

Yaylaların en bilineni olan Çiğdem Yaylası, Adapazarı'na bağlı Hendek ilçe sınırları içinde Elmacık Dağı üzerinde. Yüksekliği 1500 metre olup, türkiyenin en büyük on yaylasından biri. Bağrında birbirinden şirin otuz yayla evi barındırmakta. Biz buraya Adapazarı'nın Bolu sınırındaki Dokurcun Beldesi üzerinden ulaştık. Tavanından asmalar sarkan serin bir kır kahvesinde, Mudurnu Çayı'nın çağıltısı eşliğinde yapılan bir kahvaltıdan sonra otobüsümüzle sarsıla sarsıla bir süre dağ yolunda gittikten sonra tabana kuvvet vurduk kendimizi yayla yollarına.




Çiğdem yaylasını terkedip ormanın içindeki bir başka küçük patikadan yolumuza devam ettiğimizde pek o


Kındıra sulak yerlerde yetişen, kamış benzeri bir ot. Bu yayla diğerlerinden daha küçük ve daha sulak. Belliki adını vaktiyle bu bölgede bolca yetişen kındıradan almıştır.Ama biz küçük gölcüklerde kamışa benzer bitkiler göremedik.

Beni hiçbir şey bu kadar güzel dinlendiremezdi.. Resimler harika. Bir an kendimi ormanın içinde yeşilliklerin arasında buluverdim ellerine sağlık..
Daha benim bile çadırım yok. Yeni yeni günübirlik doğa yürüyüşlerine başladım. Tırmanma yürüyüşlerine sonra izin çıkacak. O zaman kask, dağ botu, çadır felan alırız artık. Eh seni de çadırımda misafir ederim o zaman pillibebek.
Bu iş istanbul ve civarındakilerle mi yapılıyor. Çadır bu yahu. Her yere kurulur. Ben gelirim senin gittiğin yerlere
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 09:45)
Teşekkürler doğa dostu arkadaşım Baharalı, severek gelirdim ama yakında buralardan ayrılacağım..
nasıl yani
Gittiğim yerlerde, genelde çadır görmedim ama römork gördüm..
Bir de Carrefour da güzel çadırlar gördüm..Hoşuma gitti.. Aklında bulunsun, fiyatları da çok uygun....
Tamam gelip, kiraz, çilek, böğürtlen... Viski nin yanında çikolata isteyen biri olursa dikkatli bak..
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 09:58)
Şöyle Dej, artık bu ülkede yaşamak istemiyorum..
Hafif te olacağım ama..:)
Cok üzüldüm( Biz gelmeyi düsünelim sen gitmeyi. Hic yakistiramadim sana:(
kopanisti DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 10:08)
ben de samos'a taşınıyorum pbk, dimitri'nin tavernasında çalışacağım
Güle güle de ne olarak?
Nicox, sen gel, ben gideyim, hep aynı yerde olmak insanı geliştirmiyor..Değişim gerek..
Yeni medeniyetler görmek, özünün ne olduğunu bilerek, harmanlayarak yaşamak lazım hayatı..Kah şehrin göbeğinde kah köyün birinde..Yaşamak bu demek..
Bıktım sosyeteden..:)
Bilgi için teşekkürler haber haber.
Fındık faresi: Bence deniz kenarında sabahtan akşama pineklemekten iyidir yaylalarda gezmek ama tabi zevkler ve tercihler farklı olabiliyor. Ama herşeyde dengeyi bulmak lazım. 15 günlük senelik iznin hepsinide dağlarda gezerek harcamamak lazım.
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 19:48)
Nicox, sen gel, ben gideyim, hep aynı yerde olmak insanı geliştirmiyor..Değişim gerek..Yeni medeniyetler görmek, özünün ne olduğunu bilerek, harmanlayarak yaşamak lazım hayatı..Kah şehrin göbeğinde kah köyün birinde..Yaşamak bu demek..
Bıktım sosyeteden..:)
Afferin kiz PBK, bu sosyeti beni de delirtiyor. Almanlarin sosyatesi de bi hos oluyor. Gerci her yerde ayni ya neyse. Bizim salonlara gelenleri bi görsen sasirirsin valla. Neyse ki bizim bi saz gurubumuz var arada bi kaciyorum oraya nefes aliyorum biraz. Köy'den baska nereye gidersen git ayni seylerle karsilasman kacinilmazdir. Ben ömrümün son zamanlarini köy'de gecirmeyi düsünüyorum. Ay amaan üff biktim artik. Anaa schuwuchteller gibi laf ettim valla...
niko yukarda yazdım, ecnebice de yazmadım, ana dilimizde yazdım halâ soruyon ne olarak diye
ahanda buraa kodum bi daa
kopanisti DİYOR Kİ, (03 Haziran 2008 13:16)garsonluk yapcem pbk
okurken yürüyüşe çıkmış gibi hissettim. teşekkürler @baharalı.
ayder'le ilgili görseller için de @haberküp'e teşekkürler... insanın içi açılıyor bakarken!
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.