirmek ise herkesin en dogal hakkidir.

Atatürk'ün Yahudi Devleti ile ilgili söylediği sözleri nereden buldunuz kuzum? Bize de kaynak gösterin okuyalım. O zaman belki ikna oluruz...

olayı nerden nereye getirdin, ağzımızı kapatalım da aman kimse gaza falan gelmesin, bu topraklar kimin malı da kim kime satıyor beyler, yok birileri burdan gaza gelirmiş te gider adam kesermiş, memleketin güvenlik güçleri var isterlerse kuş uçurtmazlar çapulculara katillere kardeşim hayal mi görüyon sen. susa susa bunlar geldi başımıza, vatan gitsin aman susalım da millet gaza gelmesin, nedir bu yaaa, bu sınırlaer bu topraklar bu cumhuriyet nasıl kuruldu haberiniz var mı sizin, şehitlere de mi hiç saygınız yok,

ap arkadaşım...
anlama özürlü müsün okuma özürlü mü? yoksa vatan sevgisi özürlü mü?

linkin bulunduğu sitenin görüşü ile uzaktan yakından ilgim yoktur.
ayrıca o linklerde bahsedilen bilgilere daha başka binlerce kaynaktan da ulaşılabilir ve aynı yeri aynı bilgiyi gösterir.

gerçi senin niyetin başka. öyle anlaşılıyor. sen suyu bulandırmak gayesindesin amma şunu iyi bil bu vatan benim bu memleket benim üç kuruşa satacak olan içteki hainlere de dışardan saldıracak alçaklara da nasıl karşılık verilmesi gerekiyorsa o şekilde karşılık verecek kadar namus izzet ve şeref ve vatan sevgisine de sahibim şükür.

biryerlere ihbar mı ediyorsun!!!???
yok malatya imiş yok asmak kesmek ..

ben inanıyorum ki, burdaki arkadaşların hiçbiri de bu vatan için, namusu için, bu topraklar için canını vermekten bir an için olsun çekinmez. hatta bu uğurda seve seve o yola girer.senin ve senin gibilerin pek anlayamayacağı bir şeydir bu.. öyle anlaşılıyor.

burdaki fikirleri ve fikir sahiplerini aklınca biryerlere işaret etme dengesizliğini de bir daha göstermezsin umarım.....

kaynak isteyen arkadaşlar, google nimetinden istifade buyursunlar...
yukarda da yazdık ya. ezoterik öğreti, kabalacılık, muharref tevrat sapıklıkları diye aratın ve azıcık yorunuz kendinizi.

buyur ap arkadaşım buradan faşist! ırkçı! olmayan siteden bilgi edin...
ayrıcı buradan

ve buradan da

okuyabilirsin.. sonuncusu kesinlikle faşist ırkçı değil haaa!

www.yazibilim.com |tahliller.blogcu | gidenler.blogspot

Hocam ezoterizmin sapıklıkla alakasını Adnan Hocadan kurdunuz herhalde yada kelime anlamında bilgi eksikliği var. Yada şöyle söyliyeyim: Atatürk'ten alıntı olduğu iddia edilen sözle gerçekçi değil. Sizden başka bilen yok.

:)
sizin üzümle değil bağcı ile derdiniz.
ezoterik öğreti dediysek burda işlenen konu yahudiler değil mi, öyleyse yahudi ezoterizmine bakacaksın.
buyur
wikipedinin adnan hoca ile ilgisi var mı onu bilmem bak!
benim yok da!
Atatürk ile ilgili bilgiyi de xerre arkadaşımız verir herhalde.

www.yazibilim.com |tahliller.blogcu | gidenler.blogspot

kıbrıs'ı ingilizler'e peşkeş çeken, hani şu filistin'i satmayan, sitayişle andığınız II. abdülhamit han olmasın? bkz: kıbrıs'ın ingiltere'ye kiralanması, devlet arşivleri, kıbrıs'ı verdik ama adakale bizde kaldı

tarihi yansız, nesnel ve o günün koşulları içinde değerlendirmezseniz maymun olursunuz, aman dikkat.

yorumlarınız için ve
güzel katkılarınız için teşekkürler.
@serdarsabri abdülhamite sitayiş nerde bu yazıda göremedim.
@ap arkadasım insanların akılları vardır durumları yorumlayıp ona göre hareket etmelerini sağlayan,başkalarının bir yazısıyla gaza gelenlerinde aklından kuşku duymak gerekir. malatya örneği vermişssin nekadar yakışıksız da olsa. sen inanıyormusun ki o tarz olayların okadar basit,sadece gaza gelerek yapıldığına.senin aklın alıyormu bir yazıyı okuyupta insanların gaza gelerek adam kestiklerine..paranoya demişsin,görüşün o yönde olabilir..şaşarım(korkarım) ki sen ozamanlarda olsan ATATÜRK'ün sözlerine de aynı yorumu yapardın!!
@INTERNET CAFEE 2005 tarihli Cumhuriyet gazatesinde bu demecten bahsedilmiştir.. linki de budur

Boş zaman makinası!

Yine ayni yere dogru gidiyoruz.
@xerre arakadasim, malatya orneginin verilmesi senin neden rahatsiz ediyor anlamadim. Iste senin kaynak gosterdigin siteden bir link. Misyonerlik ile ilgili.
Ne denmis ornegin yazinin sonunda

Eğer bu faaliyetler bu dönemde daha da ağırlaşır, daha da katmerleşirse, biz de “daha ağır ifadelerle ve daha ağır yorumlarla” konuyu gündeme getireceğiz. Daha ağır konuşacağız. Bilesiniz.

Daha sonra ne olmus? Malatya'da 'tanri turku korusun' diye slogan atan zati muhterem misyonerlik yapan kisileri koyun keser gibi kesmis.
Daha baska yazmaya gerek var mi?
Hirant Dink ile ilgili bir yazi, yine ayni siteden.
Tanrı Türkü Korusun Ve Yüceltsin.

Denerek yazi bitirilmis. (Ne hikmetse malatya'da atilan slogan da ayni idi! )
Sonra ne olmus Hirant Dink'e? Hepimiz biliyoruz ne oldugunu.

Ve siz kalkmis oyle bir siteyi kaynak gostererek, legitimitesini halen dunyaya kanitlama savasi icerisindeki (siyonist) Israil'in Turkiye topraklarin da gozu oldugunu soyluyorsunuz. -----ıptal edılmıstır----

Ben de bunu paranoya olarak goruyorum.

Bir arkadasimiz ise irkci ve fasist olmayan sitelerden cesitli linkler vermis. O linklerden ilk ikisinde bu yaziya temel olan teoriyi destekleyecek hic bir sey bulamadim. Ucuncusunu ise okumadim.
Sayet lutfederler ise ilgili alintilari buraya eklesinler ve ne anladiklarini da yazsinlar bir zahmet. Merak etmeyin ingilizce anlayabiliriz.

Vatan sevgisi ve savunmasi ile ilgili olarak da soylemek istedigim:
Merak etmeyin kardesim. Bu vatani 'gerektiginde' canimizi verecek kadar seviyoruz. Gerekirse 'hic kimseden, hic bir sey beklemeden, vatanimiz ve bagimsizligimiz icin, bir sarki soyler gibi oluruz de'.
Ve irkciliga ve fasitlige kacmadan yapariz bu isi.

