
O zamanlar Ford minibüs cok modaydi biz Alman gurbetcilerinde. Aldik biz de bi Ford minübüs; basladik izin hazirliklarina...
1984'te, izin yaptigimiz da kiz kardesimi istemisler, biz de olur demistik. O zaman sözü olmus 2 sene sonra da dügün yapariz denmisti...
Anlayacaginiz minibüsü kardesimin cehizleri icin aldik. Tika basa doldurduk ciktik yola...
Almanya'dan Avusturya, oradan (eski) Yugoslavya, oradan da Bulgaristan, ve kapikule...
Böyle kisa yazildigi gibi kisa olmuyor yollar...
Bi kere Almanya'dan Avusturya'ya kadar epey bi yol katediyor, sonra Avusturya'dan da epey gidiyor, sonra 900 km Yugaslavya'yi eziyor, daha sonra Bulgaristan'i yutuyor, daha sonra Türkiye topraklarina variyorsun. Anlayacaginiz bazen 3, bazen 4 gün sürüyor bu yolculuk...
Bu uzun yolculuk sonunda, Türkiye topraklarina ayak basinca bi "OH" cekiyor insan...
Efenim, nasil oh demezsin her yerde büyük zahmetler cekiliyor, harac isteyeni mi ararsin, hirsizlik yapani mi ararsin hepsi mevcut, sanki Türklerin izin mevsimini bekliyorlar...
Fazla uzatmadan sadete gelelim. Sag salim vardik memlekete, yaptik dügünü, geri dönmeye 2 gün kaldi. Ulan bizi bi hüzün basti ki" anlatamam. Kardesim, artik bizimle gelmeyecek ona mi yanarsin; tekrar Türkiye'yi terkedip buraya geleceksin ona mi; anlayacaginiz berbat durumdayiz...
Biz zaten, bi memlekette yakinlarimizla vedalasip ayrildigimiz da, bir de kapikule'den Bulgaristan'a girdigimiz de aglardik. Simdi daha da bi zor oluyor; cünkü Annem Babam yavrularindan, biz kardesden ayriliyoruz...
O iki gün sanki iki saat gibi gecti hepimize; ve ayrilik vakti...
Annem kardesime bi sarildi ki" gerisini hic sormayin.. o sarilis hepimizi mahvetti, yakti kavurdu sanki...
Sirayla Babam, diger kardeslerim, ve sonunda sira bana gelmisti, kardesimin; abi bi daha ne zaman görüsecegiz diye sarilmasi; hala kulaklarimda cinliyor, inanin simdi bile agliyorum...
Zordur gurbetlik, zordur gurbetcilik...
Biz yola ciktik, kimse bir birine tek söz söylemiyor; sanki hepimiz dilimizi bogazimiza indirdik konusamiyoruz. Beni sorarsaniz ha bire basiyorum gaza, sanki bir kac saat'te varacagiz Almanya'ya...
Buralari kisa gecmek istiyorum...
Efenim biz sag salim geldik yine burslu, bulanik, yagmurlu memlekete. Kassel daglari hep otoban ama bazilarinin yükseklikleri %9'u buluyor...
Ilk daga tirmandik her sey mükemmel, fakat dagin inisinde yani %7,5 arabayi birak ucar gider. Ancak frenleyerek inebilirsin ordan...
Inise gectik, ben yavas yavas frene dokunmaya basladim; fren ayagimin altinda demir gibi oldu birden, bi anlik soktan sonra elfreni geldi aklima...
Minibüste 8 kisiyiz. Yanimda Babam oturuyor. O'na tek bi söz etmedim, etsem telasindan kaza yapariz diye korkuyorum. Neyse ben o, 7 tane keskin daglari elfreni ile idare ederek astim. Herhalde orada kendimi de astim. Ben daha bu kadar terledigimi hic hatirlamiyorum...
Daglar bitti düze geldik, fakat bacaklarimda halsizlik hissetmeye basladim; cok gitmeden bi parkplatza durdum; durumu Babama anlattim. Babam da bu hic beklemedigi habere sok oldu tabii...
Orada hemen ADAC'yi cagirdik; 15-20 dakika da geldiler. Abi bizim fren hortumu patlamis, düz giderken, yukari tirmanirken hortum düzgün, yalniz asagi inis hortum aciliyor, fren tutmuyormus...
Zaten eve gelmemize de 300-350 km falan kalmisti, tekrar bindim arabaya o yoluda sürdüm; nihayet evimize geldik. Yalniz ben de öyle halsizlik ates basladi ki" sormayin. Kendimden gecip sayiklamaya baslamisim...
40 derece atesle beni apar topar hastaneye götürdüler. Her türlü muayene yapildi, kanimi aldilar beni yatirdilar. Benim ates düsünce sitmaya benzer üsüyor tirtir titriyor, ates cikinca acayip terliyorum. Ertesi gün neticeyi sordum o melek hemsirelere; onlar doktora sormami söylediler. Neyse station Artz geldi yanima; neyim var dedim; blutsenkung (kan düsmesi) dedi; o nedir dedim; biraz burda kalman lazim, bu durum sok sebebi ile olan seydir. Sen de büyük sok atlatmisin onun icin kanin düsmüs dedi. Tam 6 hafta hastanede kaldim, bu ara da 10 kilo vermisim...
Sükür iyilestim ve ciktim hastaneden...
Arkadaslar, ne de cok hastalik cesitleri varmis degil mi?
Askerde olduğum dönemlerde 40 derece ateşle revire kaldırmışlardı beni. 5 gün filan yatırmışlardı... Düşünmesi bile kötü. Allah, herkese sağlık versin...
Pelitas, ceken bilir diye bi söz vardir bilirsin...
Kop, kardesim orada kurt kus ne gezer otoban diyorum yani cok kalabalik bi yol...
Haber, tesekkür ederim...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.