Aman petrol canım petrol diye şarkı bile yaptığımız fosil yakıt kullanımı doğayı daha da ötesi hayatımızı tehdit eder noktaya gelmiş durumda.

İnsanların eskiden güneşe tapmaları gücünün büyüklüğünü ispatlar nitelikte. Bu güçten öylesine etkilenmişiz ki bin yıllar boyunca güneş hakkında bir sürü inanışlar geliştirmişiz.



Sırada jeotermal enerji var. Üzerinde yaşadığımız bizi ara sıra sallayan ama yinede bize yaşam kaynağı olan yeryüzünün alt katmanlarında birikmiş olan basınçlı ve sıcak gaz ve su birikimlerine jeotermal enerji diyoruz.

Denizlerden yaralanarak birçok yöntemle elektrik üretilmesi mümkün. Bunlardan ilginç olanlardan biri dalgaları kullanarak elektrik üretimi.

Hidroelektrik santrallerini zaten biliyoruz çok fazla açıklama yapmaya gerek yok. Aslında kolay enerji üretmenin en güzel yollarından biri. Ancak doğru yere yapılırsa. Yapımları büyük paralar harcanarak gerçekleşiyor. Çeşitli doğal felaketlerle sonuçlanabiliyor. Sonuçta çok büyük alanlar sular altında kalabiliyor. Ülkemizde tarihi alanların sular altında bırakılması gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu sebeple fazla sevilen bir yenilenebilir kaynak olduğu söylenemez.
Yukarıda sayılan yöntemlere alternatif birçok yöntemde var olabilir. Hepsini burada zaman buldukça yayınlamak isterim. Çevre konusunda duyarlılığımız günden güne artıyor. Evlerimizde daha az su kullanmak için daha az elektrik kullanmak için elimizden geleni yapmamız gerektiği konusunda ahkam kesmeye niyetim yok. Gerçekler ortada ne kadar az enerji tüketirsek insanlığın geleceği için o kadar faydalı olacağız.
güzel bir yazı olmuştebrik ederim.yalnız rüzgarenerji santralleri ülkemizde çoğalmakta saydıgınız üç tesisten sonra Manisa Gelenbe'de bir tesis yakın zamanda faal duruma geçecek .projesi başlamak üzere olan susurluk, datça ,sinop santralleri bulunmaktadır.rüzgar türbünlerinin büyük bir çoğunluğuda yerli malı olup ülkemizde üretilmektedir.bunları ülkemize kazandıran insanlarıda canı gönülden tebrik ediyorum.....
aslında petrol bittiğinde yaygınlaşacak dünyada bu yötemler..
ilk önce petrol bi bitsin de..soooraaa...
Peki petrolü insanoğlu sonuna getirdiğinde bu zıkkımın şu an kullandığımızdan daha değerli bir kullanımı söz konusu olursa nolcek? Neft denen zıkkım 200 yıl önce de biliniyordu ama pek bi halta yaramıyordu, çünkü enerjiye çevrilebileceği bilinemiyordu. Ya petrolden su üreten bir teknoloji üretilirse yada başka bişi ama elimizde pek petrol bulunmadığında napcaaz? Milyon sene bekleyip petrol oluşumu için ya sabır mı çekeceez?
Ozaman şöylede düşünebiliriz. Güneşten, rüzgardan, dalgalardan ve daha bir çok kaynaktan enerji elde edilebileceğide bilinmiyordu. Zaten şuan bu teknolojileri geliştirerek daha neler yapılabileceğinide bilmiyoruz. Sadece şimdiki halleriyle bile ne kadar faydalı oldukları biliniyor. Gelecekte dahada faydalı oldukları alanlar bulunacaktır.
Birde zaten fosil yakıtların biteceğini biliyoruz. Önemli olanda bu zaten, kaynaklar tükenmeden alternatif yöntemler bulamazsak ne gibi sorunlar çıkacağını görmemiz çok zor olmasa gerek.
bu sistemleri geliştirmekte yarışa girmek ve daha fazla en fazla yapan geliştiren uygulayan bizler olmalıyız...
kesinlikle hakılısın. ama daha önce bunun gerekli olduğunu insanların iyice kavraması gerekiyor. bu konuda kamuoyu yaratılmadan projelere destek almak çok zor. destek olmadanda teknoloji geliştirmek olmayacak bişey değil ama yinede zor.
Ben kendi adıma yapacağım bir şeye karar verdim bile. Teras katta oturuyorum ve çatının tümü benim daireye ait. Eğer mümkün olursa niyetim çatıyı komple güneş enerji panelleri ile kaplatıp kışın yakıt ve yazın elektrik üretimi yapacak bir sistem ürettirmek. Van gibi soğuk şehirde dahi bu şekilde sıfır yakıtla kışı geçiren biriyle tanıştım. En azından kendi adıma birşey yapmış olucam bu sayede. Umarım verimli ve düşük maliyetli bir sistem bulabilirim.
Elektrik üretim kısmını internette duydum. (Örnek) Ama ısınma olayının uygulanmış halini gördüm. Tahminime göre yıllık 1500-2000 YTL tasarruf sağlayabiliyor bu yöntem. Sadece yakıt için gerekli kısmı ise bunun 2 - 2,5 katı kadar birşeye mal oluyormuş. Yani 2 sene kadar sonra kendisini amorti ediyor. Ve de milli enerji tüketimine katkınız olmuyor. Bakalım uygulayabilecek miyim? Hadi hayırlısı..
Aslında bunun dışında kaynak israfını ortadan kaldıran başka yollar da var. Mesela Avrupa'da yeni ev sistemlerinde kullanılmaya başlanan, lavaboya akan atık suyu sifona gönderilmek üzere bir haznede toplayarak WC'de kullanan sistemler. Her sifonda temiz ve kullanılmamış su kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor bu sistem ve hane su tüketiminin azalmasına ciddi katkısı oluyormuş.
açıkçasını söyleyeyim ben bu dediğin sistemi şuan halihazırda kısmende olsa manuel olarak kullanıyorum. lavaboda ellerimi yıkamadan önce bu iş için kullandığım leğeni lavaboya yerleştiriyorum biriken suyu tuvalete döküyorum. (çok ilkel gözükebilir ama işe yarıyor gülmeyin)
O da olur. Ankara'lılar bu yaz onu bol bol yaptı zaten mecburiyetten. Suyun bardağı bile benzinden değerli idi. Ama bunu tesisat olarak üreten çalışmalar da yapılmalı bence. İnşaat malzemesi işiyle uğraşıyor olsam ben yapardım bu tip sistemleri walla. İlk yapan iyi götürür parayı. Bilmiyorum ama belki piyasada vardır da bu tip sistemler.
ama burada şu gerçekle karşı karşıyayız ne yazıkki. bu yazı hakkında neredeyse senden ve benden başka konuşan yok. aslında bunu bir çeşit istatistiksel veri olarak düşünebiliriz. ne yazıkki bu konuyla ilgili daha önceki yazılarada pek ilgi olmamış keşke daha çok ilgi uyandırbilseydim. böyle bir konu hakında konuşmak yerine insanlar popüler kültürleri hakkında konuşmaktan daha fazla haz duyuyorlar. herhalde toplum olarak tamamen duyarsızız.
Ben yazını kıpraştırıyorum kıpraştırıyorum ama pek oltaya atlayan yok. Dediğin gibi sanırım. Gerçi bu konular yarın birgün popüler kültür modası haline gelebilirse bir anda herkes yenilenebilir enerjici kesilebilir ama bu birkaç kişinin yapabileceği iş değil. Ben kendi adıma yazından istifade ettim. Faydalanmak isteyen faydalanır, istemeyen de umursamaz, n'apalım.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.