Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "carl zeiss yeni bir objektif yuvasıyla geliyor"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiketler: ,

lütfederseniz okumalarınıza amade olan
"en en son" yazım, "herkese (ya da) hafif tertip mefkud" başlığıyla yazmış olduğum yazı idi.
idi amin üzerine yemin ederim ki...
hatta, prostitute mi, prostat mı ne, ondan işte!
kekeleyerek işe(yeme)me... neyse.

can iren, althusser, hölderlin, uçurum bakışlı nilgün marmara, beşir fuad, atilla jozsef vd. niçin müntehir damgasıyla "lanetli" bir cemaatin nazlı ve nazenin üyesi oldular ki?
bıraktıkları "mesaj" nasıl bir mesel içermekteydi ki?
mefkud rumuzlu harflerin kölesi, ruh ikizleri saydığı bu isimleri niye her gün bileklerinde aramaktadır ki?

bugüne dek yeryüzünde yazılmamış bir şey
kaldı mı?
her tür insanlık halini kaleme almadı mı dante, cortazar, edgü, karasu, yaşar kemal tahir alangu,
artaud, ionesco, sophokles vb.
yazı öyle bir ızdırap ki...
yazılanların tekrarı, tekrarın tekrarı ve tekrarın tekrarının tekrarını yazıyor olmak, bu müphemiyet ve mahkumiyet içinde klavyeye tuşlamak çok acı...

hugo, balzac, salâh birsel, sait faik ve
"abayı yakan" bir sürü tasavvuf erbabı...
hey, bakın ben gidiyorum, hesabımı kapatıyorum, demek ne demek?
edepsizce bi şey mi ki?
bana bakın, yazılarıma kına yakın,
bana yakın yerlerinize iyice bakın mı demek?
birkaç porsiyon ilgi, sevgi, anlayış istemek mi?
bilmiyorum. bilmek de istemiyorum "belki"den ürkerek...

bir "durum"a dikkat çekmek belki...
bir "intihar"a şahit aramak belki...
bir "gidiş"e (bari burada) el sallayan sa-mi-mi
mimiği yapmayan birkaç kişi arzulamak...
belki...

yıllardan beri (iki yıl ama nedense beş on yılmış gibi sanki) hafif'te iyi kötü yaşadıklarımı, yaşamadıklarımı, yaşamak istediklerimi paylaşmaktan memnuniyet duydum.
yazdıklarımı kucaklayanlar oldu.
"tutanlar" da, tutmayanlar da...
paylaştıklarıma övgülerini, beğenilerini yazmaya zahmet edenlere ve negatif tepkilerini de yazmaya tenezzül eden herkese kalbi teşekkürlerimi sunarım.

herkesin dimağına göre şerbet sunma gayem olmadığı için, mefkud rumuzu altında nüfus müdürlüğü kayıtlarında yer alan ve ana-babamın bana münasip gördüğü bir ismi gizli tutarak algılayabildiğim ölçüde hayatı, hayatımı ve insanlık hallerini sizlerle paylaşmak istedim.

şimdi, bu "vedalı intihar" yazısına gıcık olan birkaç arkadaş olacak. olsun. bu, benim seçimim.
seçimlerimize tahammül göstermek hususunda epey noksanlıklarımız var. buradan başlayalım hiç değilse hızlandırılmış tahammül dersine...

k. evren'i marmaris'te yaşayan bir "ressam" sanan bir nesil var yahu!
kendileri miting alanlarında picasso'nun renk kullanımı üzerine söylev de atardı genç kardeşlerim...

bir tv'de üç günlük beyaz sakalını sıvazlayan tiyatrocu beyin sunduğu yarışmaya katılan taze
lise mezunu ya üniversite 1'de olan ya da üniversiteye hazırlanan "genç" arkadaş,
padişahtan sonra söz sahibi olan kimdir sorusunu çözmeye çalışıyordu!!!
kız arkadaşı da, "genel kültürü iyidir ama" diyerek "engin" kültürünün tıkanıklığına şaşıyordu.
"cenıfır lopet"in mtv ödülü alan klibi niye
sorulmaz ki!

hafif umumisinde yüzeysel bir politizasyon görünmekte...
popüler siyasi temalar üzerine mim'ler falan...
türban, demokrasi, üniversiteler, sağ-sol,
atatürk devrimleri, cumhuriyet...
yerel siyasi kültürden beslenmeyen "liberal aydın" mahreçli ecnebi kaynaklı risalelerin referans alındığı
ruhsuz kapitalist tezler... herzeler...

bir de memleketin büyük bir kısmını ele geçirmeye başlayan o meşhur "gülen yüzlü" cemaat pohpohlamaları ile köksüz, slogan milliyetçiliği...
ya sev ya terk et, şımarıklığı...
bu memlekette kurt da, kuzu da yan yana yaşayacak kardeşlerim!
lamı cimi yok!
yugoslavya'yı gördünüz!

yakın tarihe bir bakın! attila ilhan'ı bir okusanıza..
önce, hangi seks ile başlayın...
sonra hangi batı'ya geçersiniz...
gerisi size kalmış...
benden geriye de kalsın birkaç kelam bari :)

"yeterince ilginç" değil dediklerim.
diyeceklerim de "ilginç" olmayacaktı zaten.
"göğü delen gidişin var ya
doğmamış ölümümün çürük kefeni sesim"

sizlerle paylaşmadığım "en son" miirimden tadımlık iki dizeyi paylaştım yukarıda...
o dizeleri kendim için yazmışım meğer...
bilememişim.
geçmiş bir sudur şimdi. kavrulan içinize şelale
dairesinde.

hakkım geçtiyse, herkese helâl olsun!
sizlerin geçmiştir, helâl ederseniz minnettar olurum.
etmezseniz, canınız sağ olsun, n'apalım!
bir gün...
burada...
bir başka rumuz adı altında...
ya da "gerçek" - tabii, "gerçek" diye bir şey
yoktur, o ayrı mesele - hayatın içinde...
görüşmek, okunmak umuduyla...

Allahaısmarladık!

Naylon Vicdan'dan olma Mefkud


15 ahkam var

Ahkâmlar

pruvan neta olsun, uzaklaştıkça yaklaşıyosun...

Mefkud cum, benim gibiler yüzünden gittiğini söylemiştin, içime işledi bu cümlen, sen kalsaydın keşke ben giderdim nokta nokta

Hayatta ne zaman birilerinin birşeyi, iyi yaptıklarını söylesem, beğensem, övsem, benim, nokta nokta

kopanistiye katılıyorum mefkud...

lorienn

Helal olsun güzel insan benden yana hakkım varsa tabii
Allah yolunu açık etsin herşey gönlünce olsun.
Tekrar görüşmek üzere ... sağlıcakla

Ne bu şimdi? Hem gidiyorsun hem giderken millete giydiriyorsun hemde "hakkım geçtiyse helâl olsun", yok efendim "allahaısmarladık" gibi kelimelerle, cümlelerle bir takım sevimliliklerle beklenen adam olma peşindesin. Yüzeysel sloganlardan, bölücülükten ve güzel olan her şeyin bok edilmesinden rahatsız olduysan onların karşısında dur ve bize de savaşmayı öğret. Politik beyin yıkamaların farkına vardıysan seni seven gençlerin beyinlerini kurtar. Beğenmediği ortamdan kaçan ve sonrada yine ortalık güllük gülistanlık olunca geri dönen bir adamın derin edebiyat bilgisi benim için çöptür.
Arada sırada girmiyorum, yazamıyorum bende buraya, bazen haftalarca giremediğim okuyamadığım oluyor. Ama hiç bir zaman bir veda yazısı yazmak geçmedi aklımdan. Bütün hafif bana düşman olsa yine düşünmem böyle bir şeyi.
Yine helâl olsun hakkım varsa (sanmıyorum ama..)

"Yalvarmak için Allah'ın senin olsun"

hayatı HAFİF'e alın...

gidiyorsan dönme, döneceksen gitme, gidiyorsan veda yazısı yazma...
giden gider, kalan sağlar bizimdir...

(değer mi! evet?)
bir garip sevinç önce sonra bir garip iç çekiş. illa sevilmek mi yok. illa beğenilmek mi yok. illa kabul mu hiç yok. hiç mi? hep var! burukluk hüzün...

neden
yargı
hali
dünyanın

bir selam verdim baki.
3 kez arda arda 7 gün beklemeli dedim. 3 kez ağladım güldüm.
ne buyurun ne düşünün ne ise ne bilin.

ne derim. derdim ne. kime ne ise ne.
işte istesen de istemesen yine de

öncesi önceden yazılmış bir şiir üç dört gün önce ve -bilinmez, varsa- sona hediyem olsun kararım. sonrası şimdi dökülmüş satırlara anında bir anda canlanma çabasında bir muhtemel anlamda birkaç satır:

ölü mü
hiç ölmedi
diri mi
ismin hiç vermedi
kayıp değil
hiç olmadı
mevcud hep
yok olan adında
gitti mi
evet şimdi O
burada an
damlası al od
dem i dem
bir nefesle
suya kan
ateşe can
şol dil
ister dılamis
ister
delehmes

öncesi de şimdiye kısmet içimden gelmiş gelen:

bir neden olmaz mı?
gönlümün kırmızı laleleri
sıra sıra dizilmiş
havaalanı uçuş tezgahında
televizyonda haberler
bir erkek sağımda
gençten izin ister
oturmak aynı masaya
solumda başka bir erkek
oturmuş, meşgul görünümlü!
yine gençten
terör haberleri
haberlerde yine
nasıl rahatsızmış siviller
terörden
topladı garson masayı
içmeyeceğim dediğim sönmüş
sigaralar
izmarit kategorisinde
muzafferler
gidecek yolcular uçaklar da
yine bir hal durgunluk
ve yine bir hal
hareket
döneceğim eve
önce yolcular uçaklara
başka bir zaman şimdi
hatırladığım
uğurlayan benim
dizilmiş gönlümün laleleri
uğurlar olsun
sessizlikte bas bas bağıran
huzursuzluğumda
huzurlu sevgimin sesi
sapasağlam
sakin mi sakin
şimdi buradayım
Irak ve Bosnadan haberlerle
bitti ana haber bülteni
Şubat’ın 22 si saat yedi
kırmızı yeşil görünen
lalelerin renkleri
niyetim göstermek ve saklamak
tüm renkleri
hangi rengi koklarsan
O
dizilmiş gönlümün laleleri
uğurlar olsun
ve hep şimdi
kalbim çarpıyor…

(şiirler: RSK a.k.a.- bilindiği üzere- mengü yinçge)
başka bir saygı duruşu ne kalan ne gidene…ayrı ayrı sınfları belki. ya yolları? Roma nerede?

“hoca Nasreddin imiş
sormuşlar ‘ dünyanın merkezi nere?’
‘işte tam ayağımın altı’
hoca buyurmuş cevap
‘yahu nasıl olur!
kim inanır’ nidaları
Hoca Nasreddin
‘ölçün o zaman!’”
(davulcu OHK’den Hoca Nasreddin doğaçlaması’98 Londra)

'tadımlık iki dize'yi tekrar tekrar okumamak olur mu?
"göğü delen gidişin var ya
doğmamış ölümümün çürük kefeni sesim"

(bu ne uzun ahkam,sil silme deyin. karar da kararsızlık da ben çektim.bir zaman baktığımda hafife duyar dinlerim. lakin silmiş olsa da hesabını sayın mefkud'un yazısı sebebi ve vesile, buyursun hemen silerim. ayrı bir yazı mı yoksa ahkam bölümünde mi yazayım çekişmesinin sonucudur ve okuduklarım üzere sade bir hissiyat paylaşımı).

“Oynamayı öğreninceye kadar dünyanın sıcak toprağının kucağında ağlayıp güldüğümüz zamanlardan bir gece: güzelce, dostça ve yürekten...”

(benim “Porgy”yi özümseyişim)

saygı ve sevgimle
zorluklarda nice kolaylıkar dilerim.

Zordur anlasilmak Mefkud'um...

Severim Mefkud'u cünkü yigittir, merttir. Söyleyecegini adamin yüzüne söyler. Saglamdir kalemi hic sag, sola yalpa yapmaz. Dogru bildiklerini kimseden cekinmeden yazar, cizer. Iste bunun icindir bazilarinin O'na karsi olmalari...

Deger mi be kardesim. Böylesi tarla fareleri icin gitmek, veda etmek deger mi? Kime ne anlatacaksin? Kim ne anlayacak? Sen yazilarina devam et! Ki" farelere meydan kalmasin...

Son günlerde yazilan cizilenler, en basit forum sitelerinde bile olmayan seyler. Iste bunadir Mefkud'un isyani...

Tabii anlayana...

ne saçmalıyorsun niko? Kimsenin mefkud'a karşı olduğu falan yok, geri gelsin diye kıçımızı yırttık hep beraber, yine duygu sömürüsü, yine veda mektubu, yine allahaısmarladık, gerçekleri söylüyormuş da dobra dobra konuşuyor diye karşıymış fareler ona! Öyle mi düşünüyorsun?
Hoşçakal'ı yazan alkışı topluyor, düşündüklerini söyleyenler de fare olarak nitelendiriliyor burada, işte benim düşünüdüklerim bunlar. Ama kaçıp gitmiyorum, burdayım düşündüklerimi söylemek için hazırım. Tabi anlayana..

hayatı HAFİF'e alın...

Günaydın hafif ahalisi...

Ben gidenlere hep üzüldüm ama yorum yapmadım, yapmayacağımda.. Şu anda elçi olarak mefkudun bir yorumunu ekliyorum.. Elçiye zeval olmaz diyerek.....

*************************************************************************************************************
kardeşim, helvamı yesene efendi efendi...
her şeyi senin beyninin yöksek iradesine göre mi yapıcaz?!
sen kimsin de, çok bilmiş bir "otorite" havasıyla sopa sallıyorsun!
senden ve senin gibilerinden icazet alacak değilim!
fertlerin hür iradeleri vardır ve dilediği şekilde huzurdan ayrılabilirler...
sen ve senin gibi "tek tip" fabrikasyon zihniyetinin anlayamadığı şey buydu!
hâlâ aynı makamda gazel okuyorsun/uz... diğeri de results hanım...

istediğim şekilde giderim! kimseyi ilgilendirmez bu!
"Allahaısmarladık" da derim "eyvallah" da, "iyi günler" de...
size mi danışacaktım, "çocuklar ben bir veda yazısı yazıcam da, nasıl uygun görürsünüz?", diye...
bak sen şu yazana!

kardeşim, ciğerim, dalağım ve dahi langerhans adacığım benim...
bak, iyi oku...
senin ve senin gibilerin anlamakta zorlandığı şey şu: samimiyet/im.
şunu da belle: kişi, kendinden bilir işi.
belledin mi? belle de jour ha?! ah-haaa!
bak, ben o son yazımı da aynı samimiyet içinde yazdım. tamam mı?
kimseye "giydirmek" gibi tezgahtarane bir niyetim olmadı.
ne düşündüysem yazdım. kime, nereye gider falan demeden, beni rahatsız eden nelerse yazdım.
sen ve senin gibiler, seninle aynı lazımlığa etmeyene ne zaman tahammül göstermeyi
öğreneceksiniz ya, ha, ne zaman? when? fikir venlerinizdeki bu daralma daha ne kadar
sürecek, ne kadar sürüncemede kalacak kerem'li cem'li kasılmalarınız???
farklılığa alışırsan hayat çok daha kolaylaşır senin ve senin gibiler için...

