Forbes dergisi geçtiğimiz hafta Dünya'daki amerikan doları milyarderlerinin listesini açıkladı. Listede imzamı süsleyen Bill Gates 12. kez birinci sırada yer alıyor ve 50 milyar dolara yakın serveti olduğu belirtiliyor. Bu rakam 12.7 trilyon dolar olan ABD Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)'sının %0.4'ünü oluşturuyor. Listenin
bir alt sırasında ise gene 40 milyar dolar ile başka bir Amerikalı var. Bu da hemen hemen ABD GSMH'sının %0.4'üne takabül eden bir rakam. Kabaca 300 milyonluk ABD'de tüm yıllık gelirlerin %1'i sadece 2 kişiye ait.
Zengin olmak insan varlığını kapital (sermaye) üzerine kurmuş yeni yüzyılın de facto sistemi olan kapitalizmde hemen her kişinin hayali. Pek tabi böyle bir anlayışta dünya üzerindeki her metanın, tanrının verdiklerinden sizin ürettiklerinize kadar, bir ederi var. Dünya'da dolaşan toplam sermayeden bu ederlerden kendimize pay çıkartıp, "paralılar" listesinde yerimizi almaya çalışıyoruz.
Ancak bu sistem o kadar çarpık bir hal almaya başladı ki, sermaye'nin ederi, metaların ederlerinden garip bir şekilde daha öteye geçti. Biraz daha açık anlatmaya çalışırsam, insanları binlerce yıl refaha götürecek bir fikriniz olacağına, birikmiş biraz paranız olsun, "paralılar" listesindeki yerinizi çok daha hızlı tırmanışa geçirtebiliyorsunuz.
Laf havada kalmasın diye belirgin bir örnek vereyim malum milyarderler listesinden. Listenin üçüncü sırasındaki Carlos Slim Helu bu sene servetine 6 milyar doları, sadece sattığı şirket hisseleri ve aldığı hisselerin değer yükselişi ile sahip olmuş. Zaten forbes'in açıklamalarına baktığımızda, listelerdeki değişimleri borsa yükselişlerine bağladığını da görebiliyoruz.
Para parayı çeker lafını boşuna söylememiş atalarımız. Pek tabi listede sıfırdan bir servet yaratanlar da var. Fakat liste sürekli büyüyor, hem uzunluğu hem toplam servet bazında.
Türk'ler olarak biz de yerimizi aldık tabi çarpıklıkları suratımıza çarpan bu listede. Benim bu yazıyı yazma sebebim de bu, yoksa elalemin parası züürt olan bendenizin çenesini yormuyor henüz.
Forbes listeyi ülkeler bazında da ayırmış. GSMH sırasında dünya'da 17. olan ülkemiz malum listeye milyarder sokma sırasında 8. sırada. Türkiye bu sıra ile dünyadaki GSMH sırasında, 8. olan İtalya'yı (12.), 7. olan Fransa'yı (11.) ve 11. olan İspanya'yı gerisinde bırakmış. En ilginci olarak da Türkiye GSMN sırasında 2. olan Çin'in bile 8 sıra önünde. Hem de saydığım bu ülkelerden en az 7 milyarder fark ile.
Türkiye'den olan milyarderlerin toplam mal varlıkları 31.5 milyar doları geçiyor. Bu rakam 551 milyar dolar olan GSMH'nın %6'sını oluşturuyor. Pek tabi bu birebir bir karşılaştırma olmasa bile bu rakam gelir dağılımındaki adaletsizliğin, dengesizliğin ya da ne derseniz deyin bozukluğunu gözler önüne seriyor. Bu rakam Türkiye nüfusunun 3 milyonda birinin GSMH'nın %6'sına dahip olduğunu kabaca gösteriyor.
Bu noktada asıl sorumlunun kim olduğunu da kestirmek kolay değil, sistemin kendisi mi sorun, yoksa insanların değer yargılarının değişmesi mi, yoksa sermayeyi yönetenlerin sorumsuzluğu mu, uzun uzun tartışılabilir. Ancak ortadaki acı gerçek içinde bulunduğumuz sosyal sorunların sebeplerinden birisi ve belki de en önemlisi.
Belki nesillere aktarılsa bile kuruşuna bile dokunulmayacak hesaplarda bekleyen paralar dururken, çalışsa bile ancak karnını doyurabilecek, hatta belki onu bile yapamayacak milyonlar var. Dünya genelinden Türkiye özeline indiğimizde esasında çoğu finans sektöründe olan bu Türk milyarderlerinin bankacılıktan, gelişmiş hiçbir ülkede görülmeyecek derecede büyük oranda riski yatırıma göre çok daha az olan faiz kazancı ya da ticaret (ithalat) ile edindiğini görüyoruz. İki şekilde de istihdamı dolayısıyla ülke refahını baltalayan bu gidişe de dur diyen bir hükümet senelerdir ülkenin başına gelmiş değil. Böyle bir yönetim var mı bu bile tartışılır.
