Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Sizin Ekranınız Televidyon Yayında"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Saat sabahın 4'ü...Sezen Aksu yorumuyla, Bülent Ortaçgil'in ''Yüzünü dökme küçük kız'' parçası; miyadı dolmuş, sıradan olduğu zor kabul edilmiş bir aşk öyküsü; yeni odamın hala sırlarımı paylaşmaya alışamadığım duvarları; sigara kokusunu alsın diye yakılmış, sönmek üzere olan bir mum; beynimi kemiren insan ilişkileri...Ayna karşısındaki vicdan hesaplaşmaları...
Son zamanlarda kendi kendime bir karar almıştım.''İnsanoğlundan herşey beklenir;bütün duygular biz insanlar içindir.Bu yüzden şaşırma ve çok düşünerek kendini yıpratma.''Teoride kabul edip de pratiğe bir türlü geçiremediğim bir karar.Belki de alışkanlıktan doğan bir beceriksizlik abidesi.Hani alışmışım ya herşeyi dibine kadar yaşamaya...Olmayınca olmuyor işte...''Yüzünü dökme küçük kız, yaşamın anlamını bul.Sonra dinle kendini,yolunu bil...''

\

O küçük kızı düşünüyorum...Hani küçükken bize kocaman gelen, anılarımızla dolu o sokaklara; büyüyüp de yeniden gidince küçücük gelmesinin verdiği hayalkırıklığına mı üzüleyim?Yoksa o yaşımın sorgusuz,sualsiz,sorumluluklar olmadan; beklenenler, beklemeler olmadan bir çikolatalı gofretle yüzümün güldüğü zamanlara yeniden mi gülümseyeyim?Annem hep ''Bu zamanlarını çok ararsın ilerde...''Şimdi anneme bu zamanlarımı aradığımı sölediğimde ''Kim senden birşey bekliyor ki...'' diyor.Her yöne çekebileceğim bir cümle.Ahh keşke 6 yaşıma dönebilsem...
Yoğun bir inzivadayım...Bazı şeyler sığmıyor kelimelere.Sanırım sığdırınca yazar olunuyor...''Yüzünü dökme küçük kız,bırak üzülmeyi...Her siyahın bir beyazı,gecelerin gündüzü de vardır...''


6 ahkam var

Ahkâmlar

Sabah kahvemi icerken okudum yazinizi cok güzel olmus,sanki karsimda tanidik bir dostla kahve sohbeti yapmisim kadar da vurdu beni...............!!! cocukluguma götürdü..ne güzel günlerdi ...hic bir seyin farkinda olmadan yasamak...nedir bizi mutsuz eden ??büyümüs olmak!!yasamin gercek pisliklerini görüyor olmak ???ve cocuklugumuzdaki gibi hayallerimizin olmamasimi??? evet hepsi büyüdükce ögrendik,gördük,midemiz bulandi...artik eski hayallerimiz olamaz...cünki cok biliyoruz...yasamin gercekligini...ve nekadar cok ögreniyorsakta o kadar midemiz bulaniyor.

yazımı samimi bulduğunuz için teşekkür ederim.sanırım insanın her yaşında öğreneceği birşeyler var,hergün biraz daha büyüyoruz evet.soyutluktan daha yoksunuz artık...yada dilimize dolayıp birçok duyguyu basitleştirmişiz...geri dönüş olmaması hayatın bize verdiği bir ceza olsa gerek...

Şarkıyı dinlemek için ..

bazen sesini duyurabilmen için susman gerekir

"Umarsız ve umursamaz günler... Gözlerde bir habersizlik var..." Küçücüktük ve dünya kocamandı... Ufacık şeyler bile bizden daha büyüktü.Sıradan şeyler bize süprizdi... Beynimizde mutsuz tablolara, hayal kırıklıklarına yer yoktu.Hergün yeni birşeyler vardı bizim için, bu da çok heyecan vericiydi.Herkes dosttu, herkes bizi severdi.... Oysa şimdi.... Ne yazık ki herşey gerçek... Gerçeklere adapte olmak için geç kalınmamalı daha fazla!!! Çünkü belkide gelecek,bugünleri aratacak süprizlerle doludur ne dersiniz ? Mutlu kalın...

Zırlıyorum şimdi... Neden zırlıyorum onu da bilmiyorum... Öyle bi tezat varki aslında bazen geçmişe özlem, bazende geçmişten kaçış... İnsanoğlu garip, herşey hayal ettiğimiz gibi olsun istiyoruz, yada çok hayal kuruyoruz:)... Evet şimdi geçmişi özlüyoruz. Tamam...ama yarın?bugünlerede aynı özlemi güdecekmiyiz onu merak ediyorum şimdi... Birgün çok acılar çekmiş bir teyze 'geçmişimi sildim bir silgiyle,bir silgi nekadar silebilirse' demişti... Yarın bizdemi bukadar karamsar olacağız acaba? Şimdide buna ağlıyorum.... Bu yazı bana dünden çok yarını hatırlattı, dönüpte bugünüme bakabileceğim yarınlarımı. İşte ozamanda tıpkı şimdi olduğum gibi geçmişime özlem duyan, herşey, herkes değişirken yılmadan neslini sürdüren, sol yanının sesini dinleyen bir insan olarak kalabilecekmiyim, kalabilecekmiyiz acaba? Tıpkı o saf çocukluğumuz daki gibi. Tıpkı iyiyide kötüyüde yargılamayı bilmediğimiz, herkesi mükemmel kabul ettiğimiz günlerdeki gibi. Ne değişti ki sanki dünden bu güne? insanlar değişmedi biz insanlara benzedik..:) Saflığımızı yitirdik. Yüzümüzü dökmemiz normal:)
Biz herzaman ki gibi neyapmaya çalışalım biliyomusun canım dostum... Hayatı ciddiye alarak, bir dakika sora vademiz dolacakmış gibi yaşayalım. Bak ne demiş şair nasıl olsa herşeyin zamanla sonu yokmu? Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çokmu:)(anladın sen) Zaten zaman dediğin de bir akreple yelkovan değilmi be Güney? Ya ömrün saatinde yorulursa akreple yelkovan!O zaman süreceğini sandığımız hayatımızın orta yerinde devraldıklarımızı bırakmak, vazgeçmek, terk etmek, veda etmek zorunda deilmiyiz?...O nedenle içini ferah tut herşeyin bi mükafatı vardır unutma yaşama kendimizden ne katarsak yaşamdanda onu alırız.Bizim boya paletlerimiz renklerle dolu olsun çizdiğimiz resimse güzel. Ki o teyze gibi bişeleri silmeye çalışarak kendimizi kandırmayalım. Çünkü hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır......

Yaşamın trajedisi ölüm değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir...

Hayal kurmadan yaşanmıyor be Şahika'm..Beklesen bekleniyor da,kaçsan kaçılmıyor...Kim bilir 30 yıl sonra kaç resim olacak elimizde, kaç hayat...

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

İlgili Yazılar

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu