

Yörükler, hayvancılıkla geçinmişlerdir. Çobanlık yaparlar. Yörük çobanı doğayla bağ kurar. Çoban ile otlattığı sürüler arasında kuvvetli bir bağ vardır. Bu bağ; kimi zaman tatlı bir bakış, kimi zaman candan bir okşama, kimi zaman bir avuç taze yemdir. Kimi zaman da içli bir kaval sesidir. Çoban, sevgisini, üzüntüsünü, yalvarışını kavalıyla sürüsüne anlatır.
Hayvanların yününden ihtiyaçlarını karşılarlar. Başta kara çadır, kilim, halı, heybe, çorap ve çanta dokumuşlar, dokumada bir sanat oluşturmuşlardır. Desen desen, nakış nakış işlemişlerdir yaşayışlarını, sevinçlerini, üzüntülerini, sevdalarını… Çeşitli bitkilerden renk renk kök boyalar elde etmişlerdir. Dokuma tezgaları (ıstar) portatif olup, her yere taşınabilmektedir. Yünden, genellikle doğal renklerle dövme olarak keçeler yaparlar. Desenler, geometrik şekillerden oluşur.



Yaşama ortamında yörükleri görmek neredeyse olanaksızlaşmıştır. Yerleşik düzendelerdir artık. Ancak; bir açık hava Yörük müzesi olan Antalya- Kemer’de Yörük Parkı’nı görme şansınız varsa, size öneririm. Orman Mühendisi Kutsal İyicil derlemeleri sergilenmektedir.
saglık bakanlıgı keneler ıçin kirmızı karıncalari coğaltmak yönünde harekete gecmiş dünyanin dengesiyle oynaya oynaya bakalim neler gelecek basımıza daha yörükler de kalmadi sanırım artik tam emin degilim ama sadece bizim buralarda gordüklerim yani diyarbakir ve cevresınde onlarında cogu yerlesik hayata gecis yapmak zorunda bırakilmıslar ama turkiyenin geneli hakkinda bilgim yok
Yörükleri obalar da yaşayan halk olarak bilirdim. Bu kadar ilginç yaşamları olabileceklerini hiç düşünmemiştim, anlatılanlar çok ilginç...
Yorukler simdi tekno Toruk oldular; uluslarasi goc ediyorlar; beygirlerin yerini ucak aldi; dokuma tezgahi da IBM Thinkpad T61 oldu. :-D
Yorukler anadolu'nun en eski milleti olarak biliniyor; kokleri Kafkasya, Transoxania, Orta Asya- Turkmen karisimi dense de etnik Lidyalilar olarak da biliniyorlar. Ege ve Akdeniz (Antalya, Mersin, Adana) civari Yoruk-Tahtaci koyleri merkezidir, Anadolu'nun en eski hippie'leri olarak tum Anadolu'yu karis karis gezen ve vatanini onlar kadar seven baska millet yok bu memlekette. Karakacan Yorukleri ve Sarakatsani de Yunanistan'da yasayan en eski milletlerdendir. Onlarin Yunanistan da varligi Osmanli oncesine aittir.
YÖRÜK ALİ TÜRKÜSÜ
Şu Dalama'dan geçtin mi,
Soğuk da sular içtin mi
Efelerin içinde içinden
Yörük de Ali'yi seçtin mi?
Hey gidinin efesi, efesi
Efelerin efesi
Şu Dalama'nın çeşmesi
Ne hoş olur içmesi
Yörük de Ali'yi sorarsan
Efelerin seçmesi
Hey gidinin efesi efesi
Efelerin efesi
Cepkenimin kolları
Parıldıyor pulları
Yörük de Ali geliyor
Açıl Aydın yolları
Hey gidinin efesi efesi
Efelerin efesi
Tahtacı yörükleri dedikleri, bir kısım yörükler orman işiyle uğraştıklarından, onlara verilmiş bir ismdir.
Pbk, özellikle ege'de, birçok efe yörüktür. Kurtuluş savaşında milis kuvvet olarak hizmet vermişlerdir. Yörük Ali de bunlardan biri. çok sevdiğim bir türkü. Teşekkür ederim.
bir kaç yıl önce alanyadaki yörük çadırlarında yediğim gözlemelerin tadı hala damağımda. o lezzeti başka hiçbir gözlemecide bulamadım:)
Doğada ne buldularsa onlarla beslenme yoluna gitmişler yörükler. Zaman almayan, kolay olan gözleme de yörüklerin becerikli olduğu uğraş... Doğadan toplanan otlarla yapılan gözlemenin lezeti bir başkadır.
orta asya'dan gelenler kimlerdi?
bir orta asya geyiği dönüyor ama, hadi hayırlısı. sakın ezbverci eğitimin sonucu olmasın bunlar.
yörüklerle ilgili olarak da açıkcası kavram karmaşası olduğuna inanıyorum. çünkü göçer olan bir sürü gruplar var, o dönem için. yerleştikleri bölge itibariyle mi acaba yörük ismini almışlar? yürüyen türk tezi bana çok gerçekci gelmiyor.
velhasıl google dışında detaylı bilgim olmadığından maalesef katkı da sunamıyorum.
Göçler olayını geniş düşünmek gerek. hemen bir anda , kalkın gidiyoruz deyip toplanıp az zaman sonra gelinmemiştir Anadolu'ya. Yıllar yıllar sürmüş olay. tabiki önceden gelenler daha önce yurt edinerek yerleşik yaşama geçmişlerdir. Bazı obalar da uzun süre yerleşik yaşama geçmemişler. Çok az da olsa hala o yaşamı ve geleneği yaşayanlar vardır.
Nevdalist ;
Sana, güzel bir ''yörük dügünü'' yapıp, adetleri canlandıralım..
Bir yerde gözüme ilişmişti..
''Düğüne davetli olanların keçi getirmeleri adettir.''
Herbirimiz, bir Keçi kapıp gelsek, yaşadın yani..
@pbk, her davetli bir keçi getirirse o düğünü düşmek istemiyorum.. keçilerin düğün sonrası akibeti ne oluyor ?
Sen hiç yaylaya çıktın mı Akoni, koyunları, inekleri köpekler eşliğinde götürdün mü..
Ben bayan bir çobana eşlik ettim, süper, her biri bir yana dağılıyor, sen onları çekip yola koyuyorsun yine.. Çok uğraştım ama başardım :)
Bir taraftan köyün deresi akıyor serin serin ayakkabını çıkarıp yürüyorsun , o sıcakta ayakların buz tutuyor.. Buz dedim de, buzağı doğarken sığırın kafasını okşuyorsun, kulağına ''ha gayret canım'' diyorsun, kendi yavrun gibi benimsiyorsun onları..
Diğer taraftan yol kenarlarındaki böğürtlenleri yiyorsun,
Sonra da gelip Starbucks ta kahve içiyorsun, off ya olacak iş mi..bu ne suni hayat ..
@pbk, yaylaya hiç çıkmadım öyle bir şansım olmadı. ama o kadar iştahlı anlatın ki hayatımda büyük bir kayıp olarak gördüm..
Sen bu yaylaları yavrum yaylayamazsın
Derindir dereleri boylayamazsın
Hoy ellerin kınalıdır oynayamazsın
İnan olursa eğer gelirse paracık verirse
O zaman kaptan keyifler tamam
Hamura başa isya iskotagaynalar suya
Reis dümene kalkın tayfalar
İndik Batum'a da geldik Rize'ye
Rinna rina na ah rinna rina na
Üç güzel gidiyor yavrum Batum kenarı
Ayağına giymiş yavrum mesti çorabı
Yoktur gavurun kızının da dini imanı
İnan olursa eğer gelirse paracık verirse
O zaman kaptan keyifler tamam
Hamura başa isya iskotagaynalar suya
Reis dümene kalkın tayfalar
İndik Batum'a da geldik Rize'ye
Rinna rina na ah rinna rina na
Cemile Cevhe
buzağı doğunca, annenin yavrusunu yalaması çok hoşş.. hiç bıkmadan dakikalarca yalıyor..Bunca olaya tanık olan birisi onu da görmüştür @kop, hem bunda ne var doğal, içgüdüsel olaylar değil mi? oooo şiir de pek alâ
bişey var demedik yaw, gördün mü dedik, bence doğadaki en harika çifteleşmedir, gördüm ordan biliyom...
Konuyu dağıtmayalım da Cop, arkadaşa ayıp olmasın..
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (28 Mayıs 2008 11:55)Nevdalist ;
Sana, güzel bir ''yörük dügünü'' yapıp, adetleri canlandıralım..
olay burda daalmış bana çamır atmayın,
Geldi yine davetsiz misafir, hay, laf anlamaz.
Kapıdan kovsan bacadan girer.
Gel sen de çitle..Çekirdekçi takımı..
İyisi mi görmeden geç..
Kop olur mu, yorumcu burda, ''Düğüne keçi getirmekle'' bir adetten bahsediğ..
Böyle anlatıldığında akılda kalıcı olur..
bende yörüklerin atları varya, onların çiftleşmesinden bahsediyorum, böyle örneklerle daha akılda kalıcı olur...
At belirleyici bir özellik değil ama özellikle ''yörük düğünü''nde keçi getirmek onlara özgü bir durum.. Bu yüzden..
teacher07 DİYOR Kİ, (28 Mayıs 2008 08:08)
At önemli yer tutar yörük yaşamında.
yazar senle aynı fikirde deil ama...
Soytarı adındır..Küfürbaz..
Sen kendi diline mukayet ol önce..
At, avrat. silah, demişler..
Zaten özümüzde var..''Keçi'' dememişler ama..
ne alakası var kop la.
tucay ozkanı sarıyerde bızı kandırıdn dıye dövmüşler.
gunun en gizli haberıydı. kop la alaksız bişi.
işi gucu bırakıp şu haıfıfte geyık yapmaya bayılıyorum :)))
iş guç onemli değil :) haıfe yorum yapmak daha onemlı :)
Bak Sahınden;
Bana Herkesin içinde orospu ve fahişe dedin..Belli ki burada yazmak istiyorsun ama hala küstahlığına devam ediyorsun..Biraz insan ol ve Asılsız yazdığın o kelimeler için özür dile benden..Üzüntüm hafifler belki..
Sonra da ne yaparsan yap..
Evet, 30 unu geçmiş bir adama insanlık dersi vermeyi ben de kendime yakıştırmıyorum, doğrusu..
@@@teacher
At önemli yer tutar yörük yaşamında.
at değil o katır at nasıl yürüsün dağda taşta hocam hocam lütfen mantık
@Krolock, ne farkeder ki. ha eşek, ha at ikisinin bileşimi değil mi?
( katır) eşek ve atın birleşmesinden ortaya çıkan,üreme yetisine sahip olmayan hayvancağız..
sahinden herkesin içinde özür dile pbk dan..sonra da özelden ne istersen onu yaz, sonra ortalık karışıyo yaa
Onu tanıyan biri olsaydım ve yüzüme söyleseydi
ebesini ..... dim..
Kelebek hoşuna gittiyse, sana da desin..
kopanisti DİYOR Kİ, (28 Mayıs 2008 14:26)
akoni, katır oluşması için eşek ve atın hangisi erkek hangisi dişi olmalıdır...hayat suda başladı salus per aquam
yanii.. ne farkeder ki dişi eşek veya at olsa. Sonuçta her iki cinsin birleşimi.. ama bakıyım öğrene bilirsem açıklarım
kopanisti DİYOR Kİ, (28 Mayıs 2008 14:26)
akoni, katır oluşması için eşek ve atın hangisi erkek hangisi dişi olmalıdır...hayat suda başladı salus per aquam
offf yanlış yazı kopyalamışım. Özür dilerimm..
Yörüklerin, bindikleri at önemlidir. Yaylalarda cirit oyunları duydunuz muhiç? Bir de yük taşımak için develer önemlidir yörük yaşamında.
nazar değmesin diye yoğurda çörek otu mu serpmek! nazar değince yoğurda ne olyor i? tutmuyor mu? :) süper:) iyi bahane be:))
ellerine sağlık!
öyle değil doxa. nazar değer de hayvanların sütü azalır diye yapılan bir şey... Ama doğru mu dersen bir şey diyemem.
kelebeklerozgurdur DİYOR Kİ, (28 Mayıs 2008 15:09)
aman neyse, allah korusun başına bir şey gelir falan.severim akoniyi üzmesin biziGerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....
@kelebek, İyi dileklerin için teşekkürler. Ben zamanımı iyi ayarlıyorum, hiç kavrulmadan güzelce bronzlaşıyorum. Bazen gerçekten bilinçsizce güneşlenerek, birinci derece yanık insanlar görüyorum ve üzülüyorum..
diyarbakır ve siverek çevrelerinde epey rastlamışımdır.
örnek : siverek / karakeçi aşireti diye anılırlar köklüdürler.
bir diğer örnek : diyarbakır / bismil / türkmenhacıoğlu köyünde bulunurlar falan.
ama ilginç yanı bu türkmenlerin hemen hepsi alevidirler.
Yanlis. Alevi olanlar Tahtacilar, Yoruk degil. Tahtacilar Kafkas kokenli gelenekleri vardir ve Yoruklerden farklidirlar.
Türk kültürüne ait gerçekten çok güzel bir yazı ve yorumlarla dolu bri sayfa olmuş. yazan ve katkıda bulunan herekse teşekkür ederim.
Her ne kadar araya sızmış olan küfürler ya da atışmalar kaliteyi biraz zedelesede , o da artık yozlaşan toplumumuzun kültürüne ait bir parça diyerek kabullenmek zorundayız sanırım.

bebek kecileri annelerine kavusurken seyretmenizi tavsiye ederim, sahane bir sahnedir.cok meraklidirlar gelip ustunde nevarsa yemeyi cok severler. (sapka, tshirt, ayakkabi, sac)
clicia x,
sana komik bir şey:)
2 hafta önce pazar, keçi ve anne olayına şahit oldum, çok şekerler, ama olay şöyle seyretti;
yavru keçiyi seviyorum, çok tatlı, annesi 2 metre öteden meleyip çocuğunu çağırıyor, daha doğrusu kızıyor resmen ona:) bırakıyorum, annesine koşuveriyor yavru koşuşuyla!
anne-çocuk olayı işte...
makaleci , muhtesem bir olay! sonra cocuguna kizmistir kesinlikle. sanslisin seni boynuzlamaya kalkmamis!
sen bir de bunlarin yuzlercesinin kavustugunu bir gorsen, youtube acik olsaydi gosterirdim, o bagrislar o feryatlar, o kosusturmalar, kavusmalar, kaybolan aglasan oglaklar...
bugün içtiğimiz çeşit çeşit kahvelerin yapıldığı kahveleri keşfeden bir sevgili keçicik ve onun mütevazi çobanıdır...
İnsanlık tarihi ne ki bu kadar farklılaştık birbirimizden oysa düz mantığın yeni annelerine göre hepimiz adem ve havva gibi olmalıydık.
Ellerine saglik kardesim. Süper bir yazi olmus. Sayende özkimligimizi daha yakindan tanimis olduk...
Mazyol, Diyarbakır, Urfa gibi yurdun birçok yerinde yörükler olduğunu biliyorum. Teşekkür tanıttığın için.
sbaskentl, talos, Beğeniniz için teşekkürler.
akon, Keçi ve yavrusu( oğlak) için teşekkürler.
Clicia x, makaleci, akoni, Size ilginç bir örnek vereyim: Yörükler; oğlaklar her ne kadar çok olursa olsun, ne kadar birbirlerine benzerse benzesin, bir oğlağın hangi keçiye ait olduğunu bilirler.
Diyelim ki yüz oğlak ve annelerivar, bunların buluşması da bir güzelliktir. Görmek gerekir. Koro halinde bağırışmalar çok hoştur. Hepsi de yavrularını bulurlar...
DarkFrozen, link katkına teşekkürler.
xNicox, Beğenin için teşekkürler.
Clicia x , yörük alevileri de vardır. ben böyle biliyorum. Göçler sırasında geldikleri yollarda alevilerle etkileşimler olsa gerek... Biliyorsun elevilik ve sünnilik bir islam meselesidir. Yörüklerin esas inancı şamanlıktır...
Hayatimin en heyecanli maceralari koyde gecmistir! Her an bir yeni kesif ve supriz dolu; koy insani gozumde her yonden sehir insanindan ote ve ustundur.
Biz tüm köylüler olaraktan onore olduk Sayın Clicia X kişisi.
Metal müzük dinleyip şatanistlik de yapmayız biz hemi.
Ben halı dokudum 1 sıra, sonrada sırayı kirkit le sıkıştırırsın..
Ben mi? Çok kırıcısın hakkaten Clicia. Bu kırıcı kişiliğin midemi bulandırıyor. Güzel güzel iki kelam diyalog kuramıyoruz senlen. Ne kadar kötü bir durum.
Gereken malzemeler
*Halı tezgahı *Halı deseni *yün iplik renkli *Kirkit *bıçak *ipek iplik
Tezgah'a Ishtar deniyor, olen Yoruk kadinlarla birlikte dokuma tezgahina ait cok onemli bir kelime dagarcigi da yok oluyor. Bunu onlemek icin tanidiklarimla bir girisimde bulunacagim. Koyde bir muze, kutuphane ve organik tohum bankasi kuracagim. AB fonlarindan yararlanmak mumkun.
Pi'Bek, bence amsterdam'dan bi koşu londraya uğrayıp şu kadını Anadolu'da bir köye götürsen çok hayra geçecek. Hem halı dokurken biraz yumuşar, nezaket sahibisi olur. Hem de insanlığa katkısı olacak bişiler yapar kadınceğiz.
Bir de yörük çorapları var, ama ayakkabı giyemiyorsunuz onları giyince..
bi de yörük sandviçi var.
yörük ekmee içine, yörük tereyaa sürülür,içine ince kesilmiş 3 çeşit yörük peyniri konur, yanında köpüklü yörük ayranı ile yörük çadırında, yörük kilimi üstünde oturularak yenilir
tarhana , her yörede başka yapılsa da malzemeler aynı hemen hemen. Tahanalık öğütülmüş buğday, yoğurt, süt ana maddeleri...
Hazırlanması değişik olabilir. Mayalanması, kabarması önemli olan. Tabi çorbasını yapmak da damak tadına göre değişik malzemeler katılır.
kullanılan araç gereç isimlerinin çoğu öz türkçedir.
Tuluk: ayran yayılan yayık.
Bişşek: Yayığın içindeki , ağaçtan yapılmış çalkalama aracı.
Çomça: Yayıktan ayran almaya yarayan büyük kepçe.
Çatma: yayığı dik tutmak için başlarından birbirine bağlanmış üç ağaç. Tuluk bu ağaçlara bağlanır düşmemesi sağlanır
Dokumada kullanılan ağaç tarak ve kirkit.
ıstarda kullanılan malzemelerden ortadaki ağaç( gelenvara)
Yine ıstarda iplerin sırasının karışmasını önleyen kücü ve kücü çubuğu. vb.
fotograflar cok guzel,simdi yoruk gibi yasamak vardı,
acaba diyorum teknoloji olmasaydı,daha mı huzurlu olurduk,
insanın icinde dogaya,dogallıga karsı meyil var,
teknolojiyle birlikte hersey sunilesti,
belkide teknolojiye karsı icimdeki kızgınlıktan dolayı ,cagdaslasmak,modern olmak bana hep itici geliyor,
modern olmak iyi bir seymi?
seni mutlu ve huzurlu yapmadıktan sonra,
ne anlamı var modernligin
En güzel yörük türkülerini Bediha Akartürk ve Tolga Çandar seslendiyor.
Bediha teyzenin toroslarda verdiği konseri asla unutamam.Yayla şenliğinin en güzel günüydü o gün.
Onun sesini bütün dağlar birbirine fısıldamıştı.
Bir yörük olarak yazı hoşuma gitti yazanın eline sağlık. Bu konu hakkında çok sınırlı ve kısa bir bilgi olmuş umarım bu tür yazılar devam eder inş. bi kaç tanesi de bana nasip olur. Yorumlarda baya bi işi geyiğe vuran arkadaşlar olmuş keşke başka yerde yapılsa böyle geyikler... Ayrıca yörüklerin kökeni, tahtacılar vb kavramlar birbirine karışmış gibi yorumlarda lütfen bu konuda yapılmış bilimsel çalışmalara bakınız hurafelere değil :)
akoni, yörük gibi yaşamak o kadar da zor bir şey değil inan. Bir özgür yaşam örneği bence... Doğa ile iç içe yaşamak ...
Sorit , bedia Abla türküleri gibi coşkulu, şen ve şakrak olasın...:))
quanturk , teşekkür ederim iyi dileklerine. Sana da başarılar dilerim.
benim imkanlarım olsa,hemen yoruk gibi yasamaya baslıyacagım,
ilk is,yoruk gibi yasamaya razı,istekli bir es bulmak,
ama boyle esi nerden bulacaksın,simdi ki genc kızlar buna razı olmaz,
ve toplumda hemen bizi kınamaya baslar,
bu genc yasta ne isin var daglarda,otur calıs,uret filen deyip dururlar
Quanturk Tahtacilar konusunda daha spesifik olur musun lutfen? Hurafeler nedir? Burada tahtacilardan bahseden tek ben oldugum uzere aydinlatmani beklerim.
Clicia x, quanturk , tahtacılar konusunda bulabildiğim şu bigiyi size sunabiliyorum. Bilmem ne kadar yararlı olabilir...
Tahtacıların atalarının XIII-XV. yüzyıllarda yaşamış Ağaçeriler oldukları şüphesizdir. XIII. yüzyıldaki Moğol istilası üzerine Türkistan'dan Anadolu'ya göçeden Türkmenlerin gerçekten kalabalık bir kısmı Maraş ve Malatya yörelerinin ormanlık kesimlerinde yurt tuttu. Bunun sebebinin bu Türkmenlerin Selçuklu tahsildarlarını ve askerlerini görmekten hoşlanmadıkları için kendi hayat tarzlarına hiç elverişli olmayan bu inişli çıkışlı, ağacı çok yerlerde yurt tuttuklarını düşünüyoruz. Onlar aynı zamanda, pek muhtemel olarak, 1240 yılındaki Baba İshak isyanına da katılmışlardır. Onların bu isyandan sonra Malatya ve Maraş yörelerinin ormanlık kesimlerine sığınmış olmaları pek tabiidir. İşte bu Türkmenlere adı geçen yörelerin ormanlık kesimlerinde yaşadıkları için "Ağaç-eri" denilmiştir. Ağaç-eri, ormanda yaşayan demektir. O zamanlarda bir 'ek' gibi kullanılarak "eri" kelimesiyle birleşik isimler yapılırdı:
•
Prof. Dr. Faruk Sümer
Günümüz Tahtacılarının yaşantılarına bakıldığında onların standart yörük-türkmen inanış ve geleneklerine sahip olduğu kolayca görülür. Hatta günümüzde kaybolmuş bir çok gelenek ve görenek hala görece kapalı yaşamaya devam eden bu Alevi inanışlı toplumda kendini göstermektedir. Zaten Alevi temelli bir çok inanışın temelinde Şaman- İslam karışımı OrtaAsya tabanlı bir gelenek yatar. Yakın bir zamanda Alman araştırmacılar Türkiye'de Yörüklerin de ayrı bir etnik grup oluşturduğu iddiasıyla absürd çalışmalarda bulunmuşlardı. Tabii kimse bunu ciddiye bile almadı. Tahtacılar konusundaki iddialar da tam olarak temellendirilememiş ve muallakta kalan fikirler olarak kalmıştır. teacher07 nin de kaynak gösterdiği gibi dağıtılmış olan bu türkmen grubu içine kapanmış ve kendi içinde daha muhafazakar bir yapıya bürünmüştür. Bu da yaşadıkları bölgede ayrı bir sınıflandırmaya tabii tutulmarıyla sonuçlanmıştır. Özellikle Akdeniz bölgesinde bu tahtacı köyleri birbirinden çok ayrık yerlerde kurulan ve bağlantısı olamayan yerleşimlerdir. Bu konudaki kaynaklı iddialar şu bağlantıda görülebilir.
http://www.tahtacilar.com/tahtacilar/kimdirler7.html
Clicia x'i bayag bi degismis gördüm. Bilmem sizlerde bunun farkinda misiniz? Öyle ya o, artik Evliya Celebi'yi okuyor. Tebrik ediyorum Clicia. Nihayet özkökenini buldun...
QuanTurk Tahtaci ile Yoruk'u birbirine karistirma, cunku bildim bileli Yorukler onlari ayri bir klan olarak gorduler. Bir kere birinci grup kereste isiyle hasir nesir olur ve her zaman daglardadir. Youtube'da yasam bicimlerini gosteren videolar var. Yoruklerin cogu su anda oturmus vaziyette ;artik uzun yola giden gocer aileler cok az; daha cok koylerinde bagcilik, aricilik, dokumacilik ve hayvancilikla ugrasir Yorukler.
Clicia x haklısın dediklerinde ben sadece temeldeki birlikteliğe dikkat çekmek istemiştim. Yörükler zaten kendilerinden görmezler fakat onlara benzer tarafları o kadar çoktur ki tek tutar noktaları yörüklerin sünni anlayışı tahtacıların ise alevi temelli yaşam biçimleri. Tabii yörüklerin sünni inanışlarının ne kadar saf olduğu tartışılır o ayrı mesele :)
:D yok daha neler artık; ne alakası var satanistlikle ben konar göçer toplumun birazcık dini meselelerde daha rahat davrandığını; yaşam koşullarının dini etkilediğini ve sonuç olarak fazlaca kulaktan doyma ve sözlü olarak öğrenilen bir "din kültüründen, din bilincinden" bahsediyorum. ama aklıma hiç satanistlik filan gelmemişti:) insanın töbe töbe diyesi geliyor yani ....
yani yoruklerin inanci "kulaktan dolma ve sozlu ogrenilirmis" o yuzden " ne kadar saf oldugu tartisilir"mis, bu biraz senin onyargin olmasin sakin...
ama su dogru ki doga ile cok hasir nesir olmak , dunyasini topragini dogal olaylari yakindan tanimak kendi kendine bir egitimdir ve insani daha dogal ve TAKINTISIZ yapar,
Yorukler anaerkil , kadinlari cok guclu bir toplumdur; cunku kadin uretici ve soz sahibidir, hurafe dogmalarin belli bir yere kadar siniri vardir, o yuzden Yoruklerin inanci yerlesik koylu kadar sikintisi/takintisi olmaz diyebilirim. Cunku Yoruklerin dunyasi, hem mekan hem ruh olarak yerlesiklerin kat kat ustunde, ozgur ve genistir :-)
illa ki kötü niyetli algılamak istiyorsan bunda özgürsün. ben işin edebi boyutundan çok biraz gerçeğine değiniyorum. dediklerine de %100 katılıyorum ayrıca. bu benim önyargım değil, ben bu toplum içinde büyüdüm sayılır olaylara nasıl yaklaştıklarını iyi kötü bilirim. şaman gelenekler hala yaşar bu toplumda, kutsal sayılan şeyler vardır, inadına devam ettirilen gelenekler bazen dine rağmen gelenekler vardır. tabii ki hayatı algılama biçimleri yerleşiklerden çok farklıdır olaya daha bütüncül yaklaşma yetileri fazlacadır. kısaca bügün toplumumuzun ruhunu oluşturan değerler yörük-türkmen anlayışıdır. bilmiyorum derdimi anlatabildim mi :-))
hatta hatta yerleşik hayata geçmiş yörükler genellikle daha dindar bir hale geliyorlar benim görüşüm tabii (kötü manada söylemiyorum)...
hurafe dogmalarin belli bir yere kadar siniri vardir, o yuzden Yoruklerin inanci yerlesik koylu kadar sikintisi/takintisi olmaz diyebilirim
su soruma cevap ver:
ABD de islama gecenlerin onemli kısmı ateistlikten gecer,
neden boyle?
bir insan ateistken(yani sana gore dogru yoldayken) neden islama gecer(sana gore hurafe)?
evet evet yerlesige gecince hepimiz satanist ateist oluyoruz quanturk. o yuzen o ulke benim bu ulke senin geziyorum. bilmem anlatabildim mi.
yahu ben ne desem bi ucu ateistliğe satanistliğe varıyor ben hafife yeni gelmiş birisi olarak "tırstım" diyebilirim kendim içim Allah sonumu hayır eylesin.
Clicia x ben artık ahkam kesmiyorum buyur meydan senindir ben söyleyeceğimi söyledim :))
Clicia x,yörüklerin anaerkil aile yapısı ve doğa ile iç içe yaşayışını ve özgürlüğünü yaşamış biri olarak yorumuna teşekkür ediyorum.
Buradan, şaman geleneklerini az da olsa sergilediklerini söyleyebiliriz. İslamlık elbette sonradan benimsenmiş bir inanış...
Bildiğiniz bir yörük var mı? gidip kalayım şöyle 1 hafta, misafir ederler mi ki..
Yerleşik olmaz tea, teşekkür ederim ama onların hayatını birebir yaşamak isterim, sabah kalkınca keçi sütü içmek, bu sütten yoğurt yapmak falan gibi.
alanyalıyım ve yörüğüm.asla böyle olmaktan gücenmedim. ben yaşayamadım yörüklüğü doyasıya ama atalarım yaşamışlar. emeği geçenlere teşekkürler...
alanyalıyım ve yörüğüm.asla böyle olmaktan gücenmedim. ben yaşayamadım yörüklüğü doyasıya ama atalarım yaşamışlar. emeği geçenlere teşekkürler...
Akoni, tam tersi kaynatmadan içmek doğru değil.Hatta bilenler, peynir yapilacak keçi sütünü bile kaynatın diyorlar. Brasello (doğru yazabildiysem) hastalığı olma olasılığına karşı kaynatmak gerekiyormuş.
hayir efendim gecmiste kalmadi. Sadece baska boyuta tasindilar:
"Yorukler simdi tekno-Yoruk oldular; uluslarasi goc ediyorlar; beygirlerin yerini ucak aldi; dokuma tezgahi da IBM Thinkpad T61 oldu. :-D"
halı desenlerinin IBM ortamında da bir anlamı var mıdır..Geç kızların aşklarını çağırıştırır mı..:)
Clicia x, yörüklerin genlerine işlemiş herhal göçmek.Durmadan göçecekler sanırım...:))
pillibebekkuyuda , Halıya bakıp anlayanlar olduğu söyleniyor. Bunu dokuyan aşık, sevdiğine varamamış vb. yorumlar duydum. Nederece doğru bilemem...:)
olmaz olur mu hiç onların hepsi kadim simgeler belki bugün unutuluyorlar ama gelecekte ve hep yaşamaya devam edecekler. Hiç genç kızların oğlana olan aşkı biter mi ola... :)))
Hali degil, asklarini teknolojik tasarima dokuyorlar, bir yandan da asklarinin acisindan alternatif turku cigiriyorlar :-)
Hah ha, goemetrik desenli bir halının, mühendis bir arkadaşımıza ait, bir aşk üçgenin simgesi olduğunu düşünebiliriz mesela..
kenelerden sonra yörük olmak daha zordur sanırım.teacher07 tabii ki hala bir yerlerde bu şekilde yaşayanlar vardır ama resimlerin çekim tarihleri incelense yakın tarihte çekilmedikleri görülecektir.
ben bir köye incelemeye gittiğimde o yöreye ait tek bir kıyafet kalmadığını hepsini ankara olgunlaşma enstütüsünün aldığını öğrendiğimden beri böyle düşünüyorum.
şimdiki zamanda bu tip yaşantılarla ilgili araştırma yapacağımızda köylere gitmiyoruz artık ben bunun altını çizmek istemiştim.
saygılar.
Haklısın 07ebru, çok nadir de olsa , eski eşya ve giyim kültürüne ait eşyalar bulunabilir. Çoklarının sandıklarında bir iki örnek bulunduğunu düşünüyorum. Ama araştırmak gerekli tabii...
Burdur ve Antalya yöresinde yaşarken tanıdığım yörüklerin gerçekten ilgi çekici bir hayat tarzları var. Daha bozulmamış, daha doğal
teacher07 inanılmaz bir resim tarihi eser niteliğinde ve çok güzel bir manzara
kim bilir kimlerin kıymetlileridir resimdekiler.
emeğinize sağlık.
akoniye teşekkür ediyorum. Bir başka blog yazısında bu linki vermiş.
@teacher, asıl ben size teşekkür ediyorum. izniniz olmadan sizin yazınızı link yaptım.. aslında sizin yörenin kıyafetleri benim yazı ile bağdaştığı için kullandın.
günümüzde yörükler hala mevcut tabiki... biz çocukken evimizin önünden sürüler, develer ve kıl çadır yüklü katırlar yok tabi...ama bizim sülalemiz hala toroslara çıkar ve bir nevi yayla turizmi yaparlar. yaylalarda ise bu yazıda sözü edilen yörüklere rastlamak hala mümkün. eğer bu yaz gideblirsem fotoları çekip bu yazıya ilave edebilirim.
Yörükler, içinde barındırdığı çeşit çeşit hayvan ve bitkilerle insanlığa "tabiat sevgisi"ni, buna bağlı olarak da "insan sevgisi"ni göstermiştir. Ne var ki bunun yanında, özellikle mimari alanda, gelecek kuşaklara pek "kalıcı eser" bırakamamışlardır. Bunun nedeni oldukça açıktır: göçebe hayatı yaşadıklarından yerleşik düzene geçmemişlerdir. Yerleşik düzene geçmeyişlerinin nedeni, bulundukları yerlerde geçici bir süre kalıp orayı terk edeceklerinden, oralara "kalıcı yapılar" yapmamışlardır. Bu durum, yörüklerin mimari alanda gelecek kuşaklara pek kalıcı eser bırakamamasına sebepoluştur. Ancak bu alandaki açığı, "dokumacılık" ve "ağaç işleri"nde fazlasıyla kapatmışlardır. Şüphesiz ki yörükler, günümüz dünyasının insanlarına "küresel çevre sorunları"nı çöecek olan "çevreci anlayışı"nı yaşamlarında en iyi örnekleriyle sergilemişlerdir.
@gedevet, Yani dünyaya Yörük olarak gelmek varmış.. Doğa, hayvan ve insan.. Akabinde küresel sorunlarda kendiliğinden kalkmış olacak, harika olurdu..
Öyle ama... Biliyorsun ki, bütün medeniyetler "yerleşik yaşam" tarzına geçtikten sonra başlamış ve gelişmiştir. Burada önemli olan, yaşarken çevrenin "eko sistem"ini bozmadan yaşamaktır. Tüm canlılar için yaşamın "sürdürülebilir" olması için "çevreci" , diğer bir ifade ile "doğasever" olmak gerekir. Bunun için ille de "yörük" olmak gerekmez. Bence "yörük", diğer bir ifade ile "göçebe tipi" bir yaşama günümüzde hiç ihtiyaç yok. Sadece "çevre bilinci yüksek insan olmak" yeterlidir.
@Gedevet'in dediklerine katılmakla beraber doğayla yaşama özenip yinede son derece rahat yaşam tarzında yaşamayı yanlış buluyorum. Doğa her zaman yanı başımızda zaten ama bu gelişimi kötü bir şeymiş gibi algılamak daha kötü. Medeniyetin kendini geliştire geliştire geldiği noktada birden başa dönüp yeniden doğayla yaşamak gelişime bir şey sağlamaz diye düşünüyorum. Tabiiki bu o tarz yaşam yanlış demekte değil.
acaba içimizde kaç kişi, kaç tane ağaç dikmiştir? oysa her doğan bebek için en az 2 ağaç diktirilmesi zorunlu olmuş olsa ne güzel olurdu:))
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.