@ap arkadaşım ne partisi ne sempatisi...siyasetle hiç bir ilgisi yok bu yazının,ya da kaynak olarak gösterilen sitenin siyasi fikirleriyle de..benim yola çıktığım nokta Ulu Önderimiz Atatürk'ün neden zamanında öyle bir demeç verdiğini araştırmak oldu ilk. daha sonrasında sende az çok biliyorsan tevratta bahsi geçen vaad edilmiş topraklar kısmını araştırdım. ve israillilerin vaadedilmiş topraklara nekadar inandıkları da biliniyor..hayal ürünü olarak önce-sonra olarak resmedilmiş haritalarda bak bakalım israil Türkiyenin neresinde yer alıyor....

NOT: bu yazı kimseye sunu yapın bunu yapın demiyor.herkesin aklı fikri var nihayetinde.. sadece dönen yada dönecek oyunlara alet olmayalım, iki kere düşünelim hatta tarihe bakalım diyor.
bu notu da düşürttün ya bana @ap arkadaşım.

Boş zaman makinası!

@xerre direkt olarak seni link verdigin site ve gorusleri ile iliskilendirdim. Oyle degilmis. Ozur diliyorum.

israilin yaptığı elbette ki geç dönem emperyalizmi.. Bugünün uygar ülkeleri dün nasıl kurulup ta büyüdüler dersiniz.

close to perfect

işin ilginci metrakare olarak en çok türkiye'den toprak alan araplar...

istanbul'un göbeğini, iletişim şirketlerini almadılar mı?

xerre en azından abartmamış ama kendine takma isim olarak mevlana yı seçen kendini bilmez dangalak tüm ırkçı nefretini dökmüş.

bu kesim neden israil ve siyonizmden, masonlardan özellikle nefret edip, devamlı herşeyin sebebi olarak gösterir?

çünkü tarikat yapılanmaları, tarikatların para edinme yolları ve nüfuz edinme yolları birebir mason teşkilatından araktır.

dertleri masonları, yahudileri sevmemek değil halkı artık biz emeceğiz demektir.

utanmaları yoktur; müslümanları şeytanın çocuğu olarak gösteren, Hz. Muhammed'e deccal diyen engizisyon kayıtlarını kendi yahudi düşmanı fikirlerine kaynak olarak gösterirler.

sıkılmaları yoktur, tüm örnekleri falanca şehir diye başlar, alimallah o şehrin ismi verilirse, en çok arazi kapatanın suudi şeyhleri olduğu ortaya çıkar

insanlıktan nasiplenmemişlerdir, ümmeti milletten üstün gördükleri halde, hemen vatansever kılığına bürünürler, amerika daki sapık kabalistler derler, ama o amerikanın kucağındaki salyalı hocaya laf ettirmezler.

toplu seks yaptım diyen, sonra deliyim diyen adamların EVANGELİST PAPAZLARDAN çevirdiği yazıları pişkince buraya koyarlar.

vatan satılıyor, ama en çok araplara satılıyor, fettullahçı adnan hocacı tayfa da dikkati israile çekmek için kıçını yırtıyor. aslında haklı oldukları tek bir konu var, araplar aldıkları toprakları hemen yahudilere satabilir, sonuçta kendi vatanlarını sattılar..

redogre'ye

bahsini ettiğin şahıs veya grupların herhangi biriyle ilgim yoktur. bunu bilesin.
o kadar sayıp döktüğün sıfatların sana daha iyi yakışacağına eminim. aynen iade.

ismime gelince, neden illaki türkçe veya islami geleneğe ait bir isim görünce kuyruğuna basılmış gibi rahatsız oluyorsunuz bunu anlayamadım.
ismimden rahatsız olmuyorum, senin rahatsızlığın neden acaba?

ırkçılığa ben herkesten evvel karşı çıkarım. bunu savunan herhangi bir kelime gösterebilir misin veya ima?
hepsi hepsi bir link ve kaynağından ötürü böyle kolayca ve saçmaca insanları yaftalama alışkanlığı, sizin fikri kapasitenizi ve yapısını çok iyi ele veriyor.

"konuşacak sözü olmayanlar, basitliklerinden ötürü şiddet veya hakaret yolunu seçerler. benim söyleyecek sözüm daha bitmedi."

www.yazibilim.com |tahliller.blogcu | gidenler.blogspot

Benim sinirlendiğim nokta sap ile samanın karıştırılması en çok.

GAP ı vaadedilmiş toprak olarak gören yahudiler var mı? Evet var, elbette, çeşitli radikal yahudiler vaadedilmiş toprakları buraya kadar uzatır, ama başka radikal gruplar bırakın dünyayı, öbür tarafı da tamamen kendilerine ait görüyorlar..

Yahudiler Türkiye'den toprak alıyor mu? Elbette alıyorlar, ama yahudilerin, ingilizlerin, amerikalıların hepsinin toplamı kadar araplar toprak almış durumda hem de devletin başındakilerin kefilliğiyle, birini söyleyip öbürünü söylememek olmaz.

Türkiye yasaları bellidir, bir ilin yüzölçümünün belli bir miktarından fazlası satılamaz yabancılara, ayrıca yabancıların hakları da kısıtlıdır bu arazilerde.

Eskiden yabancıların arazi alımı çok daha zordu, kim kolaylaştırdı? Sakın AKP olmasın?

Peki yabancılar toprak alıyor, biz Türkler dışardan toprak alıyormuyuz, evet hem de kat kat fazlasını, bu rakkamlara Alman vatandaşı Türklerin aldıkları araziler dahil değil üstelik.

Peki neden hep bu yazılarda muallak ifadeler kullanılıyor?

Çünkü burası Türkiye Cumhuriyeti, 1940 ların filistini değil, kimin ne kadar arazi aldığı tapu kayıtlarında vardır. Biri çıkıp şu şehir derse, yerel yönetim hemen ne kadar arazi kimin açıklayıp, bu iddiaları çürütür, o yüzden her zman falanca şehir ve güneydoğu denir.

Peki bunca laf ediliyor, niye devlet bir açıklama yapmıyor?

Tapu Kadastro Genel Müdürü Zeki Adlı'nın 2004'te yaptığı açıklama

Evet eski, ama o günde aynı iddialar, muallak ifadeler ile söylenip duruyordu.

Hele tüm yahudileri birbiri ile uyum içinde çalışan büyük bir makina olarak görenleri ciddiye almak en zoru. İsrail'de her ülke gibi binlerce farklı görüş barındırıyor ama en ilginci belki de, Türkiye'dekilerin seferad (ispanyol kökenli) yahudilerin olması, İsrail'deki hakim sınıfın aşkenaz(batı avrupa) olması ve 2-3 seneye kadar seferad bir parti başkanın olmaması. Aşkenazların, seferad ve rus yahudilerinden hazzetmediği ayrı bir konu.

Bir konuyu yazarken her kısmını yazmak lazım, xerre tek bir yönünü yazmış, ama üstüne uyduruk kaynakçı fetocanlar hemen hücum etmiş elbette, yazıdaki bir çok kısım gerçek elbette ama tüm gerçek değil, sen memleketindeki arapların aldığı toprakları yok sayarsan (ki hükümetimizin ucuza satma çabaları iyice ayyuka çıktı) parsellenen topraklar havada kalır.

Sermayenin dini olmaz, yahudisi de müslümanı da hristiyanı da iş para oldu mu, ortak olur, malı (burada toprak) en ucuza almaya çalışır.

Tarikatların çaycıları üzerine aldığı villaları söylemeyip, 2-3 gün önce fakirdi şimdi arazi aldı şu adamlar dersen, tependeki adamın asgari ücretten, oğlunu burslu okutmaktan, milyon dolarlık gemilere terfi ettiğini söylemezsen, memleketin hangi komisyonlar için satıldığını gözden kaçırırsın elbet...

mevlana yusuf, mevlanın adını kendine koyup bunu Türkçe ile açıklıyorsan ben sana ne diyim ki....

sen millete anlama özürlü diyorsun ya ben de sana ne mal olduğunu söylüyorum.

Daha evvel de yazmıştım. Yahudi, bir dolar için bütün evreni ateşe atmaktan çekinmeyecek tıynette bir ırktır.

Bu ırkçı değilse ne ırkçı?

Kafa o kadar beton olmuş ki kendi dogmasından, yazdığının farkında değil....

Masonluğun sözü geçen tarikat sistemleri ile, emperyalizmle, sömürü ile hiç bir şekilde ilgisi olmadığı gibi şekil olarak da benzemez. Tarikat yapılarının da Masonlardan örnek alındığı düşüncesinin doğru olabileceğine inanmam çok zor. Hiç bir benzerlik kuramıyorum. Eğer siz kurabiliyorsanız bana da aktarın. Ama ben size farkların söyleyebilirim:
1. Masonluk Şeyh yada Lider düşüncesini reddeder. Koşulsuz eşitlik ortamıdır.
2. Akıl süzgecinden geçmeyen her türlü dogmayı ve körü körüne inanışı reddeder hatta taassup ve cehaletle mücadele eder.
dertleri masonları, yahudileri sevmemek değil halkı artık biz emeceğiz demektir.
Deyince sanki önceden Masonlar sömürüyormuş gibi hoş olmayan kaynaksız bir suçlama da var. Yanıltıcı ve süpekülatif buldum.

Masonluğun sözü geçen tarikat sistemleri ile, emperyalizmle, sömürü ile hiç bir şekilde ilgisi olmadığı gibi şekil olarak da benzemez. Tarikat yapılarının da Masonlardan örnek alındığı düşüncesinin doğru olabileceğine inanmam çok zor. Hiç bir benzerlik kuramıyorum. Eğer siz
kurabiliyorsanız bana da aktarın. Ama ben size farkların söyleyebilirim:
1. Masonluk Şeyh yada Zahit düşüncesini reddeder. Koşulsuz eşitlik ortamıdır.
2. Akıl süzgecinden geçmeyen her türlü dogmayı ve körü körüne inanışı reddeder hatta taassup ve cehaletle mücadele eder.
Sanırım Tarikatlarla en büyük farkları bunlardır. Ayrıca dertleri masonları, yahudileri sevmemek değil halkı artık biz emeceğiz demektir.
Deyince sanki önceden Masonlar yada Yahudi vatandaşlarımız halkı sömürüyormuş gibi hoş olmayan kaynaksız bir suçlama da var. Yanıltıcı ve süpekülatif buldum.

şeyhin yerini "büyük usta" alır, ve kararları mutlaktır. Eşitlik nerede var masonlukta? Anca alttaki masonlar arasında.

masonluk bir dayanışma cemiyetidir, yani bir mason bir iş yaptıracaksa önce başka bir mason kardeşe yaptırır, dışarıdan birine değil, keza tarikatlarda al takke ver küllah şeklinde işlerini kendi içlerinden olanlara yaptırır.

peki bunun neresi kötü, ben de tanıdığım manavdan, sevdiğim bakkaldan alış veriş ediyorum diyebilirsiniz, elbette zaten sistem böyle başlar, ama yayılıp büyüdükçe şöyle bir duruma gelir, misal siz inşaat şirketisiniz, her şeyiniz tam, ama bir tarikata, mason locasına, lionsa vs yakın değilseniz, hiç bir işi alamazsınız. Küçük ölçekte bu sorun değil gibi gözüksede, büyük ölçekte firmalar işleri açık veya kapalı ihale usulü ile yapmak zorundadırlar, bu tekelciliği önlemek, her hangi bir grubun güç kazanmasını engellemek için gereklidir.

bunlar göz ardı edilirse, daha önce dediğim gibi, çocuklarını bursla okutan bir adam, birden milyonlarca dolarlık gemi sahibi oğullara sahip olabilir.

her mason amacının daha çok kazanmak olduğunu bilir, akşam bezik oynamak için locaya kaydolmuyor herhalde bu insanlar. tarikatın tek farkı, bu işleri Allah adına yaptığını iddia eder, tabii doğal olarak Allah'ın sevgili kulu olan şeyhleri, hocaefendileri, illa ki villa da oturur. Kiminin cebinde beş kuruşu yoktur göya, kimi aileden zengindir, ama kimse nereden buldun yasası olmadığı için, bunca para nereden geldi hani bunun vergisi diyemez...

Hür ve özgür masonların tüm faalyetleri açıktır, ama diğerlerinin ne yaptığını kim bilir? Eski bir cumhurbaşkanı, içeriği tam bilinmeyen bir kuruma üye ise, bundan şüphelenmek elbette mantıklıdır.

iste geliyorlar istabula .....ne tuaf oyunlar dönüyor insan hizina yetisemeiyor..zamanlamada mükemmel dogrusu..Bilderbergciler istanbulda toplaniyor olacak gibi degil .... !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

vaad edilmiş topraklar kavramı bir çok millette vardır. bizde de gayet yaygındır. türki cumhuriyetleri de içine alan büyük türkiye düşüncesi, musul'u, kerkük'ü alabilmek için yapılan bir çok plan, osmanlı'nın ele geçirmiş olduğu tüm toprakları türkiye toprağı olarak görmek bu tarz fikirlerin ürünüdür. hatta bizde vaad edilmiş topraktan da öte vaad edilmiş dünya kavramı bile bulunur. "dünya türk olsun!" özdeyişi buna en güzel örnektir.

yahudiler ya da herhangi birileri bir takım topraklar üzerinde planlar kurarlar elbette, kurmazlar diyemeyiz. ancak sokak duvarlarında "dünya türk olsun" yazan bir ülke için de birileri aynı şeyleri söyleyebilir. avrupada aldığımız mülkleri örnek göstererek avrupayı hepbirlikte plan kurup çaktırmadan ele geçirdiğimizi iddia edebilirler. sizce böyle bir şey yapıyor muyuz?

redorge'nin değinip vermediği yüzde, binde beştir. yani bir ilde yabancıya satılabilecek toprak o ilin yüzölçümünün binde beşini geçemez. bilinen kayıtlara göre de yabancıya binde beşinden fazlası satılmış tek il hataydır. bu da satılma değil, hatay'ın türkiye'ye katılma kararından sonra suriye vatandaşlığına geçen eski hatay cumhuriyeti vatandaşlarına ait olan mülklerdir...

evet, birileri planlar kurarlar, toprak hayallerine düşerler ama elin 80 yaşına gelmiş yürüteçle yürüyen hollandalısı, ingilizi marmaristen aldığı deniz manzaralı evde silah depolayıp türkiye toprağını ele geçirme planları kuruyor diye düşünmek en basit haliyle saflıktan salaklığa geçiş aşamasını simgeler...

@ap arkadaşım teşekkür ederim ki verdiğim linklere daha dikkat kesilmeme neden oldun,ve bir linkteki yazının bulunduğu pencerede yer alan logolar! beni oldukça rahatsız etti..ve linki değiştirip onaya sundum..
doğrudur yabancılara toprak satışları binde 5tir en fazla ama onlar bilmiyorlarmıdır.kimlik gizleyerek yada yerli halkın üstüne yaparak bir yol izlenemezmi.bunlar gayet gerçekleşebilir.
bu arada inanıyormusunuz ki yıllardan beri gözü topraklarımızda olan devletlerin,aradan sadece 80 yıl geçti diye gözlerini başka yere çevirdiklerine..daha önce yapamadıklarını dolar ve eurolarıyla yapmaya çalışıyor olmasınlar.
burda bahsi geçen yahudi yada başka biri değil.asıl bahsi önemli olan tarihten az da olsa ders almak ve atalarımızın ne şartlarda savunduğu vatan toprağımızı sinsi oyunlara alet ettirmemektir.

Boş zaman makinası!

Numb Turan'ı atlamış, Turancılıkta adı geçen Turan neresi? Bir çok insan bunun hayali bir yer olduğunu, bir kısmı da Türkiye olduğunu düşünür. Ama elbette Turan daha büyük bir yer..

"Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan;
Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir: Turan"

Ziya Gökalp

Mesela yunanlı sağcılar yunan halkını hep Türkiyenin Yunanistana saldıracağı korkusuyla pompalar durur.

Türkler batı trakyayı da kıbrısı aldıkları gibi alacaklar diyip dururlar.

Biz ancak güleriz Türkiyenin batı trakyayı işgal planına, ama misal yunan blog sitesi www.hafifiko.org da xerrekakis adlı yazar batı trakyada türklerin aldığı toprakların ab ile birlikte arttığını, amaçlarının kıbrıs gibi nüfusu çoğaltıp sonrada saldırmak olduğu ile ilgili bir yazı yazabilir, ve bu yazıya yorum yapan vatansever steyonakis "Yunanistan üstüne oynanan oyunlara dikkat edelim, alet olmayalım" diyebilir elbet. Bu konu abartılıyor diyenredogris'e de sen uyu vatan elden gidio, Türkler gelecek batı trakyayı alacak denebilir, niye denmesin?

Kuzey Irak Meselesi de bunların bize ördüğü çorap zaten.

faşizm korkuyla beslenir, korkutmayın milleti yahuu!

israili de abartmayın tamam vahşi bir kedi ama kedi yani sonuçta, bu ülke de sonuçta kocaman bir fil, tamam kediye aslan boğdurturlar ama file birşey yaptıramazlar, tabi fil kendini aslan zanneden bir korkak değilse :)

şu toprak meselesinde devlet kurumları kaç defa açıklama yapıyor bir tehlike yok diye, birileri halen pompalıyor arazi alıyorlar diye!

ülkenize güvenin, türkiye ciddi devlet gelenekleri olan bir ülkedir, uluslaşma sürecini halen tamamlayamamış kabile şehi-şıhı-emiri kökenli araplara bezemez haa!

aşağıya şimdi ekleyeceğim yazıda şu toprak meselesi engin ardıç tarafından bir güzel açıklanmış bakınız!

Örneğin İsrail vatandaşları güneydoğu bölgemizden toprak alırlarmış, orada yeni bir Yahudi devleti kuracak ya da bir Tel Aviv-Diyarbakır “koridoru” açacak halleri olmadığına göre, ne yapacaklarsa o toprakları?

Bu saçmalıklar yalanlandı, hem de sertçe yalanlandı, fakat atılan çamurun izi kaldı. Birçok şaşkın, vatan topraklarının, tıpkı “kamu iktisadi teşekkülleri” gibi elden gittiğini sanıyor.

Yani vallahi ben de tam “pis liboşlar vatanı satıyorlar” diyecektim ki, yabancılara yurt toprağı satışlarının 1934 yılında başladığını okudum birdenbire! “Başvekil İsmet Paşa vatan toprağı satmış” demek son derece yakışıksız kaçacağından (ne de olsa Rahşan Hanım’ın rahmetli kocasının eski genel başkanı ve başbakanıdır), durdum.

Ege ve Akdeniz kıyılarında bazı arazinin “turistik amaçlarla” alınmış olduğuna da kimse aldırmıyor. Emeklilik günlerini beton yığınına dönmüş İspanyol kıyılarında değil de buraların henüz bozulmamış köşelerinde geçirmek isteyen yaşlı İngiliz memuruyla tavan süpürgesi kılıklı kokonasına “Kuzey Kıbrıs’a saldırabilecek SAS timi” gözüyle bakılıyor.

Oysa tam tersi olmuş, bizim topraklar elden gitmek şöyle dursun, Türkler Avrupa’da, toplayınca Lüksemburg’un yüzölçümü kadar tutan toprak almışlar!

Fakat oralarda hiçkimse “Türkler iki kez kuşatıp da alamadıkları Viyana’nın acısını böyle çıkarıyorlar” dememiş.

Dört milyona yakın Türk vatandaşının Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde satın almış olduğu toprak, tam 2 bin 500 kilometre kare tutuyor... Elbette çoğu Almanya’da... Bu topraklarda tapusu Türk’e ait tam 255 bin gayrımenkul var. Son on yıl içinde dörde katlanmış. Toplam değeri 41 milyar avro tutuyor!

Buna karşılık, çeşitli ülkelerden yabancılar Türkiye’de yalnızca 180 kilometrekare arazi satın almışlar. Bunlar toplam 57 bin kişi. Arazinin toplam değeri 8 milyar dolar, 6 milyar avro kadar.

Keferenin burada aldığı vatan toprağı, bizim orada aldığımız kefere toprağının on dörtte biri!

Yani bir verip on dört almışız ve “ele geçirme” konusunda onları on dört kere sollamışız! “Parasal” açıdan da yedi kere fazla para yatırmışız bu işe.

Bu haberi kim mi bildiriyor? Bir liboş falan mı? Hayır. Anlı şanlı ulusalcı ve de solcu Vatan Gazetesi’nin namuslu kesiminden Zeynep Gürcanlı bacımız bildiriyor.

engin ardıç

yahudilere "guguk kuşu" denirdi.

Guguk kuşları kendileri yuva yapmazlar. başa bir kuşun yuvasına yumurta bırakırlar. zavallı kuş, kuluçka devresi daha kısa olan guguk kuşu yumurtasının da üzerine oturur, yumurtalar çatlayınca guguk civcivini de kendi taşlığından besler. Yumurtadan daha erken çıktığı gibi daha da çabuk palazlanan guguk, diğer yumurtaları ya aşşağı atar, ya da kendisindn sonra çıkan yavruları tek tek didikleyip öldürür. Bütün bir azığa kendisi sahip olur.

Bütün diğer insanların yahudilere hizmet etmek için varolduğuna inanırlar. Hatta tanrılar bile gökten inip yahudi pehlivanlarıyla güreş tutmuştur.

Şİmdi kendi topraklarında "dünya skime, minare gtüme" tarzı takılıyorlar. inanmadığınız, kabul edemediğiniz nedir? bir açıklayın bakayım net olarak?

"hinc illae lacrimae"

@redogre
Bilmediğiniz konularda lütfen yorum yapmayınız. Bilmek istedikleriniz varsa sorularınıza cevap bulmakta yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. Ama ahkamınız gerçekten çok hatalı. Hayır Masonluk düşündüğünüz anlamda bir dayanışma cemiyeti değildir. Mason Localarında yemek yenip iş konuşulmuyor, Masonik bir çalışma yapılıyor. Bu çalışma sadece insanın iç dünyasına dönüktür. Bu çalışmanın amacından dolayı dayanışma yada yardımlaşma söz konusudur. Masonlukla ilgili hemen hemen her bilgi kitaplardan edinilebiliyor bugün. İçeriği hiç de sır değil artık. Masonluğun amacı da bellidir: "Kamil İnsana Ulaşmak" Bunun para kazanmakla ilgisi olabilir mi? Kimsenin böyle bir beklenti içinde olabileceğine kolay kolay inanmam. O zaman böyle kişiler için toplantılar korkunç derecede sıkıntı verici olurdu sanırım. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gelince Masonluğa girmiş, Devlet Su İşleri Genel Müdürü olunca zaman ayıramamasından dolayı ilgisini kaybetmiştir. Mason Dernekleri, Dernekler Masasına bağlı Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına tabi, tüm üyelerinin kayıtları ilgili kurumlarda mevcut yasal bir kuruluştur. Topluma zararlı bir yanı mı var ki Cumhurbaşkanının Mason olması soru işareti bıraksın?Büyük Üstatlık görevi idari bir görevdir. O da diğer üyeler gibi eşit düzlemdedir. İdari görevlerle ilgili eleştiri hakkına sahip merciler de her zaman açıkça eleştiri yapmaktadır. Basında bile çıkıyor. Zaman Gazetesini okumuyor musunuz yoksa? :) Sizin söylediğiniz olsaydı; bir holdingde çaycının genel müdüre fırça atması durumu söz konusu olurdu. Hiç bir kurumda olmadığı gibi Masonlukta da işler böyle yürümez.

Sizin gibi bir septiğin (Şüpheci) aslını bilmediği şeylere inanmasını hiç beklemiyorum. Kamuoyunda çıkan bir çok haber kasıtlı olarak yanıltıcı amaçlıdır. Size Wikipedideki ilgili maddeyi tavsiye edebilirim. Tarafsız ve ön yargılardan uzak olarak okumak isterseniz belki biraz daha doğru anlamış olacaksınız kanaatindeyim.

Masonluk, ortaçağda taş ustalarının, kendi sırlarını korumak için kurdukları bir gelenek. Bilginin her an ulaşılamadığı çağda, hangi taşın nasıl işleneceği, hangi taşın nerede kullanılacağını bilmek inşaat açısından çok önemli. Ama asıl amaç, taş ustalığının değerini korumak, her önüne gelenin bu işi yapmasını engellemek, ve kendi maddi çıkarlarını korumak.

Evet burada bazı insanların propagandasını yaptığı gibi, masonlar dünyayı ele geçirmeye çalışan, şeytana tapan adamlar değil, ama senin dediğin gibi amaçları sadece kamil insana ulaşmak olan bir grup saf ve iyi niyetli insan da değil.

Türkiye'de iş ortamına biraz burnunuzu sokarsanız, kimsenin kara kaşı kara gözü için iş almadığını, kah dini kimliğin, kah masonluğun, kah biraz paranın iş alınmasını sağladığını görürsünüz. Bu dünya çıkar dünyası, eğer ki çok fakir masonlar olsaydı, dedikleriniz doğru olurdu belki, ama aidatlar ile tavsiye gereksinmeleri vs ile fakir insanların locaları doldurması engellenmiştir bir şekilde. Demirel'in ne kadar kamil bir insan olduğu ortadadır. Ya da İhsan Doğramacı'nın.

Eğer kamil insan olmak cebini doldurmak ise (haklı veya haksız şekilde) buyrun efenim istediğiniz kadar kamil olun.

Şirket çaycısı örneğiniz çok güzel, masonlukta bir tür şirkettir, amacı da daha fazla kazanmaktır, öyle herkesin eşit olduğu, bilgiyi arayan masum insanlar topluluğu değil.

Sizin kamil adam olma isteği tarikatlarda Allah'a ulaşmak olarak geçmior mu? Peki neden hem bu kamil insanlar, hem de Allah'a ulaşmaya çalışan tarikat şeyhleri hep maddiyata bu kadar önem veriyor?

Bilgi güçtür, o kamil insanlığın amacı da güce erişmektir ve güç bozulmayı beraberinde getirir.

Bu kadar iyi niyetli olsalardı, aydınlanma çağında bilgilerini kendilerine saklamak yerine herkesle paylaşırlardı. Bana taş ustalarını hiç bilmiyorsunuz demeyin efendim, gayet iyi biliyorum....

kim dedi "masonlar şeytana taparlar" diye? yok öyle bir şey.

"hinc illae lacrimae"

Ben size diyorum ki;
Sizin söyledikleriniz herkesi eleştirdiğiniz komplo teorilerine ne kadar benziyor. Nereden biliyorsunuz bütün bunları? Ben de tersini biliyorum. Türkiye'de maddi durumu hiç de iyi olmayan bir çok Mason var. Aidatları bile arkadaşları tarafından ödeniyor. Masonik Haberleşme grupları iş arayanlarla dolu. Söylediğiniz gerçek olsaydı; bunların hiç biri olmazdı değil mi?

Masonluk maddi çıkar topluluğu değildir. Öyle olmadığını gösterebilecek bir örneğiniz varsa paylaşın. Yoksa siz kendiniz de inanmayın. Hala masum insanlar topluluğu değildir, saf ve temiz değildir diyorsunuz. Sizin burada yaptığınız da küçük düşürmek hakaret etmek değil mi?

@euqon hafifte mason diye arat, böyle diyen bir çok yazı bulursun

@internet cafee
Ben taş ustalarını anlattım, siz laylaylom dünya ne kadar güzel diye takılacaksanız kendiniz bilirsiniz. Ama beni hakaret etmekle suçlarken dikkatli olun,

ama senin dediğin gibi amaçları sadece kamil insana ulaşmak olan bir grup saf ve iyi niyetli insan da değil.

demek ile sizin o koyu harflerle yazdığınız aynı şey değil. okuduğunuzu ön yargılarınızdan dolayı anlama sorununuz var ise, bu beni ilgilendirmez. Okuduğunu anlamayan, her hangi bir kesimin fanatiği insana da ben ne anlatsam boş...

Madem çok biliyorsun, otur da, bir masonluk ile ilgili yazı yaz, öğrenelim, millete konuşma sen bilmiyorsun, ben biliyorum demekle olmuyor bu işler.

