Vazgeçtim…
Bunca hayalkırıklığı, bunca gam neye yaradı ki?
Sensiz geçen koskoca bir yıldı.Sağda solda içip,bayılmalar mı dersin… Kendimle savaşı kesip,herşeye boşverip içimdeki her şeyi bir anda herkese haykırmalar mı dersin…Kitaplara sığınıp, kendinden kaçmaya çalışmalar mı dersin…Ya da aşkın sıradan işveleri mi…Ne dersen de, her zamanki gibiydim işte.Rolümü sonuna kadar oynadım bu karmaşanın içinde.Dibine vurdum işte!!Hangi içselliği ararsan ara, hangi kaybedilmişliği görürsen gör…Hangi yaşanmışlığı sindirebilirsin ki içinde?Hani diyorsun ya ‘seni andığımda en azından yüzümde bir tebessüm olacak’ diye…İstersen onu da sil…
Vazgeçtim…
Vazgeçerken nefret ettim bütün kahredenlerden…Bütün senaryolarıma düşman oldum.Aslında bir bütünün olmadığını keşfettim.Ağzıma birkaç cümle dolamıştım sensizliği taa içimde hissettiğim hain zamanlarda..’’Eğer bir ilişkiyi yaşarken, şahıslardan vazgeçip her şeyi bütün olarak düşünürsen; herşey bittiğinde kolun kopmuş gibi hissedersin.10 yıl sonra da olsa, 10 kişi de girse hayatına; artık hiçbirşey eskisi gibi olmaz.Ruhun ve bedenin bütünlüğü asla yeniden sağlanamaz…’’ derdim.Ama öğretti bana birtakım şeyleri yine hayat…Bitiyormuş işte!2 gün önce ‘Herşeyim’ olan, 2 gün sonra ‘Koray’ olabiliyormuş.Yalanlığı bir kere daha kanıtlandı kurgularımın.Bak işte dediğin gibi kurmuşum yine.Hadi mutlu olsana!Ben yanıldım yine…
Vazgeçtim…
Tebessümlerle yetinecek kadar değildi yaşadıklarım.İşte bu yüzden vazgeçtim!Kendimi yaşamayı öğrendim,içimdeki küçük kızı yeniden keşfettim…
Vazgeçtim…
İmkansız sanırdım bu kadar yabancılığı.Belki inanmazdım söylediklerine tonlamaların bu kadar vurucu olmasaydı.İmkansız sanırdım; başka birini sevmen imkansızdı kanımca…Ama olabiliyormuş demek ki.Bir daha aynı yollarda yürümemeyi, 2 kişiyi tek kişi olarak düşünmemeyi, bölünmemeyi , kurgulamamayı,kendime acı çektirmekten vazgeçmeyi öğrendim!Vazgeçtim…İsterse kader olsun,alınyazısı olsun!Vazgeçtim…Sonuna kadar…Dibine kadar vazgeçtim!!!
Bence vazgeçmedin güney şartlar seni buna itti.Alışılmışlık oldu biraz.Bir ilişki içerisinde nasıl bir insana alışıyorsan onunla var olduğuna, onunla bir olduğuna alıştırıyorsan kendini...Şimdide onsuzluğu kabullendin sadece, bunada alıştın yani kısacası...Herşey gönlünce olsun inşallah...
saol canım inşallah.ama inan artık geçti gitti kendini kandırma faslı.Şartlar itse de itmese de bitti artık;gerçekten vazgeçtim...
Hayat çizgisi alışkanlıklarımızla paralel...Bazen açılar değişiyor ve kendimizi bi karmaşanın ortasında o çizginin bir ucundan tutup, düzeltmeye çalışırken buluyoruz...Önemli olan hayatı o açıya tekrar paralel hale getirmek..Bunu yapabilirsek ne mutlu! Hayat bizi değil biz hayatı şekillendirelim...Vazgeçme, zor olan vazgeçmemektir...Kolay olan vazgeçmek, kolayı seçme!!
Bazen vazgecmek gerekir.............
vazgecilir....üstelik ask degildir vazgecilen her zaman....
insan istemeye görsün ..kendinden bile vazgecersin.
masalların sonunda gökten teklifsiz düşüveren
üç elmanın kurduyum ben...
masalımın elmalarını çürütecek kadar vazgeçtim senden...
halbuki ! dört güvercin kanadı gücünde sevmiştim seni,
şimdi kimbilir kaç güvercin kanadı yol uçtum...
evet daha çok seven daha çok kanıyor ne yazık ki...
ama uçmak gerek yol almak gerek...
yol boyunca gülmek,eğlenmek gerek...
öz'ü keşfetmek,kendi değerini bilmek gerek...
Helal @xerre cim. Cuk oturmuş yani:)
kararlısın ve yolun yarısını katetmişsin güneyece... kangrenli bölgeyi kesip atmak gerek... yoluna bedeninden eksilen parçalarla devam etmek seni zorlasa da bir zaman sonra alıştığını farkedeceksin...
Vazgeçmek... Evet o bedenden vazgeçmek ama aşktan asla, en azından kendimiz için yaşamaktan. Kimse için değmez aslında arkadaşlar. Muhakkak kıymet bilen vardır ama sanırım çok az. İstersin, söylersin, değer verirsin, kendinden önde tutarsın iki günde herşeyi değişir, sana heyecanı bitiverir, öte yandan sen değersizce davranırsın peşinden koşarlar. Ben bu mantığı anlamadım valla. Ama çok üzücü. Fakat eğer kendimizden, özümüzden ve değerlerimizden vazgeçmek istemiyorsak, o zaman bu acılara karşı tepkisiz olmalıyız. Yada aşka hiç adım atmamalıyız. Ben acılara tepkisiz kalıp, aşkı yaşamak isteyenlerdenim. Ben üzerime düşeni yaparım, karşıdakinin farkındalığına kalır iş. Algılayamıyorsa zaten yapacak birşey yok. Ben kendim için yaşarım o zaman hissettiklerimi. Muhakkak ki hiç acı yok değil ama sanırım biz herşeyden daha değerliyiz ve öncelikliyiz veeee öyle olmak zorundayız.
iyide @hypatia o acıları çekmeden anlayamıyorsun ki ne kadar değerli olduğunu:)...Ben şahsen çekiyorum çekiyorum sorada ben daha değerliyim üzülmeyeceğim diyorum:) Buarada kaçan kovalanıyor demissinde hak vermeden edemiyorum sana...mesela ben enerjiye çok inanıyorum göstermelik kaçışada gerek yok...Dielim ben psikolojik olarak çökmüş durumdayım sevdiğim adamın osırada enerjisinin çok çok yüksek olduğunu duyuyorum o sırada. Yada ben iyiyim karşımdakinin kötü olduğu çıkıyor gün yüzüne ister istemez bitaraf bitarafın enerjisiyle besleniyor mutsuzda olsak pozitif düşünmek en mantıklısı galiba bu durumda:) nese paylaşmak istedim sağlıcakla kalınnn...
Kafam güzel olmasına rağmen ''vazgeçtim'' diyebiliyorsam; demek ki gerçekten vazgeçmişim...Ne güzel!!Ohhh be dünya varmış:)
Sevgili @lorienn,
Teşekkür ederim mesajına ve iltifatına. *ukalalık olacak ama iltifat olarak aldım izninle :) *
Bu dediklerimin kıvamına gelene kadar bende çok acı çektim halada çekiyorum ama yapacak başka birşey yok. Ya kendimi yiyip bitireceğim yada bir şekilde ayakta kalacağım. Artık kendime o kadar eziyet edebilecek gücüm de yok aslında. Sevgisiz olmaz ve olmamalı, bizi yaşatabilecek en güçlü oluşumdur. Tabi ki herşeyin olduğu gibi onunda bir bedeli var... Artık karar bizlerin...
Sevgili @shaika,
Sana da teşekkür ederim mesajın için.
Çok haklısın o acıları yaşamasak kendimizin değerini anlayamayız. Aslında yolumuz bir farklı değil.
Ahh bir öğrenebilsem şöyle kendimi ağırdan satmayı ama maalesef yapım değil, olamıyorum. Sevdiysem eğer fedakarlığın sınırı yoktur bende, bilemiyorum doğru mu ama öyleyim işte. Bu konuda hiç akıllanmadım maalesef.
Enerjiler hakkındaki yorumunada katılıyorum. Enerjiler bizi tamamlayan parçalar. Sen beni, ben seni bir şekilde tamalamalıyız tabi bu fedakarlığı ve sabrı gösterecek insanlar varsa karşımızda..
Sevgiyle kalın,
sakın olaki sevgili @hypatia değişme zaten. bende aynen senin gibiyim, yani strateji yürütmek bana göre değil.Strateji yürütmeye kalkarsan zaten sen, sen olmaktan çıkarsın. biliyorsun ki bize özellik veren kendi benliğimiz. Biliyorum bizim gibilerin nesli tükeniyor bir şekilde ama umut kesilmez çıkar karşımıza elbet birgün hesapsız kitapsız birileri.:) sağlıcakla kal
Vazgeçmek sadece kendindendir o yüzden iyi veye kötü sonu ne olur bilinmez kurgusu eksik kalmış cümlelerin...Bir şey sevilmeye laikse vazgeçilmeye asla...Gitmek veya kaçmak istersin bazen ama bilinç altına indiğin zaman sadece korktuğunu görürsün kendi gölgenden...
ya bütün gizem bilinçaltımın çizdiği gölgeden kaçmaya direndiğimdeyse?ya hastalıklı kısım, üstüne üstüne gitmekse bilinçaltının???
Bir kısım insanlar rüyalar için bilinçaltı kusurlarıdır varsayımını kabul eder.Gölgeden kaçmak galiba bunun tek yolu var mitolojik olacak ama o zaman gölgeye dönüşmelisin.Fiziksel fonksiyonlarından feragat etmeli ve akıl duvarının çizgisini geçerek delileri anlamaya çalışmalısın.Anlam veremediğim tek şey maddesel oluşumlara başlangıçta etki edip yön vermek kolayken bitiş noktasında arkaya bakmak nedendir...Ve iç çekişler...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.