sen aynı zamanda falcıymışsın da...
bakla falı da bakıyor musun?
balgam falında mı ustasın yohusam? yoh yoh!
sen, kafandaki art niyetli kirli fikircikleri mefkud'a yamama, mefkud'u aşağılama peşindesin.
yazdıklarında zerre, zırnık iyi niyet ve samimiyet göremedim.
gölgesiyle thai boks yapan, hırçın, nevrotik bir komplo teorisyeni havan o kadar bariz ki...
asi ve lafını sakınmaz adam edaları... çok pot yapıyor belden yukarısı ama...

kime, niye "sevimlilik" yapayım ki be(be) kardeşim???
sizin bu anomaliden eriyen, cıvıklaşan saçma senaryolarınızdan gına geldiydi zaten!
"beklenen adam olma peşindesin" derken o suratın hiç mi kızarmadı???
utanması olmayan biri (utanma duygusu out ya, genç nesilde!) olmana mı verelim
bu dev ayıbını bilemiyorum.
sen bilirsin; ne de olsa her şeyin en iyisini sen bilmektesin. breh breh!

analiz, sentez, anti-tez gibi mefhumlar sana tırıvırı geliyor besbelli.
"derin edebiya bilgi"m mi var dedi mefkud sana???
oh, may gad!
bunları çıkarmak için özel bir gayret sarf ettiğini sanıyorum.
yoksa, sanal bir adama bu kadar yük istiflemenin ardında mossad ve mı6 ararım artık ben!
AYIP YAHU!

sen veda yazısı yazmadın diye, herkesin aynı şeyi yapmasını beklemek nasıl bir kafanın
ürünü sevgili kastahonolululu hemşehrilerim, e, deyiverin bakem...
senin aklından geçmez de, bir diğerininken geçer ve göçer be karındeşen kardeş...
olma bu kadar konserve konservatif, yazık, daha gençsin, güzel günleri biraz bu kafayla zor göreceksin...

results da ekürimiz...
giderim, dönerim ya da dönmem, giderim, giderken "veda" yazısı yazarım...
sana ne!
sene bindokuzyüzyetmişbeş...
bak, canımın unutulmuş köşeciği...
sen nasıl mercii olmaktasın?
sitedeki hesabını kapatacak rumuzlar senden izin almak durumunda mı?
moderasyon seni böyle bir yetkiyle mi donattı? nedir?
kimseye bir eylemi dikte ettiremezsiniz canlarım!!!
bunu iyice anlayın!
sizler mussolini torunları olabilir misiniz?
alessandro üvey kardeşiniz değil, di mi?
aslında hoş da bir hatun ama...
yooo, biz faşist de olsa namahreme uçkur salmayız...

içinde "Allah" var diye mi pirelendin kardeş?!
"Allahaısmarladık" dememin altında nasıl bir hinlik, pislik arıyorsun ben bulamadım.
bulamam da...
kalbimde üstgeçitler ve metrolar yok!!!
olmayacak!
sizlerin bu katakulli zihniyetli debelenmelerinizden epey bir midem şeetti yeterince...
biraz sizler içinizi yıkayın unutulmuş, unutturulan birkaç faziletle...
ne bu hin, cin olma durumları yahu!
sotaya yatmış ucuz magazin muhabiri pozları... yeter be! cidden yeter!