Hocam
Tatlı tatlı konuşurken ne bu saldırganlık çözemedim gitti. Sen bilmiyorsun yazmadım ki, olanca nezaketimle bilgi sahibi olmadığınız konularda yanlış yorum yapmışsınız dedim. Söylediğim doğrudur. Masonlukla ilgili yazı yazma düşüncesi uzun süredir aklımda. Ancak bununla ilgili teknik bir takım sorunlar var:
1.Türk Masonluğunu kamuoyuna karşı temsil etme yetkisi sadece Büyük Üstat'a aittir. Onun dışında hoş karşılanmaz. Ancak bu konuyu halen araştırmaktayım.
2.Size bilgi sahibi olmadığınız konularda hatalı yorumlar yazdığınızı söylediğim için gösterdiğiniz agresif tavırdan çok rahatsız oluyorum. Bir de makale yazınca gelebilecek hakaretler, saldırılara karşı direnmek zorunda kalacağım. Üstelik de sonuç sadece süpekülasyonlar olacak.

Bir küçük dip not:
Fransızca Mason kelimesi Türkçede Duvar yada taş ustası, yapıcı anlamlarına gelmektedir. İnşaatlarda çalışan yapı ustalarının tahmini olarak ortaçağda Avrupada kurmuş olduğu loncalara benzer yapı, daha sonra meslekten olmayanların alınması ile iki farklı şekilde anılmaya başlanmıştır. Sadece yapıcıların alındığı dönemler operatif masonluk, bu meslekle uğraşmayanların alındığı süpekülatif masonluk. Ortaçağda Avrupada yapı ustalarının ülke sınırlarından özgürce geçip her yerde çalışabilmesinden yola çıkılarak verilen Hür, ve meslekten olmayanları girebilmesi ile verilen Kabul Edilmiş adları bunu ifade etmektedir. Günümüzde Masonluk operatif olmaktan çıkıp sadece süpekülatif tabir edilen düşüncel boyutta çalışmaktadır.

Siz benim söylediğim lafı, 180 derece çevirip büküp bundan başka anlam çıkartırsanız sinirlenirim tabi, daha önceden de bildiğiniz üzere hakaret etmek istediğim zaman bunu açıkça yaparım, yanlışlıkla veya ima ile değil.

Çok basit bir cümleyi hakaret haline gelebilecek şekilde çevirebiliyorsanız ben ne anlatsam boş, çünkü her lafı evirip çevireceksiniz.... (koyu renkle de yazayım mı? yoksa koyu renk sadece spekülasyona mı yarıyor?)

Usülde anlaşmaya vardıysak içeriğe geçebiliriz sanırım. Ben diyorum ki; Masonluk sizin söylediğiniz gibi bir maddi çıkar topluluğu değildir. Amacı insanları yüksek bir ideale ulaştırmak için bir yüzyıllardır gelişmekte olan özel bir çalışma metoduna sahip bir topluluktur. Bu yüksek ideal karakter ve düşünce olarak Üstün İnsana ulaşmaktır. Üyeler, özgür düşünceye
sahip aydın ve ahlaklı insanlar arasından seçilmektedir. Günlük hayattaki zenginliklerin ve payelerin Masonluk nezninde hiç bir önemi yoktur. Kuşkusuz ki; bu söylediklerim bu işin idealidir. Uygulamada muhakkak ki, sorunlar oluyordur.

Sizin eleştiriniz yanılmıyorsam şu noktada:
Bu Masonlar, ticaret yaparken hep birbirlerini tutuyorlar, birbirlerine iş veriyorlar, buraya giren zengin oluyor. Aralarında dayanışma var.

Evet, doğrudur. Masonluk bir dayanışmaya önem verir. Bunun nedenleri sanırım şunlar olabilir:
1.Derneğe üye olarak kabul edilenler uzun süren araştırmalardan geçtikleri ve üye olabildikleri için genel olarak güvenilir insanlardır. Ticaret yaparken hepimizin dikkat ettiği bir kriter sanırım. Siz de benim gibi hizmet satıyorsunuz. Hak ettiğiniz ücretinizi alamamak çok üzücü.
2.Genel olarak oldukça zeki insanlardan oluşan bir topluluk olduğu için işlerinde başarılı oldukları sonucunu çıkarabiliriz.
3.Yıllar süren bir arkadaşlık ve samimiyet ortamında birlikte olduğunuz insanlara karşı yakınlık duymak ve onları ticarette de tercih etmek insanın en doğal davranışlarından biridir. Çoğumuz bu nedenden dolayı aile bireyleri ile iş yapmıyormuyuz zaten. Sanırım dini cemaatlerde bu şekilde davranıyor. Bu da bana olağan geliyor.
4.Masonlar ticaret dışında, geleneklerden ötürü birbirlerine kötü günlerinde destek olmakla yükümlüdür.
Ancak daha önce bir kaç kere söylediğim üzere, bunlar amaç değil, yan unsurlardır. Şu ana kadar benim araştırıp öğrenebildiklerim bunlar...

Bakın güzel söylüyorsunuz, ama bakkal hüseyin mantığında olaya baktığınız da elbetteki masonluğun bir çıkar grubuna dönüştüğünü göremezsiniz.

Bugün birçok yasanın amacı, tekelciliği veya belli bir grubun piyasa hakimiyetini kırmaya yöneliktir, bu yüzden m$ her sene bir ton ceza öder.

Madem wiki seversiniz, orada monopoly ve zararları hakkında bir çok kaynak bulabilirsiniz.

Daha önemli bir konu, milletvekilleri halk için çalışmak üzere yemin eder, belli bir kesimi diğerlerine göre daha tercih edilebilir bulmasının (sizin 1. şıkkınız) zararları nedir sizce?

Kusura bakmayın ama iyi niyetle masonluk için söylediğiniz her şey, benim masonluğun bir çıkar amaçlı oluşum olduğunu söylediğim lafları destekliyor.

Misal 3. şık

Türkiye son zamanlarda ailesi ile çalışanlar sayesinde kaç kere soyuldu? Kaç tane imam hastanelere baş hekim atandı?

Mesela ben Galatasaraylıyım, misal ofise eleman alırken GS liler arasından eleman seçmemde hiç bir sorun yok size göre.

Üzgünüm, ben birine sen gsli değilsin, seni o yüzden seni işe almıyorum dersem mahkemede bir ton tazminat öderim, çünkü bu AYRIMCILIK tır.

Siz, ufak ölçekli işletmenizde istediğiniz biradere iş verebilirsiniz, ama işler ve ölçekler büyüdükçe yasalar bu konuda önünüze engeller koyar. Kapalı zarf usülü ihale niye var? Niye her sene belediye ihaleleri yargıya taşınıyor?

"Tabii canım ne olacak bu ticaret zihniyetinin sonucu"
eğer bunun niye sorun olduğunu anlıyamıyorsanız, hukuk ve ekonomi okumanız lazım, ya da kısaca tekelciliğin olduğu yerlerdeki uygulamalara bakmanız lazım.

ufak bir örnek:

paratulya devletinde bir belediye başkanı, o devletin en büyük bisküvi üreticisi ile çok samimidir.

bu büskivi üreticisi de tüm mallarının dağıtımını o belediye başkanın şirketine verir.

belediye başkanı bu işten muazzam bir para kazanır, siyasette yükselir ve paratulya devlet başkanı olur.

oğlu da elbette şirkete ortaktır ve kazandığı paralar ile koccaman bir gemi alır.

tabii ki paratulya devlet başkanı, siyasi erkini kullanarak mesela bu büzkivi firmasının bazı hammedelerinde fiyat düşürür, vergi düşürür ama aslında elbette bu indirimleri o şirket için yapmadığını söyler. indirimler halk içindir.

aynı ülkenin bir bakanı mesela oğlunun ürettiği mal için ihtiyacı olan hammaddenin fiyatında indirim yaparken de oğlunun değil devletin çıkarını düşünmektedir.

yada paratulyanın dindar iş adamının tüm belediye ihalelerini alması ile kızının devlet başkanın oğluyla evli olmasının alakası yoktur.

Tam da o söylediklerinizi okudum zaten. Bunların ahlaken yanlış olduğu konusunda hem fikiriz. Size tamamen katılıyorum. Size iki soru soruyorum:
1. Masonluğun maddi çıkar için kullanıldığını kesin olarak nereden biliyorsunuz? Tahmin mi ediyorsunuz? Gözünüzle mi görüyorsunuz?
2. Diyelim ki; maddi çıkar için kullanılıyor: bu durum idealine zarar verir mi? Bknz örnek: İslam adına yapılan terör eylemleri.

of ya bu kadar bilgiye ne zaman ulaştınız ?

evet acayip bir meydan muhaberesi olmus....burda neyse sayelerinde biraz bisiiiiler kaptik.:-))...fakat gene gayet bosa yorulmuslar..sokakta yürürken bileginde kirmizi ip olan insanlari sayin diyorum ve baskada bir yorum yapmayacagim bilindik seyleri ......bi öyle bi böyle her dilde tekrarlamaktan yoruldum..........bu konular bitmezzzzzzz...bitmeyecekte.....bütün bu konular bir gün SU yun degeri harbiden ama harbiiidennnnnnnnnnnnnnnnnnnn anlasilinca ...su yüzüne cikar.Ne islam,ne hiristiyanlik nede yahuduluk adina yapilan hic bir terör eylemini sevmiyorummmmmmmmmm..son zamanlarda islamin oturtuldugu terörist koltugundanda rahatsizim......hele tüm islama mal edilen su salak politikalardan..................
uufff yazmak istemiyorummmmm susmam lazimmm....
bu arada su istanbulun en büyük sirketlerinin yada holdinglerinin icinde neler oluyor, neler dönüyor bi bilseniz varya.....
bir tek bir sey diyecegim...yeni tüsiyat baskanimiz hanfendiye bakin nerden ve nasil gelmis acaba kim neden secmis ......lalalalalala sustum..
her kes her seyin farkinda......herkes Samsa hallerinde... siz neden bahsediyorsunuz beyler....!!!!!!!!!!!!!!!!!

redogre usta, paratulya devletini anlatırken aralara şifrelerle gizlenmiş bir menemen tarifi attırsaydınız da, evdeki domat ve biberleri değerlendirseydik fena mı olurdu,

Xerre, yazı için ellerine ve emeğine sağlık.

Didim'e gittiğimde ingilizlerin arazileri talan ettiğini gördüğümde, toprağımızı satmamız gerktiğini dşündüm. lakin görülen o ki, hala satışlar devam etmekte. yazlık mekanlar olsun, senin bahsettiğin gibi Urfa ve çevresi olsun parsel parsel satın alınıyor.

Bu adamlar demezler mi, o şehirde- bölgede Türkler azınlıkta kaldığında burası bizimdi zaten diye.

dönün bakın günümüzde yaşanan savaşlara, başka şeyler mi deniliyor.
koplo teorisi filan diyenler!, biz önlemimizi alalım, toprağımızı satmama kararı çıkarttıralım, şimdiye kadar satılmış olanlar dahi çok tehlikeli.
varsın komple teorisi yapan biz olalım lakin güvenceye alalım misak-i milli sınırlarımızı.

Alanya'da ne kadar toprağın yabancılar tarafından satın alındığını biliyor musunuz, bu komlo teorisi üretiyor- ırkçılık yapıyorsunuz diyen kardeşlerim??

Dünya yeni kazanımlar peşinde, salağa yatmanın anlamı yok. zaten yeteri kadar gebe, kendi karakterimizi koruyamayan politika üretmekte üstümüze yok.

Bu vatan böyle kazanılmadı, topularla satılamaz!!

BU kanunlaşmalı. Bu toprak bizim. israillisi, İngilizi, Almanı hiç farketmez. Bu ırkçılık filan da değilidir. sahip çıkmaktır bu topraklara.

Porsuk'un çamurlu suyunu içip savaşan, hastaneden gizlice kaçıp savaşa katılan hastaların, kadınların evde oturmayıp yük taşımalarıyla, herkesin herşeyini feda etmesiyle alındı, kazanıldı bu topraklar..

Neden ne olursa olsun, kim ve hangi millet söz konusu olursa olsun farketmez!! Vatan toprağı satılmaz.

Filistini satın ala ala şimdi ki duruma gelindi. şimdiden sonra Filistinde çırpınmak hikayedir.

Buna komplo teorisi diyenler, sizin çocukalarınızın 50 yıl sonra bu topraklarda sağlıklı ve mutlu yaşamaları için gözümüzü açalım, elimizden geldiğince kamuoyu yaratalım.

sizin ırkçı dediğinizi Avrupa'da dahi her millet yapıyor. Toprağını ve geleceğini koruyucu önlem alıyor.

Böyle ise böyle, satmam sattırmam toprağımı demeyen adam bu şehitlere ihanet etmiştir. Bu devletin çıkarını düşünmemektedir. Herhangi bir başka bir ülke vatandaşından farkı yoktur.

Hiç de safça politikalar değil bunlar!! Bu adamlar bilinir ki politikalarını çok önceden planlarlar.

Yazlık bir bölgeye gidip de, çevre sitelerin tamamını yabancı devletlerin satın aldığını görüyorsam -saf olan ve komplo teorisi üreten- toprağımızı satmayalım diyenler değil, abartıyorsunuz diyenlerdir!!

SİMÜLASYON,gerçek iddiasında olandır, gerçeğin yerini alandır. gerçek ise yerini simülasyona bırakmış durumdadır. şimdi gerçek ve simülasyonu birbirinden ayırmanın zor olduğu bir evrende, kültür endüstrisinin kalıntılarıyla yıkanmaya devam ediyoruz. kaybolan anlam, geride, KALINTI'yı hediye etti.

- İngilizler Didim'i talan etmiş derken, insanların topraklarını zorla ellerinden mi almışlar?

- Gerçekten Alanya çevresinde ne kadar toprak alındığını bilmiyorum, açıklayın da öğrenelim. Acaba oran olarak çok ufak olduğu için mi, bu paranoya yazıları yazanlardan biri bile söylemez de, çoook, üfff, yaaaniii o kadar çoook kii şaşaşrsınız dan daha nesnel bir cevap veremez?

- Urfa ve çevresinde ne kadar satılmış? (üf üf üf, acaip çok)

- Yazlık bölgede çevre siteleri "yabancı devletler" almış, sakın o yabancı şahıslar olmasın? Benim bildiğim bir devlet, konsolosluk arazi dışında diğer devletten toprak satın alamaz, şahıs ve şirketler alır.

- Acaba İngiliz gizli servisi 50 yaşında ingiliz emeklilere para mı veriyor, gidin Türkiye'ye yerleşin, çoğalın (nasıl olacaksa o yaşta!!!), 50 yıl sonra Alanya ingiliz toprağı diyeceğiz diye?

-Hep bu konu açıldıkça söyleniyor Türklerin yurt dışında daha fazla toprağı var diye, misal Türklerin yurt dışında toprak alması yasaklansa, adamlar haklı mı dersiniz? Peki yabancılar sizin dediğinize göre bu konuda kendilerini koruyorsa, Türkler nasıl aldılar bunca toprağı?

- Bugünün Türkiyesini 1940 ların filistini ile bir mi tutuyorsunuz?

- İçinde bir tane bile nesnel örnek olmayan bu yazı ile anca kendi paranoyanızı beslersiniz, farkında değilmisiniz?

- Yabancılara ne kadar toprak satılabileceği yasalarda oran olarak belli, siz böyle bir sınır yok, çoğunu aldılar diyenlerden misiniz? Yoksa gizlice bu sınırı aşmak için türk vatandaşları adına alıyorlar diyenlerden misiniz?

- Amerika salak mı satın almak varken Irak'a girdi, parça parça alaydılar...

toprak satılınca egemenlik hakkıyla beraber satılmıyor merak etmeyin. biz nasıl ki parisin kuzeyi türklerindir diye ortalarda dolanamazsak, ingilizler de bodrum kraliyet toprağıdır diyemez. mülkiyet hakkı- egemenlik hakkı bunlar farklı şeylerdir. büyük savaşların ve dağılan imparatorlukların çağında kalmış düşünceleri bu zamana getirip monte edemezsiniz. boş evhamlarınızı gidermek için bağnazlığa ve milliyetçiliğe bu kadar sırtınızı dayarsanız, körüklediğiniz paranoya yoksulluktan cahillikten başka bir şey getirmez. dikkat edin söyleminiz dogmatik, dışlayıcı, tehditkar temellere dayanıyor. burdakilerin hepsi bu vatan için ölür diyerek, milliyetçi olmayanların düşüncelerini ifade etmelerini zorlaştırıyorsunuz. istediğiniz %100 milliyetçi %100 iç ve dış düşmanlara karşı tetikte bir ulus yaratmaksa size kolay gelsin. işiniz zor

@astral teşekkürler
@cevrimicidost istediğimiz şudur daha doğrusu istediğim,temennim:
yahudi ya da başkası önemli olan bu değil.asıl bahsi önemli olan tarihten az da olsa ders almak ve atalarımızın ne şartlarda savunduğu vatan toprağımızı sinsi oyunlara alet ettirmemektir.
işte gönlümden geçen budur..sen ister %100 ol, istersen de düşüncelerini ifade edemeyenlerin daimi savunucusu ol..
bir de su var ki,ben bir tek "milliyetçilik" bilirim oda Atatürk'ün ilkelerinde yer alan "milliyetçilik".o da söyledir:

Milliyetçilik:
Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.
Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır
.

ben eğer Atatürkçü isem,eğer vatanımı az da olsa seviyorsam ve peşkeş çekilmesine vicdanım elvermiyorsa bu sınırlar içindedir benim milliyetçiliğim.ve Atatürk ilkelerinin içinde yer alan sınırlarını milim ihlal etmez..

Boş zaman makinası!

Irak neden kürtlerde iste bu yuzden sıra bize gelicek bir gün..

yazın iyiki tekrar gündeme gelmiş xerre, okuma fırsatım oldu.. teşekkürler önemli bir tema.. detaylara (ezoterizm, kabala, faşizm, hitler vs.) girmeyeceğim.. bazı konular farklı buyutlarıyla tartışılmalıdır ve herzaman yapıldığı gibi (bu konu gibi) çıkarlar uğruna istismar edilmemelidir.
türk milletinin en kötü özelliği erimekten çok "günübirlik" yaşama felsefesi olsa gerek.. ee hala göçebeyiz diyorum kimse inanmıyor..
büyük bir oyun bu paranoya yada komplo teorisi değil.. bu bir takım ülkelerin yada milletlerin geleceklerini belirlemek için hazırladıkları br plan.. ki olması gereken birşey bu.. bizim ülkemizin böyle bir kaygısı yok gibi ; varsa bile bu zaten güzel dolaplarla engelleniyor.. bunun için başka millet-devletleri suçlamak ise tam bir saçmalık.. tabiki herkes kendi çıkarları için bir yol-yöntem izleyecek.. sorun bizim ortak bir yolumuz olduğu halde birlik olamamamız..

Detaylı bir anlatım olmuş.. Zevkle okudum..

HARİKA BİR yazı olmuş.. Ellerinize sağlık diyorum....

dövüşmeden oynayın oğlum, dövüşmeden...
tartışıcaksanız yazıyı tartışın, birbirinizin karakterine yorumlar felan yapmayın. siniz aklınıza gelenler bu ülkeyi yönetenlerin aklına gelmiyor mu? tayyipin olmaya bilir baykalın olmaya bilir bahçelininde olmaya bilir ama birilerinin aklında merak etmeyin. zaten bu mesleyi internet siteleri haber siteleri haber kanalları gazeteler yazıyo bangır bangır söylüyo. ha bu gerçek midir? e her öküzün altına "bu öküzdür" die yazmaya gerek yok. gerçek öküz gibi ortada... fikire katılırız katılmayız o başka mesele ama yazı emekle yazılmış. eline sağlık.

Sevgi neredeyse, Tanrı oradadır..

Evet güzel yorum ustanınduası...

Ülkemizin yaşadığı serüven, Adolf'un döneminde ki imparatorluk Almanyasından farklı mı?
Ülkemizde; karşı harekete geçen güçlere karşı hoş görünmeye çalışan” sosyal erdem” ve “kardeşçe sevgi” maskesi altında saklanan güçler yok mu? Var elbette hem de her yerde..
Bakın Adolf bunları nasıl tanımlamış; “ zararlı orospular!..”Adolf’e göre Pan –German’ların bir hatası da “yerleşik kurumlarla” kavgalı olmalarıydı!..Bu çok önemli bir tespitti hareketin geleceği için..
Dönelim bize,
Yeni dalga ne yapmalı? önce tüsiad’a ve onun duyarsız duygusuz bünyesine hatta" Yahudi" sermayesine iktisadi yapıyı “ürkütmemek” adına belirli bir zaman katlanmalı..
Silahlanmaya büyük önem arzederek , sert askerlerin, sert adımlarla yürüyeceği bir ordu kurmalı..
Varlığını demokratik partilerin dalaverelerine borçlu olmayan bir ulus yaratmak için derhal tüm siyasi partilerin varlığına son vermeli.. Adolf’ün de fikirlerinden istifade ettiği , fichte ve Hegel’e kulak asmalı , Hegel'in “ uzun bir barış, halkın sağlını bozar, savaş büyük bir temizliyicidir " sözlerini dikkate alarak , ılımlılık , alçakgönüllülük, hümanizm gibi fikirleri bir kenara bırakmalıdır.
Türk’ün ilerleyişi böyle başlayacak ve tanrının sesini tüm dünyaya duyurabilecektir.
Bütün bunların sonunda ne mi olacaktır? Bundan kötü mü olacak sanki?
Koza68 (eski bir yazımdan yeni derleme)

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.