Malesef bu noktada sürekli geriye doğru gidiyoruz. Cari açık denilen şeyi ağzına sakız etmiş tüm ekonomistlerin söylediği gibi bu durum sürdürülebilir değil, Türkçe'si ile gelecek yıllarda sosyal ya da ekonomik bir kriz kapıda. Acı olan şey ise bir kriz esnasında kendi koruma, sağlık vs. önlemlerini almış olanların ülkesinde bu şahısların etkilenmeyeceği, olan biten Türkiye'ye olacak. Başbakanlık'ın kapısında KDV indirimi gibi sadece sırtlarından finansal yükleri kaldırmak için sıraya geçenlerin ülkesinde olacak bunlar. Ya da insanların özünde satın aldığı tek şey olan enerjinin, yabancılara satışına sadece yabancı sermayedarların ülkeye para soktuklarında ondan nemalanacaklarını bildikleri için ağızlarını açıp bir kere bile kelam etmemiş olanların ülkesinde olacak. Türkiye denilen şeyin aslında Aralık ayında ağzını açıp asgari ücret kaç milyon olacak diye bekleyenlerin oluşturduğunu unutarak, belki de yoksayarak.
Doğrusu bu yazıyı, sadece medyada (sahipleri de bu listenin içinde olduğundan belki) bu listede Türk'lerin sayısının artmasını çok güzel bir şeymiş gibi gösterilmesinden dolayı yazdım. Kazın ayağını nacizane fikirlerimde bir nebze göstermek için. Artık bizi tehdit etmeye başlayan bu sorunları kapımıza bir kilit daha takarak, apartmanlarımıza kamera taktırarak çözemeyeceğimizi çok iyi anlamamız gerekiyor. Gene ne varsa atalarımızda var, ne demişler: Biri yer bir bakar kıyamet ondan kopar. Ve o kıyametin kopmasına tedbir almadığımız takdirde ramak kaldı.
(yazıdaki rakamlar, CIA World Factbook, wikipedia.org, fortune.org ve bir kaç diğer web sitesinden alınmış olup, doğruluklarını teyit etmek pek mümkün değildir. Ancak biraz olsun doğruluk payları vardır elbet.)
Şöyle ki varolan sistemden bi bakıma adı geçen zenginler listesine zengin sokmak iyi. Nedeni her ne kadar milliyetçilik kavramından uluslararası yatırımlar sözkonusu olduğundan pek söz etmek mümkün olmasada ülkenin bu yatırımcılar arasında temsilcileri olması dünya çapında az çok söz sahibi olmayı sağlıyor.
Tabi bu yazılanların yanlış olduğunu düşündüğümü düşündürtmesin size. Bir kaç rakama katılmamakla birlikte aşağı yukarı söylediklerinizi iki sene evvel söylemeye çalışmıştım. Sorun şu ki, bu şahıslar siyasetçileri yönelendirdiği gibi ülkelerin iktisadi konularınıda derinden etkileyebildiklerinden savaşlara onay verecek ya da vermeyecek konumlarada çoktan gelmişler. Yani para konuşuyor.
O yüzden bir cerrahın, ya da mimarın adam gibi kazanacağı günlerin gelmesi için kan akması gerekiyor. Çünkü ne onlar ne varisleri ne şirketleri ne şirket çalışanları kolay kolay pes edecek insanlar değiller bence.
@zee: ahkam'indan sonra bir rakami yaziya eklemeyi unuttugumu hatirladim. O da buyume rakamlari. Cin 10% buyume ile eskiden 2 olan milyarderler sayisini 8'e cikiyor. (ki bu 7 trilyon dolarin buyumesi), ancak 5% buyume gosteren Turkiye'deki milyarder sayisi 12 kisi birden artiyor. Yani ulke buyumesi ile paralellik gostermis olsa o kadar carpici olmazdi sonuc, ancak Turkiye 5% buyurken, zengin sayisi %50 buyumus oluyor. Bu paranin 10 kat daha fazla bir sekilde zenginlere aktiginin kabaca gostergesi saniyorum.
Zenginler listesine bakıyorumda çok azını tanıyorum. Bill Gates senelerdir zenginler listesinde birinci ama çoğu insan tarafından sevilmiyor (bende dahil) ve kendi vatandaşlarıda dahil yaptığı işlerin çoğunda protesto ediliyor. Lafın kısası diyorum ki bence önemli olan zenginlik listesinde birinci olmak değil. Ben olsaydım beni tanımalarını, sevmelerini, yaptığım işlerde bana destek çıkmalarını isterdim. Gerekirse beş kuruş param olmasın. Sonuçta teknolojide tek yatırım insan için yapılanıdır ve elbet bir gün bu yolda ilerleyen birisi sonuca ulaşır diye düşünüyorum....
@baltutan öyle adamlar tanıyorum ki bu konularda konuşan birisi senin dediklerinin tam tersine göre yaşıyor ve listeyi adil buluyor, ötekisi sadece kanla halletmek istiyor. Yani o rakamlar nedense türk milletine ne kadar çarpıcı örnekler verirse versin kimse umursamıyor. Benim hiç algılayamadığımda bu zaten. Yoksa bakış açına ortak olmakla birlikte söylediklerine hakta veriyorum.
@yusuph gates'in vatandaşları arasında nefret edenin çoğu o koltuğa oturup gates neyse o olamadıkları için nefret etmekte. kısakanmakta yani. Yoksa zannetmiyorum şu yazıdaki çıkartılacaklara dayanarak adamı sevmesinler. ya da sosyal adaletsizliği dünya çapında bir dengesizilik olarak görsünler. Chomsky'i çıkardım hadi. :D
aslında bu listedekilerin çoğunun serveti borsadaki değerleri ile ölçülüyor.Yani rüzgar biraz sert esse düşebilecek yada bir salgın hastalıkla yükselebilecek, bir günde milyonlar kazanabiliyorlar yada tam tersi bu yüzden servetlerinin göründüğü kadar sağlam olmadığını düşünüyorum.Siyasete yada uluslararası ilişkilere karışmaları ise karışmazlarsa bu kadar zengin olamazlar dolayısıyla devletleride bu kadar zengin olamaz,yani onların çıkarları aslında devletlerininde çıkarlarıdır ve amaca giden her yol mübahtır.Bu gücün arkasında ise dayanabilecekleri çok sağlam bir dayanak yok .(savaş hesapladıklarından uzun sürünce ekonomileri kötüye gitti).Yani dünyayı yöneten paraları aslında onlara en fazla 3 sene yeter bence.
Peki gidisati degistirmek mumkun mu? Sonunda ekonomi batar, milyon dolardan fazlasi olanlar ulke disina kacar, kalanlara da nesiller boyu hindistan ortalamasinda yasayip aclik sinirinda can cekiserek borclari odemek duser diyelim. Bunu engellemek icin yapacak bir sey var mi?
Ha demeye Turkiye'de demokrasi bilinci yerlesemeyecegine, insanlarin haklarini aramalari saglanamayacagina, halihazirdaki guc odaklari kendiliginden konumlarini terketmeyecegine gore yapacak pek bir sey yok bence. Birkac nesil ac kaldiktan sonra biz de dersimizi almis olur, zengini, gucluyu, yolunu bulani hakli goren kulturumuzde bazi duzeltmeler yapar yola devam ederiz. Tabi ekolojik felaketlerden geriye yol kaldiysa.
Parasızlık zor. Almanya da ki kuzenim hiç çalışmadan aylık 800 euro maaş alıyor, gizlice para biriktirmiş ve altında 1998 model BMW 5.20 var. yazları tatile geliyor. Gizlice çalıştığını söyledi. Demek ki ne yapmak gerek. En iyisi Türkiye'den tüymeli :)
Adamlar Almanya'da sistem kurmuşlar. Çalışmayan adam bile hayatını diğer insanlara yakın bir standartta sürdürebilmesi için devlet ona para ödüyor. Türk ne yapıyor. Hem o parayı alıyor, hem de gizlice çalışıp, ekstra para kazanıyor. Sonra da BMW 5.20'si ile yazları tatile geliyor. Biz ne zaman bu hale geldik ya?
Arkadaşlar bu tablo sadece bizi yansıtmıyor bu dünyanın ve tarihinin tablosu!!!
Bizim neye güzel dediğimize,lezzetli ve-veya iyi dediğimize bakarsanız tablonun farklı çıkacağını sanmayın.
Zorunluluk veya doğru olanı yapma içgüdüsü sizi asla farklı kılmaz çünkü göreceli ve temeli sağlam olmayan bir sosyal sorumluluğa ulaşmak ne hedef nede amaç olabilir!
Tıpkı tabloya bakmak gibi herkes farklı bir tabloya bakar aslında!sanatta budur aşkta!Yalnız bu coşku hiç ölmemiş ve belkide insanı insan yapan(bkz. mağara resimleri)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.