Elektriğin İstanbul ve Bursa cami ve türbelerini nasıl barbarca tahrip ettiğine bakıyor musunuz? Soylu bir san’at, bunun çaresini bulamaz mı idi? Işıklama, san’atkârın nâzik işlerinden değil midir? Yeşil Cami, köşe elektrikçisinin keyfine nasıl bırakılabilir? İstanbul, Bursa ve bütün eski Türk şehirlerinin görünüşleri, Galata kalfaları ile kuru hendesecilerin anlayışlarına nasıl kurban edilebilir? Tanzimat’tan beri yalnız İstanbul ve bazı liman kasabalarını tahrib eden götürü alafranga, şimdi bütün taşralarımızı da sardı. Halbuki Güzel Sanatlar Akademisi’nde, garblı milliyetçilikte iyi bir kalkınış vardır. Uyanık tenkid, kör taklidin yerini tutmuştur.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.