
En çok satan heyecan romanları serisinden olan
“Gorki Parkı” nda bir Sovyet Pataloğu, öldürülen kişilerden birinin yüzüne yeniden şekil vererek tüyler ürpertici üç cinayetin aydınlığa kavuşturulmasını yardımcı olur.
Kitabın yazarı Martin Cruz Smith’e göre konu, “ yüz tanımlayıcısı ” olarak bilinen paleontolog M.M Gerasimov’un ölmüş kişilerin hayattayken sahip oldukları yüzlerini araştırma çalışmalarından esinlenerek ele alınır.
Adli heykeltıraşlık veya yüz tanımlama olarak bilinen bu teknik, bir cinayet soruşturmasında çok önemli bilgiler sağlar.
Bilinen tüm yolların denenmesine rağmen kimlik tespiti başarısızlığa uğramışsa, yüz tanımlayıcılar çağırılır ve çıplak kafatasının fizyonomik biçimlendirilmesi istenir.

Tanımlanmamış bir iskeletin yaş ve ırkının bir patalog veya bir antropolog tarafından belirlenmesinden sonra adli heykeltıraşlar, bu doku çizelgelerini ellerindeki verilere göre kullanırlar. Heykeltıraş, çeşitli uzunluklarda, kalem silgisi çapında silindirik lastik şeritleri, kafatası yüzünde 26 ana noktaya yerleştirir: Alın kemiğinin ortasına, göz çukurlarının üst kesimlerine ve başka diğer noktalara…
Her bir şerit, “yumuşak kısımlar” diye bilinen yüz etlerinin ve kaslarının derinliğini belirtir. Yumuşak dokular kadın ve erkeklerde, ırklar arasında ayrıcalık taşır. Şeritler arası boşluklar, şerit kalınlıkları esas alınarak sıvanmaya başlanır; bu iş için yüksek kalitede bir seramik çamuru kullanılır.
Daha sonra, yüz uzuvlarının şekillendirilmesine geçirilir. Cam ve çamurdan hazırlanmış gözler, göz çukurlarına yerleştirilir. Burun boşluğuna, uzunluğu burun çıkıntısının üç misli, genişliği aşağı yukarı burun köprüsü kadar büyüklükte bir burun uydurulur. Ağız kenarları göz çukurlarının merkezine hizalanır. Dudak kalınlığı, diş etlerinin iki ucu arasındaki genişlik kadardır; doğal olarak kafatasında diş etleri bulunmayacağından, yerlerinde bıraktığı izlerden yararlanılır. Son olarak, kulaklar eklenir; kulaklar kaba olarak burun uzunluğu kadardır.
Bir yüzün, doğru olarak yeniden canlandırılması için, heykeltıraşın teknik, sanatsal ve anatomi bilgileri ile hayal gücü ve duyarlılığı bir araya getirmesi gerekir.

Bu ünlü projeye kendisi, “ Yüz Tanı “ adını verir.
Beyaz mermer lahitte Çar’ın iskeleti, yırtık kefen parçaları, arasında duruyordur. Kafatası kemikleri kırılgan olmakla birlikte, yine de cesedin korunması için iyi yapılmıştır. Yüzün çeşitli yerlerinde kaş ve sakala ait birkaç ufak kıl göze çarpar.
Geçmiş yıllar içinde Ivan’la ilgili birçok efsane ortaya atılmıştır, değişik görünümler verilmiştir kendisine… Çar bile kendisini bir yazısında şöyle tanıtır:
“ Benden anlayış beklenmez, ruhum bozuktur benim, kafamın içi iğrenç şeylerle doludur, iyiliğe yer yoktur, ağzım bozuktur ve ölüm saçar.”
Gerasimov kendisini Ivan’ın daha önce yapılmış çeşitli tasvirlerinin etkisinden uzak tutmak için, yüzünün şekillendirilmesinde, bile bile daha zor bir yöntem seçer. Geleneksel görünümünden uzak kalmak amacıyla bir yığın kişisel karakter tipini gözünün önüne serer.
Ivan’ın geçmişte canlandırılan görünümleri, onu zayıf, kuru, serkeş ve tipsizin biri olarak gösterir. Oysa iskelet, Ivan’ın gençliğinde oldukça iri yapılı olduğunu, ömrünün son yıllarına doğru da çok şişmanladığını gösterir.
Ivan’ı saçsız olarak canlandırdığı portresi, onun en doğru yüz ifadesini yansıtır. Sanki saklayacak hiçbir şeyi yoktur. Ağzının aşağıya doğru yayık hali ve nefret ifadesi onun diş yapısının şeklinden ortaya çıkarılmıştır. Yüzünden, kuşkusuz akıllı ancak zalim olduğu bellidir. Sarkık burnu ve hantal çenesi suratının asıklığını açığa vurur. Suratı, iri bedeninden ve güçlü boynundan yana kaykıktır.
Bu yeni çehresi, Çar IV. Ivan’ın yaşadığı çağa tümüyle uyum gösterir.
gönül isterdiki bu yöntem afet inanın zamanına yetişmiş olsaydıda sadece bırkaisefal kafatası ölçümlemeleriyle antropolojik antropolojik saçmalamasalardı. keşke kemalistler derin uykularından uyansalarda ari türk ırkının özellikleri, türkiye halkının antropolojik karakterleri ve türkiye tarihi kitabının çok daha çağdaş ve postmodern yöntemlerle yazılabilmesi içün bu yöntemi kullanıp kıllanmaya başlasalar.
İyi bir konu seçip süper yazmışsın Massay..
Gerçek yüzü ortaya çıkartmak oldukça etkileyici doğrusu..
antropoloji ve paleontoloji çok ilginç. Lisenin ilk yıllarında anneme antropolog olacağım dediğimde öyle garipsemiş ve kızmıştı ki ne iş yapacaksın, iş bulamayacaksın demişti. Antropolog olmadım ama yine işe yaramaz ama manevi doyumu olan bir mesleğim var:)))
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.