Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "PicAnswers"

Mim'ler gösteriliyor. (Ön Sayfa yazılarını, tüm yazıları ya da çok tutulan yazıları göster)


7 ahkam var

Ahkâmlar

Akıllı yöntemmiş walla. Bir yere aday olduğunuzda onun tepesindeki kişiye sövmek lazım. Ardından atamanız yapılmazsa cevap hazır. "Bana karşıt olduğu için, husumet sebebiyle atamamı yapmadı." Sıkıysa karşısında durabilsin bu kez o tepedeki kişi. Kafası çalışıyo adamın. Boşuna prof. olmamış..

Logos spermatikus // laissez faire laissez passer // PLATONIK

Aday değil seçilmiş kişiye yapılıyor bu uygulama, yapan kim atanmış YÖK başkanı (AKP liyse yönetirim, değilse yönetmem kurumu ), peki göreve getirilmeyen kim ÜK ca seçilmiş Celal Şengör, konuyu saptırmayın...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Ayıp ediyorsun Agent. Saptırır mıyım hiç. Ama adam kendisi sapıtmış. Böyle düşünen bir insan olsa olsa Ortaçağ Avrupa eğitim müesseselerinde yöneticilik yapabilir.

İsabet olmuş, boşver. Sırf "bizden" olduğu için kimseyi savunmak zorunda hissetme. Yarın seni öyle bir mahçup eder ki savunduğuna pişman olursun. Prensiplere dikkat et sadece, bir de bilim adamıysa bilimsellik anlayışına.

Logos spermatikus // laissez faire laissez passer // PLATONIK

Adam cesaretli amirini bile eleştirebiliyor, fikri düşünceleri değil, böyle cesareti olan insanlar lazım bize...

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

Verdiğim yazı amirini eleştirme yazısından bahsetmiyor yalnız. Bilimsel düşünceye şaşı bakması konusunda bir yazı. Yoksa elbette bir akademisyen amirini de başbakanını da ve tabi generalini de eleştirme cesaretine sahip olacak. Generallerin önünde "esas duruşa geçelim, paşalarımız ne derse onu yapalım" demeyecek. Kendisinin akademisyen olduğunun farkınhda olacak, bir onbaşı olmadığını bilecek. Bunları yapsın da sonra amirini sorgulamayı da başarsın. Askerler amiri değil ki. Bu ne itaat ve bu ne askere itaat ettirtme arzusu. İşini yap, üniversiteleri askeri kışlaya çevirme hülyalarını bırak derler adama.

Logos spermatikus // laissez faire laissez passer // PLATONIK

yaw bu papyonlu depremci hala buralardamı, gitsin mütayit şirketine biraz daha para kazandırsın, boş yere milleti ve devleti meşgul etmesin.

CUMHURBAŞKANI Gül durdu durdu, turnayı gözünden vurdu.

Öyle bir YÖK başkanı seçti ki tam evlere şenlik.

Yeni başkan seçilir seçilmez rektörleri mahkeme kararlarına aldırmadan türbana göz yummaya çağırdı.

Bir bilim adamının, YÖK başkanı olur olmaz rektörlere hukuku tanımamalarını önermesi ilginç.

Yusuf Ziya Özcan’ın daha koltuğuna oturur oturmaz yaptığı bu açıklama ile üniversiteleri nasıl perişan edeceği anlaşılmıştı.

Birkaç gün sonra Meclis Başkanı Köksal Toptan’ı ziyaretinde bir çam daha devirdi yeni başkan.

Köksal Toptan görüntü almaları için TV kameralarını içeri aldırmıştı.

Nezaketen YÖK Başkanı’na bir şeyler söylemek isteyip istemediğini sordu.

YÖK Başkanı kameraları unutup "Hayır efendim konuşmayacağım. Başbakan ’Aman hocam sakın konuşma, yoksa ipimizi çekerler’ diye uyardı" dedi.

Bütün Türkiye de bu sözleri duydu.

  • * *

Üniversitelerarası Kurul 24 Ocak’ta 16 adayın katıldığı seçimde 83 oyla İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şengör’ü YÖK üyeliğine aday olarak seçti.

Prof. Şengör sıra dışı bir bilim adamıdır. Dünyanın sayılı deprem uzmanlarından da biridir.

Dünyanın birçok önemli üniversitesinde dersler verdi.

Birçok saygın bilim akademisinde üyelikler yaptı.

Ord. Prof. Fuat Köprülü’den sonra Rus Bilimler Akademisi’ne kabul edilen ikinci Türk oldu.

Çok sayıda kitabı olan Prof. Celal Şengör’ün 1826 bilimsel makalesi var.

İşte tüm dünyada saygı gören bu bilim adamını Gül’ün YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan üyeliğe layık görmedi.

Üniversitelerarası Kurul’un YÖK üyeliği önerisini "usul eksikliği" gibi komik bir gerekçeyle geri gönderdi.

Gerçek neden ise şu:

Celal Şengör, dedik ya, sıra dışı bir bilim adamıdır. Doğruları kellesini kesseniz de söyler.

Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK başkanlığına atanma kararını duyar duymaz medyaya yaptığı açıklamada "Hiçbir akademik özelliği yok, değil YÖK başkanı asistan bile yapmakta tereddüt ederim" dedi.

Prof Özcan’ın bu kararı bir bilim adamına yakışmayacak bir davranış.

Üstelik Şengör’ün "Hiçbir akademik özelliği yok" değerlendirmesi de dayanaksız değil.

Çünkü Yusuf Ziya Özcan doçent olduktan sonra profesörlük unvanını alabilmek için tam 14 yıl beklemek zorunda kalmış.

YÖK başkanlığına getirilen Özcan, kısa sürede AKP’nin misyoneri olduğunu kanıtladı.

Zaten Cumhurbaşkanı’nın Özcan’ı bulup çıkarmasının nedeni de bu.

Koltuk uğruna böyle bir misyon yüklenmeye değer mi?

Hem bilim adamlığına, hem de üniversite camiasına ihanet etmek yakışır mı?

Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti olamaz.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu