son zamanlarda memlekette özelleştirmelerle ilgili tartışmalar sürüp gidiyor. özelleştirilecek kamu kuruluşunun ya da iktisadi kuruluşunun yerli yatırımcıya mı yoksa yabancı yatırımcıya mı satılacağı yönündeki polemikler erdemir'in özelleştirilmesine az bir zaman kala yeniden alevlendi. bakanlar kurulu'nda bile bu konuda tartışmalar yaşandı. size aynı gazetede yayınlanmış iki köşe yazarının yorumunu vermek istiyorum. güngör uras bugünkü yazısında "Yabancılar gelsin, yenisini kursun. Banka kursun. Büyütsün. Teknoloji-iletişim kuruluşu kursun. Büyütsün... Yabancıların mahalli su, süt, yoğurt imahathanelerini ele geçirmelerini, bakkallık, hırdavatçılık yapmak için dükkân açmalarını, bizim kahraman bakkalımızı, manavımızı, sütçümüzü, sucumuzu, hırdavatçımızı işsiz bırakmalarını eleştiriyorum. Tekrarda yarar var. Yabancı sermaye "iyidir veya kötüdür" diyerek bir genelleme yapılamaz. Biz "sap ile samanı karıştırmadan" ülke için yarar getirecek yabancı sermayeyi teşvik etmek, sorun yaratan yabancı sermayeden kaçınmak zorundayız. Bunu başkaları çok iyi yapıyor. Biz neden yapmayalım?" diye sorarken; hasan cemal ise "Bu ülkenin insanlarına yazık değil mi? Evet, gerçek milliyetçilik zart zurt değildir. Gerçek milliyetçilik Türk'ün malını gâvura satmak edebiyatı değildir. Gerçek milliyetçilik, aş ve iş sorununu çözerek insanımızı insan gibi yaşatmaktır. Evet öyle..." yorumunu getiriyor.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.