merak etme! kaçtığım falan yok!
yeni bir rumuzla dönünce, sizin algı genişlemenizi iskandil edeceğimden şüpheniz olmasın!
daldıracağım serçe parmağımı ölçeceğim dimağınızı...
dalaşmak değil niyetim, adam gibi defoldum; siz de azıcık adam gibi hürmet gösterin
hür seçimlere...

oradaydım, bir gün yine olurum, meraklanmayın!
saf mayın döşeli kalbime basmayın basma pabuçlarınızla...
asilik epey damping görmüş hafif'te...
zaman "görelidir".
size uzun gelebilir, ama ben onbinmilyonyüzbin vakte kadar hafif'in bir köşeciğine sığışırım
"belki" yine...

imza: aranan adam (!) mefkud!
  • sen beni acı acı güldürdün, "Allah"ın da seni tokatlasın *

off off kaçırmışım bunu. nedenleri söylemeniz gerekir mefkud beyfendiciğim? bunu çok konuştuk, tartıştık. elbetteki gitmelere kızıyorum. yazılarını sevdiğim insanların olmaması insanı üzüyor. hele geçmişi düşündüğümde kimse kalmamış yahu. şimdi redogre ile serdar sabri ile olan kavgaları hatırlıyorum. siyahın mateminin size çemkirişlerini. üzücü ama güzeldi. insan özlüyor. şimdi hepsi atlarını binip gittiler. buddhala'da gitmiş. bir şey dürtüyor değil mi? bu site neden terk eylememeiz gereken şehirler veya sevgililer gibi oldu gerçekten bilmiyorum. ama hiçbiryere gidişin öyküsü olduğunu sizle de konuşmuştuk. geri geldiğin yer evin bazense bir internet sitesidir. o yüzden daha önce de dediğim gibi, keyfinize bakmalıydınız. belki bu yabancılık duygusu da bu sayede geçerdi.

bir hakkım yok. varsa helal olsun. hassas ve alıngan yapınızı özleyeceğim.

selametle.

mefkud, aranan adamsın, hem de parantez içinde ünlemle değil, aranan adam!!!!! şeklinde yanında beliren o açık, cesur ünlemlerle...

git, peki...

ama git ki, hemen gel...

(yazıyı sırf bu sözü verdiğin için tutuyorum)

show must go on
\

Neşesine katık ettiğiniz hüzüntüler...Bir yıldız daha kaydı, gördünüz mü? Sektesinde kalbi bile şaşırtan yitiş...Karalar bağlayanlar, düğünü dernek eyleyenler, insandır kelamına kelam katanlar, kardeşlerimiz, dostlarımız ...Gidişler üzre cümlesi şaşkın, müptezel...
Zaman durdu, akan sadece hatıralar...
Güle güle üstadım. Ne güzel bir veda sözüdür
bu...Güle güle...

İleri gitmek,geriye gitmekten iyidir sandığımız yollar,bizim değil.
Önden gidenlerin,varıp kirlettikleri,kirlettikleri ve terk ettikleri yerlere yeni ulaşıyor ayaklarımız.
Artık bir dünyanın varislileriyiz..
Yitip giden medeniyetlerin ayak izleri,Tanrı'nın gizleri gibi hala.
Gördüğümüz vahşet,
Kan kokusu kıyamet!
Dönen bir dünya bıraktılar bize,
Dönüyorsa başınız bilin ki bundandır..
Ateşi cehennemden çaldılar,
Yanıyorsa içiniz bilin ki
bundandır.

@mekfudddd :((

ömür tüketmekle ve tükenmekle geçiyor.varken yokuz yokken var.ne diyelim.elbet bulutlarda bir gün iflas edecek sağanak olup yağacak.kimi şükür yağmur, yağmur kurtulduk diyecek.kimi kahretsin ıslandım ne yapacağım şimdi diyecek.daima yüreğinin çizgisinde iniş çıkışlarla yol al mefkud ben den yana herşey helal olsun sen de helal et.

yanlızlık yaldızlı mı

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu