Motora tam yol verip tekneyi hızlandırıyoruz ve stop ediyoruz. Hızlanan teknenin, pervanesinin dönmesi durunca katlanacak ve yelken seyri yaparken hızımızı kesmeyecek.
Ana yelkeni basıyoruz, rüzgar iyice hafifledi, start hattından uzaklaşmamız iyi bir start için gerekli bu havada. İyi bir start eğer büyük hatalar yapılmaz ise yarışı kazandıran en önemli andır.

Sağnaklı alandayız, rotamızı belirliyoruz, öndeki tekneler ile aramız sabit kalmış lider tekne ile 1 mil kadar aramız var onun hemen arkasında 2nci tekne ve 3ncü tekne de 300 metre kadar önümüzde. Bu sabit mesafelerle yarışıyoruz, arkamızdaki tekneler iyice ufaldı. Sadece renkli balonlarını görebiliyoruz artık.

Koyun adaları gözüküyor öndeki tekneler ile mesafemiz halâ aynı, bu rüzgârın iyi kullanıldığının ve trimleri uygun yapıldığının göstergesi.
Koyun adaları bu kez uzağımızda yarımadaya yakın seyrediyoruz. Aralara yakın arkamızda 2 siyah nokta görüyoruz. Noktalar büyüyor ve uzağımızdan geçiyor hızları en az 35-40 deniz mili, 2 adet hücumbot, sanki su kayağı yaptıran sürat botu gibi hızla geçiyorlar inanılmaz bir sürat, bir saat içinde geçip tekrar nokta gibi ufalıyorlar, geçerken dürbünle bakılıyor Türk bayrakları var. Aramızda hemen bir espri patlıyor. ‘’Garanti yunan gene Kardağa çıktı, bizimkiler de Ayvalık’tan takviye gidiyo, hadi hayırlısı.’’ Gülüşmeler….
Ekipten biri devamlı saati soruyo, meğer amacı akşamki derbiye yetişebilmek olduğunu öğreniyoruz, Şimdilik rüzgâr fazla değişmiyor dünden kalan yiyecek ve meyve suyu ile enerji alıyoruz.
İlerde gökyüzünden denize sallandırılmış bir tül perde var hafi beyazlı hafif mavili, bir süre sonra sağnak yağmura gireceğimizin belirtisi. 20 dakika sonra yağmurun içindeyiz, tekne ve yelkenler yıkanıyor, ekip yıkanıyor. Bir yarım saat kadar sonra duşun altından çıkıyoruz.
Eşek Adasına yaklaşırken en öndeki 2 teknenin balonlarını indirdiklerini ve rotalarının değiştiğini fark ediyoruz. Demek o bölgede rüzgâr değişiyor, hazırlıklarımızı yapıyoruz. O bölgeye giriyoruz bir süre sonra hemen önümüzdeki tekne balonunu halâ indirmedi, biz indiriyoruz ve hafif hava için hazırladığımız büyük cenoayı açıyoruz, rüzgâr 45-50 dereceden esiyor.


Sonuçlar tüm teknelerin varmasıyla belirleniyor. Her teknenin bir handikap değeri var, bu değer uluslararası ölçülendirme kurulu tarafından veriliyor karmaşık bir hesap tekne ve yelkenler hakkında detaylı bir ölçü raporu doldurulup bu merkeze yollanıyor. Bu merkez bu değerlere göre gizli bir formül ile teknenin handikap değerini size bildiriyor.
Yarış süresi saat dakika ve saniye olarak geçen sürenin tamamı saniye değerine çevrilip bu handikap puanıyla çarpılıyor ve düzeltilmiş yarış süresi ortaya çıkıyor bu ürelere göre azdan çoğa doğru tekneler sıralanıyor. Puanı yüksek tekneler donanımlı tekneler olduğundan yarışı epey önde bitirmeli ki düzeltilmiş az zaman ile yüksek puanları çarpıldığında çok zamanlı ama düşük puanla çarpılan tekneleri geçebilsinler.
Bu hesaplar ile kabataslak hem sınıfımızda hem de tüm sınıflar içinde birinci olduğumuzu zannediyoruz. Yaklaşık 6 saat süren bir yarışta lider teknenin bize attığı 1 millik fark tüm sınıflarda birinci olmasına yetmeyebilir, ancak o da kendi sınıfında birinci oluyor.
Denizdeyken karaya çıkmak istersiniz, kara çıkınca da tekrar denizlere dönmeyi.....
Deniz Muamması
Gene denizlere dönmeliyim, ıssız denize, semaya
Bütün istediğim bir gemi ve yolumu gösteren yıldız
Çark vursun, rüzgar söylesin, beyaz yelkenler çarpsın havaya
Ve denizde sisli bir fecir, bir fecir istediğim yalnız
Gene denizlere dönmeliyim, dalgaların çağırışına
Öyle hoyrat, öyle saf bir çağırış ki karşı durulmaz buna.
Bütün istediğim rüzgarlı bir gün, bulutların yarışı
Savrulan köpükler, serpintiler martıların haykırışı
Gene denizlere dönmeliyim, serserilik hayatına
Martılarla, balinalarla o keskin rüzgarlı yollarda.
Bütün istediğim, yolculuğun sonunda, bıkıncaya dek
Uyumak, rüya görmek ve bir gemici masalı dinlemek
John Masefield 1878
uzun zamandan sonra hafife bakayım dedim. Karşıma çıkan ilk yazı kop'un yazısı oldu. Yine o kadar güzel anlatmışsın ki kendimi yarışta zannettim :)
@pbk deniz mi tutuyor seni? kolayı var yarışları havadan helikopterden izlersin, o zaman deniz tutmaz. hemde havalı olursun
Denizde bir iki dalga sallasın, tüm yediklerimle karşınızdayım, en iyisi dediğin gibisi..
Ama deniz dünyası çok farklıdır..Tekneler arası yardımlaşma, felsefesi arınmış, farklı bir yaşam tarzı..
@pbk, senin adına üzüldüm. tüm bu güzelliklerden mahrum kalacaksın. Dediğim gibi sen bizi havadan takip edersin..
Pi'Bek, biz bi helikopter kiralıcaaz. Seni de bekliyoruz. Havadan kafalarına malta eriği felan atarız bunların.
tamam Angara'da yaşamadığımızı gözümüze gözümüze sokma canumunüçüüüüü.... süpper süpper süpper.. belgesel nihayetinde...... sefan olsun......
Yalnız kötü bir niyetimiz daha var. Yukardan arşimed deneyi yapmak üzere uçuyoruz. Sizin tekneyi belli edin de siz de güme gitmeyin.
Arşimedin helikopteri yoktu ama.
Ceymi ve Edım'ın da kafası basmıyodu. Ondan yapamadılar.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.