Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Robert Downey Jr."

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\

ayaklarım beni kendiliğinden götürmekte, adımlıyorum nefesleri bir başı
bir sonu belli hiçlikte, bir kulübe görüyorum korku filmlerinde olur ya
öyle izbe, öyle yıkık,öyle bitkin ama bir o kadar içine çeken bilincimi
sanrılar görmeye sürükleyen... kırılmış kapısının kenarından içeriye
süzüldüğümde yanlız güneş ışığı yanlız belirsizlik... küçükken altında
uyumuş olduğum sokak lambasını hatırlıyorum... ona baktığımda da ışığı
acıtırdı düşlerimi... daha sonra hayallerim gibi o kocaman lambada küçüldü
onu da kırdılar ve ben daha sonra onun altında yağmuru duyumsayarak birisini
düşündüm onun düşlerini başkaları kırarken... ben beynimin hücrelerini
zindanım yapıp ağladım içerisinde onun için...

ve ben titrediğimin son anda farkına varıp o izbe binaya sığındığımda, yine
aynı zindana güneş ışığı hediye edilmişti... yine aynı zindanın boşaltılmışlığı
hücrelerimde,yine aynı kayıp korkusu gözlerimin ve yine aynı düş, aynı lamba,
aynı kırıklık... döngü...

uçsuz bucaksız ipsiz dipsiz kuyulara düşerken zaman yırtmakta var olanı
dayanılmaz bir kısır döngü öğütmekte hislerimi ya da çoğaltmakta...

22 mart 2008
22,10

\

dip not : sahibinin kendisine yazıldığını bildiği nasir karalamalarımdandır en azından yorumlayarak duyulan ilginin yada ilgisizliğin bildirilmesi beni hoşnut eder ... sevgiler...


7 ahkam var

Ahkâmlar

"daha sonra hayallerim gibi o kocaman lambada küçüldü
onu da kırdılar ve ben daha sonra onun altında yağmuru duyumsayarak birisini
düşündüm onun düşlerini başkaları kırarken
"
en beğendiğimiz sözlerden oldu şiirimsi yazıda. Nedendir bilemiyorum, Miyazaki'nin filmlerini hatırlattı bize cümleler ve teşbihi kelimelerinize düşen o etkileyici atmosfer;
tatlı bir gerilimin sezildiği, bol rüzgar sesinin eşlik ettiği bir coğrafyada, burnunun ucu kızarmış bir çocuk misal süzüldük bahsi geçen kapıdan, sokak lambalarından düşen cam kırıklarının yanı başına geldik...elinize sağlık sevgili Xmetisx.

uçsuz bucaksız ipsiz dipsiz kuyulara düşerken zaman yırtmakta var olanı
:) Eyvallah...

hamiş: İlginç bir ayrıntıyı paylaşmak isterim; seçtiğiniz iki foto da çok güzel bence, ikincisinde, ayağın hemen altına denk gelen iki kelimeden birisinin Nasır(nesir) olması, ne hoş bir tevafuk dedirtti bize :)

hoş bir yazı, konuşulup geri dönülmemiş gibi. kendini söbeleyip kaçmış gibi.

duygularını ne güzel ifade etmişsin. Biliyorsun ki yazı yerine ulaşacak ve sana geri dönecektir. Belkide seni bu zindandan kurtaran yine o şövalyen olacaktır.

ellerine sağlık, okunmuyor, akıyor insan içine.

teşekkürler dostlar=)
dip not:
1)
beni zindanlara tıkanlar zindanlarımdan lütfedip kurtarırlarsa ruhumun kırıntılarını mucizenin adı konulmuş olur... belki de o gün geçecek içimde mahşer yeri öyküleri ama olmayacak ki kimsenin haberi dolayısıyla dert anlatmak gibi olmasın ama yalnızlığıma ömrümün büyük bir kısmında eşlik etmiş olacağım galiba sevgili akoni

2) proksima aslında o kadar çok fotoğraf var ki içerisinde bu tarz şeyler taşan ... sanırım bazen fotoğraflarda şiirimsi olabiliyor =) sayılarını ikiye indirmek için elimden geleni yapmak zorunda kaldım bilinçli olarak yapılmıştır nesir kelimesi hatta
diğerlerinden ayırarak o şekilde yazacaktım fakat bi kaç denemeden sonra zaten kimse de dikkat etmez diye kendi haline bıraktım =) kelimeyi yanlış yazmam da cabası ve bişey daha zaman düşer kalkar olan insanlara olur eyvahlık bi durum varsa bizim için bence =) pek sevimli şizorfren cadımız yaşam zaman denen zehirli kırmızı elmayı kemirmesin huzursuzluklarıyla diyesim geldi en son olarak=) sevgiler

bana bitmeyen birşey söyle...

Zaman denilen kırmızı elma, zehirliden çok sihirli sevgili Xmetisx, güvenle ısırınız ve görünüz eyleminizin kutlu bir geleceğe atılmış bir adımdan gayrisi olmadığını, gelecekte türlü latif "an"lar, tespih misali sıralanınca birbiri ardınca :)
Eyvahlık durumlar, kelamımızdaki misal eyvallahlık enstantanelere evrilsin göz açıp kapayıncaya kadar aldığınız daha ilk ısırıkta...
Susmasın kaleminiz güzel dost, hem nesirde hem nazımda biteviye salınsın bir metronom misali...

Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur
Aşınan kayalar gibi ruhum
Suskun, yorgun, öylece durur
Islak kumlara yazılmış hikâyeler ummana karışır
Silinir yavaş yavaş
Her dalga ömrümden bir şeyler koparır
Ağır ağır sönen gönlüm sakin koyları özler
Son kum tanesi olana kadar
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Son kum tanesi olana kadar.

Nedense Metis, yazını okurken aklımda bu şarkı çalıyordu. Paylaşmak istedim..

Logos spermatikus // laissez faire laissez passer // PLATONIK

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu